ekmek - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

ekmek



"ekmek" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 22 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
ekmek plant f.
ekmek bread i.
General
ekmek sow f.
ekmek set f.
ekmek inseminate f.
ekmek implant f.
ekmek cultivate f.
ekmek drop f.
ekmek spread f.
ekmek stand somebody up f.
ekmek farm f.
ekmek sprinkle f.
ekmek give somebody the slip f.
ekmek set out f.
ekmek tame f.
ekmek crop i.
ekmek subsistence i.
ekmek the staff of life i.
ekmek bread and butter i.
ekmek food i.
Trade/Economic
ekmek plant
Archaic
ekmek husband f.

"ekmek" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 200 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
ekmek kabuğu crust i.
ekmek somunu loaf i.
kızarmış ekmek (dilim halinde) toast i.
General
(tohum) ekmek inseminate f.
birini ekmek stand somebody up f.
birini ekmek sell out someone f.
birisini ekmek stand someone up f.
bitkileri kuma gömmek/ekmek root the plants in sand f.
çevresindeki bitkilere kıyasla daha küçük ve bodur olan bitkiler ekmek underplant f.
çiçek ekmek plant a flower f.
çim ekmek turf f.
dibine darı ekmek use up f.
dibine darı ekmek squander f.
dönüşümlü olarak ekmek rotate f.
ekmek (ağaç vb) plant f.
ekmek (tohum vb) broadcast f.
ekmek (tohum vb) sow f.
ekmek (tohum) plant f.
ekmek dilimlemek slice the bread f.
ekmek kırıntılarını takip etmek follow the bread crumbs f.
ekmek kızartmak toast f.
ekmek parasını kazanmak earn one's keep f.
ekmek üretilmek bread to be produced f.
ekmek vb ufaltmak crumble f.
ekmek yapmak bake bread f.
ekmek yapmak make bread f.
eli ekmek tutmak earn one's bread f.
eve ekmek getirmek bring home the bacon f.
eve ekmek getirmek bring home the bread f.
fide kazığı ile tohum ekmek dibble f.
kabarmak (ekmek/hamur vb) rise f.
kızarmak (ekmek dilimi vb) toast f.
köküne kibrit suyu ekmek destroy f.
makine ile tohum ekmek drill f.
nefret tohumları ekmek plant seeds of hate f.
nifak tohumu ekmek sow discord among f.
okulu ekmek skip the school f.
peynir ekmek gibi gitmek go like hot cakes f.
saç ekmek transplant hair f.
sebze ekmek plant vegetable f.
sürüp ekmek farm f.
tohum ekmek sow f.
tohum ekmek seminate f.
tohum ekmek drill f.
tohum ekmek disseminate f.
tohum ekmek seed f.
tohum ekmek sow seed f.
tuz biber ekmek be the last straw f.
üstüne tuz biber ekmek be the last straw f.
üstüne tuz biber ekmek rub salt in the wound f.
üzerine biber ekmek pepper f.
yarasına tuz biber ekmek rub salt in somebody's wound f.
ahşap ekmek kutusu wooden bread box i.
baget ekmek baguette i.
banılmış ekmek lokması (yemeğin suyuna vb'ne) sop i.
bayat ekmek stale bread i.
bayatlamayan ekmek non-staling bread i.
bayatlamaz ekmek non-staling bread i.
bir dilim ekmek a slice of bread i.
bir fırın ekmek batch i.
bir tür ekmek barmcake i.
çifte pişirilmiş ekmek twice baked bread i.
donmuş ekmek hamuru frozen bread dough i.
dört dilimli ekmek kızartma makinesi four-slice toaster i.
dörtlü ekmek kızartma makinesi four-slice toaster i.
ekmek ağacı breadfruit i.
ekmek bıçağı bread knife i.
ekmek endüstrisi bread industry i.
ekmek fırını bread bakery i.
ekmek fırını bakery i.
ekmek fırını bakeshop i.
ekmek fırını bakery oven i.
ekmek fırını bakehouse i.
ekmek fırınları bread bakeries i.
ekmek getiren breadwinning i.
ekmek içi crumb i.
ekmek kabı bread bin i.
ekmek kabı bread box i.
ekmek kabuğu crust i.
ekmek kapısı subsistence i.
ekmek kapısı place where one earns his living i.
ekmek kapısı one's job i.
ekmek kapısı situation i.
ekmek kapısı bread and butter i.
ekmek kavgası fight for bread i.
ekmek kırıntıları breadcrumbs i.
ekmek kırıntıları bread crumbs i.
ekmek kırıntıları breading i.
ekmek kırıntıları crispies i.
ekmek kırıntısı breadcrumb i.
ekmek kırıntısı crumb i.
ekmek kırıntısı bread crumb i.
ekmek kıtırı crust i.
ekmek kızartıcı toaster i.
ekmek kızartıcısı (elektrikli) toaster i.
ekmek kızartma makinesi toaster i.
ekmek kızartma makinesi kolu bread carriage handle i.
ekmek kutusu bread bin i.
