forward - Turco Inglés Diccionario
Historia

forward

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Significados de "forward" en diccionario turco inglés : 63 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
forward adj. ileri
forward adv. ileriye doğru
General
forward v. yollamak
forward v. ilerletmek
forward v. yeni adrese yollamak
forward v. yönlendirmek
forward v. ileri aktarmak
forward v. yeni adrese göndermek
forward v. yönlendirme yapmak
forward v. yüklemek
forward v. sevk etmek
forward v. göndermek
forward v. sunmak
forward v. iletmek
forward v. irsal etmek
forward n. sunum (takdim yazısı)
forward n. forvet
forward n. akıncı
forward adj. vadeli
forward adj. aşırı
forward adj. ilerlemiş
forward adj. şımarık
forward adj. ileriye yönelik
forward adj. büyümüş de küçülmüş
forward adj. öndeki
forward adj. fazla ileriye giden
forward adj. gelişmiş
forward adj. küstah
forward adj. cüretli
forward adj. istekli
forward adj. turfanda
forward adj. erken gelişmiş
forward adj. ileride olan
forward adj. küstahlık
forward adj. müfrit
forward adj. hazır
forward adj. yırtık
forward adj. ilerideki
forward adv. ileri doğru
forward adv. önceden
forward adv. ileriye
forward adv. ileriye doğru
forward adv. öne
forward adv. ileri
Trade/Economic
forward vadeli
forward ileride teslim edilmek üzere henüz elde bulunmayan malın satışı
forward artan oranlı
forward tahmini
Law
forward nakletmek
Politics
forward gelecekte teslim
Technical
forward öne doğru
forward ileriye
forward başka numara yönlendirmek
forward ön
Computer
forward iletmek
forward başka numaraya yönlendirmek
forward göndermek
forward ileri
forward ileri ye
forward ileri aktarmak
forward ilet
Military
forward ilerletmek
Sport
forward forvet oyuncusu

Significados de "forward" con otros términos en diccionario inglés turco: 500 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
bring forward v. ileri sürmek
look forward v. dört gözle beklemek
look forward to v. iple çekmek
General
be brought forward v. öne sürülmek
be put forward v. ortaya atılmak
be put forward v. öne sürülmek
bring forward v. hesap toplamını nakletmek
bring forward v. tarihi öne almak
bring forward v. arzetmek
bring forward v. nakliyekun yapmak
bring forward v. öne sürmek
bring forward v. öne çekmek
bring forward v. teklif etmek
bring forward v. sunmak
bring forward v. öne almak
bring forward v. tarihi ileriye almak
bring forward v. erkene almak
bring forward v. ileri almak
bring forward v. ortaya almak
bring forward v. erken bir tarihe almak
bring forward v. erken tarihe almak
bring forward v. (randevuyu/toplantı tarihini) öne çekmek
bring forward a proposal v. öneri götürmek
bring forward a proposal v. öneri getirmek
bring forward a proposal v. öneri sunmak
bring forward a reason v. sebep öne sürmek
bring forward an idea v. fikir ileri sürmek
bring forward an idea v. fikir ortaya atmak
bring something forward v. ortaya atmak
bring something forward v. erkene almak
bring something forward v. ileri sürmek
bring the wisdom forward v. bilgece davranmak
bring the wisdom forward v. bilgeliği öne çıkarmak
bring the wisdom forward v. bilgelikle hareket etmek
bring the wisdom forward v. sağduyu ve mantığı öne çıkarmak
bring the wisdom forward v. sağduyu ve mantıkla hareket etmek
buy forward v. stok yapmak
buy forward v. geleceğe yönelik alış yapmak
buy forward v. önceden satın almak
carry a step forward v. bir adım ileriye taşımak
carry forward v. nakletmek
carry forward v. ilerletmek
carry forward v. devam etmek
charge the amount forward v. bedelini ödemeli olarak tahsil etmek
come forward v. ortaya atılmak
come forward v. ortaya çıkmak
come forward v. meydana atılmak
come forward v. belirli bir amaçla ortaya çıkmak
drive forward v. öne çıkarmak
forward a message v. mesajı iletmek
forward a message v. mesaj iletmek
forward goods v. mal göndermek
