düzenli - Turkish English Dictionary
History

düzenli



Meanings of "düzenli" in English Turkish Dictionary : 52 result(s)

Turkish English
Common Usage
düzenli neat adj.
düzenli regular adj.
düzenli tidy adj.
General
düzenli ordinate adj.
düzenli right adj.
düzenli in good trim adj.
düzenli measured adj.
düzenli equable adj.
düzenli trim adj.
düzenli orderly adj.
düzenli equal adj.
düzenli uncluttered adj.
düzenli well-tended adj.
düzenli well-ordered adj.
düzenli taut adj.
düzenli steady adj.
düzenli in order adj.
düzenli ordered adj.
düzenli even adj.
düzenli systematical adj.
düzenli stated adj.
düzenli ruly adj.
düzenli shipshape adj.
düzenli well-arranged adj.
düzenli organized adj.
düzenli coordinate adj.
düzenli arranged adj.
düzenli set adj.
düzenli snug adj.
düzenli uniform adj.
düzenli dainty adj.
düzenli crisp adj.
düzenli elegant adj.
düzenli squared away adj.
düzenli organised adj.
düzenli periodic adj.
düzenli clean-cut adj.
düzenli settled adj.
düzenli just so adj.
düzenli coordinated adj.
düzenli routine adj.
düzenli methodical adj.
düzenli regular adj.
düzenli straight adj.
düzenli systematic adj.
düzenli harmonious adj.
Colloquial
düzenli like clockwork
Trade/Economic
düzenli businesslike
Technical
düzenli methodical
Marine
düzenli monochromatic wave
düzenli monochromatic waves
Linguistics
düzenli regular

Meanings of "düzenli" with other terms in English Turkish Dictionary : 200 result(s)

