go to - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

go to

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"go to" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 3 sonuç

İngilizce Türkçe
General
go to f. uzanmak
Computer
go to git
go to buraya git

"go to" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 200 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
go to bed f. yatmak
go to bed f. uyumaya gitmek
go to bed f. yatmaya gitmek
go to bed f. uyumak üzere uzanmak
go to bed f. yatağa yatmak
go to sleep f. uyumak üzere uzanmak
go to sleep f. uyumaya gitmek
go to sleep f. yatmak
go to sleep f. yatmaya gitmek
go to sleep f. yatağa yatmak
go to the toilet f. tuvalete gitmek
General
(for a firm) to go into liquidation f. tasfiyeye gitmek
(for lights) to go dead f. ışıklar gitmek
(for lights) to go dead f. (elektrikler) kesilmek
(for lights) to go dead f. ışıklar kesilmek
(for lights) to go out f. (elektrikler) kesilmek
(for lights) to go out f. ışıklar gitmek
(for lights) to go out f. ışıklar kesilmek
(for someone) to go too far f. fazla olmak
(one's pain) to go f. ağrısı dinmek
(one's) internet to go out f. interneti gitmek
(something) to begin to go well f. yoluna girmek
(telephone) to go dead f. telefonunun şarjı bitmek
(the ship) to go f. gemi gitmek
a gun to go off f. silah birden ateş almak
be too far gone to go back now f. geri dönemeyecek kadar yol almış olmak
be too tired to go on f. şişmek
be unable to go beyond f. ötesine geçememek
be unable to go beyond a certain point f. belli bir noktadan öteye gidememek
become a popular place to go f. uğrak mekan halini almak
become a popular place to go f. uğrak mekan olmak
begin to go well f. adama dönmek
begin to go well f. bir adama benzemek
cause to go away f. savuşturmak
cause to go back f. geriletmek
cut class and go to the mall f. dersi ekip alışveriş merkezine gitmek
deserve to go to jail f. hapse girmeyi hak etmek
efforts to go down the drain f. emekleri boşa gitmek
go an a pilgrimage to mecca f. hacca gitmek
go back to f. kadar uzanmak
go back to beginning f. başa dönmek
go back to one's childhood f. çocukluğuna inmek
go back to one's ex-gf/bf f. eski sevgiliye geri dönmek
go back to one's ex-gf/bf f. eski sevgilisine geri dönmek
go back to one's place f. yerine dönmek
go back to prison f. hapishaneye dönmek
go back to square one f. sıfırdan başlamak
go back to the beginning f. başa dönmek
go back to the hotel f. otele dönmek
go back to work f. işe geri dönmek
go back to work f. işbaşı yapmak
go counter to f. zıt gitmek
go counter to f. -e uymamak
go counter to f. karşı olmak
go counter to f. aykırı düşmek
go counter to f. karşı çıkmak
go directly to the source f. doğrudan kaynağa gitmek
go down on one's knees to f. ayaklarına kapanmak
go down on one's knees to f. diz çökmek
go down on one's knees to somebody f. ayaklarına kapanmak
go down to f. -e uzanmak
go down to the planet f. gezegene inmek
go downstairs to the living room f. aşağı kata oturma odasına inmek
go fast enough to join f. arayı kapatmak
go from bad to worse f. kötüyken daha kötü olmak
go from bad to worse f. kötüye gitmek
go from door to door f. kapı kapı dolaşmak
go from door to door f. kapı kapı gezmek
go from house to house f. ev ev dolaşmak
go from house to house f. ev ev gezmek
go from strength to strength f. gitgide güçlenmek
go from strength to strength f. büyük bir başarı yakalamak
go from strength to strength f. büyük bir başarıya imza atmak
go from strength to strength f. gittikçe güçlenmek
go on a visit to f. misafirliğe gitmek
go on to claim f. söylecek denli ileri gitmek
go on to claim that f. ...diyecek/iddia edecek kadar ileriye gitmek
go on to the finals f. finale kalmak
go on to the next level f. kademe atlamak
go on to the next stage f. kademe atlamak
go out to eat f. yemeğe çıkmak
go out to patrol f. devriyeye çıkmak
go out to tender f. ihaleye çıkmak
go out to tender f. ihale edilmek
go out to the balcony f. balkona çıkmak
go out to the garden f. bahçeye çıkmak
go over to f. uzanmak
go straight to voicemail f. doğrudan sesli mesaja yönlendirmek
go to (some place) very often f. yol etmek
go to a concert f. bir konsere gitmek
