foul - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

foul

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"foul" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 67 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
foul f. kirletmek
foul f. pisletmek
foul i. kurallara aykırı hareket
foul i. faul
foul s. pis
foul s. iğrenç
General
foul f. kirlenmek
foul f. karıştırmak
foul f. bindirmek (gemi)
foul f. bulaştırmak
foul f. faul yapmak
foul f. tıkamak
foul f. ile karışmak
foul f. çarpmak (gemi)
foul f. pislenmek
foul f. dolaştırmak
foul f. çatmak
foul f. bozmak
foul f. dolaşmak
foul i. suikast
foul i. günah
foul i. karışma
foul i. zor durum
foul i. çarpışma
foul i. kir
foul i. pislik
foul i. dolaşma
foul s. kaba
foul s. küfürlü
foul s. ayıp
foul s. berbat kokan
foul s. tıkanmış
foul s. hilebaz
foul s. (hava) kötü
foul s. tiksindirici
foul s. hain
foul s. birbirine karışmış (ip vb)
foul s. bozuk
foul s. karışmış
foul s. kötü kokan
foul s. açık saçık
foul s. kötü
foul s. çirkin
foul s. kokuşmuş
foul s. fena
foul s. fani
foul s. kurallara aykırı
foul s. murdar
foul s. fırtınalı
foul s. hilekar
foul s. kabaca
foul s. kirli
foul s. kötü kokulu
foul s. dolaşmış
foul s. menfur
foul s. dolaşık
foul s. iğrenç kokulu
foul zf. çirkin biçimde
Trade/Economic
foul kusurlu
Technical
foul pis su kanalı
foul çarpmak
foul midye veya yosun bağlamak
foul dokunmak
Marine
foul gambalı
foul çaparız
Sport
foul kural dışı hareket
foul faul

