ölü - Turkish English Dictionary
History

ölü



Meanings of "ölü" in English Turkish Dictionary : 39 result(s)

Turkish English
Common Usage
ölü dead adj.
General
ölü carcase n.
ölü cadaver n.
ölü the dead n.
ölü carcass n.
ölü corpse n.
ölü late adj.
ölü defunct adj.
ölü inanimate adj.
ölü lifeless adj.
ölü dead adj.
ölü still adj.
ölü stillborn adj.
ölü dull adj.
ölü deceased adj.
ölü exanimate adj.
ölü died adj.
ölü breathless adj.
Phrases
ölü under the sod adj.
Colloquial
ölü gone to meet one's maker
ölü pushing up the daisies
ölü gone on
ölü stone dead
ölü deader than a doornail
ölü dead meat
Idioms
ölü as dead as a doornail
ölü as dead as a dodo
ölü six feet under
Informal
ölü be toast
Slang
ölü flatline
Trade/Economic
ölü dead
Law
ölü deceased
Politics
ölü casualty
Technical
ölü dead
Medical
ölü death
Military
ölü loss
Latin
ölü defunctus
British Slang
ölü brown bread
ölü hovis (rhyming slang for brown bread)

Meanings of "ölü" with other terms in English Turkish Dictionary : 430 result(s)

Turkish English
Common Usage
yaralı/ölü casualty n.
General
(çiçek) ölü başları temizlemek deadhead v.
(ölü vb) birini teşhis etmek confirm one’s identity v.
dairesinde ölü bulunmak be found dead at her/his apartment v.
dairesinde ölü bulunmak be found dead in her/his apartment v.
dairesinde ölü bulunmak be found dead at her/his flat v.
dairesinde ölü bulunmak be found dead in her/his flat v.
evinde ölü bulunmak be found dead in her/his home v.
evinde ölü bulunmak be found dead in her/his house v.
evinde ölü bulunmak be found dead at her/his house v.
evinde ölü bulunmak be found dead at her/his home v.
havuzunda ölü bulunmak be found dead in one’s pool v.
omzunda bir kurşun deliğiyle yarı ölü bir halde olmak be half dead with a bullet hole in one's shoulder v.
ölü bulunmak be found dead v.
ölü doğmak be born dead v.
ölü doğmak be stillborn v.
ölü ele geçirilmek be caught dead v.
ölü ele geçirilmek be captured dead v.
ölü gibi görünmek look dead v.
ölü ilan edilmek be pronounced dead v.
ölü noktaya getirmek bring to a dead end v.
ölü numarası yapmak pretend dead v.
ölü numarası yapmak play possum v.
ölü numarası yapmak feign death v.
ölü numarası yapmak play dead v.
ölü numarası yapmak pretend to be dead v.
ölü olarak ele geçirilmek be captured dead v.
ölü olarak ele geçirilmek be caught dead v.
ölü olarak ele geçirmek capture dead v.
ölü sayısının artmasından endişe etmek fear rise in death toll v.
ölü taklidi yapmak sham dead v.
ölü taklidi yapmak play possum v.
ölü taklidi yapmak pretend dead v.
ölü taklidi yapmak feign death v.
ölü taklidi yapmak pretend to be dead v.
ölü yakmak cremate v.
ölü yakmak burn a dead body v.
ölü yıkamak bath the deceased v.
ölü yıkamak wash dead v.
yakmak (ölü vb) cremate v.
bir ölü hakkında yazılan kısa biyografi obituary n.
hastaneye yetiştirilemeden yolda ölen veya hastaneye ölü gelen dead on arrival n.
ölü adam dead man n.
ölü ayini ilahisi requiem n.
ölü bedene karşı gösterilen cinsel istek necrofetishism n.
ölü bir ay a dead month n.
ölü bölge birimi dead zone unit n.
ölü budak dead knot n.
ölü çalı dead bush n.
ölü deniz swell n.
ölü deri scurf n.
ölü deri slough n.
ölü dil dead language n.
ölü doğan çocuk stillborn child n.
ölü doğum dead birth n.
ölü doğum stillbirth n.
ölü eti yeme necrophagia n.
ölü evi funeral home n.
ölü gibi olma effeteness n.
ölü gömme interment n.
ölü gömme sepulture n.
ölü gömme entombment n.
ölü gömme inhumation n.
ölü gömme burial n.
ölü gömme gelenekleri burial customs n.
ölü hacim clearance n.
ölü hırsızı resurrectionist n.
ölü ile ilgili yazı necrology n.
ölü kahraman dead hero n.
ölü kaldırıcı undertaker n.
ölü kemiklerinin koyulduğu yer charnel house n.
ölü kemiklerinin koyulduğu yer ossuary n.