ekmek kutusu breadbox i.
ekmek kuyruğu bread line i.
ekmek kuyruğu bread queue i.
ekmek küfü bread mould i.
ekmek parası living i.
ekmek parası bread and butter i.
ekmek parası one's bread and butter i.
ekmek parçası sippet i.
ekmek poşeti bread bag i.
ekmek sepeti breadbasket i.
ekmek somunları loaves i.
ekmek somunu loaf of bread i.
ekmek tahtası breadboard i.
ekmek teknesi the place where one earns one's bread i.
ekmek teknesi the place where one earns one's livelihood i.
ekmek teknesi bread and butter i.
ekmek unu bread flour i.
ekmek ve pasta dükkanı bakery i.
ekmek ve su hapsi bread and water diet i.
ekmek ve şarap bread and wine i.
ekmek yapma makinesi breadmaker i.
ekmek yapma makinesi bread making machine i.
ekmek yapma makinesi bread maker i.
elektrikli ekmek kızartıcısı electric toaster i.
evde pişirilmiş ekmek bannock i.
eve ekmek getiren breadwinning i.
eve ekmek getiren breadwinner i.
eve ekmek parası getiren breadwinning i.
eve ekmek parası getirme breadwinning i.
genellikle ekmek peynir ve turşudan oluşan bir öğün ploughman's lunch i.
genellikle ekmek peynir ve turşudan oluşan bir öğün ploughman's i.
hamursuz ekmek matzo i.
ibranilere özgü hamursuz bayramı'da yenilen mayasız ekmek matzoh i.
iki dilimli ekmek kızartma makinesi two-slice toaster i.
ikili ekmek kızartma makinesi two-slice toaster i.
iri taneli ekmek cobloaf i.
kalın dilim (ekmek/kek için) slab i.
kepekli ekmek wholemeal bread i.
kepekli ekmek wholewheat bread i.
kepekli ekmek whole-wheat bread i.
kızarmış ekmek fried bread i.
kızarmış ekmek toasted bread i.
kızarmış ekmek toast i.
kızarmış ekmek üzerine kırılmış iki yumurta adam and eve on a raft i.
kızartılmış ekmek toast i.
kilisede kutsal ekmek kutusu pyx i.
kilisede kutsanmış ekmek kabı ciborium i.
komünyonda kullanılan kutsanmış ekmek the blessed sacrament i.
komünyonda kullanılan kutsanmış ekmek the sacrament i.
kuru ekmek dry bread i.
kuru ekmek crust i.
kuşüzümlü ekmek brownie i.
kutsal ekmek kabı monstrance i.
kutsanmış ekmek host i.
küçük ekmek roll i.
küçük ekmek scone i.
küçük yuvarlak ekmek cob i.
küp biçiminde doğranmış kızarmış ekmek (çorbaya konulan) crouton i.
mayasız ekmek unleavened bread i.
mayasız ekmek wafer i.
sadece ekmek ve su ile beslenme xerophagy i.
sarımsaklı ekmek garlic bread i.
sıcak bir ekmek a hot bread i.
sıcak ekmek hot bread i.
siyah ekmek brown bread i.
şamkurabiyesine benzeyen bir tür ufak ekmek muffin i.
taze ekmek fresh bread i.
taze ekmek freshly-baked bread i.
taze ekmek kokusu smell of freshly-baked bread i.
tereyağlı ekmek bread and scrape i.
tereyağlı ekmek bread and butter i.
testere ağızlı ekmek bıçağı saw edge bread knife i.
testereli ekmek bıçağı saw edge bread knife i.
ufalanmış ekmek bread crumb i.
yanmış ekmek burnt bread i.
yemeğe doğranmış ekmek sippet i.
yumurtaya batırılıp tavada kızartılmış ekmek french toast i.
yuvarlak ve tuzlu bir ekmek türü corn muffin i.
(ekmek) mayasız unleavened s.
ekmek vb´ne kolayca sürülen spread s.
içi iyi pişmemiş (ekmek vb) sodden s.
mayasız (ekmek) unleavened s.
Phrasals
(birine karşı) (birilerine) nifak tohumları ekmek poison someone against someone or something
birini son anda ekmek flake out on someone
birisini ekmek stand someone up
peynir ekmek gibi gitmek take off
peynir ekmek gibi satılmak take off
Proverb
ne kadar ekmek o kadar köfte you get what you pay for
ne kadar köfte o kadar ekmek you get what you pay for
Colloquial
birini ekmek dog someone
hamburgerin üst tarafındaki ekmek top bun
insanın ekmek ve suyu someone's bread and butter
üstüne tuz biber ekmek add insult to injury
Idioms
(üzüntüye vb) tuz biber (ekmek) a turn/twist of the knife
bir parça ekmek kazanmak için kendinden geçmek be out earning a crust
birini ekmek make away with
birini ekmek stand somebody up
birinin yarasına tuz biber ekmek rub salt into someone's wounds
birisini ekmek stand somebody up
çok/peynir ekmek gibi satmak sell like gangbusters
dibine darı ekmek pour down the drain
ekmek aslanın ağzında money doesn't grow on trees