badly - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

badly

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"badly" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 11 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
badly zf. kötü bir şekilde
General
badly zf. ağır
badly zf. berbat bir şekilde
badly zf. kötüce
badly zf. fena bir şekilde
badly zf. kötü
badly zf. fena
badly zf. berbat
badly zf. çok
badly zf. şiddetle
badly zf. fena halde

"badly" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 74 sonuç

İngilizce Türkçe
General
badly want f. aşırı derecede istemek
be badly affected f. kötü etkilenmek
be badly in need of f. kıvranmak
be badly influenced f. kötü etkilenmek
be badly injured f. ağır yara almak
be badly injured f. ağır yaralanmak
be badly off f. darda kalmak
be badly off f. sıkıntıda olmak
be badly wounded f. ağır yaralanmak
be treated badly f. fena muamele görmek
be treated badly f. kötü bir muameleye tabi tutulmak
be treated badly f. kötü bir muamele görmek
be treated badly f. kötü muamele görmek
beat someone badly f. fena benzetmek
behave badly f. kötü davranmak
come off badly f. avucunu yalamak
come off badly f. kötü ama hasarsız atlatmak
come off badly f. kötü sonuca ulaşmak
come out badly f. kötü/olumsuz sonuçlanmak
damage badly f. ağır zarar vermek
do badly f. becerememek
do badly f. kötü gitmek
do badly f. durumu kötü olmak
dress badly f. kötü giyinmek
end badly f. (film/kitap) kötü sonla bitmek
end up badly f. kötü bitmek
end up badly f. sonu kötü olmak
end up badly f. kötü sonla bitmek
fare badly f. birisi için kötü olmak
feel badly about f. üzülmek
go badly f. fena gitmek
sell badly f. ucuza satılmak
sell badly f. ucuza gitmek
turn out badly f. kötü bir şekilde sonuçlanmak
want something so badly f. birşeyi çok istemek
wear badly f. dayanıksız olmak
badly burnt i. marsık
badly missed opportunity i. kötü biçimde kaçırılmış fırsat
badly-paid job i. düşük maaşlı iş
badly behaved s. yaramaz
badly behaved s. terbiyesiz
badly hurt s. ağır yaralı
badly needed s. çok gerekli
badly off s. eli darda
badly off s. beş parasız
badly tuned s. kötü ayarlanmış
badly tuned s. kötü ayarlı
badly wounded s. ağır yaralı
badly written s. kötü yazılmış
badly-designed s. kötü tasarlanmış
badly-dressed s. kötü giyimli
badly-maintained s. kötü bakımlı
badly-nourished s. kötü beslenen
Phrasals
go badly kötü gitmek
go badly ters gitmek
go badly başarısız gitmek
Colloquial
ache badly f. kopmak
badly off parasız
badly off fakir
badly off yoksul
do badly at school okulda başarılı olamamak
Idioms
go badly başarısızlıkla sonuçlanmak
go badly with someone işler/durumlar (birisi için/açısından) kötü gitmek
play one's cards badly elindeki kozu kötü kullanmak
reflect badly on something gölge düşürmek
reflect badly on something olumsuz yansımak
Speaking
i've never misread anybody this badly before daha önce hiç kimseyi bu kadar yanlış tanımamıştım
she/he dressed me down badly beni bir güzel haşladı
she/he dressed me down badly beni bir güzel azarladı
Technical
badly blown bozuk üflenmiş
badly graded sand tane dağılımı uygunsuz kum
British Slang
badly packed kebab vajina
badly packed kebab kuku
badly packed kebab am