kesin - Turkish English Dictionary
History

kesin



Meanings of "kesin" in English Turkish Dictionary : 117 result(s)

Turkish English
Common Usage
kesin certain adj.
kesin accurate adj.
kesin exact adj.
kesin precise adj.
kesin final adj.
General
kesin sure as death adj.
kesin express adj.
kesin truthful adj.
kesin unquestioning adj.
kesin crucial adj.
kesin spot-on adj.
kesin drastic adj.
kesin pointed adj.
kesin certain adj.
kesin frozen adj.
kesin pronounced adj.
kesin assertive adj.
kesin peremptory adj.
kesin unequivocal adj.
kesin specific adj.
kesin indubitable adj.
kesin round adj.
kesin scientific adj.
kesin crisp adj.
kesin mathematical adj.
kesin affirmative adj.
kesin slipt adj.
kesin undoubted adj.
kesin safe adj.
kesin extreme adj.
kesin clean-cut adj.
kesin determined adj.
kesin rigid adj.
kesin accurate adj.
kesin explicit adj.
kesin dogmatic adj.
kesin conclusive adj.
kesin unmistakable adj.
kesin precise adj.
kesin utter adj.
kesin precision adj.
kesin determinate adj.
kesin unambiguous adj.
kesin outright adj.
kesin bound adj.
kesin incontrovertible adj.
kesin flat adj.
kesin firm adj.
kesin immutable adj.
kesin stringent adj.
kesin absolute adj.
kesin plenary adj.
kesin decided adj.
kesin rigorous adj.
kesin declared adj.
kesin indisputable adj.
kesin unconditional adj.
kesin irrevocable adj.
kesin free from ambiguity adj.
kesin stark adj.
kesin point-blank adj.
kesin implicit adj.
kesin clear adj.
kesin clear-cut adj.
kesin decisive adj.
kesin net adj.
kesin categorical adj.
kesin undeniable adj.
kesin definitive adj.
kesin positive adj.
kesin irreversible adj.
kesin unmistakeable adj.
kesin definite adj.
kesin uncompromising adj.
kesin square adj.
kesin unquestionable adj.
kesin ultimate adj.
kesin direct adj.
kesin unerring adj.
kesin unquestioned adj.
kesin downright adj.
kesin to the letter adj.
kesin ocular adj.
kesin terminative adj.
kesin deciding adj.
kesin out of question adv.
kesin sure adv.
kesin for sure adv.
kesin doubtless adv.
kesin sure to prep.
Phrases
kesin as sure as i'm sitting here
kesin short and to the point
Colloquial
kesin sure as shooting
kesin hard and fast
Idioms
kesin sure as I'm standing here
kesin written in stone
kesin sure as god made little green apples
kesin sure as you live
kesin sure as fate
kesin as large as life
kesin a sure thing
kesin sure as eggs is eggs
Slang
kesin in the bag
Trade/Economic
kesin accurate
Law
kesin irrebuttable
kesin mandatory
kesin unerring
kesin absolute
kesin irrefutable
Technical
kesin sure
kesin accurate
kesin concrete
kesin absolute
kesin explicit
kesin specific
kesin precise
Computer
kesin definite

Meanings of "kesin" with other terms in English Turkish Dictionary : 200 result(s)