forward goods v. mal sevk etmek
forward to v. göndermek
forward to the court system v. adliyeye sevk etmek
forward to the courthouse v. adliyeye sevk etmek
go forward v. ileri gitmek
go forward v. gelişmek
go forward v. ilerlemek
go forward with something v. ile devam etmek
go forward with something v. bir şeye devam etmek
help forward v. desteklemek
incline something forward v. bir şeyi öne doğru eğmek
jump forward v. ileri doğru zıplamak
leap forward v. ileri doğru zıplamak
look forward to v. iştiyakle beklemek
look forward to v. sabırsızlıkla beklemek
look forward to v. 4 gözle beklemek
look forward to v. beklemek
look forward to v. istekle beklemek
look forward to v. dört gözle beklemek
look forward to v. can atmak
look forward to (doing something) v. (bir şeyi) iple çekmek
look forward to doing v. yapmayı dört gözle beklemek
look forward to his/her coming/arrival v. gelişini dört gözle beklemek
look forward to seeing v. görmek icin sabırsızlanmak
look forward to taking someone to bed v. birini yatağa götürmek için can atmak
look forward to working v. çalışmayı iple çekmek
look forward to working v. çalışmayı dört gözle beklemek
march forward v. ilerlemek
march forward in time v. zamanla gelişmek
move forward v. yol almak
move forward v. ilerlemek
move forward or backward in time v. zamanda ileri geri gitmek
move forward to the exit v. çıkışa doğru ilerlemek
move something forward v. ileri taşımak
pass forward v. ileri geçmek
plunge forward v. ileriye doğru atılıvermek
plunge forward v. atılıvermek (ileriye doğru)
press forward v. hızla ilerlemek
push forward v. ilerletmek
put forward v. ileri almak (saat)
put forward v. iddia etmek
put forward v. daha erken bir tarihe almak
put forward v. ortaya atmak
put forward v. sunmak
put forward v. önermek
put forward v. öne almak
put forward v. ileri sürmek
put forward v. öne çıkarmak
put forward v. ortaya koymak
put forward v. ileri almak (saati)
put forward v. ortaya atılmak
put forward v. öne sürmek
put forward v. meydana atmak
put forward v. ileri almak
put forward v. adaylığını koymak
put forward v. getirmek
put forward a proposal v. öneri götürmek
put forward a proposal v. öneri sunmak
put forward a proposal v. teklifte bulunmak
put forward a proposal v. teklif yapmak
put forward a reason v. sebep öne sürmek
put forward a reason v. gerekçe ileri sürmek
put forward a recommendation v. tavsiye bildirmek
put forward a suggestion v. öneri sunmak
put forward an idea v. fikir yürütmek
put forward an idea v. fikir ileri sürmek
put forward an idea v. ortaya bir fikir atmak
put forward an opposite theory v. karşıtlamak
put one's best foot forward v. diğer insanların takdirini kazanacak şekilde davranmak
put one's best foot forward v. iyi bir tesir bırakmak için elinden geleni yapmak
put one's watch forward v. saatini ileri almak
put oneself forward v. adaylığını koymak
put oneself forward v. sokulmak
put something forward v. ortaya atmak
put something forward v. ileri sürmek
put something forward v. ileri almak
put something forward v. saatini ileri almak
put something forward v. ileri almak (saat)
put something forward to v. randevu saatini ileri almak
put something forward to v. randevu tarihini ileri almak
put something forward to v. toplantı saatini ileri almak
put something forward to v. ertelemek
put something forward to v. toplantı tarihini ileri almak
put the clock forward v. saati ileri almak
put the watch forward v. saati ileri almak
put your best foot forward v. daha hızlı yürümeye başlamak
rush forward v. ileri atılmak
rush forward v. ileri çıkmak
send forward v. önceden göndermek
set a clock forward v. saati ileriye almak
set a watch forward v. saati ileriye almak
set forward v. yol açmak
set forward v. ileri sürmek
set forward v. ileri almak
spring forward v. saatleri ileri almak
step forward v. bir adım öne çıkmak
step forward v. öne doğru adım atmak
