çağdaş - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

çağdaş



Bedeutungen von dem Begriff "çağdaş" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 9 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
çağdaş contemporary adj.
çağdaş modern adj.
General
çağdaş date n.
çağdaş up to date adj.
çağdaş contemporaneous adj.
çağdaş contemporary adj.
çağdaş coetaneous adj.
Trade/Economic
çağdaş up-to-date
Technical
çağdaş coeval

Bedeutungen, die der Begriff "çağdaş" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 75 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
çağdaş olmak keep up with the times v.
çağdaş bale topluluğu contemporary ballet company n.
çağdaş dans contemporary dance n.
çağdaş dans modern dance n.
çağdaş dünya contemporary world n.
çağdaş dünya modern world n.
çağdaş dünya tarihi contemporary world history n.
çağdaş eğilim contemporary trend n.
çağdaş eğilimler contemporary trends n.
çağdaş eğitim modern education n.
çağdaş gündem contemporary agenda n.
çağdaş ikilem modern dilemma n.
çağdaş ingilizce modern english n.
çağdaş ingiltere contemporary england n.
çağdaş insan modern man n.
çağdaş klasik müzik contemporary classical music n.
çağdaş müzik contemporary music n.
çağdaş norm contemporary norm n.
çağdaş sanat contemporary art n.
çağdaş sanat modern art n.
çağdaş sanat müzesi museum of modern art n.
çağdaş seyirci contemporary viewer n.
çağdaş siyasi sistemler contemporary political systems n.
çağdaş sosyoloji contemporary sociology n.
çağdaş tercih contemporary preference n.
çağdaş tercih contemporary choice n.
çağdaş tıp modern medicine n.
çağdaş türk ve dünya tarihi contemporary turkish and world history n.
çağdaş türkiye modern turkey n.
çağdaş türkiye contemporary turkey n.
çağdaş uygarlık contemporary civilization n.
çağdaş vizyon modern vision n.
çağdaş vizyon contemporary vision n.
çağdaş yaşam modern life n.
çağdaş yunan modern greek n.
çağdaş zamanlar modern times n.
çağdaş olmayan noncontemporary adj.
ile çağdaş contemporary with adj.
çağdaş bir şekilde contemporarily adv.
çağdaş olarak contemporaneously adv.
Colloquial
en çağdaş cutting edge
Trade/Economic
çağdaş portföy kuramı modern portfolio theory
Politics
çağdaş demokrasilerin gelişimi development of contemporary democracies
çağdaş gazeteciler derneği progressive journalists' association
çağdaş hukukçular derneği contemporary lawyers' association
çağdaş siyasal düşünceler contemporary political ideas/thoughts
Institutes
çağdaş gazeteciler derneği contemporary journalists association
çağdaş yaşamı destekleme derneği the association for supporting contemporary life
istanbul çağdaş sanat müzesi istanbul contemporary art museum
Technical
çağdaş bilişim merkezi state-of-the-art shop
Computer
bjfc-303 çağdaş bjfc-303 modern
çağdaş çizgiler modern shapes
çağdaş karşıtlık modern contrast
Medical
çağdaş tıp modern medicine
Agriculture
çağdaş tarım modern agriculture
Education
çağdaş amerika'da siyaset contemporary american politics
çağdaş dünya ekonomisi contemporary world economy
çağdaş felsefe sorunları problems of contemporary philosophy
çağdaş öğrenme yöntemleri modern learning method
çağdaş siyasal ideolojiler contemporary political ideologies
çağdaş sosyal kuramlar contemporary social theories
çağdaş türkiye'nin ekonomi politiği political economy of contemporary turkey
Literature
fransa'da 1860 yılında çağdaş parnas şiir dergisi etrafında toplanan sanatçılarca ortaya çıkarılmış bir şiirde gerçekliği savunan bir edebi akım parnassianism
fransa'da 1860 yılında çağdaş parnas şiir dergisi etrafında toplanan sanatçılarca ortaya çıkarılmış bir şiirde gerçekliği savunan bir edebi akım parnasism
Linguistics
çağdaş dil yetenek sınavı modern language aptitude test
çağdaş türk lehçeleri contemporary turkish dialects
Volleyball
çağdaş voleybol modern volleyball
Art
çağdaş resim sanatı contemporary painting art
çağdaş sanat eseri contemporary art piece
çağdaş sanat eseri modern art piece
çağdaş soyut sanat modern abstract art
çağdaş soyut sanat contemporary abstract art
Music
çağdaş armoni modern harmony
çağdaş kontrpuan modern cointerpoint
çağdaş müzik modern music