küçük - Turkish English Dictionary
History


Meanings of "küçük" in English Turkish Dictionary : 82 result(s)

Turkish English
Common Usage
küçük little adj.
küçük small adj.
General
küçük baby n.
küçük podunk n.
küçük toy n.
küçük kid n.
küçük weenie n.
küçük bantam n.
küçük peanut n.
küçük child n.
küçük toyish adj.
küçük poky adj.
küçük mini adj.
küçük menial adj.
küçük micro adj.
küçük junior adj.
küçük weensy adj.
küçük incidental adj.
küçük younger adj.
küçük infant adj.
küçük trivial adj.
küçük junior (jr) adj.
küçük slight adj.
küçük dinkey adj.
küçük not healthy adj.
küçük remote adj.
küçük incapacious adj.
küçük niggardly adj.
küçük young adj.
küçük piddling adj.
küçük lil (little) adj.
küçük jerkwater adj.
küçük smaller adj.
küçük insignificant adj.
küçük tiddly adj.
küçük diminutive adj.
küçük one-horse adj.
küçük paltry adj.
küçük petty adj.
küçük junior (jr.) adj.
küçük picayune adj.
küçük puisne adj.
küçük inconsiderable adj.
küçük petit adj.
küçük exiguous adj.
küçük undersized adj.
küçük minor adj.
küçük frugal adj.
küçük small-time adj.
küçük little adj.
küçük tiny adj.
küçük snug adj.
küçük elfin adj.
küçük dinky adj.
küçük minuscule adj.
küçük piffling adj.
küçük boxy adj.
küçük subordinate adj.
küçük trifling adj.
küçük fiddling adj.
küçük small adj.
küçük wee adj.
Colloquial
küçük kiddo
Law
küçük minor
küçük junior
küçük under age
küçük pupil
Technical
küçük undersize
küçük small
Computer
küçük miniature
küçük petite
Medical
küçük mini-
küçük minimus
Math
küçük immeasurably small
British Slang
küçük farty
küçük ickle
küçük diddy
küçük lickle
küçük piddly
küçük titchy
küçük dinky
küçük biddy

Meanings of "küçük" with other terms in English Turkish Dictionary : 150 result(s)