take a step forward v. bir adım ileriye taşımak
take firm steps forward v. emin adımlarla ilerlemek
take firm steps forward v. emin adımlarla yürümek
take forward v. ilerletmek
take forward v. ileri almak
thrust oneself forward v. kendini öne çıkarmak
urge someone forward v. birisini ileri doğru hareket etmesi için cesaretlendirmek
a major step forward n. ileriye doğru büyük bir adım
centre-forward n. santrfor
dating forward n. ileri tarih koyma
forward chaining n. ileri zincirleme
forward looking n. ileriye bakan
forward looking infra-red n. gece görüş cihazı
forward march! n. marş
forward motion n. ileriye doğru hareket
forward operating n. ileri harekat
forward part n. ileri
forward s cover n. kur sigortası
forward sale n. vadeli satış
forward speed n. ileri vites
forward thinking n. geleceği düşünme
forward trace n. ileri doğru izleme
forward-looking expectations n. ileriye dönük beklentiler
forward-looking expectations n. ileriye dönük umutlar
rush forward n. atılma
straight-forward approach n. dolaysız/doğrudan yaklaşım
straight-forward approach n. direkt/açık sözlü yaklaşım
fashion-forward adj. moda öncüsü
forward curved adj. öne eğilmiş
forward looking adj. ileriyi gören
forward looking adj. ileri görüşlü
forward looking adj. ileriye dönük
forward moving adj. ileriye giden
forward thinking adj. ileri düşünceli
forward-looking adj. geleceği düşünen
forward-looking adj. ileriyi düşünen
forward-looking adj. ileriye bakan
forward-looking adj. ileriyi gören
forward-looking adj. geleceğe bakan
forward-thinking adj. geleceğe bakan
forward-thinking adj. geleceği düşünen
forward-thinking adj. ileriye bakan
forward-thinking adj. ileriyi düşünen
sent forward adj. önceden göndermiş
straight forward adj. dürüst
straight forward adj. doğru
straight forward adj. şerefli
straight-forward adj. doğru
backward and forward adv. bir o yana bir bu yana
from that day forward adv. o tarihten itibaren
from this date forward adv. bu tarihten itibaren
headed forward adv. müteveccihen
heading forward adv. müteveccihen
Phrasals
bend forward öne eğilmek
bring forward öne almak
bring forward erken tarihe almak
bring forward gündeme getirmek
bring forward tartışmaya açmak
call forward davet etmek
call forward telefonu yönlendirmek
inch forward yavaş yavaş ileriye doğru gitmek
lean forward ileriye doğru eğilmek
lean forward öne doğru eğilmek
lean forward öne eğilmek
lean forward ileri eğilmek
lean something forward bir şeyi öne doğru eğmek/bükmek
leap forward ileri doğru sıçramak
leap forward ilerlemek
leap forward sıçrama yapmak
leap forward ileri atılmak
leap forward atılım yapmak
leap forward büyük aşama kaydetmek
leap forward öne doğru sıçramak
look forward to sabırsızlanmak
look forward to sabırsızlıkla beklemek
look forward to gerçekleşmesini istemek
look forward to beklemek
look forward to dört gözle beklemek
look forward to ummak
lurch forward öne doğru sallanmak
lurch forward ileri doğru hareket etmek
move forward ileri doğru hareket etmek
move forward with something bir konuda bir şeyle ilerlemek/ileri gitmek
pass forward ileriye pas atmak
pass forward pas vermek
pass forward öndeki oyuncuya atmak
pass something forward bir şeyi öndekine/ön tarafa uzatmak
pitch forward ileri doğru hareket etmek
pull forward (arabayı) (bir sırada) ileriye hareket ettirmek
pull forward ilerlemek
pull forward (arabayı) ileriye çekmek
push forward dikkat çekmek
push forward ileri itmek
push forward ileriye itmek
throw forward ileriye atmak
Phrases
arms straight eyes forward kollar düz gözler ileride
from this day forward bugünden itibaren
I look forward to hearing from you cevabınızı dört gözle bekliyorum
I look forward to hearing from you cevabınızı sabırsızlıkla bekliyorum
I look forward to your reply cevabınızı sabırsızlıkla bekliyorum
I look forward to your reply cevabınızı dört gözle bekliyorum
