ekmek - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

ekmek



"ekmek" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 22 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
ekmek plant f.
ekmek bread i.
General
ekmek sow f.
ekmek set f.
ekmek inseminate f.
ekmek implant f.
ekmek cultivate f.
ekmek drop f.
ekmek spread f.
ekmek stand somebody up f.
ekmek farm f.
ekmek sprinkle f.
ekmek give somebody the slip f.
ekmek set out f.
ekmek tame f.
ekmek crop i.
ekmek subsistence i.
ekmek the staff of life i.
ekmek bread and butter i.
ekmek food i.
Trade/Economic
ekmek plant
Archaic
ekmek husband f.

"ekmek" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 377 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
ekmek kabuğu crust i.
ekmek somunu loaf i.
kızarmış ekmek (dilim halinde) toast i.
General
(tohum) ekmek inseminate f.
birini ekmek sell out someone f.
birini ekmek stand somebody up f.
birisini ekmek stand someone up f.
bitkileri kuma gömmek/ekmek root the plants in sand f.
çevresindeki bitkilere kıyasla daha küçük ve bodur olan bitkiler ekmek underplant f.
çiçek ekmek plant a flower f.
çim ekmek turf f.
dibine darı ekmek use up f.
dibine darı ekmek squander f.
dönüşümlü olarak ekmek rotate f.
ekmek (ağaç vb) plant f.
ekmek (tohum vb) broadcast f.
ekmek (tohum vb) sow f.
ekmek (tohum) plant f.
ekmek dilimlemek slice the bread f.
ekmek kırıntılarını takip etmek follow the bread crumbs f.
ekmek kızartmak toast f.
ekmek parasını kazanmak earn one's keep f.
ekmek üretilmek bread to be produced f.
ekmek vb ufaltmak crumble f.
ekmek yapmak make bread f.
ekmek yapmak bake bread f.
eli ekmek tutmak earn one's bread f.
eve ekmek getirmek bring home the bread f.
eve ekmek getirmek bring home the bacon f.
fide kazığı ile tohum ekmek dibble f.
kabarmak (ekmek/hamur vb) rise f.
kızarmak (ekmek dilimi vb) toast f.
köküne kibrit suyu ekmek destroy f.
makine ile tohum ekmek drill f.
nefret tohumları ekmek plant seeds of hate f.
nifak tohumu ekmek sow discord among f.
okulu ekmek skip the school f.
peynir ekmek gibi gitmek go like hot cakes f.
saç ekmek transplant hair f.
sebze ekmek plant vegetable f.
sürüp ekmek farm f.
tohum ekmek sow seed f.
tohum ekmek disseminate f.
tohum ekmek seed f.
tohum ekmek drill f.
tohum ekmek sow f.
tohum ekmek seminate f.
tuz biber ekmek be the last straw f.
üstüne tuz biber ekmek be the last straw f.
üstüne tuz biber ekmek rub salt in the wound f.
üzerine biber ekmek pepper f.
yarasına tuz biber ekmek rub salt in somebody's wound f.
(katolik kilisesinde) kutsal ekmek kabı ciborium i.
ahşap ekmek kutusu wooden bread box i.
baget ekmek baguette i.
banılmış ekmek lokması (yemeğin suyuna vb'ne) sop i.
bayat ekmek stale bread i.
bayatlamayan ekmek non-staling bread i.
bayatlamaz ekmek non-staling bread i.
bir dilim ekmek a slice of bread i.
bir fırın ekmek batch i.
bir tür ekmek barmcake i.
çifte pişirilmiş ekmek twice baked bread i.
donmuş ekmek hamuru frozen bread dough i.
dört dilimli ekmek kızartma makinesi four-slice toaster i.
dörtlü ekmek kızartma makinesi four-slice toaster i.
ekmek ağacı breadfruit i.
ekmek bıçağı bread knife i.
ekmek endüstrisi bread industry i.
ekmek fırını bakehouse i.
ekmek fırını bread bakery i.
ekmek fırını bakeshop i.
ekmek fırını bakery i.
ekmek fırını bakery oven i.
ekmek fırınları bread bakeries i.
ekmek getiren breadwinning i.
ekmek içi crumb i.
ekmek kabı bread box i.
ekmek kabı bread bin i.
ekmek kabuğu crust i.
ekmek kapısı subsistence i.
ekmek kapısı situation i.
ekmek kapısı one's job i.
ekmek kapısı place where one earns his living i.
ekmek kapısı bread and butter i.
ekmek kavgası fight for bread i.
ekmek kırıntıları bread crumbs i.
ekmek kırıntıları breadcrumbs i.
ekmek kırıntıları breading i.