ölü kent ghost town n.
ölü kireç dead lime n.
ölü küllerinin saklandığı kap urn n.
ölü maymun dead monkey n.
ölü nehir dead river n.
ölü nokta dead point n.
ölü nokta zero point n.
ölü nokta break-even point n.
ölü sayısı death toll n.
ölü sayısı casualties n.
ölü sertliği cadaveric rigidity n.
ölü sezon slack season n.
ölü soğukluğu algor mortis n.
ölü yakılan odun yığını pyre n.
ölü yakılan odun yığını funeral pyre n.
ölü yakma cremation n.
ölü yakma fırını cinerator n.
ölü yakma yeri crematorium n.
ölü yıkama bathing the deceased n.
ölü yük own weight n.
ölü yük dead load n.
tırnak çevresindeki ölü deri cuticle n.
tırnakların çevresindeki ölü deri cuticle n.
toplam ölü sayısı total loss of life n.
vücuttaki (vücut için) ölü deriyi kaldırma kremi body scrub n.
yaralı ve ölü sayısı number of casualties n.
yaşayan ölü zombie n.
yaşayan ölü living dead n.
yaşayan ölü living death n.
yürüyen ölü walking dead n.
hastaneye yetiştirilemeden yolda ölen veya hastaneye ölü gelen dead in the field adj.
ölü (renk) drab adj.
ölü (renk) dead adj.
ölü doğmuş stillborn adj.
ölü doğmuş dead born adj.
ölü fiyatına dirt cheap adj.
ölü gibi lifeless adj.
ölü gibi cadaverous adj.
ölü gibi deadpan adj.
ölü gibi solgun ghastly adj.
ölü organik maddeler ve bitki döküntüleriyle beslenen saprophagous adj.
ölü organik maddeler ve bitki döküntüleriyle beslenen detritivorous adj.
yaşayan ölü undead adj.
ölü bir şekilde lifelessly adv.
ölü gibi deadly adv.
ölü gibi effetely adv.
ölü gibi cadaverously adv.
ölü gibi bir halde deadly adv.
Phrases
ölü ya da diri dead or alive
Proverb
ölü bir kahraman olmaktansa, canlı bir korkak olmayı yeğlerim better a live coward than a dead hero
sadece ölü balıklar akıntıya kapılır only dead fish swim with the stream
Colloquial
(saklanırken) ölü gibi sessiz olmak lie doggo
ölü doğmuş (plan/proje) a dead duck
ölü gibi hareketsiz still as death
ölü gibi uyumak fast asleep
ölü numarası yapmak play possum
ölü numarası yapmak lie doggo
ölü sanılıp bırakılmak leave for dead
ölü sayısı 38'e ulaştı death toll reach to 38
ölü sayısı artıyor death toll is on the rise
ölü sayısının artması death toll rise
ölü taklidi yapmak play dead
ölü taklidi yapmak play possum
yarı ölü half dead
yarı ölü gibi olmak be half-dead
Idioms
(basın bağlamında) ölü sezon the silly season
birini ölü sanıp bırakmak leave someone for dead
ölü fiyatına dirt cheap
ölü fiyatına as cheap as dirt
ölü fiyatına dirt-cheap
ölü gibi taken for dead
ölü gibi dead beat
ölü gibi more dead than alive
ölü gibi like a bump on a log
ölü gibi half-hearted
ölü gibi dead and alive
ölü gibi beyaz as pale as death
ölü gibi hareketsiz as still as death
ölü gibi sessiz silent as the dead
ölü gibi sessiz silent as the grave
ölü gibi solgun as pale as a ghost
ölü gibi solgun as pale as a death
ölü gibi solgun as pale as death
ölü gibi solgun as white as the driven snow
ölü gibi solgun as white as snow
ölü gibi solgun as white as a ghost
ölü gibi solgun as white as a sheet
ölü gibi uyumak dead to the world
ölü noktaya gelmek be at a dead end
ölü sanılıp bırakılmak be left for dead
ölü sanıp bırakmak leave someone for dead
ölü saymak take someone for dead
ölü taklidi yapma playing possum
ölü taklidi yapmak play possum
tam anlamıyla ölü as dead as a doornail
üzerindeki ölü toprağını atmak blow away the cobwebs
üzerindeki ölü toprağını atmak blow the cobwebs away
yaşayan ölü walking dead
Speaking
onu ölü istiyorum i want him dead
ölü gibi yorgunum i am dead tired
ölü gibi yorgunum i am pooped
rüyanda hiç ölü olduğunu gördün mü? have you ever had a dream where you were dead?