Colloquial
run it forward ileri sar (kaset vb)
Idioms
carry forward nakletmek (hesap)
inch forward adım adım/yavaş yavaş ilerlemek
look forward to dört gözle beklemek
not backward at coming forward sadede gelme
not be backward in coming forward bir şeyi yapmaktan geri durmamak
not be backward in coming forward lafını esirgememek
not be backward in coming forward lafını sakınmamak
not be backward in coming forward çekingen davranmamak
not to be backward in coming forward gözünü daldan budaktan esirgememek
not to be backward in coming forward gözünü daldan budaktan sakınmamak
one step forward two steps back daha iyi olması gerekirken daha da kötüye gitme
one step forward two steps back bir adım ileri iki adım geri
one step forward, two steps back bir ileri iki geri
pay it forward kişinin, gördüğü iyiliğin aynısını bir başkasına yapması
put one's best foot forward pergelleri açmak
put one's best foot forward elinden geleni yapmak
put one's best foot forward tüm çabasıyla uğraşmak
put one's best foot forward tüm gücüyle sarılmak
put something forward öne sürmek
Speaking
I am looking forward to hearing from you (soon) cevabınızı bekliyorum
I am looking forward to hearing from you (soon) cevabınızı dört gözle bekliyorum
I look forward to hearing from you soon en kısa zamanda sizden haber bekliyorum
looking forward to hearing from you cevabını bekliyorum
looking forward to seeing you seni görmek için sabırsızlanıyorum
one step forward, two steps back bir adım ileri, iki adım geri
put your best foot forward elinden geleni yap
we are looking forward to hearing from you cevabınızı dört gözle bekliyoruz
we'll now focus on the matches going forward artık önümüzdeki maçlara bakacağız
Trade/Economic
amount brought forward devreden toplam
amount carried forward nakli yekun
amount carried forward nakliyekün
amount carried forward toplam aktarma
amount carried forward taşınan tutar
balance brought forward devreden toplam
balance brought forward nakli yekun
bring forward toplam aktarmak
bring forward nakli yekun yapmak
brought forward nakli yekun
brought forward nakliyekun
brought forward devir
buy forward stok yapmak
buying forward vadeli teslim kaydıyla alım
call forward notice ön sipariş bildirimi
carriage forward navlun alıcıya ait
carried forward nakli yekun
carried forward nakliyekün
carry balance forward bakiyeyi nakletmek
carry forward yekun aktarma
carry forward devreden
carry forward nakli yekun yapmak
carry forward nakli yektin yapmak
carry forward virman yapmak
carry forward taşıma
carry forward nakli yekun
carry forward aktarma
carry forward yeni sayfaya nakletmek
carry forward toplam aktarmak
carry forward to credit alacağa kaydetmek
carry forward to new account yeni hesaba nakletmek
carry forward to your debit borcunuza kaydediniz
charges forward malın tesliminde ödemeli
collect forward charges varış yerinde ödenecek masraflar
creditors in respect of currencies purchased forward vadeli alınan dövizlere ilişkin alacaklılar
creditors in respect of goods purchased forward vadeli satın alınan mallara ilişkin alacaklılar
currencies purchased forward - to be received vadeli alınan dövizler - alınacak
currencies sold forward vadeli satılan dövizler
dating forward vade uzatma
dating forward vadeyi uzatma
dating forward vadesini uzatma
dating forward bir belgeye düzenlendiği tarihten daha sonraki bir tarihi atmak
debtors in respect of currencies sold forward vadeli satılan dövizlere ilişkin borçlular
debtors in respect of goods sold forward vadeli satışlara ilişkin borçlular
forward account vadeli hesap
forward accounting geleceğe dönük muhasebe
forward agreement forward sözleşmesi
forward asset purchase commitments vadeli aktif değerler alım taahhütleri
forward buying gelecekte teslim satınalma
forward buying vadeli satın alma
forward buying vadeli teslim piyasasında satın alma
