bitmek - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

bitmek



"bitmek" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 74 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
bitmek finish f.
bitmek end f.
General
bitmek die f.
bitmek adjourn f.
bitmek give out f.
bitmek be at an end f.
bitmek be out f.
bitmek be out of f.
bitmek die down f.
bitmek conclude f.
bitmek fag f.
bitmek drop f.
bitmek draw to a close f.
bitmek run f.
bitmek lapse f.
bitmek cease f.
bitmek wind up f.
bitmek fall f.
bitmek discontinue f.
bitmek be used up f.
bitmek quit f.
bitmek adore f.
bitmek leave off f.
bitmek be very fond of f.
bitmek be out of something f.
bitmek fall for f.
bitmek pass f.
bitmek grow f.
bitmek break up f.
bitmek come to an end f.
bitmek terminate f.
bitmek draw to the close f.
bitmek come to a close f.
bitmek pine f.
bitmek culminate f.
bitmek lay off f.
bitmek come to the conclusion f.
bitmek be over f.
bitmek end up f.
bitmek the close of the day f.
bitmek run out f.
bitmek stop f.
bitmek finish f.
bitmek break off f.
bitmek be exhausted f.
bitmek fail f.
bitmek sprout f.
bitmek expirer f.
bitmek arrive at the conclusion f.
bitmek give f.
bitmek run out of f.
bitmek come f.
bitmek surcease f.
bitmek run down f.
bitmek be fond of f.
bitmek end off f.
bitmek run out of something f.
Phrasals
bitmek let out
bitmek give out
bitmek come to an end
bitmek poop out
Colloquial
bitmek run low
bitmek run short
bitmek be at an end
bitmek fall for in a big way
Idioms
bitmek be fresh out of something
bitmek grind to a halt
bitmek be through with
bitmek be dead and buried
Trade/Economic
bitmek run out
Technical
bitmek expire
bitmek finish
bitmek end
Textile
bitmek finish

