regular - Turkish English Dictionary
History

regular

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "regular" in Turkish English Dictionary : 55 result(s)

English Turkish
Common Usage
regular adj. düzenli
regular adj. müdavim
regular adj. muntazam
General
regular n. keşiş
regular n. devamlı müşteri
regular n. intizam
regular n. kural
regular n. düzen
regular n. müdavim
regular n. meslekten olan asker
regular adj. güvenilir
regular adj. kurala uygun
regular adj. dürüst
regular adj. nizami
regular adj. devamlı
regular adj. düzenli
regular adj. meslekten
regular adj. kanuna uygun
regular adj. usullere uygun
regular adj. değişmez
regular adj. düzgün
regular adj. muvazzaf
regular adj. mazbut
regular adj. kurallı
regular adj. intizamlı
regular adj. devamlı (müşteri)
regular adj. kurallara uygun
regular adj. inişleri ve çıkışları olmayan
regular adj. nizamlı
regular adj. sıradan
regular adj. inci gibi
regular adj. gedikli
regular adj. normal
regular adj. kadrolu
Colloquial
regular buz gibi
Trade/Economic
regular her zamanki
regular muntazam
regular sürekli
regular usulüne uygun
Politics
regular usule uygun
regular kurala uygun
regular mutat
Technical
regular düzgün
regular alışılmış
regular olağan
Computer
regular düz
regular normal
Medical
regular regüler
Math
regular regüler
Biochemistry
regular kuramsal
Marine Biology
regular kuralsal
Linguistics
regular düzenli
regular kurallı
Military
regular muvazzaf asker
regular muvazzaf

Meanings of "regular" with other terms in English Turkish Dictionary : 213 result(s)

