hasta - Turco Inglés Diccionario
Historia

hasta



Significados de "hasta" en diccionario inglés turco : 43 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
hasta patient n.
hasta ill adj.
hasta sick adj.
General
hasta case n.
hasta aficionado n.
hasta fanatic n.
hasta fan n.
hasta valetudinary n.
hasta sufferer n.
hasta client n.
hasta patience n.
hasta ailing adj.
hasta invalid adj.
hasta cracked adj.
hasta weakly adj.
hasta indisposed adj.
hasta mad adj.
hasta bad adj.
hasta unwell adj.
hasta fanatical adj.
hasta diseased adj.
hasta sick adj.
hasta poorly adj.
hasta weather adj.
hasta unsound adj.
hasta queer adj.
hasta valetudinarian adj.
hasta buff adj.
hasta ill adj.
hasta in bad health adv.
Idioms
hasta about the gills
Slang
hasta crook
hasta gippy
Technical
hasta ill
Medical
hasta sick
hasta sick person
Latin
hasta gravatus
British Slang
hasta uncle dick (rhyming slang)
hasta rough as a badger's arse
hasta lurgy
hasta moby
hasta tom and dick
hasta rough as a badger's bum

Significados de "hasta" con otros términos en diccionario inglés turco: 200 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
hasta ve doktor gecikmesi patient and doctor delay n.
hasta ziyareti visitation n.
General
(hasta olan) bir hayvanı uyutmak (öldürmek) put an animal down v.
ağır hasta olmak be in a bad way v.
ağır hasta olmak be seriously ill v.
ağır hasta son günlerini yaşamak sink fast v.
ameliyata girmek (hasta) undergo an operation v.
birini hasta etmek make someone sick v.
çok hasta olmak be as sick as a dog v.
görünmek (güzel/hasta vb) look v.
hasta bakmak care patient v.
hasta bakmak nurse somebody through v.
hasta bakmak care for patient v.
hasta bakmak look after patient v.
hasta bakmak examine a patient v.
hasta bakmak see a patient v.
hasta düşmek fall ill v.
hasta düşmek fall sick v.
hasta etmek make somebody ill v.
hasta etmek unsettle v.
hasta etmek sicken v.
hasta etmek give somebody the pip v.
hasta etmek make someone sick v.
hasta etmek make sick v.
hasta etmek make ill v.
hasta etmek make somebody sick v.
hasta gibi görünmek look sick v.
hasta gibi görünmek seem sick v.
hasta gibi hissetmek be sickening for v.
hasta göndermek send patient v.
hasta görünmek look ill v.
hasta görünmek seem sick v.
hasta görünmek appear to be ill v.
hasta görünmek look sick v.
hasta hayati tehlikeyi atlatmış olmak be out of the woods v.
hasta hayvanları seçip öldürmek cull v.
hasta hissetmek feel poorly v.
hasta hissetmek feel ill v.
hasta hissetmek feel sick v.
hasta iyileşmek be on the mend v.
hasta kötüleşmek take a turn for the worse v.
hasta muayene etmek examine a patient v.
hasta numarası yapmak play possum v.
hasta numarası yapmak pretend to be sick v.
hasta numarası yapmak sham ill v.
hasta numarası yapmak malinger v.
hasta olduğundan dolayı işe gitmemek be off sick v.
hasta olmak be crazy about v.
hasta olmak fall sick v.
hasta olmak be ill v.
hasta olmak be mad about v.
hasta olmak feel ill v.
hasta olmak become sick v.
hasta olmak be taken ill v.
hasta olmak be mad v.
hasta olmak ail v.
hasta olmak fall ill v.
hasta olmak get sick v.
hasta olmak be crazy v.
hasta olmak feel sick v.
hasta olmak get ill v.
hasta olmak become ill v.
hasta olmamak be not ill v.
hasta olmamak be not sick v.
hasta sevk etmek send a patient v.
hasta tedavi etmek treat a patient v.
hasta uyanmak wake up sick v.
hasta yatağında olmak be on the death bed v.
hasta yatağında olmak be on the verge of death v.
hasta yatağında ziyaret etmek visit somebody on one's sickbed v.
hasta yatağında ziyaret etmek pay a sickbed visit v.
hasta yatağından ülkeyi yönetmek rule a country while lying sick in bed v.
hasta yatırmak admit a patient to a hospital v.
hasta yatmak lie sick v.
hummalı bir hasta gibi çırpınıp durmak thrash about v.
iyiye doğru gitmek (hasta) make progress v.
iyiye doğru gitmek (hasta) progress v.
kendini hasta gibi göstermek malinger v.
kendini toparlamak (hasta/yorgun kişi) rally v.
kötüleşmek (hasta) worsen v.
öldürmek (yaşlı/hasta bir hayvanı) put away v.
sesi hasta gibi gelmek sound sick v.
yalandan kendini hasta göstermek malinger v.
yatak döşek hasta olmak be as sick as a dog v.
ağır hasta extremely sick n.
ağır hasta really sick n.
ağır hasta very sick n.
ağır hasta çocuklara tahsis edilen bakımevi children's hospice n.
