History
Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "will" in Turkish English Dictionary : 46 result(s)

English Turkish
Common Usage
will n. vasiyet
will n. irade
General
will v. dilemek
will v. azmetmek
will v. -ecek
will v. iradesini kullanarak bir şeyi gerçekleştirmeye çalışmak
will v. niyet etmek
will v. buyurmak
will v. vasiyetle bırakmak
will v. istekte bulunmak
will v. emretmek
will v. iradesini kullanarak bir şeyi gerçekleştirmek
will v. amaçlamak
will v. istemek
will v. (allah) buyurmak
will v. -acak
will v. kastetmek
will v. arzulamak
will v. iradesini kullanmak
will n. azim
will n. murat
will n. dilek
will n. garez
will n. istek
will n. vasiyetname
will n. vasiyet
will n. maksat
will n. meram
will n. istem
will n. istenç
will n. arzu
will n. niyet
will n. amaç
will n. husumet
Trade/Economic
will arzu
will istek
Law
will irade
will meram
will vasiyet
will vasiyet etmek
will istemek
will vasiyetname
will maksat
Textile
will dimit
Psychology
will irade
Philosophy
will istenç

Meanings of "will" with other terms in English Turkish Dictionary : 150 result(s)

English Turkish
General
break a will v. vasiyeti ihlal etmek
dispose of by will v. mirasla bırakmak
harbor ill-will against v. kötü niyet gütmek
have a determined will v. iradeli olmak
will to v. bırakılmasını vasiyet etmek (bir şeyin birine)
free will n. özgür irade
ill will n. garez
joint will n. ortak irade
self-will n. inatçılık
strong will n. sağlam irade
strong will n. güçlü irade
weakness of will n. iradesizlik
will to knowledge n. bilme istemi
will-o-the-wisp n. gerçekleşmesi imkansız bir şey
at will adv. istediği zaman
at will adv. istediği vakit
that will do interj. kafi
Phrasals
will away bağışlamak
will away miras olarak bırakmak
Phrases
...will be done yapılacaktır
by sheer force of will yalnızca irade gücüyle
he will have it that iddia ediyor ki
the action plans to be taken will be defined alınacak aksiyon planları tanımlanacak
with his/her free will özgür iradesi ile
your reply will be appreciated dönüş yaparsanız sevinirim
Proverb
blood will tell aynı bokun soyu
give us the tools, and we will finish the job sen alet edevattan haber ver, işi biz yaparız
if you run after two hares you will catch neither iki karpuz bir koltuğa sığmaz
stretch your arm no further than your sleeve will reach ayağını yorganına göre uzat
the proof will be in the pudding denemeden bilemezsin
there's none so blind as those who will not see hiç kimse görmek istemeyen kadar kör değildir
where there's a will there's a way istenirse mutlaka bir yol bulunur
Idioms
he will get his ettiğini bulacak
heads will roll çok kelle gidecek
if you lie down with dogs you will get up with fleas körle yatan şaşı kalkar
it will stand or fall by (something) ya batacak ya çıkacak
murder will out cinayet gizli kalmaz
that and 50 cent will buy you a cup off coffe yapılan şeyin başkasının gözünde beşparalık değerinin olmaması
will have someone for breakfast birisini kolayca yenmek
will wonders never cease! bak şu allahın işine!
with the best will in the world ne kadar isterse istesin
would/will not be seen dead tolerans göstermemek
Speaking
everything will be all right her şey düzelecek
everything will be just fine her şey yoluna girecek
everything will be okay her şey yoluna girecek
he will amount to something başarılı bir adam olacak
he will be back in a week 1 hafta içinde dönecek
he will be back in a week 1 haftaya dönecek
he will come to no good onun sonu iyi olmaz
he will have it that ... -i iddia ediyor
he/she will call you o seni arayacak
heads will roll çok can yanacak
how long will you stay? ne kadar kalacaksınız?
how long will you stay? ne kadar kalacaksın?
how long you will be holding me here? beni burada ne kadar tutacaksınız?
how will i tell that he/she died nasıl söylerim öldüğünü
I will call you the day after tomorrow seni yarından sonraki gün arayacağım
I will do my utmost elimden geleni yapacağım
I will give you a raise sana zam yapacağım
I will miss everyone herkesi özleyeceğim
I will try my hardest elimden gelen çabayı göstereceğim
i hope you will be always happy umarım daima mutlu olursun
i hope you will understand umarın anlayışla karşılarsın
i will assist you under two conditions sana iki şartla yardım ederim
i will be a doctor doktor olacağım
i will be so pleased çok mutlu olurum
