ceza - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

ceza



"ceza" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 40 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
ceza punishment i.
ceza penalty i.
General
ceza punition (fr) i.
ceza forfeiture i.
ceza punishment i.
ceza forfeit i.
ceza rod i.
ceza penalty i.
ceza apodosis i.
ceza penance i.
ceza recompense i.
ceza payoff i.
ceza chastisement i.
ceza retribution i.
ceza infliction i.
ceza oppression i.
ceza correction i.
ceza fine i.
ceza scourge i.
ceza imposition i.
ceza discipline i.
ceza sentencing i.
ceza sconce i.
ceza conclusion i.
ceza pain i.
ceza criminal s.
ceza punitive s.
ceza penal s.
Colloquial
ceza payoff
Slang
ceza rap
Trade/Economic
ceza penalty
ceza charge
Law
ceza punishment
ceza penalty
ceza abandum
ceza amende
ceza retribution
ceza forfeit
Technical
ceza penalty
Food Engineering
ceza penalty

"ceza" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 200 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
ceza kesmek fine f.
ceza olarak kaybetmek forfeit f.
General
(borç/ceza vb'den) kurtarmak remit f.
(ceza olarak) birinin bileğine hafifçe vurmak slap someone on the wrist f.
(ceza olarak) birinin bileğine hafifçe vurmak slap someone's wrist f.
ceza almadan serbest bırakılmak walk free f.
ceza almak be punished f.
ceza almak be fined f.
ceza evinde yargılanmayı beklemek await trial in prison f.
ceza evinden kaçmak escape from prison f.
ceza indirimi yapmak abate f.
ceza olarak birinin hareket alanını sınırlamak clip someone's wings f.
ceza olarak kaybetmek forfeit f.
ceza olarak vermek forfeit f.
ceza ödemek pay a penalty f.
ceza ödemek pay the penalty f.
ceza ödemek pay a fine f.
ceza ödemek pay the fine f.
ceza sahasına orta yapmak cross the ball into the penalty area f.
ceza uygulamak punish f.
ceza uygulamak carry out sentence f.
ceza uygulamak impose penalty f.
ceza uygulamak inflict punishment f.
ceza uygulamak impose punishment f.
ceza verilmeden serbest bırakılmak go scot free f.
ceza vermek punish f.
ceza vermek impose a penalty on f.
ceza vermek penalise f.
ceza vermek inflict punishment on f.
ceza vermek pay a fine f.
ceza vermek sentence f.
ceza vermek fine f.
ceza vermek penalize f.
ceza vermemek let off f.
ceza yağdırmak dish out penalties f.
ceza yazmak fine f.
ceza yemek be fined f.
ceza yemek be punished f.
ceza yemek pay dearly f.
dışarı çıkartmamak (birini ceza olarak) ground f.
hafif ceza vermek let off f.
kurtarmak (borç/ceza vb) remit f.
küçük bir ceza almak receive a minor punishment f.
vazgeçmek (ceza vb'nden) remit f.
vermek (ceza) impose on f.
vermek (ceza) impose upon f.
vermek (ilaç/ceza vb) administer f.
yetkisini elinden almak (ceza olarak) disqualify f.
(ceza) erteleme reprieve i.
(dini nedenlerle ceza olarak) kendini kırbaçlayan flagellant i.
(okulda verilen) ufak ceza order mark (school, brit) i.
adalet ve ceza justice and punishment i.
adil ceza just punishment i.
ağır ceza gruelling i.
ağır ceza harsh penalty i.
ağır ceza grueling i.
ağır ceza severe penalty i.
ağır ceza hard labour i.
ağır ceza hard labor i.
ağır ceza servitude i.
ağır ceza severe punishment i.
bedensel ceza corporal punishment i.
ceza alma packet i.
ceza bedeli fine i.
ceza gerektiren bir suçun işlenmesi commission of criminal offence i.
ceza giymiş convict i.
ceza gören punishee i.
ceza hukukçusu criminal lawyer i.
ceza hukuku criminal law i.
ceza hukuku penal law i.
ceza hukuku penal code i.
ceza hukuku crown law i.
ceza infaz punishment execution i.
ceza infaz hukuku law on criminal execution i.
ceza infaz kurumu department of corrections i.
ceza işlevi penalty function i.
ceza kanunları penal code i.
ceza kanunu criminal code i.
ceza kanunu ciriminal code i.
ceza kartı penalty card i.
ceza mahkemesi basic criminal court i.
ceza mahkemesi criminal court i.
ceza makbuzu tag i.
ceza makbuzu fine receipt i.
ceza muhakemeleri usul kanunu law of criminal procedure i.
ceza muhakemesi hukuku law on criminal procedure i.
ceza mukameleri usül kanunu code on criminal procedures i.
ceza normu punishment norm i.
ceza okul imposition i.
ceza olarak geminin altından geçirme keelhauling i.
ceza olarak kaybetme forfeit i.
ceza politikası penal policy i.
ceza psikolojisi criminal psychology i.
ceza sahası penalty area i.
ceza sosyolojisi penology i.
ceza süreci penalty process i.
ceza ve mukabelden muaf olma impunity i.
ceza verme infliction i.
ceza yargılaması criminal procedure i.
ceza yasası penal code i.
ceza yöntemi olarak boyun çevresine takılan çivili tasma cangue i.
cismani ceza corporal punishment i.
ertelenme (ceza) suspension i.