ateş hasta flush n.
ayakta tedavi edilen hasta outpatient n.
ayakta tedavi gören hasta ambulant patient n.
doktor başına düşen hasta patient per doctor n.
doktor hasta gizliliği doctor-patient confidentiality n.
erkek hasta a male patient n.
fakir ve hasta kimse lazar n.
hamile hasta pregnant patient n.
hasta adam sick man n.
hasta bakıcı nurse n.
hasta bayramı lammas-day n.
hasta bir akraba an ailing relative n.
hasta güvenliği patient safety n.
hasta hakları rights of patients n.
hasta hali infirmity n.
hasta hayvan sick animal n.
hasta hayvanların bakımı care of sick animals n.
hasta ısıtıcısı patient-heater n.
hasta insanlar sick people n.
hasta mahkum sick prisoner n.
hasta muayenesi practice n.
hasta odası sick room n.
hasta odası sickroom n.
hasta okulu patient school n.
hasta olma unsoundness n.
hasta oluş weakness n.
hasta raporu sick report n.
hasta rolü yapan kimse malingerer n.
hasta sandığı sick fund n.
hasta sorumlulukları responsibility of the patients n.
hasta şerbeti caudle n.
hasta takliti yapma shamming n.
hasta vagonu ambulance coach n.
hasta ve yaralı kişilerin nakli transport of sick or injured persons n.
hasta ve yaralılar sick and wounded n.
hasta yakını patient relative n.
hasta yakını patient's relative n.
hasta yakınları patient's relatives n.
hasta yakınları patient relatives n.
hasta yaşlı at nag n.
hasta yatağı sickbed n.
hasta yatma sickbed n.
hasta yemeği pap n.
hasta yemek masası overbed table n.
hasta ziyareti visitation n.
hasta ziyareti visit of patients n.
hasta ziyaretleri patient visits n.
hastanede yatan hasta in-patient n.
hastanede yatan hasta hospital patient n.
hastanede yatarak tedavi gören hasta in-patient n.
huzursuz hasta restless patient n.
içeriğinde cıva bulunan ilaçların hasta tedavisinde kullanılmasını savunan doktor mercurialist n.
iyileşen hasta recovering patient n.
iyileşmesi umutsuz hasta passenger n.
kadın hasta female patient n.
kendini hasta gösterme simulation n.
kendini toparlama (hasta/yorgun kişi) rally n.
kendini toparlama (hasta/yorgun) rally n.
nekahet dönemindeki hasta convalescent n.
numaradan hasta malingerer n.
pediatrik hasta pediatric patient n.
tedaviye tepkileri ölçülebilir hasta evaluable patient n.
uzun süredir hastanede yatan hasta long-stay patient n.
yalandan hasta faker n.
yalandan hasta simulator n.
yalandan kendini hasta gösteren malingerer n.
yaşlı hasta bakımı nursing of old and ill persons n.
yaşlı ve hasta atların kemiklerinin tutkal haline getirildiği yer glue factory n.
yatalak hasta sick abed n.
yatan hasta hospital patient n.
yatılı hasta in-patient n.
arabada hasta olan carsick adj.
biraz hasta a little bit ill adj.
çok hasta very sick adj.
çok hasta really sick adj.
çok hasta very ill adj.
çok hasta in a bad way adj.
çok hasta fargo adj.
çok hasta extremely sick adj.
-den hasta ill with adj.
-den hasta ill of adj.
evinden çıkamayan hasta shut-in adj.
hasta başı chairside adj.
hasta başında chairside adj.
hasta başında yapılan clinical adj.
hasta edici sicklily adj.
hasta gibi peaky adj.
hasta gibi seedy adj.
hasta yüzlü sickly adj.
hasta/fanatik avid adj.
kafadan hasta sick in the head adj.
ölümcül hasta deadly ill adj.
ölümcül hasta violently ill adj.
ruhen hasta sick adj.
hasta edercesine sickeningly adv.
Phrasals
(hasta birisine) refakat etmek sit up with someone
(hasta birisinin) başında beklemek sit up with someone
(hasta) birine bakmak nurse someone along
-den hasta olmak go down with
hasta bakıcılığını yapmak nurse somebody through
Proverb
ertelenmiş umutlar kalbi hasta eder hope deferred maketh the heart sick
ertelenmiş umutlar kalbi hasta eder hope deferred makes the heart sick
hasta veya yaşlı bir insanın daha fazla yaşayacağını ifade eden bir atasözü a creaking door hangs longest
hasta veya yaşlı bir insanın daha fazla yaşayacağını ifade eden bir atasözü a creaking gate hangs longest
iyileşmek için tedavi göreceğine hasta olmamaya çalış an ounce of prevention is worth a pound of cure
Colloquial
hasta olmak take ill v.
ayakta duramayacak kadar hasta (as) sick as a dog
çok hasta (as) sick as a dog
işten izin almak için hasta numarası çekmek pull a sickie
Idioms
(hasta) yataktan kalkmak up and about
(hasta) yataktan kalkmak up and around
çok hasta like death warmed over