History


Meanings of "belirtmek" in English : 59 result(s)

Turkish English
Common Usage
belirtmek v. indicate
belirtmek v. specify
belirtmek v. state
belirtmek v. remark
General
belirtmek v. purport
belirtmek v. ventilate
belirtmek v. reflect
belirtmek v. sign
belirtmek v. bring
belirtmek v. assert
belirtmek v. imply
belirtmek v. predicate
belirtmek v. state
belirtmek v. point out
belirtmek v. represent
belirtmek v. manifest
belirtmek v. expound
belirtmek v. speak
belirtmek v. denominate
belirtmek v. exude
belirtmek v. mark
belirtmek v. unfold
belirtmek v. evince
belirtmek v. deliver oneself of
belirtmek v. quote
belirtmek v. indicate
belirtmek v. denote
belirtmek v. spell
belirtmek v. emphasise
belirtmek v. show
belirtmek v. designate
belirtmek v. express
belirtmek v. specify
belirtmek v. determine
belirtmek v. make a mention of
belirtmek v. explain
belirtmek v. note
belirtmek v. breathe
belirtmek v. embody
belirtmek v. define
belirtmek v. import
belirtmek v. evidence
belirtmek v. suggest
belirtmek v. signify
belirtmek v. emphasize
belirtmek v. emit
belirtmek v. feature
belirtmek v. enumerate
belirtmek v. stipulate
belirtmek v. couch
Phrasals
belirtmek pint out
Law
belirtmek manifest
belirtmek imply
Technical
belirtmek enumerate
belirtmek identify
belirtmek specify
belirtmek state
belirtmek name
belirtmek denote

Meanings of "belirtmek" with other terms : 137 result(s)

