crisp - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

crisp

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "crisp" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 36 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
crisp adj. çıtır çıtır
crisp adj. gevrek
General
crisp v. dalgalandırmak
crisp v. kıvırmak
crisp v. kıvrılmak
crisp v. hışırdatmak
crisp v. gevretmek
crisp v. gevrekleştirmek
crisp v. buruşmak
crisp v. kırışmak
crisp v. gevrekleşmek
crisp v. gevremek
crisp n. kırışık
crisp n. ayaz
crisp n. zindeleştiren
crisp n. cips
crisp adj. bakımlı
crisp adj. (hava) soğuk
crisp adj. yepyeni
crisp adj. düzenli
crisp adj. kıtır kıtır
crisp adj. taptaze ve sulu (meyve/sebze)
crisp adj. kesin
crisp adj. çabuk ve kendinden emin
crisp adj. uyanık
crisp adj. temiz
crisp adj. kuru ve soğuk (hava)
crisp adj. gıcır gıcır
crisp adj. kütür kütür
crisp adj. taze
crisp adj. körpe
crisp adj. kıvırcık
crisp adj. buruşuk
crisp adj. yeni
crisp adj. canlı
Gastronomy
crisp kıtır

Bedeutungen, die der Begriff "crisp" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 21 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
become crisp v. gevremek
laugh in crisp tones v. gevrek gevrek gülmek
crisp bread n. kraker
crisp chocolate n. çıtır çikolata
crisp toasts n. kıtır tost
burned to a crisp adj. yanıp kül olmuş
crisp and clean adj. tiril tiril
fresh and crisp adj. badem gibi
Idioms
be burned to a crisp yanıp kömür olmak
be burned to a crisp tamamen yanmak
be burnt to a crisp yanıp kömür olmak
be burnt to a crisp tamamen yanmak
burn something to a crisp yakıp kömür etmek
burn something to a crisp yakıp kül etmek
burned to a crisp çok pişmiş
Computer
crisp and vibrant color graphics net ve canlı renkli grafikler
Medical
crisp aneurysm crisp anevrizması
Gastronomy
crisp fish çıtır balık
crisp flaky pastry katmer
Tobacco
crisp-brittle gevrek
crisp-brittle çıtır çıtır