warm - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

warm

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Sens de "warm" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 43 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
warm v. ısıtmak
warm v. ısınmak
warm adj. ılık
warm adj. samimi
warm adj. sıcak tutan
warm adj. sıcak
warm adj. sıcacık
General
warm v. kızmak
warm v. ısınmak
warm v. kızdırmak
warm v. ısıtmak
warm n. ısınma
warm n. ılıklık
warm adj. içten
warm adj. taze
warm adj. samimi
warm adj. candan
warm adj. canlı
warm adj. hararetli
warm adj. sıcak
warm adj. cana yakın
warm adj. sıcakkanlı
warm adj. ısıtan
warm adj. şevkli
warm adj. gayretli
warm adj. ılık
warm adj. sıkıcı
warm adj. sıcak tutan (giysi/battaniye vb)
warm adj. sıcak tutan
warm adj. samimi (kimse)
warm adj. sıcak (hava)
warm adj. sıcacık
warm adj. sıcak kanlı
warm adj. yeni
warm adj. heyecanlı
warm adj. yüreği sıcak
warm adj. sıcak (renk)
warm adj. sevgi dolu
Technical
warm bir motoru belirli bir süre boşta çalıştırarak işletmeye hazırlamak
warm sıcak
warm ısıtmak
warm ılık
Meteorology
warm sıcak