"foul" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 160 sonuç

İngilizce Türkçe
General
commit a foul f. hata yapmak
fall foul f. zıt düşmek
fall foul f. ters düşmek
fall foul f. çatışmak
fall foul of f. ile çatışmak
fall foul of a rule f. kuralı çiğnemek
fall foul of the rule f. kuralı ihlal etmek
foul up f. tıkanmak
foul up f. karıştırmak
foul up f. rezil etmek
foul up f. kirletmek
foul up f. karmakarışık olmak
foul up f. bozmak
foul up f. tıkamak
foul up f. dolaştırmak
play somebody foul f. hainlik etmek
a foul-weather friend i. kara gün dostu
being foul-mouthed i. küfürbazlık
foul air i. bozuk hava
foul air i. grizu
foul air i. pis hava
foul breath i. ağız kokusu
foul language i. küfürlü konuşma
foul odour i. rahatsız edici koku
foul play i. faul
foul play i. cinayet
foul play i. hainlik
foul play i. hatalı oyun
foul play i. suikast
foul play i. kurallara aykırı oyun
foul smell i. ağır/kötü koku
foul speech i. küfürlü konuşma
foul up i. karışıklık
foul water i. kirli su
foul water i. pis su
foul-air flue i. kirli hava kanalı
foul-up i. gaf
foul-up i. büyük hata
foul-up i. aptalca hata
foul-weather friend i. kötü gün dostu
foul-weather friend i. kara gün dostu
foul-mouthed s. ağzı bozuk
foul-mouthed s. küfürbaz
foul-smelling s. leş gibi
foul-smelling s. kötü kokulu
foul-smelling s. kötü kokan
foul-smelling s. iğrenç kokulu
foul-smelling s. berbat kokan
foul-spoken s. küfürbaz
foul-spoken s. ağzı bozuk
Proverb
fair is foul, foul is fair! her hayırda bir şer, her şerde bir hayır vardır!
Colloquial
foul up berbat etmek
foul up perişan etmek
foul up içine etmek
foul up bozmak
Idioms
a fair face may hide a foul heart görünüşe aldanmamalı
by fair means or foul her yolu deneyerek
by fair means or foul nasıl olursa olsun
by fair means or foul öyle ya da böyle
by fair means or foul hangi araçla olursa olsun
by fair means or foul ne yapıp edip
by fair means or foul her ne pahasına olursa olsun
by fair means or foul ne pahasına olursa olsun
cry foul adaletsiz bi durum karşısında tepki göstermek
cry foul adaletsiz bir durum karşısında tepki göstermek
fall foul başı belaya girmek
fall foul atışmak
fall foul kavga etmek
fall foul kapışmak
fall foul of başı belaya girmek
fall foul of ters düşmek
fall foul of başı derde girmek
fall foul of someone birisi ile başı derde girmek
fall foul of someone birisiyle ihtilafa düşmek
fall foul of someone birisi ile ters düşmek
fall foul of something bir yasayı/kuralı çiğnemek
foul one's own nest kendi kendinize zarar vermek
foul one's own nest kendi kuyusunu kendi kazmak
foul out of something çok faul yaptığından dolayı oyundan atılmak
foul play kalleşlik
foul play birisinin arkasından iş çevirme
foul play hainlik
foul up berbat etmek
foul up çorba etmek
foul up içine etmek
foul up eline yüzüne bulaştırmak
no harm, no foul zararı yok, bir şey olmadı
play someone foul hainlik etmek
use foul language küfür etmek
use foul language küfürlü konuşmak
use foul language küfürlü/kaba konuşmak
use foul language in front of the children çocukların önünde küfürlü konuşmak
Slang
foul up içine etmek
foul up eline yüzüne bulaştırmak
foul up berbat etmek
use foul language küfretmek
use foul language sövmek
Trade/Economic
foul bill özürlü sağlık patentası
foul bill of lading rezerveli konşimento
foul bill of lading kusurlu konşimento
foul bill of lading rezerveli konişmento
Law
foul bill of lading hasarlı yüklenen yükü belirten konşimento
foul bill of lading kirli konşimento
Technical
foul gas collecting system uçucu toplama dizgesi
foul weather kötü hava şartları
foul weather kötü hava koşulları
protection against foul weather kötü hava şartlarına karşı koruma
Railway
foul ballast bozuk balast
Marine
fall foul çarpışmak (gemi)
foul anchor çaprazlı demir
foul berth tehlikeli liman
foul bill of health bozuk sağlık raporu
Medical
foul breath nefes kokusu
foul breath ağız kokusu
Zoology
american foul brood amerikan yavru çürüklüğü
Apiculture
american foul brood amerikan yavru çürüklüğü
european foul brood avrupa yavru çürüklüğü
foul brood yavru çürüklüğü
para foul brood avrupa yavru çürüklüğünün bir türü
Sport
back court foul savunma alanında yapılan faul
commit an off-the-ball foul topsuz alanda faul yapmak
foul blow kurallara aykırı olarak yapılan vuruş
foul line faul çizgisi
foul rules faul kuralları
foul shot faul atışı
foul throw geçersiz atış
intentional foul kasıtlı faul
major foul kasti faul
major foul kasıtlı faul
offensive foul hücum faul
team foul takım faulü
technique foul teknik faul
unintentional foul kasıtsız faul
unsportsmanlike foul sportmenliğe aykırı faul
Basketball
basket-plus-foul basket faul
dead-ball foul top oyunda değilken yapılan faul
disqualifying foul diskalifiye edici faul
double foul iki rakip oyuncunun aynı zaman diliminde karşılıklı faul yapması
flagrant foul sportmenlik dışı faul
foul shot serbest atış
foul trouble diskalifiye olmaya yaklaşan ve bu yüzden daha dikkatli oynaması gereken oyuncu
free foul faul yapılanın avantajının kaybolmaması nedeniyle çalınmayan faul avantaj kuralı
loose-ball foul top hiçbir takımın kontrolünde değilken yapılan faul
offensive foul hücum faul
off-the-ball foul topsuz alanda yapılan faul
off-the-ball offensive foul topsuz alanda hücum faul
personal foul şahsi faul
player-control foul hücumdayken yapılan faul
pushing foul iterek yapılan faul
team foul takım faulü
technical foul teknik faul
two-shot foul ikilik
unsportsmanlike foul sportmenlik dışı faul
Football
deliberate foul kasten faul
deliberate foul kasti faul
deliberate foul kasıtlı faul
foul by holding rakip futbolcuya sarılmak suretiyle yapılan faul
intentional foul kasti faul
intentional foul kasıtlı faul
intentional foul kasten faul