leading-edge - Turkish English Dictionary
History

leading-edge

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "leading-edge" in Turkish English Dictionary : 3 result(s)

English Turkish
General
leading-edge adj. çığır açan
leading-edge adj. modern
Aeronautic
leading-edge uçağın hareket ettiği yöne bakan kanadı

Meanings of "leading-edge" with other terms in English Turkish Dictionary : 37 result(s)

English Turkish
General
leading edge n. önde gelen kenar
leading edge n. ön tarafa gelen kenar
leading edge spar n. uçurtmanın rüzgara bakan ön kısmıdaki çıta
leading edge technologies n. son teknolojiler
leading-edge spar n. uçurtmanın rüzgara bakan ön kısmıdaki çıtası
leading-edge technology n. gelişmiş teknoloji
leading-edge technology n. ileri teknoloji
Idioms
on the leading edge ileri teknoloji
on the leading edge en ileri
on the leading edge en son teknolojiyle hazırlanmış
on the leading edge en modern
on the leading edge (teknolojinin) en ileri noktasında
Technical
blade leading edge kanat giriş kenarı
card leading edge kart girişi kenarı
card leading edge kart giriş kenarı
card leading edge kart ön kenarı
leading edge hücüm kenarı
leading edge hücum kenarı
leading edge ön kenar
leading edge flap ön kenar flapı
leading edge of a pulse darbenin ön kenarı
leading edge of the apron cradle apron kafesinin dönüş kenarı
leading edge radiator ön kenar soğutucusu
leading edge tank ön kıyı yakıt tankı
Computer
card leading edge kart girişi kenarı
card leading edge kart ön kenarı
Aeronautic
aileron leading edge kanatçık hücum kenarı
leading edge en ön kısım
leading edge hücum kenarı
leading edge ön cephe
leading edge (yamaç paraşütünde) hücum kenarı
leading edge flap ön kıyı flabı
leading edge flap hücum kenar flabı
leading edge radiator ön kenar soğutucusu
leading edge tank ön kıyı yakıt deposu
leading edge tank hücum kenar yakıt deposu
Military
leading edge sweep kanat hücum açısı