henüz - Turkish English Dictionary
History

henüz



Meanings of "henüz" in English Turkish Dictionary : 12 result(s)

Turkish English
Common Usage
henüz yet adv.
General
henüz freshly adv.
henüz just now adv.
henüz scarcely adv.
henüz deja adv.
henüz only just adv.
henüz newly adv.
henüz a little while ago adv.
henüz still adv.
henüz as yet adv.
Technical
henüz yet
henüz just

Meanings of "henüz" with other terms in English Turkish Dictionary : 166 result(s)

Turkish English
General
başarısız bir şekilde sona ermek (bir iş henüz başlanmışken) abort v.
bir konuda (henüz) karar vermemiş olmak reserve judgment v.
bir konuda (henüz) karar vermemiş/kararsız olmak reserve one's judgment v.
hala/henüz yakalanmamış olmak remain at large v.
hala/henüz yakalanmamış olmak be still on the loose v.
henüz elde olmayan malı ileride teslim etmek üzere satmak sell short v.
henüz gerçekleşmemiş ama ileride gerçekleşebilecek eylem have yet to (do something) v.
son vermek (henüz başlanmışken) abort v.
etkisini henüz göstermeme latency n.
henüz gönderilmemiş sipariş standing order n.
henüz kullanılmayanbilet ve diğer dokümanlar stock n.
henüz ortaya çıkmamış olma latency n.
henüz yağmış kar powder snow n.
henüz yahudi olmamış kadın ya da kız shiksa n.
tüyleri henüz bitmiş yavru kuş fledgling n.
henüz başlamakta olan incipient adj.
henüz belli olmayan in doubt adj.
henüz bitirmiş fresh from something adj.
henüz bitmemiş olan yet-to-be-finished adj.
henüz doğmamış unborn adj.
henüz dünyaya gelmemiş unborn adj.
henüz karar verilmemiş (yasa maddesi vb) prejudical adj.
henüz olgunlaşmamış green adj.
henüz tam gelişmemiş in the gristle adj.
henüz yerlesmemiş unsettled adj.
henüz yerleşilmemiş unsettled adj.
henüz yerleşmemiş unsettled adj.
masumiyet ve bozulmamışlığa atıfta bulunan hz. adem ve hz. havva'nın cennetten henüz dünyaya indirilmediği zamana ilişkin prelapsarian adj.
son şeklini henüz almamış rough adj.
sonu henüz belli olmamış up in the air adj.
henüz 1600 yılında as early as 1600 adv.
Phrases
henüz (veya) daha gelmedi yet to come
henüz bilinmiyor not yet known
henüz değil not as yet
henüz değil not just yet
henüz fırsat varken while there is bet time
henüz görülmemiş as-yet-unseen
henüz yapmadıysanız if you haven't done so yet
henüz yapmadıysanız if you haven't already done so
henüz yayınlanmamış olan as-yet-unpublished
Colloquial
havale henüz gelmedi money transfer has not arrived yet
havale henüz gelmedi bank transfer has not arrived yet
havale henüz gelmedi wire transfer has not arrived yet
havale henüz ulaşmadı wire transfer has not arrived yet
havale henüz ulaşmadı bank transfer has not arrived yet
havale henüz ulaşmadı money transfer has not arrived yet
Idioms
(bir konuda/bir şeyle ilgili olarak ) henüz bir karara varılmamış/son söz söylenmemiş jury is still out on something
(elinde) olmamak/kalmamak (henüz tükenmiş) clean out (of something)
(elinde) olmamak/kalmamak (henüz tükenmiş) fresh out (of something)
(hüküm vermek için) henüz erken it's early days yet
(hüküm vermek için) henüz erken it's early days
henüz ayak basmış fresh off the boat
henüz ayak basmış just off the boat
henüz basılmış hot off the press
henüz bir karara varılmamış olmak the jury is still out (on somebody or something)
henüz daha yeni gelmiş fresh off the boat
henüz daha yeni gelmiş just off the boat
henüz gelmiş just off the boat
henüz gelmiş fresh off the boat
henüz hafızalarda taze within living memory
henüz hafızalarda taze in living memory
henüz her şey bitmedi church ain't out till they quit singing
henüz karar verilmemiş olmak the jury is still out
Speaking
(hüküm vermek için) henüz erken it's early days yet
bunu söylemek için henüz çok erken it's too early to tell
ders henüz bitmedi the class hasn't finished yet
elimize henüz ulaşan bilgilere göre we now have reports indicating that
henüz 18 yaşındaydım I was just 18 years old
henüz belli değil it's not certain/clear yet
henüz beni ikna etmedin you haven't convinced me yet
henüz bilmiyorum i don't know yet
henüz bir şey görmedin! you ain't seen nothing yet!
henüz emin değilim I'm not sure yet
henüz fırsat varken while there's still a chance
henüz geç değil it's not too late
henüz geç değil it's not too late yet
henüz geç değil not yet late to
henüz gelmedi he/she hasn't come yet
henüz hazır değilim i'm not ready yet
henüz herşey bitmedi it's not over till it's over
henüz herşey bitmedi it isn't over till the fat lady sings
henüz karar vermedim haven't decided
henüz kararımı vermedim i haven't made up my mind yet
henüz onlara söylemedim I haven't told them yet
henüz vakti değil not just yet
henüz/daha nefes alıyorken this side of the grave
mektubu henüz almadım I haven't received the letter yet