ekmek kırıntıları crispies i.
ekmek kırıntısı breadcrumb i.
ekmek kırıntısı bread crumb i.
ekmek kırıntısı crumb i.
ekmek kıtırı crust i.
ekmek kızartıcı toaster i.
ekmek kızartıcısı (elektrikli) toaster i.
ekmek kızartma makinesi toaster i.
ekmek kızartma makinesi kolu bread carriage handle i.
ekmek kutusu breadbox i.
ekmek kutusu bread bin i.
ekmek kuyruğu bread queue i.
ekmek kuyruğu bread line i.
ekmek küfü bread mould i.
ekmek parası one's bread and butter i.
ekmek parası living i.
ekmek parası bread and butter i.
ekmek parçası sippet i.
ekmek poşeti bread bag i.
ekmek sepeti breadbasket i.
ekmek somunları loaves i.
ekmek somunu loaf of bread i.
ekmek tahtası breadboard i.
ekmek teknesi the place where one earns one's bread i.
ekmek teknesi the place where one earns one's livelihood i.
ekmek teknesi bread and butter i.
ekmek unu bread flour i.
ekmek ve pasta dükkanı bakery i.
ekmek ve su hapsi bread and water diet i.
ekmek ve şarap bread and wine i.
ekmek yapma makinesi breadmaker i.
ekmek yapma makinesi bread making machine i.
ekmek yapma makinesi bread maker i.
elektrikli ekmek kızartıcısı electric toaster i.
evde pişirilmiş ekmek bannock i.
eve ekmek getiren breadwinning i.
eve ekmek getiren breadwinner i.
eve ekmek parası getiren breadwinning i.
eve ekmek parası getirme breadwinning i.
genellikle ekmek peynir ve turşudan oluşan bir öğün ploughman's lunch i.
genellikle ekmek peynir ve turşudan oluşan bir öğün ploughman's i.
hamursuz ekmek matzo i.
ibranilere özgü hamursuz bayramı'da yenilen mayasız ekmek matzoh i.
iki dilimli ekmek kızartma makinesi two-slice toaster i.
ikili ekmek kızartma makinesi two-slice toaster i.
iri taneli ekmek cobloaf i.
kalın dilim (ekmek/kek için) slab i.
kepekli ekmek whole-wheat bread i.
kepekli ekmek wholemeal bread i.
kepekli ekmek wholewheat bread i.
kızarmış ekmek toasted bread i.
kızarmış ekmek toast i.
kızarmış ekmek fried bread i.
kızarmış ekmek üzerine kırılmış iki yumurta adam and eve on a raft i.
kızartılmış ekmek toast i.
kilisede kutsal ekmek kutusu pyx i.
komünyonda kullanılan kutsanmış ekmek the sacrament i.
komünyonda kullanılan kutsanmış ekmek the blessed sacrament i.
kuru ekmek dry bread i.
kuru ekmek crust i.
kuşüzümlü ekmek brownie i.
kutsal ekmek kabı monstrance i.
kutsanmış ekmek host i.
kutsanmış ekmek kabı ciborium i.
küçük ekmek scone i.
küçük ekmek roll i.
küçük yuvarlak ekmek cob i.
küp biçiminde doğranmış kızarmış ekmek (çorbaya konulan) crouton i.
mayasız ekmek unleavened bread i.
mayasız ekmek wafer i.
sadece ekmek ve su ile beslenme xerophagy i.
sarımsaklı ekmek garlic bread i.
sıcak bir ekmek a hot bread i.
sıcak ekmek hot bread i.
siyah ekmek brown bread i.
şamkurabiyesine benzeyen bir tür ufak ekmek muffin i.
taze ekmek freshly-baked bread i.
taze ekmek fresh bread i.
taze ekmek kokusu smell of freshly-baked bread i.
tereyağlı ekmek bread and butter i.
tereyağlı ekmek bread and scrape i.
testere ağızlı ekmek bıçağı saw edge bread knife i.
testereli ekmek bıçağı saw edge bread knife i.
ufalanmış ekmek bread crumb i.
yanmış ekmek burnt bread i.
yemeğe doğranmış ekmek sippet i.
yumurtaya batırılıp tavada kızartılmış ekmek french toast i.
yuvarlak ve tuzlu bir ekmek türü corn muffin i.
(ekmek) mayasız unleavened s.
ekmek vb´ne kolayca sürülen spread s.
içi iyi pişmemiş (ekmek vb) sodden s.
mayasız (ekmek) unleavened s.
