green - Turco Inglés Diccionario
Historia

green

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Significados de "green" en diccionario turco inglés : 54 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
green adj. yeşil
General
green v. yeşermek
green v. yeşile boyamak
green v. yeşertmek
green v. yeşillendirmek
green n. yeşil renk
green n. yelve
green n. yeşil alan
green n. acemi çaylak
green n. golf sahası
green n. zindelik
green n. yeşiller partisi sempatizanı
green n. yeşil
green n. para
green n. çayır
green n. yeşil yapraklı sebzeler
green n. çimenlik
green n. çimen
green n. gençlik
green n. yeşillik
green n. yeşiller partisi üyesi
green adj. cahil
green adj. dünkü
green adj. tecrübesiz
green adj. ham (meyve)
green adj. deneyimsiz
green adj. rengi atmış
green adj. (meyve) ham
green adj. canlı
green adj. olmamış
green adj. solgun
green adj. taze
green adj. acemi
green adj. yeni
green adj. ham
green adj. yeşiller partisine ait
green adj. henüz olgunlaşmamış
green adj. keriz
green adj. toy
green adj. soluk
green adj. genç
green adj. çiğ
Slang
green genç veya deneyimsiz mahkum
green esrar
green toy
green para
green tecrübesiz
green marihuana
Aeronautic
green ısıl işlem görmemiş
green sinterlenmemiş
Tobacco
green burley tütünleri için yeşil
Places
green kansas eyaletinde şehir
green new jersey eyaletinde yerleşim yeri
green ohio eyaletinde şehir

Significados de "green" con otros términos en diccionario inglés turco: 200 resultado(s)

