basit - Turkish English Dictionary
History

basit



Meanings of "basit" in English Turkish Dictionary : 62 result(s)

Turkish English
Common Usage
basit ordinary adj.
basit simple adj.
basit easy adj.
basit elementary adj.
General
basit arcadia n.
basit unpretentious adj.
basit commonplace adj.
basit homely adj.
basit simplex adj.
basit everyday adj.
basit bare adj.
basit shallow adj.
basit frugal adj.
basit surpassing adj.
basit crude adj.
basit unoriginal adj.
basit undemanding adj.
basit simpleminded adj.
basit ordinary adj.
basit foolproof adj.
basit rustic adj.
basit straightforward adj.
basit chaste adj.
basit easy adj.
basit simplificative adj.
basit single adj.
basit jejune adj.
basit plain adj.
basit potty adj.
basit elemental adj.
basit spartan adj.
basit elementary adj.
basit scurrile adj.
basit untutored adj.
basit small adj.
basit tawdry adj.
basit rudimentary adj.
basit native adj.
basit artless adj.
basit countrified adj.
basit unsophisticated adj.
basit simple adj.
basit simpler adj.
basit humble adj.
basit backwoods adj.
basit simplistic adj.
basit undesigning adj.
basit homespun adj.
basit untaxing adj.
basit basic adj.
basit primitive adj.
basit common adj.
basit facile adj.
basit frugally adv.
Colloquial
basit no-brainer
Slang
basit bog standard
basit mickey mouse
Trade/Economic
basit plain
Medical
basit simplistic
British Slang
basit putsy
basit putzy
basit nimps

Meanings of "basit" with other terms in English Turkish Dictionary : 200 result(s)

