ortaya çıkarmak - Turkish English Dictionary
History

ortaya çıkarmak



Meanings of "ortaya çıkarmak" in English Turkish Dictionary : 51 result(s)

Turkish English
Common Usage
ortaya çıkarmak reveal v.
ortaya çıkarmak find out v.
General
ortaya çıkarmak pick out v.
ortaya çıkarmak conceive v.
ortaya çıkarmak uncloak v.
ortaya çıkarmak ascertain v.
ortaya çıkarmak discover v.
ortaya çıkarmak bring into the open v.
ortaya çıkarmak uncover v.
ortaya çıkarmak pose v.
ortaya çıkarmak call forth v.
ortaya çıkarmak deduce v.
ortaya çıkarmak throw into relief v.
ortaya çıkarmak bring out v.
ortaya çıkarmak get at v.
ortaya çıkarmak smoke out v.
ortaya çıkarmak introduce a new thing v.
ortaya çıkarmak unveil v.
ortaya çıkarmak disclose v.
ortaya çıkarmak bring to pass v.
ortaya çıkarmak ferret out v.
ortaya çıkarmak lay bare v.
ortaya çıkarmak bring light v.
ortaya çıkarmak wheel out v.
ortaya çıkarmak hit off v.
ortaya çıkarmak unlock v.
ortaya çıkarmak bring to light v.
ortaya çıkarmak show up v.
ortaya çıkarmak unfold v.
ortaya çıkarmak unravel v.
ortaya çıkarmak detect v.
ortaya çıkarmak elicit v.
ortaya çıkarmak introduce v.
ortaya çıkarmak reveal v.
ortaya çıkarmak sift out v.
ortaya çıkarmak search out v.
ortaya çıkarmak expose v.
ortaya çıkarmak determine v.
ortaya çıkarmak create v.
ortaya çıkarmak sniff out v.
ortaya çıkarmak unearth v.
Phrasals
ortaya çıkarmak call forth
ortaya çıkarmak come at
ortaya çıkarmak show someone up as something
ortaya çıkarmak find out about
Colloquial
ortaya çıkarmak bring to light
Idioms
ortaya çıkarmak to crack something wide open
ortaya çıkarmak bring into view
Law
ortaya çıkarmak ascertain
Technical
ortaya çıkarmak introduce
ortaya çıkarmak pose

Meanings of "ortaya çıkarmak" with other terms in English Turkish Dictionary : 43 result(s)

Turkish English
General
bir şeyin güzelliğini ortaya çıkarmak set off v.
bir yalanı ortaya çıkarmak reveal a lie v.
birinin foyasını ortaya çıkarmak show someone up v.
foyasını ortaya çıkarmak unmask v.
gerçeği ortaya çıkarmak reveal the truth v.
gerçeği ortaya çıkarmak elicit v.
gerçeği ortaya çıkarmak bring out the truth v.
gerçek kişiliğini ortaya çıkarmak unmask v.
gerçekleri ortaya çıkarmak reveal the truths v.
gerçekleri ortaya çıkarmak uncover the truths v.
gerçekleri ortaya çıkarmak find out the truths v.
gizli gücü ortaya çıkarmak potentise v.
gizli gücü ortaya çıkarmak potentize v.
gözlerini ortaya çıkarmak bring out one’s eyes v.
ilişkisini ortaya çıkarmak correlate v.
kazıp ortaya çıkarmak dig out v.
kazıyıp ortaya çıkarmak excavate v.
kirli çamaşırlarını ortaya çıkarmak show one's misdeeds v.
ortaya çıkarmak (gerçeği) elicit v.
rezaletleri ortaya çıkarmak muckrake v.
tehlikeli bir durum ortaya çıkarmak pose a threat v.
tehlikeli bir durum ortaya çıkarmak pose a danger v.
tehlikeli bir durum ortaya çıkarmak pose a risk v.
yeniden ortaya çıkarmak resurrect v.
yeniden ortaya çıkarmak exhume v.
yeniden ortaya çıkarmak resuscitate v.
yeteneğini ortaya çıkarmak unearth one's talent v.
Phrasals
acele/telaş ile bir şey ortaya çıkarmak slap something together
acele/telaş ile bir şey ortaya çıkarmak toss something together
acele/telaş ile bir şey ortaya çıkarmak throw something together
toprağı sürerken (bir şey/nesne) ortaya çıkarmak/bulmak plow something up
yeniden ortaya çıkarmak get back out
Colloquial
yanlışları ortaya çıkarmak pick holes in
yanlışlarını ortaya çıkarmak pull apart
Idioms
(bir giysi için) hatlarının güzelliğini ortaya çıkarmak flatter one's figure
(bir skandalı) gözler önüne sermek/ortaya çıkarmak crack something wide open
(bir skandalı) gözler önüne sermek/ortaya çıkarmak crack something open
birisinin kirli çamaşırlarını ortaya çıkarmak dig some dirt up on someone
birisinin olumsuz yönlerini ortaya çıkarmak dig some dirt up on someone
kimliğini ortaya çıkarmak blow someone's cover
yeni bir şey ortaya çıkarmak break new ground
Slang
planlarını ortaya çıkarmak/ifşa etmek open up one's kimono
planlarını ortaya çıkarmak/ifşa etmek open one's kimono