Slang
(ölü) gömülmek be put to bed with a shovel
ölü hayvan mortling
Trade/Economic
ölü belge dead letter
ölü fiyat rock bottom price
ölü fonlar unapplied funds
ölü hesap dead account
ölü kargo bare cargo
ölü kedi sıçrayışı dead-cat bounce
ölü kira dead rent
ölü mevsim dead season
ölü mevsim slack season
ölü navlun dead freight
ölü nokta breakeven point
ölü nokta grafiği breakeven chart
ölü para dead money
ölü sermaye dead capital
ölü sermaye dormant capital
ölü sermaye unapplied funds
ölü sermaye unapplied fund
ölü sermaye unproductive capital
ölü sezon dead season
ölü stok dead stock
ölü stok idle stock
ölü şirket defunct company
ölü teminat dead security
ölü yakma belgesi cremation certificate
ölü yatırım dead investment
ölü yatırım impair investment
Law
hukuken ölü sayılan kimse civiliter mortuus
ölü doğmuş bebek için verilen belge stillbirth certificate
ölü doğum belgesi stillbirth certificate
ölü muayenesi examination of deceased
ölü muayenesi examination of corpse
ölü rehin dead pledge
Politics
ölü bulunanlar those found dead
Insurance
ölü yakma masrafları insurance of cremation expenses
Tourism
ölü mevsim dead season
ölü sezon off-season
ölü sezon dead season
ölü sezon off season
Technical
(karbüratör) ölü nokta flat spot
alt ölü merkez outer dead center
alt ölü nokta bottom dead center
alt ölü noktası crank dead center
alt ölü noktası bottom dead center
dış ölü nokta outer dead center
hesaplanan ölü zaman predicted dead time
iç ölü nokta inner dead-centre
iç ölü nokta inner dead center
mot iç ölü nokta inner dead center
ölü açı dead angle
ölü ağırlık self weight
ölü ağırlık dead weight
ölü ağırlık yüklemesi dead weight loading
ölü akü dead cell
ölü alan dead space
ölü bant dead band
ölü boşluk dead space
ölü bölge neutral zone
ölü bölge dead zone
ölü bölge dead bend
ölü bölge dead band
ölü bölgeli denetim neutral zone control
ölü deniz ground sea
ölü depolama hacmi dead storage capacity
ölü dingil dead axle
ölü duruma düşme drop-dead halt
ölü duruma gelme drop-dead halt
ölü gaz inert gas
ölü göz dead cell
ölü hacim dead space
ölü hacim dead storage
ölü hacim clearance
ölü hacim kapasitesi dead storage capacity
ölü hacim seviyesi dead storage level
ölü hat dead line
ölü hav dead pile
ölü hayvan yapağısı fallen wool
ölü kalıp permanent form
ölü kalıp waste mold
ölü katman dead layer
ölü kavurma dead roasting
ölü kent necropolis
ölü kent decayed town
ölü köşe dead corner
ölü kuşak dead zone
ölü levha dead plate
ölü merkez dead centre
ölü mil pivot shaft
ölü mil stub axle
ölü nokta back lash
ölü nokta zero point
ölü nokta backlash
ölü nokta dead centre
ölü nokta dead center
ölü nokta dead spot
ölü nokta klapesi neutral position valve
ölü nokta valfi neutral position valve
ölü renkler dead colours
ölü su bölgesi dead water region
ölü süre dead time
ölü süre deadtime
ölü süre düzeltimi dead time correction
ölü şehir decayed town
ölü tel dead wire
ölü uzay dead space
ölü yolluk dead riser
ölü yük dead load
ölü yük self weight
ölü yük own weight
ölü yük dead weight
ölü yük static load
ölü zaman idle time
ölü zaman predicting interval
ölü zaman dead time
ölü zon dead bend
uzun ölü zamana sahip kontrol sistemi long dead time control system
üst ölü nokta top dead center
üst ölü noktadan önce before dead center
üst ölü noktadan sonra atdc -after dead center
yarı ölü çelik semi-killed steel
Computer
ölü bellek dead storage
ölü bellek düzeyi dead-storage level
ölü bölge neutral zone
ölü bölge dead band
ölü bölge birimi dead zone unit
ölü bölgeli denetim neutral zone control
ölü hacim dead storage
ölü kuşak dead zone
ölü kuşak dead band
ölü link link broken
ölü link dead link
ölü oda dead room
ölü süre dead time
ölü zaman idle time
Telecom
ölü bölge zone of silence
ölü nokta dead spot
Electric
ölü bant deadband
ölü bant dead band
ölü direnç dead resistance
ölü kısa devre dead short
ölü uç dead end
Mechanic