English Turkish
Common Usage
regular member n. daimi üye
General
be a regular customer of v. ayağı alışmak
be assessed by echocardiography at regular intervals v. düzenli aralıklarla ekokardiyografik incelemeye tabi tutulmak
become a regular at v. müdavimi olmak
become a regular at v. abone olmak
get a regular job v. düzenli bir işe girmek
have a regular job v. sürekli/devamlı bir işi olmak
have a regular job v. düzenli bir işi olmak
have regular job v. sürekli/devamlı bir işi olmak
have regular job v. düzenli bir işi olmak
have regular sex v. düzenli seks yapmak
make regular v. düzenli hale getirmek
a regular sex life n. düzenli bir seks hayatı
regular army n. nizamiye
regular clothes n. günlük kıyafetler
regular customer n. devamlı müşteri
regular diet n. düzenli beslenme
regular family life n. düzenli aile yaşamı
regular family life n. düzenli aile hayatı
regular gas n. normal benzin
regular high school n. düz lise
regular high-school n. normal lise
regular interval n. düzenli aralık
regular life n. düzenli yaşam
regular life n. düzenli hayat
regular maintenance n. düzenli bakım
regular member n. daimi üye
regular passport n. umuma mahsus pasaport
regular payment n. düzenli ödeme
regular point n. düzenli nokta
regular post n. normal posta
regular price n. normal fiyat
regular price n. sezon fiyatı
regular price n. indirimden önceki fiyat
regular repeat n. düzenli tekrar
regular repetition n. düzenli tekrar
regular salary n. düzenli maaş
regular service n. düzenli sefer
regular sex n. düzenli seks
regular sleep pattern n. uyku düzeni
regular sleep routine n. uyku düzeni
regular smoking n. sigara kullanma (sürekli)
regular smoking n. düzenli içicilik
regular smoking n. sürekli içicilik
regular wear n. günlük giyim
regular work hours n. normal mesai
the regular practice n. adet
the regular practice n. alışkanlık
as regular as adj. kadar düzenli
(on a) regular basis adv. düzenli olarak
at regular intervals adv. düzenli aralıklarla
at regular intervals adv. düzenli aralarla
at regular intervals adv. ara sıra
at regular intervals adv. düzenli aralıklarda
at regular intervals adv. belli aralıklarla
in regular intervals adv. düzenli aralıklarla
in regular turn adv. muntazam sırayla
in regular turn adv. sırayla
on a regular basis adv. düzenli biçimde
on a regular basis adv. düzenli olarak
on a regular basis adv. muntazaman
Phrases
in regular basis düzenli aralıklarla
in regular intervals düzenli aralıklarla
Colloquial
a regular guy doing something remarkable kayda değer bir şeyler yapan sıradan biri
get a regular job düzgün bir iş bulmak
not regular düzenli değil
Idioms
as regular as clockwork saat gibi düzenli
be as regular as clockwork saat gibi düzenli olmak
be as regular as clockwork dakik olmak
regular fixture gedikli
regular fixture müdavim
regular fixture demirbaş
regular guy sıradan biri
Slang
a regular brick çok uyumlu arkadaş
Trade/Economic
be a regular customer devamlı müşterisi olmak
regular cash flow düzenli nakit akışı
regular contributions düzenli katkı payı
regular customer düzenli müşteri
regular customer sürekli müşteri
regular customer devamlı müşteri
regular demand düzenli talep
regular dividend düzenli temettü
regular employment sürekli iş
regular general assembly olağan genel kurul
regular income düzenli gelir
regular mail normal posta
regular mail (elektronik olmayan) normal posta
regular market ana pazar
regular meeting belli aralıklarda yapılan toplantı
regular meeting düzenli toplantı
regular member asli üye
regular payment düzenli ödeme
regular public disclosure form kamuyu sürekli bilgilendirme formu
regular rate normal ücret
regular rate nizami mesai zamanı ücreti
regular supplier düzenli tedarikçi
regular transit service düzenli transit servis
regular way delivery düzenli dağıtım yolu
Law
regular court asıl mahkeme
Politics
regular budget olağan bütçe
regular election düzenli aralıklarla yapılan seçim
regular follow-up düzenli izleme
regular meeting of the council of ministers of foreign affairs dışişleri bakanları konseyi olağan toplantısı
regular report düzenli rapor
regular report ilerleme raporu
Institutes
administrative office of regular passport umumi pasaport büro amirliği
Insurance
regular contributions düzenli katkı payı
regular public disclosure form kamuyu sürekli bilgilendirme formu
Tourism
regular service düzenli sefer
Media
regular show sürekli dizi
Technical
at regular intervals düzenli aralıklarla
completely regular space tamamen düzgün uzay
emitting a continuous or regular intermittent light sürekli veya düzenli aralıklarla ışık yayan
regular account normal hesap
regular alumina olağan alumina
regular copolymer düzenli eşpolimer
regular copolymer düzenli kopolimer
regular curve düzenli eğri
regular estimator düzenli kestirici
regular function düzenli işlev
regular gypsum wallboard normal alçı levha
regular octagon düzgün sekizyüzlü
regular penetration düzgün penetrasyon
regular pentagon düzgün beşgen
regular point düzenli nokta
regular polygon düzgün çokgen
regular polyhedron düzgün çokyüzlü
regular prism düzgün prizma
regular production option normal üretim seçeneği
regular pyramid düzgün piramit
regular reflection düzgün yansıma
regular sheaf paralel demet
regular soil structure düzgün zemin yapısı
regular solution düzenli çözelti
regular tetrahedron düzgün dörtyüzlü
regular transition uygun transizyon
regular transition uygun geçiş
slow and regular wear yavaş ve düzenli aşınma
stereo-regular rubbers uzam-düzenli kauçuklar
Computer
regular expression düzenli ifade
regular expression kurallı ifade
regular hours normal çalışma saatleri
regular hyphen normal tire
regular language düzenli dil
regular layout normal düzen
regular link normal bağlantı
regular menus normal menüler
regular text normal metin
Telecom
regular signalling link düzenli işaretleşme hattı
Textile
regular cut düz kesim
regular fit standart kesim (bel)
regular leg düz paça
Lighting
regular reflectance düzgün yansıtma çarpanı
regular reflection aynasal yansıma
regular reflection düzgün yansıma
regular transmission düzgün geçme
regular transmittance düzgün geçirme çarpanı
Automotive
regular production option standart üretim seçeneği
Traffic
regular passenger service düzenli yolcu servisi
Aeronautic
regular flight zorunlu uçuş
regular passenger ücretli yolcu
Marine
port of regular calling düzenli uğranılan liman
regular placing düzenli yerleşme
regular waves düzenli dalgalar
Medical
a regular treatment regimen düzenli bir tedavi rejimi
intravenous infusion of regular insulin intravenöz regüler insülin infüzyonu
neutral regular insulin nötral regüler insülin
regular fluid intake düzenli sıvı alımı
regular insulin regüler insülin
regular intake of folic acid dönemde düzenli folik asit alınımı
regular screening düzenli tarama
Optics
regular astigmatism düzenli astigmatizm
Math
completely regular space tümel düzenli uzay
completely regular space tamamen düzgün uzay
regular function düzenli fonksiyon
regular function düzenli işlev
regular icosahedron düzenli yirmiyüzlü
regular matrix düzenli matris
regular matrix düzenli dizey
regular polygon düzenli çokgen
regular polygon düzgün çokgen
regular polyhedron düzenli çokyüzlü
regular polyhedron düzgün çokyüzlü
regular representation düzgün temsil
regular representation düzenli adlanım
regular semigroup düzgün yarıgrup
regular tetrahedron düzenli dörtyüzlü
Statistics
non-regular estimator düzensiz tahmin edici
regular best asymptotically normal estimator düzenli en iyi asimptotik normal tahmin edici
regular estimator düzenli tahmin edici
regular group divisible incomplete block design düzenli grup bölünebilir tamamlanmamış blok tasarı
regular markov renewal process düzenli markov yenileme süreci
regular state düzenli durum
regular stationary point process düzenli durağan nokta süreci
Physics
regular circular movement düzgün dairesel hareket
regular reflection olağan yansıma
regular reflection düzenli yansıma
regular reflection normal yansıma
Education
regular teacher asil öğretmen
Linguistics
regular verb kurallı fiil
regular verb düzenli eylem
Military
indicator-regular tanzim kadranı
regular army daimi ordu
regular army düzenli ordu
regular army muvazzaf ordu
regular army reserve muvazzaf ordu ihtiyatı
regular drill düzenli eğitim
regular flight meleke koruma uçuşu
regular force muntazam kuvvet
regular noncommissioned officer gedikli
regular personnel muvazzaf personel
regular troops muvazzaf birlikler
Sport
regular grip düz tutuş