"bitmek" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 140 sonuç

Türkçe İngilizce
General
(bir yolculuk vb) bir yerde bitmek end up at something f.
(film/kitap) kötü sonla bitmek end badly f.
acı son ile bitmek have a bitter end end in a calamity f.
acı son ile bitmek result in a tragedy f.
acı son ile bitmek end in a tragedy f.
acı son ile bitmek result in a calamity f.
acı sonla bitmek have a bitter end end in a calamity f.
acı sonla bitmek result in a calamity f.
acı sonla bitmek result in a tragedy f.
acı sonla bitmek end in a tragedy f.
başarısızlıkla bitmek abort f.
başlamadan bitmek end before it began f.
benzin bitmek run out of gas f.
benzin bitmek run out of petrol f.
berabere bitmek end in a draw f.
bitmek (bitki) spring up f.
bitmek (kalmamak) be over f.
bitmek (ot/çiçek vb) vegetate f.
bitmek (süre) run out f.
bitmek (tohum/tüy/sakal/saç) sprout f.
bitmek bilmemek wear on f.
bitmek bilmemek drag f.
bitmek bilmemek drag on f.
bitmek üzere olmak be on the point of finishing f.
bitmeye yüz tutmak/bitmek (öfke/kavga vb) subside f.
cephanesi bitmek be out of ammo f.
-de bitmek end in f.
eriyip bitmek (hastalıktan/açlıktan) waste away f.
garanti süresi bitmek (guarantee) expire f.
hızlı başlayıp yavaş bitmek fizzle out f.
-ile bitmek/bitirmek end with something f.
ile işi bitmek finish with f.
iyi başlayıp kötü bitmek fizzle out f.
kontörü bitmek run out of credit f.
kontörü bitmek run out of credits f.
kötü bitmek end up badly f.
kötü sonla bitmek end up badly f.
mantar gibi yerden bitmek mushroom f.
paraları bitmek/tükenmek run out of money f.
parası bitmek run out of money f.
pil bitmek (battery) go dead f.
pil bitmek (battery) run out f.
pil bitmek (battery) give out f.
pil bitmek (battery) run down f.
safhalarla bitmek phase out f.
sonu kötü bitmek come to a bad end f.
sonu mahkemede bitmek end up in a court of law f.
süresi bitmek be out of date f.
telefonunun şarjı bitmek (telephone) to go dead f.
telefonunun şarjı bitmek run flat f.
telefonunun şarjı bitmek one's battery to go flat f.
telefonunun şarjı bitmek run out of battery f.
telefonunun şarjı bitmek become flat f.
tükenmek (bitmek vb) deplete f.
yakıt bitmek run out of petrol f.
yakıt bitmek run out of gas f.
yanıp bitmek burn up f.
yapılar mantar gibi bitmek mushroom f.
bitmek bilmeyen cehennem azabı/işkencesi never-ending hell torture i.
bitmek bilmeyen çaba ceaseless effort i.
bitmek üzere olan ilişki relationship on the rock i.
bitmek bilmeyen everlasting s.
bitmek bilmeyen endless s.
bitmek bilmeyen no end of s.
bitmek bilmeyen prolix s.
bitmek bilmez interminable s.
bitmek tükenmek bilmeyen unending s.
bitmek tükenmek bilmeyen never-ending s.
bitmek tükenmek bilmeyen unceasing s.
bitmek tükenmek bilmeyen everlasting s.
bitmek tükenmek bilmez never-ending s.
bitmek tükenmek bilmez everlasting s.
bitmek tükenmek bilmez unceasing s.
bitmek tükenmek bilmez unending s.
bitmek tükenmek bilmeksizin endlessly zf.
bitmek üzere on the way zf.
Proverb
her güzel şey bitmek zorundadır all good things must end
her güzel şey bitmek zorundadır all good things must come to an end
Colloquial
bitmek üzere about to finish
işi bitmek bite the dust
olup bitmek be over and done with
sonu kötü bitmek come to a sticky end
sonu kötü bitmek come to a bad end
tamamen bitmek be over and done with
Idioms
(akşam olup) işi bitmek knock off work
(bir dönem) bitmek/sona ermek the curtain comes down on something
(bir dönem) bitmek/sona ermek the curtain falls on something
aşkı bitmek fall out of love with
başlamadan bitmek wither on the vine
başlamadan bitmek die on the vine
benzin bitmek üzere olmak run on fumes
benzini/yakıtı bitmek be out of gas
bir şey için ölüp bitmek queer for something
birinin başına bitmek get in someone's hair
bitmek bilmeyen bir mücadele vermek be fighting a running battle
bitmek bilmez be like painting the forth bridge
bitmek tükenmek be on the ragged edge
bitmek tükenmek bilmeyen be like painting the forth bridge
bitmek tükenmek bilmeyen kin bad blood
bitmek üzere in the pipe line
bitmek/tükenmek/dermanı kalmamak be brought low
dilinde tüy bitmek be tired of repeating
ensesinde bitmek breathe down someone's neck
evliliği bitmek (one's marriage) to fall apart
evliliği bitmek (one's marriage) to break up
evliliği bitmek (one's marriage) to fail
evliliği bitmek (one's marriage) to break down
evliliği bitmek (one's marriage) to end
ile bitmek culminate in
mantar gibi bitmek breed like rabbits
mantar gibi bitmek rise like a phoenix from the ashes
mantar gibi bitmek spring up like mushrooms
mantar gibi yerden bitmek pop up
mesaisi bitmek knock off work
olup bitmek come out of the blue
ölmek/bitmek üzere olmak head for the last roundup
pili bitmek run out of steam
sonu kötü bitmek come to no good
spor hayatı bitmek hang up one's boots
tam anlamıyla bitmek be dead and buried
tam anlamıyla bitmek come to a full stop
taze bitmek be fresh out of something
yakıtı bitmek be running on vapors
zamanı bitmek run out of time
Speaking
bitmek üzere it is almost finished
işim bitmek üzere i'm almost done
şarjım bitmek üzere my battery is about to die
Slang
(ilgisi) bitmek blow over
cezası bitmek üzere olmak short
ilişkileri bitmek bust up
pili bitmek be washed-out
pili bitmek be fagged
pili bitmek be worn-out
pili bitmek be played out
pili bitmek be dog-tired
Technical
süresi bitmek expire
Computer
beklenmedik bir biçimde bitmek abend
Traffic
ehliyetinin süresi bitmek (one's driving licence) run out
ehliyetinin süresi bitmek (one's driving licence) expire
British Slang
bitmek bilmez anlamsız konuşma blithering