pistonların üst ölü noktadan alt ölü noktaya doğru yaptığı hareket downward stroke
Textile
ölü hayvan yapağısı fallen wool
Construction
ölü açı dead angle
ölü demirleme deadman
ölü yük dead load
Automotive
alt ölü bölge bottom dead centre
alt ölü bölge öncesi before bottom dead centre
alt ölü merkez sonrası after bottom dead centre
alt ölü nokta lower dead center
alt ölü nokta bottom dead center
ölü hacim clearance volume
üst ölü bölge top dead centre
üst ölü bölge öncesi before top dead centre
üst ölü bölge sonrası after top dead centre
üst ölü nokta top dead center
üst ölü noktadan önce before top dead center
üst ölü noktadan sonra after top dead center
yakıtın püskürtülmeye başlandığı nokta ile üst ölü nokta arasındaki açı advanced angle
Aeronautic
irtifa ölü sahası altitude hole
irtifa ölü sahası altitude slot
ölü nokta dead spot
ölü zamanı dead time
Marine
ölü ağırlık deadweight
ölü gemi dead ship
ölü navlun deadfreight
Medical
cildi ölü hücrelerden arındırma exfoliation
gözelerin ölü dokuya dönüşmesi necrobiosis
kostik bir madde ile ölü dokuyu yakmak cauterize
kostik bir madde ile ölü dokuyu yakmak cauterise
ölü açımı autopsy
ölü beyin hücreleri dead brain cells
ölü beyin hücresi dead brain cell
ölü bölge dead zone
ölü cilt yüzeyi hücresi dead surface skin cell
ölü doğan stillborn
ölü doğmuş stillborn
ölü doğmuş abortive
ölü doğum stillbirth
ölü doğum oranı rate of stillbirths
ölü doku infarct
ölü doku oluşumu infarction
ölü dokuyu atmak debride
ölü hızı death rate
ölü katılığı rigor mortis
ölü kol sendromu dead arm syndrome
ölü lekesi postmortem lividity
ölü lekesi livor mortis
ölü sertliği rigor mortis
ölü stratum korneum hücresi corneocyte
ölü vücudunun kesilerek incelenmesi thanatopsy
yüzeydeki ölü cilt hücresi dead surface skin cell
Psychology
ölü numarası yapma death feigning
ölü sevici necrophile
ölü seviciliği necromania
ölü seviciliği necrolagnia
ölü seviciliği thanatophilia
ölü seviciliği necrophilism
ölü seviciliği necrophilia
Pathology
biri canlı diğeri ölü ikiz doğum twins one liveborn and one stillborn
her ikisi ölü ikiz doğum twins both stillborn
tek ölü doğum single stillbirth
Food Engineering
ölü bölge dead-zone
ölü kat yeri dead fold
ölü süre dead time
Physics
ölü oda dead room
ölü vuru dead beat
Chemistry
ölü örtü ayrışması litter decomposition
Biology
besinlerini canlı olmayan ölü organik maddelerden temin eden organizma saprobe
ölü hücre dead cell
ölü organik maddeler ve bitki döküntüleriyle beslenen canlılar detritus feeders
ölü organik maddeler ve bitki döküntüleriyle beslenen canlılar saprophages
ölü organik maddeler ve bitki döküntüleriyle beslenen canlılar detritivores
Biochemistry
ölü nokta dead point
ölü oylum dead volume
ölü oylum void volume
ölü-zaman lag period
Marine Biology
ölü boşluk dead-space
ölü deniz dead sea
ölü nokta deadpoint
Botanic
ölü çiçeği english marigold
ölü çiçeği calendula officinalis
ölü çiçeği pot marigold
ölü çiçeği ruddles
ölü çiçeği common marigold
ölü çiçeği scotch marigold
Forestry
ölü iksa nonrecoverable timbering
ölü örtü litter
Linguistics
ölü dil dead language
ölü dil extinct language
Archaeology
ölü kültü cult of the dead
Meteorology
ölü dalga swell
Geology
ölü vadi dead valley
Military
muharebe dışı ölü nonbattle dead
ölü ambar sahası free space
ölü bölge dead space
ölü dingil dead axle
ölü koni radyofarı cone of silence
ölü mayın dead mine
ölü mıntıka dead area
ölü mıntıka dead zone
ölü mıntıka dead space
ölü mıntıka üst kenarı grazing point
ölü sayısı body count
ölü ve yaralıların hava yoluyla tahliyesi casualty evacuation
ölü ve yaralıların hava yoluyla tahliyesi casevac
ölü ve yaralıların tahliyesi casualty evacuation
ölü ve yaralıların tahliyesi casevac
ölü zaman dead time
toplam ölü miktarı death toll
toplam ölü sayısı death toll
Football
ölü top dead ball
Volleyball
ölü kısa dead short
Cinema
ölü gelin, tim burton'ın animasyon filmi corpse bride
ölü ozanlar derneği dead poets society