Phrasals
(birine karşı) (birilerine) nifak tohumları ekmek poison someone against someone or something
birini son anda ekmek flake out on someone
birisini ekmek stand someone up
peynir ekmek gibi gitmek take off
peynir ekmek gibi satılmak take off
Proverb
ne kadar ekmek o kadar köfte you get what you pay for
ne kadar köfte o kadar ekmek you get what you pay for
Colloquial
birini ekmek dog someone
hamburgerin üst tarafındaki ekmek top bun
insanın ekmek ve suyu someone's bread and butter
üstüne tuz biber ekmek add insult to injury
Idioms
(üzüntüye vb) tuz biber (ekmek) a turn/twist of the knife
bir parça ekmek kazanmak için kendinden geçmek be out earning a crust
birini ekmek make away with
birini ekmek stand somebody up
birinin yarasına tuz biber ekmek rub salt into someone's wounds
birisini ekmek stand somebody up
çok/peynir ekmek gibi satmak sell like gangbusters
dibine darı ekmek pour down the drain
ekmek aslanın ağzında money doesn't grow on trees
ekmek elden su gölden living a life of ease
ekmek kapısı someone's bread and butter
ekmek mushaf çarpsın ki cross my heart (and hope to die)
ekmek parası bread and butter
ekmek parası ile oynamak quarrel with one's bread and butter
ekmek parası kazanmak bring home the bacon
ekmek teknesi a meal ticket
ekmek teknesi breadwinner
ekmek ve su bread and water
eve ekmek götürmek bring home the bacon
eve ekmek götürmek bring home the
eve ekmek götürmek bring home the bread
eve ekmek götürmek earn a living for the family
evine ekmek götürmek bring home the bread
evine ekmek götürmek earn a living for the family
evine ekmek götürmek bring home the
kırk fırın ekmek yemen lazım gotta get up pretty early in the morning to do something
kin ve nefret tohumları ekmek breed bad blood
ne kadar ekmek o kadar köfte if you pay peanuts you get monkeys
nifak tohumları ekmek make mischief
nifak tohumları ekmek breed bad blood
peynir ekmek gibi sell something to beat the band
peynir ekmek gibi like hot cakes
peynir ekmek gibi gitmek sell like hot cakes
peynir ekmek gibi gitmek go like hot cakes
peynir ekmek gibi gitmek/satılmak go like hot cakes
peynir ekmek gibi satılmak go like hot cakes
peynir ekmek gibi satılmak sell like hot cakes
peynir ekmek gibi satılmak sell like hotcakes
peynir ekmek gibi satmak sell like hot cakes
peynir ekmek yer gibi like shooting fish in a barrel
taş atana ekmek atmak heap coals of fire on someone's head
tohum ekmek sow the seeds of something
tohum ekmek plant a seed
tohum ekmek plant the seeds
tuz biber ekmek add insult to injury
tuz biber olmak/ekmek put the boot in
yaraya tuz biber ekmek rub salt into the wound
Speaking
birini ekmek bail on
ekmek al buy a bread
ekmek musaf çarpsın! i swear to god!
kırk fırın ekmek yemen lazım you have a long way to go
Slang
bir tür ekmek damper
birini atlatmak/ekmek give somebody the slip
birini atlatmak/ekmek give someone the slip
birini ekmek deep-six someone
birini ekmek blow somebody off
birini ekmek ditch someone
birini ekmek blow off someone
birisini ekmek break an appointment
birisini ekmek stand someone up
Trade/Economic
artan işsizlik karşısında aileye ekmek getirenler işlerini kaybettikçe ailenin gelirindeki düşmeyi önlemek üzere başka aile bireylerinin de emek piyasalarına girmeye başlamaları görüşü added worker hypothesis
bir şeyi ekmek blow of
ekmek kuponu bread coupon
Tourism
küçük ekmek, kahve, tost vs'den oluşan hafif kahvaltı continental breakfast
Technical
beyaz ekmek light bread
mayasız ekmek azyme
sırayla değişik ekin ekmek rotate
Computer
ekmek somunu loaf
Food Engineering
ekmek içi crumb
ekmek içi gözeneği crumb grain
ekmek kabuğu crust
ekmek katkı maddesi bread improver
ekmek mayası baker’s yeast
Gastronomy
(ekmek) pişirme sacı baking sheet
baget ekmek baguet
baget ekmek baguette
bayat ekmek stale bread
beyaz ekmek white bread
bir dilim ekmek a slice of bread
bir tür minik ekmek popover
buğday ekmek wheat bread
çeyrek ekmek quarter of a loaf of bread
