evil - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

evil

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"evil" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 26 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
evil i. fenalık
evil i. kötülük
evil s. fena
evil s. kötü
General
evil f. yermek
evil i. günah
evil i. dert
evil i. canavar
evil i. bela
evil i. musibet
evil i. zarar
evil i. şerir
evil i. kemlik
evil i. uğursuzluk
evil i. cin
evil i. şer
evil s. günahkar
evil s. kem
evil s. meşum
evil s. habis
evil s. talihsiz
evil s. zararlı
evil s. uğursuz
evil s. aksi
evil s. şanssız
evil s. çok kötü

"evil" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 117 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
evil eye i. nazar
General
be affected by the evil eye f. nazar değmek
be affected by the evil eye f. göze gelmek
be affected by the evil eye f. göz değmek
be affected by the evil eye f. nazara gelmek
be attacked by evil eye f. nazar değmek
be attacked by evil eye f. göze gelmek
be distressed by evil eye f. nazar değmek
be distressed by evil eye f. göze gelmek
be struck by an evil spirit f. cin çarpmak
be touched by evil eye f. göze gelmek
be touched by evil eye f. nazar değmek
bring evil f. kötülük getirmek
do evil f. kötülük yapmak
fall on evil days f. dara düşmek
give someone an evil eye f. kötü gözle bakmak
have evil intentions against f. kastı olmak
look with an evil eye f. nazar etmek
look with an evil eye f. kötü gözle bakmak
pour lead (to repel evil eye) f. kurşun dökmek
protect from evil eyes f. kötü gözlerden korumak/sakınmak
speak evil of f. iftira etmek
suffer evil f. kötülük görmek
ward off evil spirits f. kötü ruhları kovmak
axis of evil i. şer ekseni
blue bead worn against the evil eye i. nazar boncuğu
dark evil i. kara şeytan
evil axis i. şer ekseni
evil destiny i. kör şeytan
evil empire i. şeytan imparatorluğu
evil eye i. göz değmesi
evil eye i. kem göz
evil eye talisman i. nazar boncuğu
evil omen i. nuhuset
evil person i. iblis
evil purpose i. kasıt
evil spirit i. kötü ruh
evil spirit i. ecinni
evil spirits i. kötü ruhlar
evil tongue i. kötü söz
evil tongue i. şom ağız
evil twin i. kötü ikiz
evil-doer i. suçlu
evil-doer i. günahkar
king's evil i. sıraca
prime evil i. baş iblis
the battle of good against evil i. iyiliğin kötülüğe karşı savaşı
the evil eye i. nazar
the evil eye i. göz değmesi
the evil one i. iblis
the evil one i. şeytan
evil-disposed s. art niyetli
evil-minded s. art niyetli
evil-minded s. kötü niyetli
evil-smelling s. iğrenç kokan
evil-smelling s. berbat kokan
evil-smelling s. leş gibi kokan
evil-smelling s. kötü kokulu
evil-smelling s. iğrenç kokulu
evil-speaking s. kötüleyen
good and evil s. iyi ve kötü
having an evil intention s. niyeti bozuk
most evil s. en kötü
in an evil hour zf. uğursuz bir saatte maalesef
in an evil hour zf. uğursuz bir saatte
in an evil hour zf. maalesef
Proverb
evil be to him who evil thinks kim kötü düşünürse kendine
idleness is the root of all evil tembellik tüm kötülüklerin anasıdır
money is the root of all evil para tüm kötülüklerin anasıdır
money is the root of all evil para her kötülüğün anasıdır
Sufficient unto the day is the evil thereof bugün dururken gelecek için endişelenme
the love of money is the root of all evil para her kötülüğün anasıdır
Colloquial
against the evil eye göz değmesine karşı
against the evil eye nazar değmesine karşı
evil genius kötülük dehası
evil never dies kötüye bir şey olmaz
god protect you from all evil tanrı seni tüm kötülüklerden korusun
lesser evil ehvenişer
Idioms
a choice between good and evil iyi ile kötü arasında bir seçim
a necessary evil hiç arzulanmayan ama kaçınılmaz olarak katlanılan durum
alcohol is the root of all evil içki tüm kötülüklerin anasıdır
do evil in return karşılığında kötülük yapmak
do evil in return kötülükle karşılık vermek
fail on evil days kötü günler geçirmek
fail on evil days zorluklarla karşılaşmak
fail on evil days şanssız olmak
fail on evil days şanssız günlerinde olmak
fail on evil days kötü günler yaşamak
fail on evil days kötü duruma düşmek
fallen on evil days başı belada
fallen on evil days başı dertte
give somebody the evil eye birisine sinirli sinirli bakmak
give somebody the evil eye birisine ters ters bakmak
lesser evil kötünün iyisi
put off the evil hour kötü bir şeyi yapmaktan kaçınmak
return evil for evil kötülüğe kötülükle karşılık vermek
see no evil, hear no evil, speak no evil 3 maymunu oynamak
see no evil, hear no evil, speak no evil görmedim, duymadım, bilmiyorum
see no evil, hear no evil, speak no evil haberi yokmuş gibi davranmak
see no evil, hear no evil, speak no evil üç maymunu oynamak
the evil eye kötü bakış
the evil eye kem nazar
the evil eye kötülük okunan bakış
the evil eye kem göz
the evil eye kötü kötü bakma
the social evil fahişelik
Speaking
god protect you from all evil allah kazadan beladan saklasın
may Allah protect you from evil eye Allah nazardan saklasın
may Allah protect you from evil eye elemtere fiş kem gözlere şiş
the mother of all evil bütün kötülüklerin anası
Law
evil intent kötü niyet
evil intention kötü niyet
evil intention suiniyet
Medical
fox-evil pelade pelada
scrofula king evil skrofula
Religious
tree of the knowledge of good and evil bilgi ağacı
Cinema
evil character kötü karakter