go to a course f. kursa gitmek
go to a doctor f. doktora gitmek
go to a doctor f. doktora görünmek
go to a fair f. fuara gitmek
go to a fireworks display f. havai fişek gösterisine gitmek
go to a good cause f. hayır işlerine gitmek
go to a good cause f. hayır işine gitmek
go to a hotel f. otele gitmek
go to a language school f. dil okulununa gitmek
go to a nightclub f. bir gece kulübüne gitmek
go to a party f. partiye gitmek
go to all lengths f. her çareye başvurmak
go to all lengths f. her çareyi kullanmak
go to all the trouble f. zahmete katlanmak
go to america f. amerika'ya gitmek
go to any extent f. her şeye başvurmak
go to any length f. her çareyi kullanmak
go to any length f. her çareye başvurmak
go to arbitration f. hakem kararı ile halletmek
go to bank f. bankaya gitmek
go to bat for someone f. yardım elini uzatmak
go to bat for someone f. zor durumdaki birine yardım etmek
go to bed f. gece uykusuna yatmak üzere yatmak
go to bed f. yatmaya gitmek
go to bed early f. erken yatmak
go to bed mad f. yatağa kızgın gitmek
go to bed on time f. zamanında uyumak
go to bed too late f. çok geç yatmak
go to bed with f. ile sevişmek
go to bed with f. ile cinsel ilişkide bulunmak
go to bed with f. koynuna girmek
go to bed with somebody f. koynuna girmek
go to christening f. vaftiz törenine gitmek/katılmak
go to church f. kiliseye gitmek
go to church every sunday f. her pazar kiliseye gitmek
go to class f. derse gitmek
go to court f. mahkemeye gitmek
go to court f. kanuni yollara başvurmak
go to court f. mahkemeye düşmek
go to dance club f. dans kulübüne gitmek
go to earth f. araziye uymak
go to excess f. ifrata varmak
go to expense f. masraf etmek
go to extremes f. aşırıya kaçmak
go to extremes f. fazla ileri gitmek
go to extremes f. ifrata kaçmak
go to gate f. kapıya gitmek
go to great expense f. çok masrafa girmek
go to great expense f. büyük masrafa girmek
go to great expense f. bir şeyi yapmak için çok masraf etmek
go to great lengths f. her çareyi kullanmak
go to great lengths f. her çareye başvurmak
go to ground f. araziye uymak
go to have a good time f. eğlenceye gitmek
go to have a good time f. eğlenmeye gitmek
go to heaven f. cennete gitmek
go to hell f. cehennemin dibine gitmek
go to hospital f. hastaneye gitmek
go to jail f. içeri düşmek
go to jail f. deliğe girmek
go to jail f. içeri girmek
go to jail f. hapishaneye girmek
go to jogging f. jogginge gitmek
go to law f. dava açmak
go to loggerheads f. araları bozulmak
go to meet (a traveler) f. yoluna çıkmak
go to mosque every friday f. her cuma camiye gitmek
go to one’s funeral f. cenazesine gitmek
go to one’s house on the pretense of buy one’s car f. arabasına müşteriymişim gibi evine gitmek
go to one's glory f. ölmek
go to one's head f. kendini bir şey zannetmesine sebep olmak
go to one's head f. başına vurmak (içki)
go to one's head f. başına vurmak
go to one's head f. sersem etmek
go to one's head f. başını döndürmek
go to pieces f. parçalanmak
go to pieces f. yıkılmak
go to pieces f. bir olay karşısında kendini tutamayıp ağlamaya başlamak
go to pieces f. dağılmak
go to pieces f. fenalıklar geçirmeye veya o zamana kadar gizli tuttuğu her şeyi ifşa etmeye başlamak
go to pieces f. dökülmek
go to pieces f. bölünmek
go to pieces f. kırılmak
go to pieces f. gücenmek
go to play golf f. golf oynamaya gitmek
go to play golf f. golfe gitmek
go to polls f. sandığa gitmek (oy kullanmak amacıyla)
go to polls f. sineyimillete dönmek
go to polls f. oy kullanmaya gitmek
go to polls f. oy kullanmak
go to pot f. suya düşmek
go to pot f. bozulmak
go to pot f. berbat olmak
go to pot f. hayrı kalmamak
go to pot f. mahvolmak
go to press f. baskıya girmek
go to press f. gazete vb baskıya girmek
go to prison f. hapishaneye girmek
go to rack and ruin f. harabeye dönmek
go to rack and ruin f. harap olmak
go to rack and ruin f. mahvolmak
go to raptures f. sevincinden havalara uçmak
go to ruin f. yıkılmak
go to ruin f. mahvolmak
go to ruin f. harap olmak
go to school f. eğitim görmek
go to school f. okula devam etmek
go to school f. okula gitmek
go to school f. üniversiteye devam etmek
go to school by school bus f. okula servisle gitmek