Turkish English
Common Usage
kesin karar vermek resolve v.
kesin olmayan indefinite adj.
General
açık ve kesin ifade etmek formulate v.
başlayacağı kesin olmak be bound to start v.
birşey hakkında kesin bir karara varamamak be in two minds about v.
birşey hakkında kesin bir karara varamamak be undecided about something v.
birşey hakkında kesin bir karara varamamak be of two minds about v.
kesin adımlar atmak take irreversible steps v.
kesin bilmek know for certain v.
kesin bilmek know for sure v.
kesin bir dille söylemek dogmatize v.
kesin bir dille söylemek dogmatise v.
kesin bir tavır almamak fudge v.
kesin gözüyle bakmak take something for granted v.
kesin hüküm vermek (biri hakkında) place a final judgement on someone v.
kesin ifade etmek enunciate v.
kesin karar vermek resolve v.
kesin olarak bilmek know for certain v.
kesin olarak bilmek know for sure v.
kesin olarak fikrini söylemek dogmatise v.
kesin olarak fikrini söylemek dogmatize v.
kesin olarak yerini belirtmek pinpoint v.
kesin olmak be definite v.
kesin olmak be absolute v.
kesin olmak be certain v.
kesin olmamak not be definite v.
kesin olmamak be uncertain v.
kesin olmamak be indefinite v.
kesin olmamak not be certain v.
kesin ve açık olarak belirtmek formulate v.
açık ve kesin ifade formulation n.
benim kesin inancım my firm conviction n.
benim kesin kanım my firm conviction n.
bir şeyin kesin işareti a sure sign of n.
kesin açıklama absolute statement n.
kesin ayar accurate adjustment n.
kesin başarı masterstroke n.
kesin belirtiler sure signs n.
kesin bilgi certain information n.
kesin bilgi exact information n.
kesin bilgi precise information n.
kesin bir delil proof positive n.
kesin cevap a definite answer n.
kesin çözüm exact solution n.
kesin delil hard evidence n.
kesin delil positive proof n.
kesin deliller proof positive n.
kesin disipline dayalı bir hindu dini jainism n.
kesin emir injunction n.
kesin fikir dogma n.
kesin hesap final account n.
kesin hesap decompte definitif n.
kesin hesap settlement n.
kesin hesap audit n.
kesin hüküm final judgment order n.
kesin hüküm res judicata n.
kesin kabul general acceptance n.
kesin kabul final acceptance n.
kesin kabul ölçümü final certificate measurement n.
kesin kabul raporu final certificate n.
kesin kabul süresi defect liability period n.
kesin kanıt clear evidence n.
kesin karar commitment n.
kesin karar resolution n.
kesin karar exact decision n.
kesin kayıt işlemleri final registration procedures n.
kesin kayıt tarihi ve zamanı exact registration date and time n.
kesin miktar definite quantity n.
kesin olan şey certainty n.
kesin olay certain event n.
kesin olmama impreciseness n.
kesin olmama nonconclusiveness n.
kesin olmama uncertainty n.
kesin olmama inaccuracy n.
kesin olmama nonabsoluteness n.
kesin olmayan cevap provisional reply n.
kesin olmayan seçim sonuçları incomplete election results n.
kesin olmayan seçim sonuçları early election results n.
kesin olmayan tahmini maliyet provisional estimate of costs n.
kesin olmayan tahmini maliyet provisional sum n.
kesin önlemler stringent measures n.
kesin önlemler strict measures n.
kesin proje final design n.
kesin proje final project n.
kesin rezervasyon definite reservation n.
kesin sonuç decider n.
kesin şey positive n.
kesin şey cinch n.
kesin tahmin definitive estimate n.
kesin tamamlama final completion n.
kesin tarih exact date n.
kesin tarih firm date n.
kesin yanıt decisive answer n.
kesin yargı absolute judgment/decision n.
kesin yargı final judgement n.
kesin yargı definite judgement n.
kesin zafer decisive victory n.
kesin zaman exact time n.
konu hakkında son ve kesin söz the last word on the matter n.
seyahatte, talep veya etkinliklerin kesin ve tanımlanabilir düzeyde olduğu yılın belli dönemleri season n.
başaracağı kesin olan sure-fire adj.
çok kesin hand and fast adj.
gibi kesin as sure as adj.
kadar kesin as sure as adj.
kesin (görüş) strong adj.
kesin değil not obvious adj.
kesin olarak ispatlayan demonstrative adj.
kesin olarak kanıtlanmış well proven adj.
kesin olarak tanımlanmış precisely defined adj.
kesin olmayan chancy adj.
kesin olmayan imprecise adj.
kesin olmayan inexact adj.
kesin olmayan indefinite adj.
kesin olmayan nonabsolute adj.
kesin olmayan interlocutory adj.
kesin olmayan tentative adj.
kesin olmayan nonconclusive adj.
kesin olmayan in doubt adj.
kesin olmayan dubious adj.
kesin olmayan questionable adj.
kesin olmayan indeterminate adj.
kesin olmayan indecisive adj.
kesin olmayan borderline adj.
kesin olmayan doubtful adj.
kesin sonuca ulaştıran decisive adj.
kesin ve apaçık specific adj.
açık ve kesin bir biçimde formulate adv.
çok kesin olarak very definitely adv.
kesin biçimde dogmatically adv.
kesin bir sonuç elde edemeden inconclusively adv.
kesin bir şekilde crisply adv.
kesin bir şekilde categorically adv.
kesin olarak for certain adv.
kesin olarak implicitly adv.
kesin olarak flat adv.
kesin olarak certainly adv.
kesin olarak point-blank adv.
kesin olarak assertively adv.
kesin olarak emphatically adv.
kesin olarak definitely adv.
kesin olarak categorically adv.
kesin olarak rigorously adv.
kesin olarak decidedly adv.
kesin olarak determinedly adv.
kesin olarak determinately adv.
kesin olarak firmly adv.
kesin olarak downrightly adv.
kesin olarak exactly adv.
kesin olarak once and for all adv.
kesin olarak accurately adv.
kesin olarak decisively adv.
kesin olarak unquestioningly adv.
kesin olarak positively adv.
kesin olarak outright adv.
kesin olarak conclusively adv.
kesin olarak peremptorily adv.
kesin olarak rightly adv.
kesin olarak finally adv.
kesin olarak indubitably adv.
kesin olarak indisputably adv.
kesin olarak ocularly adv.
kesin olarak really adv.
kesin olmayan bir şekilde unsurely adv.
kesin olmayan bir şekilde inexactly adv.
kesin olmayan bir şekilde questionably adv.
kesin olmayarak imprecisely adv.
kesin surette most certainly adv.
kesin surette strictly adv.
kesin surette unequivocally adv.
kesin surette very definitely adv.
kesin surette very clearly adv.
neredeyse kesin in all likelihood adv.
kesin/tam bir zıtlık/karşıtlık içinde in sharp contrast to prep.
Phrasals
bir şeyi kesin olarak doğrulamak ink something in
birinden bir konunda kesin bir cevap vermesini talep etmek nail someone down on something
birinden bir konunda kesin bir cevap vermesini talep etmek pin someone down on something
kesin olarak ifade etmek lay something down
kesin olarak ifade etmek lay down something
Phrases
bir şeyin kesin göstergesi a sure sign of
daha kesin olmak gerekirse to be more precise
hemen hemen kesin as good as
kesin konuşmak gerekirse to be precise
kesin konuşursak to be precise
kesin olan şu ki what's certain that
kesin olarak without fail
kesin olmamakla birlikte although not yet certain
kesin olmamakla birlikte mümkün possible but not necessarily
kesin olmasa da although not yet certain
kesin olmasa da muhtemel possible but not necessarily
Colloquial
(bir durum vb) yakında olması kesin olmak stare in the face
başarısızlığın kesin kanıtı a death-warrant
başarıyı kesin saymak have it made
kesin bir karara varamayan in two minds
kesin inkar flat contradiction
kesin inkar flat denial
kesin kazançlı bir iş a surefire business
kesin olan bir şey var one thing is certain
kesin şunu knock it off
kesin şunu! break it up!
kesin yadsıma flat denial