Turkish English
Common Usage
düzenli olarak regularly adv.
General
(arasında) düzenli seferler yapmak ply between v.
bir şeyi düzenli bir şekilde (bir yere) koymak stow in v.
bir şeyi düzenli bir şekilde (bir yere) koymak stow away v.
düzenli adımlarla yürümek march v.
düzenli aralıklarla ekokardiyografik incelemeye tabi tutulmak be assessed by echocardiography at regular intervals v.
düzenli bırakmak (bir odayı vb) leave neat v.
düzenli bir işe girmek get a regular job v.
düzenli bir işi olmak have regular job v.
düzenli bir işi olmak have a regular job v.
düzenli çalışmak study systematically v.
düzenli çalışmak study methodically v.
düzenli çalışmak work systematically v.
düzenli çalışmak work methodically v.
düzenli haber almak be well informed v.
düzenli hale getirmek make regular v.
düzenli katılım göstermek attend regularly v.
düzenli olarak seks yapmak have sex regularly v.
düzenli olarak yapmak regularise v.
düzenli olarak yapmak regularize v.
düzenli olmak be in order v.
düzenli olmak be orderly v.
düzenli olmak be tidy v.
düzenli olmak be systematic v.
düzenli sefer yapmak ply v.
düzenli seks yapmak have regular sex v.
düzenli seks yapmak have sex regularly v.
düzenli tutmak keep (somewhere) tidy v.
düzenli tutmak keep (something) orderly v.
düzenli tutmak keep (something) in order v.
düzenli yerleştirmek set (down) orderly v.
düzenli yerleştirmek place orderly v.
düzenli yerleştirmek place well-ordered v.
düzenli yığmak stack up v.
iki veya daha çok nokta arasında düzenli seferler yapmak ply v.
belirli bir tarifeye uymak yerine düzenli aralıklarla çalışan sefer shuttle service n.
düzenli aile hayatı steady family life n.
düzenli aile hayatı regular family life n.
düzenli aile yaşamı regular family life n.
düzenli aile yaşamı steady family life n.
düzenli aralık regular interval n.
düzenli bakım regular maintenance n.
düzenli beslenme balanced diet n.
düzenli beslenme regular diet n.
düzenli beslenme well-balanced diet n.
düzenli beslenme proper nutrition n.
düzenli beslenme proper diet n.
düzenli beslenme eating properly n.
düzenli bir seks hayatı a regular sex life n.
düzenli hat koşulları lines terms n.
düzenli hayat regular life n.
düzenli hayat orderly life n.
düzenli içicilik regular smoking n.
düzenli kentleşme planned urbanization n.
düzenli kentleşme orderly urbanisation n.
düzenli kentleşme orderly urbanization n.
düzenli kentleşme planned urbanisation n.
düzenli maaş regular salary n.
düzenli nokta regular point n.
düzenli olma apple-pie order n.
düzenli olma regularity n.
düzenli ödeme regular payment n.
düzenli sefer regular service n.
düzenli seks regular sex n.
düzenli şehirleşme planned urbanisation n.
düzenli şehirleşme orderly urbanization n.
düzenli şehirleşme orderly urbanisation n.
düzenli şehirleşme planned urbanization n.
düzenli tekrar regular repeat n.
düzenli tekrar regular repetition n.
düzenli toplam tidy sum n.
düzenli yaşam orderly life n.
düzenli yaşam regular life n.
takıntılı derecede düzenli kimse neatnik n.
çok düzenli like clockwork adj.
düzenli aralarla meydana gelen periodic adj.
düzenli biçimde straight adj.
düzenli hareket olamayan erratic adj.
düzenli yayınlanan periodic adj.
kadar düzenli as regular as adj.
temiz ve düzenli neat and tidy adj.
bozuk düzenli olarak uncoordinatedly adv.
çok düzenli in apple pie order adv.
çok düzenli precisely adv.
çok düzenli smoothly adv.
çok düzenli bir halde just so adv.
çok düzenli bir şekilde in apple-pie order adv.
düzenli (bir şekilde) neatly adv.
düzenli aralarla regularly adv.
düzenli aralarla at regular intervals adv.
düzenli aralıklarda at regular intervals adv.
düzenli aralıklarla in regular intervals adv.
düzenli aralıklarla at regular intervals adv.
düzenli aralıklarla regularly adv.
düzenli biçimde on a regular basis adv.
düzenli bir biçimde in an orderly manner adv.
düzenli olarak religiously adv.
düzenli olarak (on a) regular basis adv.
düzenli olarak on a regular basis adv.
düzenli olarak methodically adv.
düzenli olarak regularly adv.
düzenli olarak routinely adv.
düzenli olarak crisply adv.
düzenli olarak measuredly adv.
düzenli sıra ile yolunda in order adv.
Phrasals
(resmi anlamda) birisiyle düzenli olarak görüşmek/iletişim kurmak check in with somebody
(taksit/düzenli ödeme vb.) ödeyememek fall behind with something
Phrases
düzenli aralıklarla in regular intervals
düzenli aralıklarla in regular basis
Colloquial
aşırı derecede düzenli/cimri/takıntılı olmak be anal about it
düzenli değil not regular
düzenli olarak in good order
temiz ve düzenli clean and tidy
Idioms
(düzenli) seks yapmak be getting one's oats
bir şeyi düzenli olarak yapmak go in for something
çok düzenli in apple-pie order
düzenli değil not making a habit out of it
düzenli egzersiz yapmak keep in training
düzenli işini bırakma don't quit your day job
düzenli işini bırakma don't give up your day job
düzenli olarak (ilaç vb almak) at full strength
düzenli spor yapmak keep in training
düzenli tutmak put something in order
düzenli tutmak get something in order
düzenli tutmak have something in order
düzenli tutmak keep something tidy
düzenli ve disiplinli yönetmek run a taut ship
düzenli ve disiplinli yönetmek run a tight ship
düzenli yaşamaya başlamak make good
her şeyiyle düzenli in apple-pie order
saat gibi düzenli as regular as clockwork
saat gibi düzenli olmak be as regular as clockwork
Speaking
sınıfı düzenli tutun keep the classroom tidy
sınıfınızı düzenli tutun keep your classroom tidy
Slang
düzenli olarak seks yapmak get your oats
Trade/Economic
faiz oranı ve vadesinin belirli bir fondan ödenmesi gereken yıllık düzenli taksit miktarlarını belirleyici fonksiyonu annuity factor
bir hat üzerinde düzenli sefer yapan uçak veya yolcu gemisi liner
bir işletme hakkındaki mali bilgileri düzenli bir biçimde kaydetme tekniği accounting
büyük bir bakım gerektirmeden makine veya tesisin düzenli çalışabilme süresi life
düzenli dağıtım yolu regular way delivery
düzenli gelir regular income
düzenli hat konşimentosu liner bill of lading
düzenli işi olan jobholder
düzenli katkı payı regular contributions
düzenli müşteri regular customer
düzenli nakit akışı regular cash flow
düzenli ödeme regular payment
düzenli ödeme emri direct debit mandate
düzenli piyasalar hipotezi coherent market hypothesis
düzenli sefer konşimentosu berth bill of lading
düzenli talep regular demand
düzenli tedarikçi regular supplier
düzenli temettü regular dividend
düzenli toplantı regular meeting
düzenli transit servis regular transit service
işletmenin sürekli ve düzenli biçimde işlerini yürüttüğü ana merkezindeki çalışma yeri home office
makine veya tesisin tamir edilmez hale gelene kadar görevini düzenli olarak yaptığı süre life
sigorta poliçesinin sağlayacağı düzenli yıllık gelir tutarı annuitisation
yıllık düzenli gelir annuity
Politics
atık düzenli depolama sahaları landfill of wastes
düzenli aralıklarla yapılan seçim regular election
düzenli çaba concerted effort
düzenli izleme regular follow-up
düzenli rapor regular report
gizli, gayrı resmi yahut düzenli işlemeyen iletişim yolu/kanalı back-channel
ortak düzenli kuruluşlar coordinated organisation
Insurance
düzenli katkı payı regular contributions
Tourism
düzenli sefer regular service
Technical
çevirme düzenli fırın tilting furnace
düzenli aralıklarla at regular intervals
düzenli aralıklarla periodically
düzenli bakım systematic maintenance
düzenli bir şekilde birbirine bağlı articulate
düzenli birim göze ordered unit cell
düzenli çözelti regular solution
düzenli eğri regular curve
düzenli eşpolimer regular copolymer
düzenli evre ordered phase
düzenli işlev regular function
düzenli katı çözelti ordered solid solution
düzenli kestirici regular estimator
düzenli kopolimer regular copolymer
düzenli kristal ordered crystal
düzenli nokta regular point
düzenli olarak regularly
düzenli örgü superlattice
düzenli örüt ordered crystal
düzenli yapı ordered structure
sağda düzenli ragged left
sıfır düzenli tepkime zero order reaction
sıra düzenli hierarchical
solda düzenli ragged right
sürekli veya düzenli aralıklarla ışık yayan emitting a continuous or regular intermittent light
uzam-düzenli kauçuklar stereo-regular rubbers
yavaş ve düzenli aşınma slow and regular wear
Computer
düzenli dil regular language
düzenli durdurma orderly closedown
düzenli ifade regular expression
düzenli ziyaretçi frequent visitor
sağda düzenli ragged left