Turkish English
General
(bilgi/haber) kaynağını belirtmek/vermek v. source
(bir şey) hakkında şüphelerini açıklamak/belirtmek v. express doubts about
acısını paylaştığını belirtmek v. express one's sympathy to
açık seçik belirtmek v. articulate
açıkça belirtmek v. enounce
açıkça belirtmek v. enunciate
açıkça belirtmek v. express clearly
açıkça belirtmek v. specify
açıkça belirtmek v. pin down
aksini belirtmek v. assert the contrary
aksini belirtmek v. say the opposite of
altını çizerek belirtmek v. lay emphasis on
altını çizerek belirtmek v. lay weight on
altını çizerek belirtmek v. lay stress on
ana hatlarıyla belirtmek v. outline
arasıra tekrarlanan bir durumu belirtmek için kullanılır v. be subject to
aşağıda belirtmek v. specify below
aşağıda belirtmek v. indicate below
ayrıntıları ile belirtmek v. particularise
ayrıntıları ile belirtmek v. particularize
ayrıntıları ile belirtmek v. specify
belirtmek (altını çizerek) v. highlight
belirtmek (ifade etmek) v. indicate
belirtmek (şartları/kuralları) v. prescribe
belirtmek istemek v. (i) would like to indicate (that...)
belirtmek istemek v. want to state
belirtmek istemek v. want to indicate
bir fikir belirtmek v. state an opinion
bir şeyi belirtmek v. make something clear
bir şeyin güzelliğini belirtmek v. serve as an offset to something
davanın tüm delillerini sunduğunu belirtmek v. rest one's case
değerini belirtmek için (birşeyi) incelemek v. criticise
değerini belirtmek için (birşeyi) incelemek v. criticize
diye belirtmek v. state as
doğruluğunu belirtmek v. certify
düşüncelerini açıkça belirtmek v. enunciate
düşüncelerini belirtmek v. opine
düşüncelerini belirtmek v. express
düşüncelerini belirtmek v. express one's thoughts
eksik belirtmek v. underspecify
fikir belirtmek v. form a view on
fikrini belirtmek v. pussyfoot
fikrini belirtmek v. declare
görüş belirtmek v. opine
göstermek (belirtmek vb) v. denote
hastalık yüzünden işyerine gelmeyeceğini belirtmek v. called in sick
hastalık yüzünden işyerine gelmeyeceğini belirtmek v. call in sick
ısrarla belirtmek v. harp
iki şey arasındaki farkı belirtmek v. draw a distinction
kaynak belirtmek v. indicate the sources
kazıklarla (bir yerin) sınırlarını belirtmek v. stake off
kazıklarla belirtmek v. peg out
kelimenin önemini belirtmek v. underscore
kendi fikrini belirtmek v. speak one's piece
kesin olarak yerini belirtmek v. pinpoint
kesin ve açık olarak belirtmek v. formulate
maddeler halinde belirtmek v. estipulate
miktar belirtmek v. quantify
miktarını belirtmek v. quantify
neden belirtmek v. state a reason
niceliğini belirtmek v. quantify
olumlu olarak belirtmek v. constate
önceden belirtmek v. foreshadow
önceden belirtmek v. predetermine
önemini belirtmek v. emphasize
önemini belirtmek v. lay weight on
önemini belirtmek v. emphasise
önemini belirtmek v. lay emphasis on
önemini belirtmek v. lay stress on
önemle belirtmek v. accentuate
özellikle belirtmek v. point to
sebep belirtmek v. state a reason
sembol ile belirtmek v. symbolise
sembol ile belirtmek v. symbolize
sembol ile belirtmek v. emblematise
sembol ile belirtmek v. emblematize
şeklinde belirtmek v. state as
şeklinde belirtmek v. indicate as
tam olarak belirtmek v. indicate clearly
tam olarak belirtmek v. specify fully
tam olarak belirtmek v. pin something down
tam olarak belirtmek v. specify exactly
tam olarak belirtmek v. specify precisely
taziyelerini belirtmek v. convey one's condolences
tekrar belirtmek v. respecify
tezahürat yaparak sevgisini belirtmek v. make much of
üzüntüsünü belirtmek v. bemoan
yeniden belirtmek v. rearticulate
yetersiz belirtmek v. underspecify
yukarıda belirtmek v. point out above
yukarıda belirtmek v. indicate above
bir yeri belirtmek için kullanılır prep. at
bir zamanı belirtmek için kullanılır prep. at
şaşkınlık belirtmek için kullanılır interj. yow
ingiliz veya britanya kökenli herhangi bir şeyi belirtmek üzere kullanılan önek pref. anglo
Phrasals
istek-arzu belirtmek purr over
Phrases
belirtmek isterim ki i'd like to state that
belirtmek isterim ki i'd like to point out that
bir kaçını belirtmek gerekirse to mention but a few
tam olarak belirtmek gerekirse to be more precise
üzülerek belirtmek durumundayım ki i am sorry to inform you that
üzülerek belirtmek durumundayım ki it is unfortunate that i have to inform you
üzülerek belirtmek durumundayım ki i regret to announce that
üzülerek belirtmek durumundayım ki unfortunately i must inform you that
üzülerek belirtmek durumundayım ki i regret to say that
üzülerek belirtmek durumundayım ki it is unfortunate that i must inform you
üzülerek belirtmek durumundayım ki i am sorry to say that
üzülerek belirtmek durumundayım ki i am afraid i must inform you that
üzülerek belirtmek durumundayım ki much to my regret i must inform you that
üzülerek belirtmek durumundayım ki i regret to say that
Colloquial
başını iki yana sallayarak onaylamadığını belirtmek shake one's head
Idioms
anlam karmaşasına yer vermeyecek şekilde açık bir sekilde belirtmek get clear on
beğenisini belirtmek give one's compliment
beğenisini belirtmek send one's compliment
birisinin çok az para harcadığını belirtmek için söylenen bir söz the last of the big spenders
fazlasıyla belirtmek/belirgin kılmak speak volumes
hoşnutsuzluğunu belirtmek carry on
kısaca belirtmek/açıklamak put something in a nutshell
şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirtmek make no bones of
şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirtmek make no bones about
tehlikeyi belirtmek give the alarm
üzüntüsünü belirtmek apologize (to) for
yolu/istikameti göstermek/belirtmek point the way
Speaking
kötü kokan bir şeyi belirtmek için kullanılan bir ifade pee you
şuna da belirtmek isterim ki I would also like to point out that
Slang
güzel bir şeyden etkilenildiğinde duyulan hazzı belirtmek için kullanılan ifade unf
Trade/Economic
borsanın gereğinden fazla düşen teknik durumunu belirtmek için kullanılır oversold
Law
özel bir mütalaayı belirtmek üzere bir belgeye düşülmüş not remark
Politics
önemle belirtmek emphasize
önemle belirtmek emphasise
önemle belirtmek stress
Telecom
kablonun fiziksel büyüklüğünü belirtmek için kullanılan ölçü birimi gage
Marine
dalgıcın orada olduğunu belirtmek üzere suyun üstüne bırakılan ve halatla bir yere bağlanan küçük şa surface marker buoy
demir attığını belirtmek üzere geminin pruvasına çekilen siyah bir küre anchor ball
Medical
cerrahi operasyon sırasında tümör sınırlarını veya rest tümör varlığını belirtmek için doku içine konulan madde surgical clips
radyoterapi uygulamadan önce hastanın hareketsiz kalması ve ışın alanlarının merkezlerini belirtmek için cilt üzerine konulan işaretler localization marks
Military
mermi belirtmek shell