mektup henüz bana ulaşmadı I haven't received the letter yet
o aşamaya henüz gelmedik we're not quite there yet
sanırım bunun hakkında konuşmaya hazır değilim henüz i guess i'm just sort of not prepared to talk about this
uçak henüz inmedi mi? has the plane landed yet?
Slang
henüz yürümesini bilmeyen veya yeni yeni öğrenen bebek rugrat
Trade/Economic
bir şirket tarafından düzenlenen çeklerin henüz takasa verilmemiş olması payment-float
borsada alivre satılan ve henüz teslim edilmeyen hisse senetlerinin durumu short position
dağıtılmasına karar verilmiş henüz ödenmemiş temettü deferred dividend outstanding
fiyatta anlaşılmış ancak sözleşme henüz imzalanmamış sold subject to contract (sstc)
fonla ilgili olarak henüz kullanılmamış para unapplied cash
geçmiş dönemler ait ve henüz ödenmemiş faiz back interest
henüz apeli yapılmamış sermaye uncalled capital
henüz borsa kotuna alınmamış hisse senetleri letter stock
henüz borsaya kaydedilmemiş hisse senetleri letter stock
henüz çıkarılmamış tahvil unissued share
henüz çıkarılmamış tahvil unissued debenture
henüz çıkartılmamış hisse senedi unissued stock
henüz dağıtılmamış temettü passed dividend
henüz gerçekleşmemiş bir gelirin veya giderin bilançoda izlenmesi deferral
henüz gerçekleşmemiş bir gelirin veya giderin hesaplarda izlenmesi deferral
henüz gerçekleşmemiş gelir unrealized revenue
henüz gerçekleşmemiş kar paper profit
henüz gerçekleşmemiş kredi paper profit
henüz ifa edilmemiş executory
henüz ihraç edilmemiş hisse senedi unissued capital stock
henüz istenmemiş sermaye uncalled capital
henüz kesinleşmemiş olan interim
henüz olgunluğa ermemiş olmak infancy
henüz ortaya çıkmamış olan potential
henüz ödenmemiş outstanding
henüz ödenmemiş borçlar warrants payable
henüz ödenmemiş çek outstanding checks
henüz ödenmemiş çek check outstanding
henüz ödenmemiş çekler outstanding checks
henüz ödenmemiş faiz accrued interest
henüz ödenmemiş temettü deferred dividend outstanding
henüz piyasaya sürülmemiş uncalled
henüz sunulmamış çekler cheques not yet presented
henüz ticarileşmemiş pre commercial
henüz üretimi tamamlanmamış mallar materials in process
henüz vergisi kesilmemiş less tax
henüz yerine getirilmemiş taahhütler obligations outstanding
henüz yerine getirilmemiş taahhütler obligated balance
henüz yerine getirilmemiş yükümlülükler outstanding obligations
ileride teslim edilmek üzere henüz elde bulunmayan malın satışı time bargain
ileride teslim edilmek üzere henüz elde bulunmayan malın satışı forward
işletmenin henüz ödenmemiş sermayesi assessable capital stock
satıcının henüz sahip olmadığı malları satması selling short
sinema salonu sahiplerinin bir filmi henüz izlemeden o filmi gösterebilmek için talepte bulunmaları blind bidding
sipariş verilmiş ancak henüz gönderilmemiş stok ürün stock on order
şirketin yazdığı ama henüz tahsil edilmemiş çekler payment float
tahakkuk eden ama henüz dağıtılmamış temettü accrued dividend
tahakkuk etmiş ama henüz ödenmemiş giderler accrued expense
tahakkuk etmiş ama henüz tahsil edilmemiş gelirler accrued asset
tahakkuk etmiş ama henüz tahsil edilmemiş hasılat accrued revenue
tahakkuk etmiş henüz tahsil edilmemiş gelir accrued income
yeni kurulan henüz gelişme aşamasında olan endüstriler young industries
Law
istinaf yoluna henüz başvurulmamış dava pending appeal
karısı henüz yaşarken çocukları olması halinde kocanın karısının malları üzerinde sahip olduğu beklenen ayni hak curtesy initiate
mirasçıya henüz geçmiş olan mülkün bir üçüncü kişi tarafından işgali abatement of freehold
Politics
başkanlık seçimlerini kazanmış olan ama henüz başkan olmamış aday president-elect
henüz çıkarılmamış yerel ham petrol indigenous crude oil not yet extracted
Insurance
henüz belirlenemeyen mali sorumluluk liability not yet determined
henüz tahsil edilmemiş alacaklar outstanding claims
Technical
henüz elyaflaşmamış cam slug
henüz tam olarak bilinmeyen olası bir insan türü homo-floresiensis
henüz uygulanmamış not yet implemented
herhangi bir kaynaktan yayılan fakat henüz çarpışmamış olan nötronlar virgin neutrons
Computer
henüz geçerli değil not yet valid
henüz kaydedilmedi not yet saved
henüz oluşturulmadı not yet built
henüz uygulanmadı-özelliklere bakın nyi-see specs
tanıtımı yapılmış ancak henüz piyasaya sunulmamış yazılım vaporware
tanıtımı yapılmış ancak henüz piyasaya sunulmamış yazılım ya da donanım vapourware
Zoology
henüz larva dönemindeki organizmanın cinsel olgunluk göstermesi neoteny
henüz yumurtadan çıkmamış yavru unhatched offspring
Cinema
henüz çekim aşamasında olan bir filme verilen geçici isim production title
henüz çekim aşamasında olan bir filme verilen geçici isim provisional title
henüz çekim aşamasında olan bir filme verilen geçici isim working title