günaha karşılık ceza (kilise) penance i.
hafif ceza light sentence i.
hafifletme ceza commutation i.
hak edilen ceza retribution i.
hak edilen ve kaçınılmaz ceza nemesis i.
hukuku ihlal nedeniyle verilen ceza sanction i.
hürriyeti bağlayıcı ceza punishment restricting freedom i.
hürriyeti bağlayıcı ceza liberty binding punishment i.
ilahi ceza divine retribution i.
müstehak ceza verilmesi nemesis i.
ödül ve ceza punishment and reward i.
polisin simgelediği ceza yasası arm of the law i.
sert ceza severe penalty i.
suçtan caydırmada ceza punishment in crime deterrence i.
uluslararası ceza mahkemeleri international criminal courts i.
vazgeçme (ceza vb'nden) remittance i.
yetkisini elinden alma (ceza olarak) disqualification i.
yüklü ceza hefty fine i.
ceza almış punished s.
ceza almış fined s.
ceza gerektiren penal s.
ceza gerektiren punitive s.
ceza ile ilgili sentential s.
ceza ile ilgili penal s.
ceza olarak penal s.
ceza olarak verilen forfeited s.
ceza ve cezaevi bilimi ile ilgili penological s.
ceza yemiş fined s.
tecil edilmiş (ceza) suspended (sentence) s.
ceza vererek penally zf.
Phrasals
birine büyük bir ceza kesmek hit someone with something
ceza yemek catch it
Phrases
bir ceza kesilecektir a fine will be levied
ceza indirimi karşılığında for a reduced sentence
Colloquial
hak edilen ceza comeuppance
Idioms
(verilmiş) ağır ceza rough justice
(zaten ceza alacaksın) çalacaksan büyük çal i might as well be hanged for a sheep as for a lamb
(zaten ceza alacaksın) çalacaksan büyük çal i might as well be hung for a sheep as a lamb
birine bir işi yaparsa ödül yapmazsa ceza vermek carrot and stick
birine bir işi yaparsa ödül yapmazsa ceza vermek carrot or stick
ceza almadan kurtulmak slip through the net
ceza çekmek twist in the wind
ceza çekmek twist slowly in the wind
ceza görmeden with impunity
ceza vermek yerine sadece uyarıda bulunmak let off with a warning
elli yıl veya üzeri ceza big bitch
hafif ceza slap on the wrist
haksız ceza rough justice
haksız ceza a bum rap
küçük bir ceza almak get one's knuckles rapped
ödül ve ceza carrot and stick
ödül ve ceza carrot-and-stick
ödül ve ceza yaklaşımı a carrot and stick approach
yasaların öngördüğünün altında ceza vermek let off with a warning
Speaking
ceza meza almadım i was scot free
ne kadar yedin (ceza) how much time did you get?
Slang
(ceza evi argosu) memur geliyor anlamında bir uyarı hot water
(şartlı tahliye kurulu) beklenenden daha uzun bir ceza vermek get hit
(uyuşturucu anlamında) mal (ceza evi argosu) hop
(uyuşturucu anlamında) mal (ceza evi argosu) scam
(uyuşturucu anlamında) mal (ceza evi argosu) chiva
(uyuşturucu anlamında) mal (ceza evi argosu) stuff
(uyuşturucu anlamında) mal (ceza evi argosu) gow
amerika'da yanlış yerlere park edenlere ceza kesen patenli trafik görevlisi kadın meter maid
ceza almış hemmed up
ceza evi avlusunda eroin arama chasing the dragon
ceza evi avlusunda eroin arama chasing the horse
ceza evi büfesinde satılan ürünler grunts
ceza evi kantin sırası draw
ceza evinde akıl hastalarının tutulduğu bölüm ding wing
ceza evinde cinsel tacize uğrayan güçsüz kimse catcher
ceza evinde ruhsal tedaviye ihtiyaç duyan hükümlü cat-j
ceza evinde ruhsal tedaviye ihtiyaç duyan hükümlü j-cat
ceza görmemek go scot-free
ceza yemek get a ticket
çocuk tacizcisi (ceza evi argosu) cho mo
çocuk tacizcisi (ceza evi argosu) chester
duş alan mahkumları kontrol amacıyla izleyen ceza evi görevlisi gazer
elli yıl veya üzeri ceza little bitch
en iyi ceza evi arkadaşı crimey
haksız ceza bum rap
kısa ceza skid bid
mahkumlara memur arkadaşları hakkında bilgiler veren ispiyoncu ceza evi memuru duck
mahkumum cezaevinden tahliyesi sırasında kapıdaki ceza evi görevlilerine verdiği hakkınız helal edin parası gate money
maksimum ceza almak max out
mastürbasyon (ceza evi argosu) code 21
mevcut bağlantılarından uzaklaştırmak amacıyla hükümlünün bir ceza evinden diğerine nakledilmesi diesel therapy
mevcut bağlantılarından uzaklaştırmak amacıyla hükümlünün bir ceza evinden diğerine nakledilmesi bus therapy
mevcut bağlantılarından uzaklaştırmak amacıyla hükümlünün bir ceza evinden diğerine nakledilmesi round robin
mevcut bağlantılarından uzaklaştırmak amacıyla hükümlünün bir ceza evinden diğerine nakledilmesi grey goose therapy
misyoner pozisyonda yapılan homoseksüel ilişki (ceza evi argosu) family style
sert çocuğu oynayan ceza evine yeni düşmüş acemi mahkum gunsel
sert çocuğu oynayan ceza evine yeni düşmüş acemi mahkum gunslinger
Trade/Economic
büyük maddi ceza serious capital punishment
ceza kanunu penalty code
ceza kanunu penal code
ceza kesintisi penalty deduction