tamamen - Turkish English Dictionary
History


Meanings of "tamamen" in English Turkish Dictionary : 126 result(s)

Turkish English
Common Usage
tamamen completely adv.
tamamen exactly adv.
General
tamamen teetotal adj.
tamamen utter adj.
tamamen flat-out adj.
tamamen ex adj.
tamamen abject adj.
tamamen mature adj.
tamamen definite adj.
tamamen fast adj.
tamamen pure adj.
tamamen full adj.
tamamen precious adj.
tamamen unbelieving adj.
tamamen all adv.
tamamen completely adv.
tamamen in toto adv.
tamamen purely adv.
tamamen on the whole adv.
tamamen de adv.
tamamen finally adv.
tamamen bang on adv.
tamamen hopelessly adv.
tamamen richly adv.
tamamen downright adv.
tamamen right adv.
tamamen thro adv.
tamamen quite adv.
tamamen roundly adv.
tamamen down the line adv.
tamamen stark adv.
tamamen plenty adv.
tamamen altogether adv.
tamamen diametrically adv.
tamamen all the way adv.
tamamen at large adv.
tamamen definitely adv.
tamamen through and through adv.
tamamen toto adv.
tamamen wholly adv.
tamamen to the core adv.
tamamen out adv.
tamamen in its entirely adv.
tamamen all-out adv.
tamamen without reserve adv.
tamamen entirely adv.
tamamen precisely adv.
tamamen to the finger tips adv.
tamamen bang on adv.
tamamen totally adv.
tamamen in the highest degree adv.
tamamen inextenso adv.
tamamen precise adv.
tamamen flatly adv.
tamamen decidedly adv.
tamamen up to the hilt adv.
tamamen bang-on adv.
tamamen clean adv.
tamamen heart and soul adv.
tamamen out and out adv.
tamamen wide adv.
tamamen boots and all adv.
tamamen sheerly adv.
tamamen chock adv.
tamamen up adv.
tamamen simply adv.
tamamen whole adv.
tamamen absolutely adv.
tamamen sheer adv.
tamamen out-and-out adv.
tamamen neck and crop adv.
tamamen without reservation adv.
tamamen perfectly adv.
tamamen thoroughly adv.
tamamen bodily adv.
tamamen as a whole adv.
tamamen thru adv.
tamamen down to the ground adv.
tamamen properly adv.
tamamen dead adv.
tamamen hollow adv.
tamamen clear adv.
tamamen outright adv.
tamamen the whole way adv.
tamamen inly adv.
tamamen in full adv.
tamamen throughout adv.
tamamen starkly adv.
tamamen in a complete manner adv.
tamamen fair adv.
tamamen flat out adv.
tamamen through adv.
tamamen thru and thru adv.
tamamen well adv.
tamamen bang adv.
tamamen utterly adv.
tamamen truly adv.
tamamen fully adv.
tamamen all over adv.
tamamen off adv.
Phrases
tamamen well and truly
Colloquial
tamamen but good
tamamen every inch the something
tamamen right down the line
tamamen out-and-out
tamamen every inch a something
Idioms
tamamen head over heels
tamamen lock stock and barrel
tamamen from head to toe
tamamen first and last
tamamen far and away
tamamen for good and all
tamamen up one side and down the other
tamamen from head to foot
tamamen good and
tamamen lock, stock and barrel
tamamen in one's heart of hearts
tamamen neck and crop
tamamen to the backbone
Trade/Economic
tamamen fully
Law
tamamen absolutely
Technical
tamamen altogether
tamamen entirely
tamamen wholly
tamamen thoroughly
British Slang
tamamen big style

Meanings of "tamamen" with other terms in English Turkish Dictionary : 150 result(s)