Turkish English
Common Usage
(daha basit bir hale) dönüştürmek reduce v.
basit bir şekilde simply adv.
General
basit yaşamak rusticate v.
en basit biçime dönüştürmek skeletonize v.
en basit biçime dönüştürmek skeletonise v.
verilen görevleri biraz basit bulmak find the assignments a little unchallenging v.
(bir şeyi) basit tut prensibi keep it simple stupid n.
(bir şeyi) basit tut prensibi KISS principle n.
basit ancak en hayati gerçekler ve ilkeler bare bones n.
basit bir gerçek a simple fact n.
basit bir görev a simple task n.
basit bir görüntü a simple image n.
basit bir tören a simple ceremony n.
basit bir yanlış anlama a simple misunderstanding n.
basit bir yanlış anlaşılma a simple misunderstanding n.
basit boyama simple staining n.
basit cümle simple sentence n.
basit denklem simple equation n.
basit gelişigüzel örnekleme simple random sampling n.
basit görev light task n.
basit görev easy task n.
basit hipotez simple hypothesis n.
basit iş simple job n.
basit iş slice of cake n.
basit iş bit of cake n.
basit iş plain sailing n.
basit iş light task n.
basit iş piece of cake n.
basit iş easy task n.
basit iş pie n.
basit iş picnic n.
basit iş child's play n.
basit iş pushover n.
basit kadın slag n.
basit kadınlar women of easy virtue n.
basit kesir simple fraction n.
basit kesir proper fraction n.
basit konuşma simple talking n.
basit mikroskop simple microscope n.
basit olarak elementarily n.
basit olmayan nontrivial n.
basit ses phone n.
basit sözcük simple word n.
basit sözlerle in plain terms n.
basit şey jam n.
basit tabirler simple phrases n.
basit varsayım simple hypothesis n.
basit ve doğal unpretentious n.
basit ve kaba kimse rustic n.
basit ve notasız eşlik vamp n.
basit yap prensibi keep it simple stupid n.
basit yap prensibi KISS principle n.
basit/ucuz hile/numara parlor trick n.
basit/ucuz hile/numara parlor magic n.
bir dizi basit talimat a simple set of instructions n.
çok basit görev doddle n.
kısa ve basit şarkı ditty n.
ön veya arka bahçelerde görülen toprağa geçici olarak çakılan basit tabelalar lawn signs n.
ön veya arka bahçelerde görülen toprağa geçici olarak çakılan basit tabelalar yard signs n.
özellikle güney afrika'da yuvarlak kulübe vb gibi basit yapı rondavel n.
sonlu basit gruplar finite simple groups n.
temel kelimelerin kullanıldığı basit ingilizce globish n.
yükseltileri basit çizgiler yerine farklı renklerle gösteren harita relief map n.
basit (aygıt) unsophisticated adj.
basit yapılı simple-structured adj.
basit yapılmış simple-structured adj.
çok basit abecedarian adj.
daha basit simpler adj.
fazla basit (çare cevap vb) simpleminded adj.
kullanımı basit easy-to-use adj.
sade ve basit plain and simple adj.
sade ve basit simple adj.
basit bir biçimde elementarily adv.
basit bir biçimde debasedly adv.
basit bir dille in plain language adv.
basit bir şekilde spartanly adv.
basit bir şekilde simplistically adv.
basit olarak simply adv.
çok basit biçimde quite simply adv.
en basit olarak in the simplest term adv.
en basit sekliyle in the simplest form adv.
mümkün olduğunca basit/sade as simple as possible adv.
oldukça basit olarak quite simply adv.
Phrasals
daha basit ve anlaşılır bir hale getirmek dumb down
Phrases
basit düşün basit yaşa think simple live simple
en basit deyimiyle say the least of it
kısacası/basit bir şekilde açıklarsak to put it simply
Colloquial
basit ayrıntılar nuts and bolts
bu kadar basit pure and simple
bu kadar basit plain and simple
çok basit dead easy
Idioms
(çok sayıda erkekle ilişkiye girdiğinden dolayı toplumdan dışlanmış) basit kadın a scarlet woman
basit bir anlatımla in words of one syllable
basit iş smooth sailing
basit iş plain sailing
basit ve kalitesiz bir biçimde üretilen quick and dirty
basit ve sade without frills
basit ve yalın in black and white
basit/ucuz gösteri dog and pony show
birinin dilinden/anlayacağı dilden (basit ve anlaşılır şekilde) konuşmak speak someone's language
çok kolay/basit a turkey shoot
çözümlenebilecek basit olay not a rocket science
en basit işi bile becerememek not know your arse from your elbow
en basit işi bile becerememek can't tell your arse from your elbow
Speaking
bu kadar basit it's that simple
bu kadar basit it is just that simple
bu kadar basit it is just that easy
bu kadar basit! it is as simple as that
çok basit it's very simple
ilk başta her şey çok basit gelmişti it all came so easy at first
keşke her şey daha basit olsaydı i wish things were simpler
o kadar basit değil there is a bit more to it than that
o kadar basit değil it is that simple
o kadar basit değil it's not that simple
o kadar basit değil it's not just that
o kadar basit değil there is much more to it than that
o kadar basit değil there is a lot more to it than that
o kadar basit değil there is more to it than that
Slang
basit iş mickey mouse
basit kullanımlı fool-proof
basit satış tanıtımı dog-and-pony show
çok basit easy peasy lemon squeezy
en basit işi bile yapamamak not know one's arse from one's elbow
en basit işi bile yapamamak can't tell one's arse from one's
Trade/Economic
360 gün üzerinden hesaplanan basit faiz ordinary interest
basit akreditif simple letter of credit
basit akreditif open letter of credit
basit arbitraj simple arbitrage
basit basınçlı kaplar simple pressure vessels
basit çeşitlendirme simple diversification
basit çoğaltan simple multiplier
basit ekonomi simple economy
basit emek simple labor
basit faiz simple interest
basit faiz ordinary interest
basit faiz simple interest
basit getiri oranı accounting rate of return
basit işçilik common labour
basit işleri yapan işçi common laborer
basit işleri yapan işçiler unskilled labour
basit kredi simple trust
basit madde simple entry
basit muhasebe single entry bookkeeping
basit muhasebe single entry
basit muhasebe kayıt usulü single entry bookkeeping
basit muhasebe kayıt usulü single entry
basit muhasebe usulü single entry
basit muhasebe yöntemi single entry bookkeeping
basit ortalama common average
basit ortalama simple average
basit ortalama arithmetic mean
basit ortalama yöntemi simple-average method
basit ortalama yöntemi simple average method
basit regresyon analizi simple regression analysis
basit sözleşme simple contract
basit tesadüfi örnekleme simple random sampling
basit toplam indeks simple aggregative index
basit toplamlı para arzı simple-sum monetary aggregates
basit trend analizi basic trend analysis
basit tröst simple trust
basit usulde defter tutma bookkeeping by single entry
basit usulde vergilendirme small business taxation
basit usül simple entry
basit usülde ticari kazanç difference between the revenues generated and the expenses incurred and the acquisition costs of the goods sold within an accounting period
basit usülde ticari kazanç commercial earnings acquired on simple earnings basis
basit yevmiye defteri simple journal
brüt basit faiz gross simple interest
paranın basit miktar teorisi simple quantity theory of money
rakamların toplanıp eleman sayısına bölünmesi ile elde edilen basit ortalama arithmetic average
Law
basit abluka simple blockade
basit cinsel saldırı simple sexual assault
basit çoğunluk simple majority
basit faiz oranı üzerinden on the basis of the simple interest rate
basit hırsızlık simple larceny
basit oy çokluğu simple majority vote
basit ruhsat non-exclusive license
basit sorumluluk single liability
basit suç summary offence
basit suç petty crime
basit tazminat talebi small claim
basit usul yargılama mahkemesi petty sessional court
basit yaralama actual bodily harm
Politics
basit görüş yöntemi consultation procedure
Tourism
yürüyen merdiven şeklindeki basit bir kayak teleferiği magic carpet
Technical
basit ağ simple network
basit aksiyon türbini simple impulse turbine
basit alev almayan seri olarak üretilen tank simple unfired serially made pressure vessel
basit anahtar simple key
basit ark simple arc
basit ayrışma simple decomposition
basit basınçlı kaplar simple pressure vessels
basit burulma simple twisting
basit cevher monad
basit çerçeve single-span frame
basit çevrim simple cycle
basit çökelme plain sedimentation
basit çözüm simple-solution
basit dalga elementary wave
basit damıtma simple distillation
basit dekor simple cut