çiçek ekmek flower bread
çok tahıllı ekmek multi-grain bread
çok tahıllı ekmek multigrain bread
çorba ile sunulan küçük kızarmış ekmek parçası crouton
ekmek arası sandwich
ekmek arası balık grilled fish sandwich
ekmek arası balık fried fish sandwich
ekmek arası köfte meatball sandwich
ekmek arası patates kızartması chip butty
ekmek balığı french toast
ekmek bıçağı bread knife
ekmek böreği oven baked stale bread with melted kaşar cheese
ekmek çorbası bread soup
ekmek dilimi slice of bread
ekmek dilimleme makinesi bread slicing machine
ekmek fırını bakery
ekmek kabuğu bread crust
ekmek kadayıfı crumpets in thick syrup
ekmek kesme makinesi bread slicing machine
ekmek kesme tahtası bread board
ekmek kırıntıları, balık yumurtası, zeytinyağı ve limonla yapılan bir yunan yemeği taramasalata
ekmek kırıntılarıyla yapılan baharatlı bir yemek (kızarmış hindi ile yenilen) dressing
ekmek kırıntısı bread crumbs
ekmek kızartma makinesi toaster
ekmek kutusu bread box
ekmek küfü rhizopus
ekmek mayası yeast
ekmek mayası bread yeast
ekmek mayası baker's yeast
ekmek peynir bread and cheese
ekmek saklama kabı bread box
ekmek sepeti bread basket
ekmek sepeti breadbasket
ekmek somunu a loaf of bread
ekmek tahtası breadboard
ekmek tahtası bread board
ekmek tatlısı bread pudding
ekmek tavası bread pan
ekmek tavası loaf pan
esmer ekmek brown bread
etli ekmek quickbread with ground meat layer on top
evde yapılan ekmek home-made bread
fransız usulü kızarmış ekmek french toast
fransız usulü yumurtalı ekmek french toast
haşhaşlı ekmek bread with poppy seeds
hem yemek hem de ekmek yapımında kullanılan buğday unu all purpose flour
hindistan ve pakistan’a özgü pide ekmek chapati
iç harç olarak kullanılan doğranmış et, ekmek vb salpicon
italyan usulü kızarmış ekmek crostini
kamut ekmek kamut bread
kara ekmek brown bread
kepekli (ekmek) furfuraceous
kepekli ekmek bran bread
kepekli ekmek wholemeal bread
kepekli unlu ekmek whole wheat bread
kıtır ekmek crouton
kızarmış ekmek toasted bread
kızarmış ekmek dilimi toast
kızarmış ekmek üzerine fırnda kızartılmış fasulye baked beans on toast
kızarmış ekmek üzerine fırnda kızartılmış fasulye beans on toast
kızarmış küçük ekmek parçası crouton
köfte ekmek meatball hero
küçük yuvarlak ekmek bread roll
lavaş ekmek thin crispy pita like bread
mayalı ekmek yeast cake
mayasız ekmek unleavened bread
meksika usulü ekmek arası balık fish taco
peynirli kızarmış ekmek welsh rabbit
salata için kavrulmuş ekmek salad croutons
sıcak ekmek warm bread
siyah ekmek brown bread
somun ekmek loaf of bread
sütlü, kızarmış ekmek soft toast
taze ekmek fresh bread
tek kişilik küçük ekmek roll
tereyağlı kızarmış ekmek buttered toast
üstüne ekmek kırıntıları serpip sos içinde pişirmek scallop
vişneli ekmek tatlısı cherry bread pudding
yarım ekmek half a loaf of bread
yumurtalı ekmek eggy bread
yumurtanın sarısına batırılıp pişirilmiş kızarmış ekmek eggs and soldiers
yumurtayı ufalanmış ekmek ile yağda kızartmak shirr
yumurtayı ufalanmış ekmek ile yağda pişirmek shirr
Biology
tohum ekmek inseminate
Marine Biology
zehirli ekmek hamuru avcılığı poisoned bread-paste-bait
History
ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler let them eat cake
Religious
ekmek (ekmek ve şarap ayinindeki) host
ekmek ve şarap ayini the lord's supper
ekmek ve şarap ayini the liturgy
ekmek ve şarap ayini mass
kilisede üzerinde ekmek ve şarabın hazırlandığı küçük masa/sehpa prothesis
kilisede üzerinde ekmek ve şarabın hazırlandığı küçük masa/sehpa table of oblation
komünyon ayini için takdis edilen şarap ve ekmek the eucharist
kutsal ekmek kutusu pyx
kutsal ekmek kutusu (kilise) pyx
ortodoks kilise ayinlerinde kullanılan ekmek parçası prosphora
şarap ve ekmek yeme ayini the eucharist
Military
ekmek torbası field bag
Archaic
beyaz ekmek manchet
British Slang
bir tür ekmek balm
bir tür ekmek stottie (scotland/tyneside/northern use)
birini ekmek blow out
ekmek parçası cob