Turkish English
General
küçük düşmek feel degraded v.
küçük gelmek outgrow v.
amerikaya özgü küçük ceviz pignut n.
ayak küçük parmağı little toe n.
iki direkli küçük yelkenli pinnace n.
küçük balık small fish n.
küçük bar bistro n.
küçük bir ayrıntı a minor detail n.
küçük bir sıyrık a little flesh wound n.
küçük burjuva petit bourgeois n.
küçük hindistan cevizi kabuğu mace n.
küçük ısırık nybble n.
küçük masraf minor expense n.
küçük parça fraction n.
küçük performans sideshow n.
küçük süs trinketry n.
küçük topak pellet n.
küçük bir şekilde paketlenmiş sacheted adj.
küçük düşürücü abject adj.
Phrasals
birine bir konuda küçük test yapmak quiz someone on something
cilasına/boyasına vb zarar vererek bir şeyin üzerinde küçük çentikler açmak/oluşturmak nick something up
çocukları daha küçük gruplara ayırmak separate the kids into smaller groups
çocukları daha küçük gruplara ayırmak divide the kids into smaller groups
en küçük şekilde at all
iterek sıkışık/küçük bir yere yerleştirmek squeeze something into something
iterek sıkışık/küçük bir yere yerleştirmek squeeze something in
küçük bir yere kapamak pen in
küçük düşürmek tear apart
küçük düşürmek tear down
küçük görmek look down upon
küçük parçalara ayrılmak crumble something up
küçük parçalara ayrılmak crumble away
küçük parçalara ayrılmak chip away
küçük parçalara ayrılmak crumble up
Phrases
benim için küçük ama insanlık için büyük bir adım one small step for a man one giant leap for mankind
benim için küçük ama insanlık için büyük bir adım that's one small step for man one giant leap for mankind
bir zamanlar küçük bir kız varmış once upon a time there was a little girl
Slang
adı bilinmeyen küçük ayrıntı wadjamacallit
ciddi bir ilişki sonrası yapılan küçük kaçamak veya bu kaçamağın yapıldığı kişi palate cleanser
genelde bahçede çocukların oynaması için kurulmuş küçük ve tahtadan ev cubby house
karşınızdaki kişinin kolunu bir yana, bileğini öteki yana bükerek yapılan küçük işkence chinese burn
kolayca içilip atılan küçük şişe bira throw-down
küçük araba kazası fender bender
küçük araba kazası a fender bender
küçük bina gunyah
küçük binalar gunyah
küçük bir kuş söyledi a little bird told me
küçük bira butcher
küçük böcek beastie
küçük canlı beastie
küçük çocuk ankle biter
küçük çocuk/bebek rug rat
küçük fahişe little bitch
küçük kasaba woop woop
küçük orospu slut
küçük otel fleabag
küçük penis weener
küçük single plak 7`
küçük single plak seven inc
küçük ve ucuz restoran greasy spoon
küçük zenci çocuğu zambo
memeleri çok küçük olan kadın pigeon eggs
ufak tefek veya eğlenceli küçük paketlerdeki funsized
yaşı küçük gangster bg (rap slang)
yaşı küçük gangster baby gangsta (gangster)
Insurance
küçük avarya petty average
küçük avarya particular average
sigortacıyı küçük zararlardan sorumsuz kılan hüküm memorandum clause
Electric
en küçük bilgi grubu data set
fişlere bağlanan küçük cord
küçük boyutlu kablo unprotected small cable
küçük kesitli iletken small conductor
küçük kesitli yalıtılmış tel small insulated wire
küçük kulak minor lobe
Mining
küçük ölçekli maden small scale mine
Pathology
iki taraflı küçük böbrek bilateral small kidney
küçük plak parapsoriazis small plaque parapsoriasis
tek taraflı küçük böbrek unilateral small kidney
Optics
ağ tabaka içi küçük damar bozuklukları intraretinal microvascular abnormalities
küçük göz microphthalmia
küçük göz microphthalmos
küçük kesili refraktif lens değişimi microincision refractive lens exchange
Veterinary
küçük hayvan small animal
küçük hayvan hekimi small animal practitioner
Geometry
en küçük kare least square
en küçük kareler eğrisi least squares curve
en küçük kareler kestirimi least squares estimation
Physics
en küçük enerji prensibi least energy principle
en küçük erke ilkesi least energy principle
en küçük eylem least action
küçük dirsek minor bend
Biology
küçük evrim microevolution
küçük garnet microgamete
küçük halkasal dna molekülleri plasmid
küçük tomurcuk gemmule
Marine Biology
boşluğa açılan küçük açıklık ostiole
deniz akvaryumlarında kullanılan küçük yumuşakça ve alg'lerin işgaline uğramış kaya live rock
en küçük ağ gözü minimum mesh size
en küçük av yaşı age at first capture
en küçük boy minimum size
en küçük pazar boyu minimum landing size
en küçük yasal boy minimum legal size
göllerde ve havuzlarda yaşayan küçük canlılar daphnia
küçük boy yavru yılan balığı small size baby eel
küçük fıçı tub
küçük köpekbalığı dogfish
küçük köpekbalığı dog fish
tatlısu balıklarının solugaç kapaklarında görünen küçük beyaz sivilce benzeri kabarcıklar tubercle
yumurtlama yerine aniden hızla yaklaşarak yumurtaları döllemeye çalışan küçük, baskın olmayan erkek balık sneaky male
Tobacco
küçük fan small fan
sigara ve uç kağıtlarında dumanda bulunan zararlı maddeleri azaltmak amacıyla suni olarak açılan küçük delikler perforation
ufak küçük kıtalı small
Religious
kilisede üzerinde ekmek ve şarabın hazırlandığı küçük masa/sehpa table of oblation
kilisede üzerinde ekmek ve şarabın hazırlandığı küçük masa/sehpa prothesis
Philosophy
küçük önerme minor premiss
Geography
amerika birleşik devletleri küçük dış adaları united states minor outlying islands
atmosferdeki küçük miktardaki gaz karışımları trace gas
buzulların yol açtığı kaya ve küçük taş kırıntılarının olduğu bölge moraine
deniz veya başka bir su kütlesinin karaya yaptığı körfezden küçük girinti cove
küçük akarsu runnel
küçük gelgit neap tide
küçük göl lakelet
küçük körfez bight
küçük menderes little maeander
orta avrupa'da küçük bir ülke liechtenstein
yer örtücü bitkiler/küçük bitkiler groundcover
yer örtücü bitkiler/küçük bitkiler ground cover
Geology
bir noktanın çevresinde toplanmış küçük sferoid kristal toplulukları spherulitic
bir noktanın çevresinde toplanmış küçük sferoid kristal toplulukları spherulite
küçük ve düz deniz adası cay
üst kretase’ye ait küçük etçil memeli bir hayvan deltatheridium
Printery
küçük harf lower case
Latin
bir tür küçük gemi navicula
her şeyin küçük bir başlangıcı vardır omnium rerum principia parva sunt
küçük beyaz balıkçıl egretta garzetta
küçük gemi nascella
küçük halkalı yağmurcun charadrius dubius
küçük karabatak phalocrocorax pygmaeus
küçük karga corvus monedula
küçük kertenkele lacerta simonyi
küçük kum kuşu calidris minuta
küçük martı larus minutus
küçük sakarca anser erythropus
küçük su tavuğu porzana parva
küçük şeyler küçük ruhları esir alır parva leves capiunt animos
küçük tarla kuşu calandrella rufescens
küçük yarasalar microchiroptera
Archaic
küçük iş chare
küçük kanal trone
küçük kapı loke