Geçmiş


"korkunç" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 71 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
korkunç adj. formidable
korkunç adj. scary
korkunç adj. terrible
korkunç adj. awesome
korkunç adj. terrifying
korkunç adj. fearful
Genel
korkunç adj. sickening
korkunç adj. eldritch
korkunç adj. tragic
korkunç adj. horrific
korkunç adj. terrific
korkunç adj. grisly
korkunç adj. giant
korkunç adj. unspeakable
korkunç adj. awesome
korkunç adj. outrageous
korkunç adj. grim
korkunç adj. hellish
korkunç adj. fearsome
korkunç adj. hair-raising
korkunç adj. fell
korkunç adj. desperate
korkunç adj. horrid
korkunç adj. gory
korkunç adj. frightful
korkunç adj. terrible
korkunç adj. minacious
korkunç adj. dire
korkunç adj. very
korkunç adj. morbid
korkunç adj. awful
korkunç adj. appalling
korkunç adj. disastrous
korkunç adj. gastly
korkunç adj. horrendous
korkunç adj. direful
korkunç adj. dreaded
korkunç adj. grewsome
korkunç adj. cruel
korkunç adj. lurid
korkunç adj. ghoulish
korkunç adj. frightening
korkunç adj. terrible
korkunç adj. gruesome
korkunç adj. unearthly
korkunç adj. bloodcurdling
korkunç adj. horrible
korkunç adj. tragical
korkunç adj. awed
korkunç adj. hideous
korkunç adj. ghastly
korkunç adj. macabre
korkunç adj. dreadful
korkunç adj. hair-raiser
korkunç adj. redoubtable
korkunç adj. disgusting
korkunç adj. horrifying
korkunç adj. monstrous
korkunç adj. shocking
korkunç adj. superb
korkunç adj. egregious
korkunç adj. haircurling
korkunç adj. ugly
korkunç adj. vicious
korkunç adv. ghastly
korkunç adv. terribly
Deyim
korkunç bone-chilling
Argo
korkunç skeevy
korkunç damn
İngiliz Argosu
korkunç god-awful
korkunç smeggy

"korkunç" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 89 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
biraz geri çekilmek (korkunç bir manzara karşısında) v. wince
irkilmek (korkunç bir manzara karşısında veya acıyla) v. wince
korkunç bir kavgaya dönüşmek v. erupt into a terrible fight
korkunç bir şekilde yaralamak v. mangle
korkunç bir şeyler yapmak v. do something horrible
korkunç bir şeyler yapmak v. do something terrible
korkunç görünmek v. look terrible
korkunç görünmek v. look a fright
korkunç görünmek v. look awful
korkunç görüntülere karşı dayanıklı olmak v. have a strong stomach
korkunç yalanlar söylemek v. lie in one's teeth
ağız (korkunç bir yere açılan) n. maw
berbat/korkunç gürültü n. terrible noise
çirkin ve korkunç kadın n. gorgon
korkunç bir hata n. an egregious mistake
korkunç bir trafik kazası n. a terrible traffic accident
korkunç haber n. terrible news
korkunç kaza n. awful accident
korkunç kimse n. ogre
korkunç rüya n. horrible dream
korkunç son n. doom
korkunç şeyler n. terrible things
korkunç şeyler n. horrible things
korkunç tecrübe n. frightening experience
korkunç tip n. fright
korkunç ve tüyler ürpertici hikayeler n. freaky scary stories
korkunç yaratık n. horrible creature
korkunç yaratık n. bogy
çok korkunç adj. monstrous
çok korkunç adj. much dreaded
daha korkunç olanı adj. direr
en korkunç olanı adj. direst
korkunç derecede büyük adj. monstrous
korkunç derecede kötü adj. monstrous
korkunç zamanlar adj. terrible times
tarif edilemeyecek kadar korkunç adj. unspeakable
korkunç biçimde adv. hopelessly
korkunç bir biçimde adv. hideously
korkunç bir biçimde adv. gruesomely
korkunç bir halde adv. minaciously
korkunç bir karmaşa içinde adv. in a terrible mess
korkunç bir şekilde adv. awedly
korkunç bir şekilde adv. appallingly
korkunç bir şekilde adv. terrifyingly
korkunç bir şekilde adv. direly
korkunç bir şekilde adv. horribly
korkunç bir şekilde adv. frightfully
korkunç bir şekilde adv. frighfully
korkunç bir şekilde adv. terribly
korkunç bir şekilde adv. gorily
korkunç bir şekilde adv. horridly
korkunç bir şekilde adv. atrociously
korkunç bir şekilde adv. horrendously
korkunç bir şekilde adv. dreadfully
korkunç bir şekilde adv. sickeningly
korkunç bir şekilde adv. egregiously
korkunç bir şekilde adv. ghastfully
korkunç oranda adv. at a fearful rate
korkunç şekilde adv. awesomely
korkunç şekilde adv. frightfully
korkunç/feci boyutta (ki) adv. catastrophically
İfadeler
korkunç eşitsizlikler the appalling disparities
Konuşma Dili
çok korkunç bir şey oldu something terrible has happened
dışarıda korkunç şeyler oluyor terrible things are happening outside
korkunç bir kaza a horrible accident
Deyim
düşüncesi bile korkunç not bear thinking about
korkunç anne the mother from hell
korkunç gelmek hold terror for someone
korkunç gürültü çıkarmak hammer at
korkunç kin duymak hate someone's guts
Konuşma
bu kadar korkunç bir olayın arkasında ne gibi bir neden olduğu konusunda herhangi bir fikrim yok I have no idea what the motive behind such an horrific act might be
kendimi korkunç derecede suçlu hissediyorum i feel terribly guilty
korkunç bir hata yaptım i've made a horrible mistake
korkunç bir kaza geçirdik we had a terrible accident
korkunç şeyler yaptın you've done terrible things
ne kadar kötü/korkunç how horrible
ne korkunç! how scary!
ne korkunç! how awful!
sonuçlar korkunç olabilir the consequences could be dire
Hukuk
korkunç cinayetler horrible murders
Bilgisayar
en korkunç halinizle gelin come spooky
Psikoloji
korkunç durumlara düşme korkusu counterphobia
Zooloji
dehşetli/korkunç kurt dire wolf
dehşetli/korkunç kurt canis dirus
Tarih
korkunç ivan ivan the terrible
Sinema
korkunç bir film scary movie
Mitoloji
hayal ürünü korkunç yaratık chimera
hayal ürünü korkunç yaratık chimaera
Latince
korkunç yıl annus horribilis