Inglés Turco
General
be a green thumb v. çiçek yetiştirme yeteneğine sahip olmak
be a green thumb v. bitkilerden iyi anlayan biri olmak
be a green thumb v. bitkileri iyi yetiştirebilen biri olmak
be green v. ağzı süt kokmak
be green thumbed v. çiçek yetiştirme yeteneğine sahip olmak
be green thumbed v. bitkilerden iyi anlamak
become green v. yeşermek
become green v. yeşillenmek
become green v. göğermek
give green light v. izin vermek
give green light v. yeşil ışık yakmak
give green light to v. yeşil ışık yakmak
give somebody the green light v. izin vermek
go green v. çevreyi/yeşili korumak
have a green thumb v. bitkilerden iyi anlayan biri olmak
have a green thumb v. bitkileri iyi yetiştirebilen biri olmak
have a green thumb v. çiçek yetiştirme yeteneğine sahip olmak
have green fingers v. bitki yetiştirme konusunda becerikli olmak
have green fingers v. bitki yetiştirme konusunda iyi olmak
have green fingers v. çiçek yetiştirme konusunda becerikli olmak
have green fingers v. çiçek yetiştirme konusunda iyi olmak
make a place green v. yeşertmek
make green with envy v. imrendirmek
make green with envy v. düşman çatlatmak
turn green v. yeşillenmek
turn green v. yeşermek
turn green v. gövermek
african green monkey n. afrika yeşil maymunu
american green toad n. amerika yeşil kurbağası
bottle green n. şişe camı yeşili
bottle green n. koyu yeşil
bright green n. parlak yeşil
bright green n. açık yeşil
bright green n. limon rengi
caribbean green n. karayip yeşili
coarse green fig n. çiçek inciri
dandelion green n. karahindiba yeşili
dark green n. koyu yeşil
dark green n. nefti
emerald green n. zümrüt yeşili
glass-green n. camgöbeği
grass-green n. çimen yeşili
green algae n. yeşil yosun
green algae n. yeşil algler
green almond n. çağla
green amaranth n. yeşil kadife çiçeği
green apple aphid n. yeşil elma biti
green area n. yeşillik alan
green bean n. yeşil fasülye
green bean n. yeşil fasulye
green bean n. taze fasulye
green bean n. ayşekadın
green beans (us) n. taze fasulye
green belt n. yeşil alan
green belt n. yeşil kuşak
green belt cities n. yeşil kuşaklı kentler
green blindness n. yeşil körlüğü
green board n. yeşil tahta
green broke n. yavaş yavaş sahibinin komutlarına uyan eğitimsiz at
green card n. yeşil kart
green cards n. yeşil kart
green coffee n. yeşil (çiğ) kahve
green coffee bean n. yeşil kahve çekirdeği
green corn n. yeşil mısır
green dome n. yeşil kubbe
green dome n. kibab'ulaktab
green dot n. yeşil nokta
green eye n. yeşil göz
green fee n. golf sahası ücreti
green fence n. yeşil çit
green field n. yeşil alan
green frog n. yeşil kurbağa
green fruit n. gök yemiş
green gill n. yeşil solungaç
green goods n. yeşil eşya
green grapes n. yeşil üzüm
green hill n. yeşil tepe
green house n. yeşil ev
green lemon n. yeşil limon
green light n. yeşil ışık
green light n. izin
green light n. yeşil ışık (trafik lambasında)
green lizard n. yeşil kertenkele
green lung n. yeşil alan
green machine (us) n. çöpçü
green machine (us) n. çöp toplama görevlisi
green machine (us) n. çöp toplama işçisi
green manure n. yeşil gübre
green mayonnaise n. yeşil mayonez
green monkey n. yeşil maymun
green olive n. yeşil zeytin
green onion n. yeşil soğan
green painted house n. yeşil boyalı ev
green paper n. yeşil rapor
green paper n. yeşil kitap
green party n. yeşiller partisi
green passport n. yeşil pasaport
green pea n. bezelye
green pea n. yeşil bezelye
green peafowl n. yeşil tavus kuşu
green pepper n. dolmalık biber
green pepper n. yeşil biber
green pepper n. yeşil biber (olgunlaşmamış biber)
green place n. yeşerti
green plover n. yeşil yağmurkuşu
green plum n. caneriği
green pound n. sterlin
green river n. yeşil nehir
green roof n. eko-çatı
green roof n. bitkilerle kaplı çatı
green salad n. yeşil salata
green sandpiper n. yeşil düdükçün
green sapphire n. yeşil safir
green snake n. yeşil yılan
green soybean n. yeşil soya fasülyesi
green space n. yeşil alan
green space n. yeşillik
green space ratio n. yeşil alan oranı
green tea n. yeşil çay
green time n. dışarıda geçirilen süre
green time n. doğada geçirilen zaman
green tipped coral n. yeşil mercan
green tuffs n. yeşil tüfler
green turtle n. yeşil kaplumbağa
green turtle soup n. yeşil kaplumbağa çorbası
green vegetables n. göğerti
green vegetables n. yeşillik
green vitriol n. demir sülfat
green wall n. yeşilliklerle kaplı duvar
green wall n. çim duvar
green wall n. yeşil duvar
green warbler n. yeşil çıvgın
green wine n. yeşil şarap
green woodpecker n. yeşil ağaçkakan
green-eyed monster n. kıskançlık
green-field n. yeşil alan
jade green n. yeşim yeşili
leaf green n. yaprak yeşili
lime green n. küf yeşili
long green pepper n. sivribiber
lush green valley n. gür bitki örtüsüne sahip vadi
may green n. mayıs yeşili
olive green n. zeytin yeşili
paris green n. arsenikli yeşil boya
paris green n. paris yeşili
paris green n. yeşil renkli böcek boyası
pea green n. bezelye yeşili
pea green n. açık yeşil
pickled green pepper n. biber turşusu
putting green n. golf egzersiz sahası
red and green system n. kırmızı yeşil sistemi
reseda green n. küf yeşili
sea green n. su yeşili
sea green n. camgöbeği
sea green n. mavimsi yeşil
sea green n. deniz yeşili
stuffed green pepper n. biber dolması
stuffed green peppers n. biber dolması
the bowling green bull n. wallstreet'deki bronz boğa heykeli
the green crescent n. yeşilay
the green crescent week n. yeşilay haftası
the green party n. yeşiller partisi
village green n. çim parkı
as green as adj. kadar yeşil
bluish green adj. limonküfü (rengi)
bright green adj. filizi
green blind adj. yeşil körü
green eyed adj. yeşil gözlü
green friendly adj. çevre dostu
green-eyed adj. kıskanç
light green adj. fıstıki
very green adj. yemyeşil
in the green tree adv. gençlik veya zindelik çağında
Phrases
don’t be mean, go green duyarsız olma, çevreci ol
Proverb
a hedge between keeps friendship green çok yakın arkadaşlıklarda bile arada mesafe olmalı
Colloquial
be green with envy kıskançlıktan çatlamak
be green with envy aşırı derecede kıskanmak
be green with envy gıpta etmek
be green with envy hasetten çatlamak
be green with envy çok kıskanmak
get the green light ışık almak
get the green light yeşil ışık görmek
give the green light yeşil ışık yakmak
give the green light izin vermek
green with envy hasetten çatlamak
green with envy kıskançlıktan çatlayacak gibi olmak
green with envy kıskançlıktan çatlamak
Idioms
(someone) as green as grass acemi çaylak
as green as grass yemyeşil
be green around the gills solgun görünmek
be green with envy kıskançlıktan çatlamak
get the green light izin almak
give a green light yeşil ışık yakmak
give somebody the green light birine yeşil ışık yakmak
give something the green light bir şeye yeşil ışık yakmak
give the green light yeşil ışık yakmak
green about the gills rahatsız görünmek
green about the gills görünüşte rahatsızlık hissetmek
green around the gills hasta görünmek
green fingers bitki yetiştirme becerisi