Turkish English
General
(borcunu) tamamen ödemek pay off v.
(hastalık) tamamen gelişmek become full blown v.
bir borcu tamamen ödemek pay off v.
bir manevrayı tamamen iptal etmek knock it off v.
birbirinin tamamen zıttı olmak be poles apart v.
hükümsüz kılmak (tamamen/kısmen) vitiate v.
saldırıyı tamamen püskürtmek beat off the attack v.
tamamen ayık olmak sober as a judge v.
tamamen aynı fikirde olmak see eye to eye v.
tamamen aynı görüşte olmak be solidly for v.
tamamen başarısız olmak get nowhere v.
tamamen bitirmek go through with v.
tamamen bitirmek finish up v.
tamamen çözmek solve completely v.
tamamen değiştirmek restructure v.
tamamen değiştirmek change completely v.
tamamen değiştirmek transmute into v.
tamamen değiştirmek transmute v.
tamamen durmak come to a dead stop v.
tamamen feshetmek terminate in part or in whole v.
tamamen ıslanmak sop v.
tamamen ıslanmak soak through v.
tamamen ıslatmak sop v.
tamamen ıslatmak soak through v.
tamamen içine geçmek interpenetrate v.
tamamen ikna etmek sweep someone off one's feet v.
tamamen kurumak dry out v.
tamamen mahrum etmek denudate v.
tamamen memnun bırakmak give full satisfaction v.
tamamen ödemek pay off v.
tamamen ödemek pay scot and lot v.
tamamen ödemek pay in full v.
tamamen ödemek pay down v.
tamamen sarmak (alevler vb) engulf v.
tamamen yanıp kendi kendine sönmek burn out v.
tamamen yanmak burn up v.
tamamen yazmak write up v.
tamamen yerleşmek settle permanently in (a country) v.
tamamen yok etmek wipe off the map v.
tamamen yok olmak die out v.
yaptıklarının tamamen bilincinde olmak be fully aware of one's actions v.
bir yazıda anlatılmak istenen konuyu tamamen karşılayan ifade thesis statement n.
eski isim hallerinden kısmen ya da tamamen çıkmış fiiller nounal n.
gerçeği anlamış kişi/tamamen aydınlanmış birey fully realized person n.
görünümünü tamamen değiştirme makeover n.
hareketin tamamen durması deadlock n.
-i tamamen tiye alan a complete and utter pisstake of n.
-in tamamen/büsbütün/tam anlamıyla sıkıcılığı the sheer boredom of n.
sorumluluğu tamamen kendisinde olma sole discretion n.
tamamen ayırma complete isolation n.
tamamen bağlı olma total dependency n.
tamamen doyurma sating n.
tamamen pasifleştirme depassivation n.
tamamen şans işi lucky dip n.
tamamen yakılmış kurban holocaust n.
tamamen yanlış completely wrong n.
tamamen yasaklama complete ban n.
tamamen yeni başlayan absolute beginner n.
tamamen yıkılma ruination n.
birbirine tamamen benzeyen twin adj.
biyolojik olarak tamamen bozunabilen/gübreleşebilen biodegradable adj.
biyolojik olarak tamamen bozunabilen/gübreleşebilen compostable adj.
-e tamamen dalmış lost in adj.
-e tamamen karşı dead set against adj.
tam/tamamen camlı fully glazed adj.
tamamen açık (belirgin) crystal-clear adj.
tamamen açılmış full blown adj.
tamamen açmış full-blown adj.
tamamen anlaşılmaz utterly inconceivable adj.
tamamen bağımsız entirely independent adj.
tamamen belirgin crystal-clear adj.
tamamen bozulmuş shot to hell adj.
tamamen bozulmuş shot to pieces adj.
tamamen büyümüş full grown adj.
tamamen çıplak in the altogether adj.
tamamen çıplak buck naked adj.
tamamen çıplak entirely naked adj.
tamamen çıplak completely naked adj.
tamamen çıplak buck-naked adj.
tamamen doldurulmuş fully loaded adj.
tamamen dolu fully loaded adj.
tamamen farklı contrary adj.
tamamen farklı disparate adj.
tamamen feshedici diriment adj.
tamamen giyinik fully dressed adj.
tamamen hakedilmiş well-deserved adj.
tamamen kapatılmış (borç) paid off adj.
tamamen karşıt diametrical adj.
tamamen kör completely blind adj.
tamamen kör stone-blind adj.
tamamen olgun fully matured adj.
tamamen ortadan kaldırılmış wiped out adj.
tamamen ödenmiş fully paid adj.
tamamen ödenmiş paid off adj.
tamamen öğütülmüş whole ground adj.
tamamen saçmalık full of shit adj.
tamamen sağır deaf as a post adj.
tamamen silinmiş obliterated adj.
tamamen tüylenmiş fully fledged adj.
tamamen uyanık wide awake adj.
tamamen uyanık wide-awake adj.
tamamen yanlış totally false adj.
tamamen yanmış burnt down adj.
tamamen yapılmış perfected adj.
tamamen yasal perfectly legal adj.
tamamen yeni completely new adj.
tamamen yerine getirilmiş perfected adj.
tamamen yıkanıp temizlenmiş abluted adj.
tamamen yüklü fully loaded adj.
tamamen yünlü all wool adj.
tamamen yünlü all-wool adj.
zarar görmekten veya yaralanmaktan tamamen korunmuş invulnerable adj.
kısmen veya tamamen in whole or in part adv.
kısmen veya tamamen partly or wholly adv.
kısmen ya da tamamen partially or wholly adv.
mümkün olduğunca tamamen as fully as possible adv.
neredeyse tamamen almost wholly adv.
tamamen aksine quite the contrary adv.
tamamen aralarında kalmak üzere in absolute privacy adv.
tamamen doğru just so adv.
tamamen doğru bang on adv.
tamamen farklı olarak disparately adv.
tamamen kendi takdirinde at one’s sole discretion adv.
tamamen mahrem olarak in absolute privacy adv.
tamamen uzanmış vaziyette at full stretch adv.
tamamen doğru bang on interj.
tamamen saçma yo-ho-ho interj.
Phrasals
(bir şeyi bir yerden) tamamen çıkarmak/silmek/yok etmek obliterate someone or something from something
tamamen okumak read over
tamamen yok olmak leak away
Phrases
tamamen kendi takdirine bağlı olarak at its sole discretion
tamamen kendi takdirinize kalmış it's totally is up to your discretion
tamamen kendi takdirinize kalmış it's totally at your discretion
tamamen yalan there's not a scintilla of truth in it
Slang
kafası tamamen karışmış all wet
tamamen başarısız olma going over like a lead balloon
tamamen başarısız olmak go over like a lead balloon
tamamen değiştirmek pimp out
tamamen doğru (right) on the money
tamamen hatalı all wet
tamamen saçmalık full of crap
tamamen yanlış anlamak see the dinosaur
Insurance
primleri tamamen ödenmiş poliçe paid-up policy
tamamen tahrip olma total destruction
Computer
dosyaların kalıcı olarak/tamamen silinmesi permanent deletion of files
iphone, adsl modem gibi yazılım yoluyla güncellenebilen elektronik cihazların tamamen kullanılamaz hale getirilmesi bricking
tamamen çıplak görüntüler frontal nudity
tamamen kapalı fully enclosed
tamamen silme permanent deletion
Geology
kayaçların yeryuvarı derinliklerinde tamamen ergimesi anatexis