forward buying ön alım
forward buying gelecekte teslim edilmek üzere satın alma
forward contract ilerde teslim şartlı sözleşme
forward contract vadeli sözleşme
forward contract belli bir ekonomik varlığın bugün belirlenen sabit bir fiyattan gelecekte birkaç aylık süre sonunda teslim edilmek kaydıyla satılması konusunda yapılan sözleşme
forward contract ileride teslim şartlı sözleşme
forward contract vadeli işlem sözleşmesi
forward contract vadeli kontrat
forward contracts vadeli sözleşme
forward contracts standart olmayan vadeli işlem sözleşmeleri
forward contracts vadeli sözleşme
forward cover vadeli piyasa güvencesi
forward deposit purchase and sale commitments vadeli mevduat alım-satım taahhütleri
forward differential vadeli farkı
forward discount vadeli kur ıskontosu
forward exchange vadeli döviz alım satımı
forward exchange vadeli döviz işlemi
forward exchange gelecekte teslim kambiyo senedi satın alma ya da satma
forward exchange vadeli döviz işlemleri
forward exchange market vadeli döviz piyasası
forward exchange markets vadeli teslim döviz piyasası
forward exchange rate vadeli döviz kuru
forward exchange rate vadeli döviz kuru
forward exchange rate vadeli teslim döviz kuru
forward exchange rate gelecekte teslim döviz kuru
forward exchange transaction gelecekte teslim döviz satınalma ya da satma işlemi
forward exchange transaction gelecekte teslim döviz işlemi
forward financial statements tahmini finansal tablolar
forward foreign exchange vadeli kambiyo
forward foreign exchange purchase transactions vadeli döviz alım işlemleri
forward foreign exchange sale transactions vadeli döviz satım işlemleri
forward freight varışta tahsil edilecek navlun
forward freight varış yerinde tahsil edilecek navlun
forward freight varma yerinde tahsil edilecek navlun
forward freight varış yerinde ödenecek navlun
forward integration ileri doğru bütünleşme
forward interest rate vadeli faiz oranı
forward invention dışa dönük yenilik
forward linkage ileriye doğru bağlantı (sektörler arasında)
forward looking provision ileriye dönük karşılık ayırma
forward market vadeli döviz piyasası
forward market gelecekte teslim döviz piyasası
forward market gelecekte teslim döviz alım ve satımı yapılan piyasa
forward parity vadeli parite kuru
forward premium bir yabancı paranın vadeli piyasa kurunun anında teslim kurundan daha yüksek olması
forward premium vadeli kur primi
forward price vadeli fiyat
forward rate vadeli kur
forward rate vadeli teslim kuru
forward rate agreement vadeli kur anlaşmaları
forward rate agreement vadeli faiz oranı anlaşması
forward rate agreement vadeli faiz anlaşması
forward rate agreement vadeli kur anlaşması
forward sale vadeli piyasada satış
forward sale vadeli satış
forward sale ileride teslim kaydıyla satım
forward sale ileride teslim kaydıyla satım akdi
forward sale gelecekte teslim döviz satışı
forward securities vadeli menkul kıymetler
forward start options gelecekte başlayan opsiyonlar
forward transaction vadeli teslim işlemi
forward transaction ilerde teslim şartlı alım satım
forward transaction vadeli işlem
forward transactions forward işlemleri
forward transactions forward işlemler
forward transactions vadeli borsa işlemi
forward vertical integration ileriye doğru dikey bütünleşme
freight forward yerinde ödenecek navlun
freight forward varış yerinde ödenecek navlun
goods purchased forward - to be received vadeli satın alınan mallar - alınacak
goods sold forward - to deliver vadeli satılan mallar - sevkedilecek
income carried forward geçen dönemden devredilen kar
income carried forward devredilen kar
loss to be carried forward cari yıla aktarılacak zarar
losses brought forward sonraki yıla aktarılan zararlar
non-deliverable forward (ndf) teslim edilmeyen vadeli İşlemler
on a going-forward basis ileriye dönük olarak
on a going-forward basis ileride
option forward vadeli opsiyon