Sens de "warm" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 200 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
warm up v. ısıtmak
General
act in a warm way v. yakın davranmak
be warm v. sıcak olmak
feel uncomfortably warm v. sıcak basmak
feel warm v. sıcak basmak
get warm v. ısınmak
give someone a warm welcome v. birini nezaket ve içtenlikle karşılamak
give someone a warm welcome v. birini sıcak ve samimi biçimde karşılamak
got warm v. ısınmak
grow warm v. ısınmak
have the social atmosphere warm up v. buzlar çözülmek
keep warm v. sıcak tutmak
make it warm for somebody v. zorluk çıkarmak
make warm v. ılıklaştırmak
stay warm v. sıcak tutmak
stay warm v. kendini sıcak tutmak
take a warm shower v. ılık bir duş almak
warm someone inside v. içini ısıtmak
warm something up v. bir şeyi ısıtmak
warm the cockles v. mutlu etmek
warm the cockles v. sevindirmek
warm the cockles of somebody's heart v. sevindirmek
warm the cockles of somebody's heart v. mutlu etmek
warm the cockles of somebody's heart v. birinin gönlünü hoş etmek
warm to v. kanı ısınmak
warm to v. -e alışmak
warm to v. ısınmak (birine)
warm to v. -e ısınmak
warm to somebody v. birisine ısınmak
warm to somebody v. birine ısınmak
warm to someone v. yakınlık beslemek
warm to someone v. yakınlık duymak
warm towards v. -e ısınmak
warm towards v. -e alışmak
warm towards somebody v. birine ısınmak
warm towards somebody v. ısınmak
warm towards someone v. yakınlık beslemek
warm towards someone v. yakınlık duymak
warm up v. coşmak
warm up v. son bir hazırlık yapmak (konserden/temsilden önce)
warm up v. kışkırtmak
warm up v. içini ısıtmak
warm up v. ılıtmak
warm up v. coşturmak
warm up v. ısınmak
warm up v. ısıtmak
warm up v. canlanmak
warm up v. heyecanlandırmak
warm up v. hafif idman yapmak (yarışmadan önce)
warm up v. kızdırmak
warm up v. kızışmak
warm up v. ısınma hareketleri yapmak
warm up v. kısa süreli ısınma alıştırmaları yapmak
wear warm clothes v. kalın elbiseler giymek
a warm atmosphere n. samimi bir ortam
a warm corner n. tuzak
a warm environment n. samimi bir ortam
a warm reception n. sıcak karşılama
a warm smile n. samimi bir gülümseme
a warm smile n. sıcak bir gülümseme
a warm welcome n. sıcak bir karşılama
vocal warm-up n. sessel ısınma
warm air n. ılık hava
warm climate n. sıcak iklim
warm clothes n. kalın giysiler
warm family atmosphere n. sıcak aile ortamı
warm family environment n. sıcak aile ortamı
warm friendship n. samimi arkadaşlık
warm front n. sıcak hava kütlesi
warm hearts n. sıcak kalpler
warm hospitality n. sıcakkanlı misafirperverlik
warm hug n. içten kucaklama
warm hug n. sıcak kucaklama
warm interest n. sıcak ilgi
warm reception n. sıcak karşılama
warm relationship n. samimi ilişki
warm relationship n. sıcak ilişki
warm shower n. ılık duş
warm towel n. sıcak havlu
warm wax n. ılık ağda
warm weather n. ılık hava
warm welcome n. sıcak karşılama
warm/heavy clothing n. kalın elbiseler
warm/heavy clothing n. kalın kıyafetler
warm-heartedness n. sempatiklik
warm-heartedness n. sevgi dolu olma
warm-up n. ısınma
warm-up act (us) n. konser öncesi ana grup öncesi çıkan grup
warm-up act (us) n. ön grup
warm-up exercises n. ısınma hareketleri
warm-up lap n. ısınma turu
warm-up laps n. ısınma turları (araba yarışlarında)
warm-up suit n. eşofman
as warm as adj. gibi sıcak
as warm as adj. kadar sıcak
nice and warm adj. sıcacık
slow-to-warm-up adj. (bir yere) yavaş ısınan
slow-to-warm-up adj. yavaş alışan
warm and rainy adj. ılık ve yağışlı
warm blooded adj. sıcak kanlı
warm enough adj. yeterince sıcak
warm-blooded adj. enerjik
warm-blooded adj. tutkulu
warm-blooded adj. sıcakkanlı
warm-hearted adj. sıcak
warm-hearted adj. iyi kalpli
warm-hearted adj. sempatik
warm-hearted adj. dostça
warm-hearted adj. cana yakın
warm-hearted adj. yüreği sıcak
warm-hearted adj. sevgi dolu
warm-heartedly adv. yardımsever bir şekilde
warm-heartedly adv. iyi kalpli bir şekilde
warm-heartedly adv. samimi bir şekilde
with warm wishes adv. içten dileklerle
warm wishes interj. iyi dileklerimle
with my warm wishes interj. iyi dileklerimle
Phrasals
warm someone up (bir seyircileri) başka bir (daha sonra çıkacak olan ünlü) gruba hazırlamak
warm someone up (bir spor takımını) (fiziksel olarak) maça hazırlamak
Phrases
dry and hot in summers warm and rainy in winters n. yazları kurak ve sıcak kışları ılık ve yağışlı
(my) warm regards sevgiler (mektupta)
(my) warm regards sevgilerimle
give my warm regards to (eşinize) sevgilerimi iletin
give my warm regards to (eşinize) hürmetlerimi iletin
warm wishes içten dileklerimle
warm wishes en içten dileklerimle
with my warm wishes en içten dileklerimle
with warm wishes içten dileklerimle
Proverb
cold hands warm heart eli soğuk olanın kalbi sıcak olur
cold hands warm heart eli soğuk olanın yüreği sıcaktır
Colloquial
warm beer ılık bira
warm home environment sıcak ev ortamı
Idioms
as warm as the sun güneş gibi sıcacık
as warm as toast sımsıcak
as warm as toast fırın gibi sıcacık
give warm wishes for iyi dileklerini sunmak
give warm-and-fuzzy huzur vermek
give warm-and-fuzzy huzurlu hissettirmek
warm body herhangi biri
warm the bench yedekte kalmak
warm the bench yedek soyunmak
warm the bench oyuna dahil olamamak
warm the cockles of heart yüreğini ısıtmak
warm the cockles of heart içini ısıtmak
warm the cockles of someone's heart yüreğini ısıtmak
warm the cockles of someone's heart içini ısıtmak
warm to (birine) ısınmak
warm to yakınlaşmak
warm towards (birine) ısınmak
warm towards (birine) yakınlaşmak
warm towards birine ısınmak
warm-blooded enerjik
Speaking
keep your body warm vücudunu sıcak tut
keep your body warm vücudunuzu sıcak tutun
keep your body warm vücudunuzu sıcak tutunuz
my warm regards to (eşinize) hürmetler
my warm regards to (eşinize) sevgiler
stay warm sıcak tut
stay warm kendini sıcak tut
thanks for your warm welcome sıcak karşılaman için teşekkür ederim
you have to keep your body warm vücudunu sıcak tutmalısın
you should keep your body warm vücudunu sıcak tutmalısın
Slang
warm fuzzies sözlü iltifat
Politics
russian/soviet desire to gain access to the warm waters rusların sıcak denizlere inme hayali
Technical
forced warm air furnace cebri sıcak havalı fırın
heater warm-up time ısıtıcı ısınma süresi
measurement of water vapour transmission in a warm and humid atmosphere ılık ve nemli atmosferde su buharı geçirgenliğinin tayini
steam line warm-up buhar hattının ısıtılması
warm air sıcak hava
warm air curtain sıcak hava perdesi
warm air duct sıcak hava kanalı
warm air heater sıcak hava ısıtıcısı
warm air heater kalorifer
warm air heating sıcak havalı ısıtma
warm air heating sıcak havalı ısılına
warm air heating unit sıcak havalı ısıtma cihazı
warm air heating unit kalorifer radyatörü
warm air output sıcak hava kapasitesi
warm air register sıcak hava menfezi
warm air stove sıcak havalı ısıtıcı
warm coiled soğuk sarılmış
warm coiled spring soğuk sarılmış telden mamul yay
warm compaction ılık sıkılama
warm copper mayalama küpü
warm copper (boya) mayalama küpü
warm forging ılık dövme
warm forming ılık biçimleme
warm start yarı otomatik başlatma
warm start sıcak başlatma
warm start-up sıcak yol verme
warm trough mayalama küpü
warm trough (boya) mayalama küpü
warm up ısınma
warm up motoru ısıtmak
warm vat maylama küpü
warm vat (boya) mayalama küpü
warm water sıcak su
warm working düşük sıcaklıkta işleme
warm working yarı sıcak şekillendirme
warm working ılık çalışma