History


Meanings of "sürdürmek" in English Turkish Dictionary : 38 result(s)

Turkish English
Common Usage
sürdürmek maintain v.
sürdürmek continue v.
sürdürmek pursue v.
sürdürmek resume v.
sürdürmek sustain v.
General
sürdürmek carry v.
sürdürmek maintain v.
sürdürmek carry on v.
sürdürmek prolong v.
sürdürmek keep on v.
sürdürmek follow v.
sürdürmek keep it up v.
sürdürmek retain v.
sürdürmek elongate v.
sürdürmek keep the ball rolling v.
sürdürmek perpetuate v.
sürdürmek persist v.
sürdürmek keep going v.
sürdürmek keep up v.
sürdürmek keep something up v.
sürdürmek follow up v.
sürdürmek mortgaging v.
sürdürmek remain v.
sürdürmek wage v.
sürdürmek prosecute v.
sürdürmek support v.
sürdürmek lead v.
sürdürmek go ahead with something v.
sürdürmek uphold v.
sürdürmek elongate v.
sürdürmek sustain v.
sürdürmek hold down v.
sürdürmek preserve v.
sürdürmek go on v.
sürdürmek keep v.
sürdürmek take up v.
sürdürmek hold to v.
Idioms
sürdürmek hang on

Meanings of "sürdürmek" with other terms in English Turkish Dictionary : 105 result(s)

Turkish English
General
başarı ile sürdürmek carry on with success v.
başarı ile sürdürmek carry on successfully v.
bir geleneği sürdürmek carry on a tradition v.
bir hareketi sürdürmek keep at v.
bir hesabı sürdürmek maintain an account v.
bir işi hevessizce sürdürmek plod away at v.
bir memuru doğuya sürdürmek relegate an officer to a post in east v.
çabalarını sürdürmek continue one's efforts v.
çalışma sürdürmek continue a work v.
çalışma sürdürmek carry on a work v.
çalışma sürdürmek carry on a study v.
çalışmalarını sürdürmek carry on one's works v.
çalışmalarını sürdürmek continue one's studies v.
çalışmalarını sürdürmek continue one's works v.
çalışmalarını sürdürmek carry on one's studies v.
çalışmayı sürdürmek keep studying v.
dargınlığı sürdürmek hold onto resentment v.
desteğini sürdürmek continue to give support v.
doğal akışını sürdürmek run its course v.
düşüşünü sürdürmek be still on the decline v.
eğitimini sürdürmek continue one's education v.
evliliği sürdürmek continue the marriage v.
faaliyet sürdürmek carry on the activity v.
faaliyetini sürdürmek continue one's operation v.
faaliyetleri sürdürmek carry on the activities v.
faaliyetlerini sürdürmek carry on the activities v.
faaliyetlerini sürdürmek continue one's activities v.
faaliyetlerini sürdürmek continue one's operations v.
geçimini sürdürmek live on v.
geleneği sürdürmek follow in the tradition v.
geleneği sürdürmek continue the tradition v.
geleneği sürdürmek carry on the tradition v.
geleneği sürdürmek maintain the tradition v.
geleneği sürdürmek keep the tradition v.
geleneğini sürdürmek maintain the tradition of v.
geleneğini sürdürmek retain the tradition of v.
geleneğini sürdürmek follow in the tradition of v.
görsel bütünlüğü sürdürmek maintain the visual integrity v.
görüşmeyi sürdürmek keep/continue talking v.
göz temasını sürdürmek maintain eye contact v.
hayat sürdürmek spend life v.
hayatını sürdürmek maintain one's life v.
ile ilişkiyi sürdürmek keep touch with v.
ile teması sürdürmek keep in touch with v.
ile teması sürdürmek be in touch with v.
ile teması sürdürmek be in contact with v.
ilişki sürdürmek continue a relationship v.
ilişki sürdürmek run a relationship v.
ilişki sürdürmek manage a relationship v.
ilişki sürdürmek maintain a relationship v.
ilişki sürdürmek handle a relationship v.
ilişki sürdürmek keep a relationship going v.
ilişkileri sürdürmek maintain relationships v.
işi sürdürmek carry on v.
işini sürdürmek get on with v.
iyi bir işi sürdürmek keep the ball rolling v.
kamuoyunun hukuk sistemine olan güvenini sürdürmek maintain public confidence in the judicial system v.
kan davasını sürdürmek wage a feud v.
kan davasını sürdürmek feud v.
operasyonlarını sürdürmek carry on/continue one's operations v.
öğrenimini sürdürmek continue one's education v.
savaşı sürdürmek wage war v.
sohbet sürdürmek hold conversation v.
sorumluluğu/yükümlülüğü sürdürmek/devam etmek remain liable v.
soyunu sürdürmek continue one`s bloodline v.
şöhretini sürdürmek maintain one's reputation v.
varlığını sürdürmek obtain v.
varlığını sürdürmek subsist v.
varlığını sürdürmek continue one's existence v.
varlığını sürdürmek carry on v.
yardımsız da varlığını sürdürmek get on without v.
yaşam sürdürmek live a life v.
yaşam sürdürmek lead a life v.
yaşam sürdürmek maintain life v.
yaşamayı sürdürmek survive v.
yaşamını sürdürmek keep living v.
yaşamını sürdürmek go on with his/her life v.
yaşamını sürdürmek maintain one's life v.
yaşamını sürdürmek survive v.
yatırımı sürdürmek sustain the investment v.
Phrasals
bir görevi veya işi kararlı bir şekilde sürdürmek press ahead
bir şeyde çalışmayı sürdürmek progress with something
bir şeyi sürdürmek stick with
ile hayatta kalmak/yaşamını sürdürmek survive on
kararlılıkla sürdürmek press ahead/on with
Idioms
bir oyunu/yalanı/kandırmacayı sürdürmek keep one's act up
bir oyunu/yalanı/kandırmacayı sürdürmek keep an act up
bir şeyi sürdürmek keep the pot boiling
bir şeyi sürdürmek keep the kettle boiling
biraz güçlükle yaşamını sürdürmek keep body and soul together
doğal akışını sürdürmek take its course
doğal akışını sürdürmek take it's course
doğal akışını sürdürmek run its course
doğal akışını sürdürmek run it's course
duruşunu inatla sürdürmek/devam ettirmek take a firm stand on something
geçerliliğini sürdürmek hold good
savunduklarını sürdürmek stick to one's guns
tartışmayı/münakaşayı inatla sürdürmek argue the toss
tüm olumsuzluklara karşın görüşlerini ya da inançlarını savunmayı sürdürmek stick to one's guns
zekası sayesinde yaşamını sürdürmek live by one's wits
zekası sayesinde yaşamını sürdürmek live on one's wits
Politics
bir etkinliğe başlamak ve sürdürmek take up an activity
dikkatle izlemeyi sürdürmek keep the matter under review
Technical
yaşamayı sürdürmek survive
Construction
-e kadar sürdürmek maintain far into