outright forward rate doğrudan vadeli teslim kuru
pass forward to new account yeni hesaba nakletmek
premium in forward exchange market primli kambiyo kurları
profit or loss brought forward geçmiş yıl kar veya zararları
profit to be carried forward sonraki yıla aktarılacak kar
profits brought forward geçen yıldan kalan dağıtılmamış karlar
roll forward tutarı ileriye taşıma
roll forward işlemi uzatma
roll forward anlaşmayı uzatma
spot-forward differentials peşin vadeli fiyat farklılıklar
tax loss carry forward vergilendirme açısından zararın sonraki yılın karı ile mahsup edilmesi
tax-loss carry-forward geleceğe taşınabilen vergi zararı
vat carried forward devreden kdv
vat carried forward for future years gelecek yıllarda indirilecek kdv
Law
balance to be brought forward nakliyekun
balance to be brought forward yeni bakiye
carry a balance forward bakiyeyi nakletmek
put forward ileriye sürmek
Politics
forward plannings ileriye dönük planlar
Insurance
brought forward nakli yekün
carried forward nakil
profit carried forward önceki yıllardan devreden kar
technical provisions brought forward devreden teknik karşılıklar
Technical
cab forward motor üstü kabinli (kamyon)
drive motor forward motion tahrik motoru ileri hareketi
fast forward winding hızlı öne sarma
feed-forward control ileri beslemeli regülasyon
feed-forward control ileri beslemeli denetim
forward bias ileri gerilim
forward channel ileri doğru kanal
forward channel ileriye oluk
forward channel ileri yönde kanal
forward clutch ileri yön kavraması
forward control motor üstü kabinli (kamyon)
forward curved öne eğilmiş
forward engineering ileriye mühendislik
forward extrusion ileri sıkma
forward extrusion ileri ekstrüzyon
forward lifting eye ön kaldırma halkası
forward link ileri bağlantı
forward motion ileriye doğru akma
forward part ileri yol
forward perpendicular baş dikme
forward pressure leach basınçlı sıvıda özütleme
forward rear axle orta dingil
forward scattering dar saçılım
forward scattering ileri saçılım
forward speed ileri hız
forward transfer function ileriye transfer fonksiyonu
forward voltage ileri gerilim
forward wave ileriye yürüyen dalga
forward-backward bending winding test ileri-geri eğme sarma muayenesi
forward-curved blade öne kavisli kanat
forward-rearward control ileri -geri kontrolü
forward-reverse-lever ileri-geri yön
high forward cab burunsuz yüksek kabin
low forward cab burunsuz alçak kabin
low forward cab alçak burunsuz kabin
machine-mounted forward and reverse audible warning alarm sound test method makinenin ön ve arkasına monteli işitilebilir ikaz cihazları ses deney yöntemi
machine-mounted forward and reverse audible warning alarm sound test method makineye monteli ön ve arka tarafından işitilebilir ikaz cihazlarının ses deneyleri yöntemi
peak forward voltage ileriye tepe gerilimi
perfect forward secrecy mükemmel iletme gizliliği
store and forward depola ve gönder
store and forward sakla ve ilet kipi
tilted forward ileriye doğru yatırılabilir
Computer
apply to this section forward bu bölümden sonrasına uygula
bring forward öne getir
bring forward bir öne getir
bring forward üste getir
cofactor of a forward path ileri yolun belirteni
do not forward iletme
fast forward hızlı ileri sar
fast forward ileri sar
forward a post gönderi paylaşmak
forward a post gönderi yönlendirmek
forward and right ileri ve sağa
forward by e-mail elektronik posta ile ilet
forward calls aramaları aktar
forward channel ileriye oluk
forward channel ileri doğru kanal
forward control iletme denetimi
forward error correction gönderim yönünde hata düzeltimi
forward error correction göndermede hata düzeltimi
forward items öğe ilet
forward led ileri ışığı
forward message ileti'yi ilet
forward path ileri yol
forward path gain ileri yol kazancı
forward shift operator ileri kaydırma işleci
forward signal ileri yönde sinyal
forward to ileri