i will call you seni arayacağım
i will do my utmost elimden gelenin en iyisini yapacağım
i will help you under two conditions sana iki şartla yardım ederim
i will let you know as soon as i find it out öğrenir öğrenmez sizi bilgilendireceğim
i will make him pay for it! alacağı olsun!
i will miss you seni özleyeceğim
i will miss you very much seni çok özleyeceğim
i will never forget you sizi asla unutmayacağım
i will never leave you seni asla bırakmayacağım
i will not forget you seni unutmayacağım
i will plan planlarım
if you will excuse me anlayışınıza sığınarak
lies will always catch up with you yalanlar mutlaka ortaya çıkar
no one will be any the wiser kimse farkına varmaz
no salesman will call satıcı tacizinde bulunulmayacaktır
that will take a lot of work o çok iş ister
the teacher will be here in ten minutes öğretmen on dakikaya burada olacak
things will work out for the best her şey düzelecek
this will all be over soon yakında her şey bitecek
this will take some time bu biraz zaman alacak
time will tell zaman gösterir
we will always be together her zaman beraber olacağız
we will chat any other day bir başka gün sohbet ederiz
we will get back to you shortly size kısa süre içinde döneceğiz
we will get back to you shortly size hemen döneceğiz
we will miss him forever onu sonsuza dek özleyeceğiz
what time will you get back from work? işten kaçta dönüyorsun?
what will i get in return? karşılığından ne alacağım?
what will we do ne yapacağız
what will you do tomorrow? yarın neler yapacaksın?
whatever will be will be her şey olacağına varır sonunda
whatever will be will be bir şey olacaksa olur
when will the bell ring? ne zaman zil çalacak?
when will this war end? bu savaş ne zaman bitecek?
when will you retire? ne zaman emekli olacaksınız?
where will i find you? nerede olacaksın?
will be the death of someone sonu olmak
will i see you again? seni tekrar görecek miyim?
will it be a problem? bu bir sorun yaratır mı?
will peace come barış gelecek mi
will there be anything else? başka bir arzunuz
will to live yaşama isteği/hevesi
will you be on msn in the evening? bu akşam msn'de olacak mısın?
will you come to Turkey? türkiye'ye gelecek misin?
will you excuse us for a moment? bize biraz müsaade eder misiniz?
will you excuse us please? izninizle! (özellikle bir yerden ayrılırken)
will you excuse us please? müsaadenizle! (özellikle bir yerden ayrılırken)
will you let me finish? bitirmeme izin verecek misin?
will you marry me eşim olur musun
will you stay with me? benimle kalır mısın?
will you take me somewhere? beni bir yere götürecek misin?
you have the right to remain silent, anything you say can and will be used against you in a court of law sessiz kalma hakkına sahipsin, söyleyeceğin herşey mahkemede aleyhinde delil olarak kullanılabilir
you must hurry or you will be late acele etmelisin aksi halde gecikeceksin
you must hurry otherwise you will be late acele etmelisin aksi halde gecikeceksin
you will earn a lot of money soon yakında çok fazla para kazanacaksın
you will get what you deserve! gününü göreceksin
you will have to zorunda olacaksın
you will learn in good time sırası gelince öğrenirsin
you will meet somebody special this week bu hafta özel birisiyle tanışacaksın
you will never be free asla özgür olmayacaksın
you will never regret asla pişman olmayacaksın
you will never walk alone hiçbir zaman yalnız yürümeyeceksin
you will win kazanacaksınız
Chat Usage
will you talk to me? benimle konuşacak mısın?
Slang
It will be your ass! bunu sen istedin!
Trade/Economic
at will istediği vakit
good will iyi niyet
good will dürüstlük
Law
against the will gayri ihtiyari
contrary to one's will birinin rızası hilafına
declaration of will irade açıklaması
holograph will vasiyetçinin el yazısıyla yazlımış olan vasiyetname
it will any amount of wear eskime bilmez
not qualified to write a will vasiyetname yapma yeterliğine sahip olmayan
nuncupative will şifahi vasiyetname
nuncupatory will yazılı olmayan vasiyetname
oral will sözlü vasiyet
under a will vasiyetname kapsamında
Politics
political will siyasal irade
public's will halk iradesi
Computer
will be removed kaldırılacak
Medical
living will yan vasiyet
Military
fire at will serbest ateş
Cinema
this tape will self-destruct in five seconds bu kaset kendini beş saniye içinde yok edecektir