karar - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

karar



"karar" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 61 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
karar judgment i.
karar decision i.
General
karar ordinance i.
karar proper degree i.
karar judgement call i.
karar perpetuity i.
karar resolve i.
karar injunction i.
karar reasonable degree i.
karar decision i.
karar resolution i.
karar decree i.
karar doom i.
karar verdict i.
karar decider i.
karar find i.
karar arbitrament i.
karar constancy i.
karar dijudication i.
karar temper i.
karar sense i.
karar vote i.
karar fixity i.
karar call i.
karar finding i.
karar purpose i.
karar ruling i.
karar determination i.
karar conclusion i.
karar fiat i.
karar stability i.
karar award i.
Trade/Economic
karar adjudication
karar sentence
karar agreement
karar judgement
karar ordinance
karar declaration
Law
karar ministerial
karar judgement
karar sentence
karar resolve
karar claim
karar rule
karar decision
karar judgment
karar adjudication
karar resolution
karar attainture
karar award
karar attaintment
karar doom
karar adjugment
Politics
karar decree
karar decision
karar ordinance
karar conclusion
Latin
karar judicatum
karar sententia
karar decretum
karar arbitrium

"karar" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 200 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
karar vermek decide f.
kesin karar vermek resolve f.
General
(karar) bozmak discharge f.
aleyhinde karar vermek make a judgment against someone f.
aleyhinde karar vermek make a decision against f.
aleyhte karar vermek decide against f.
anlık bir karar vermek make a snap decision f.
anlık karar vermek spur of the moment f.
bilinçli karar vermek make conscious decisions f.
bir araya gelerek karar almak concert f.
bir konuda (henüz) karar vermemiş olmak reserve judgment f.
bir konuda (henüz) karar vermemiş/kararsız olmak reserve one's judgment f.
bir şeyi yapmaya karar vermek decide to take the plunge f.
bir şeyi yapmaya karar vermek decide to do something f.
bir şeyin aleyhinde karar vermek decide against something f.
bir şeyin işe yaramaz olduğuna karar vermek write something off f.
bir şeyin lehinde karar vermek decide in favor of something f.
bir şeyin lehinde karar vermek decide for something f.
birinin işe yaramaz olduğuna karar vermek write someone off f.
çok zor bir karar almak bite the bullet f.
doğru karar vermek give the right decision f.
dönülmeyecek bir karar vermek cross the rubicon f.
düşmek (karar birine) be up to f.
düşünmeden karar vermek spur of the moment f.
hakem olarak karar vermek arbitrate f.
ile ilgili karar vermek make a decision on f.
karar (birine) kalmış olmak be up to f.
karar alma sürecine katılmak be involved in the decision-making process f.
karar almak take decision f.
karar almak take a resolution f.
karar almak take a decision f.
karar almak make a decision f.
karar bozmak quash the decision f.
karar çıkarmak issue a decision f.
karar düzeltmek correct the decision f.
karar kılamamak vacillate f.
karar kılamamak be irresolute (between different opinions) f.
karar kılamamak waver f.
karar kılamamak be undecided (between different opinions) f.
karar kılmak opt f.
karar kılmak decide f.
karar kılmak decide on f.
karar kılmak decide up f.
karar kılmak settle f.
karar noktasına getirmek bring to a head f.
karar okumak read the decision f.
karar okumak read out the decision f.
karar uygulamak implement the decision f.
karar uygulamak perform the decision f.
karar verdirmek decide f.
karar verilmek be decided f.
karar vermek adjudge f.
karar vermek pass f.
karar vermek dijudicate f.
karar vermek hand down a decision f.
karar vermek decide on f.
karar vermek plump for f.
karar vermek conclude f.
karar vermek pass on f.
karar vermek work out f.
karar vermek make decision f.
karar vermek fix on f.
karar vermek settle f.
karar vermek hand down f.
karar vermek decree f.
karar vermek adjudicate f.
karar vermek make up f.
karar vermek settle upon f.
karar vermek settle on f.
karar vermek make up one's mind f.
karar vermek resolve on f.
karar vermek fix upon f.
karar vermek make up one's mind to f.
karar vermek resolve f.
karar vermek make a decision f.
karar vermek decide upon f.
karar vermek hold f.
karar vermek opt to f.
karar vermek take a decision f.
karar vermek award f.
karar vermek elect f.
karar vermek decide f.
karar vermek enact f.
karar vermek render a decision f.
karar vermek determine f.
karar vermek choose f.
karar vermek (hakem) make a call f.
karar vermekte zorlanmak have difficulty in deciding f.
karar vermesini sağlamak cause to decide f.
karar vermesini sağlamak decide f.
karar vermeye çalışırken bir şeyi başka bir şeyle karşılaştırmak weigh one thing against another f.
karar vermeyerek zaman kazanmaya çalışmak temporise f.
karar vermeyerek zaman kazanmaya çalışmak temporize f.
karşısındaki hakkında karar vermek sit in judgement f.
kesin karar vermek resolve f.
kürtaj yaptırmaya karar vermek decide to have her baby aborted f.
kürtaj yaptırmaya karar vermek decide to have an abortion f.
lehinde karar vermek make a decision in favour of f.
lehine karar vermek decide in favor of f.
nihai karar/son söz birinin olmak (bir konuda) have the last word in f.
oy çoğunluğuyla karar vermek decide by majority of votes f.
oy çokluğu ile karar vermek decide by majority of votes f.
oybirliğiyle karar vermek decide unanimously f.
yanlış karar vermek (hakem) miscall f.
yapmamaya karar vermek opt out of f.
yeni bir yön çizmeye karar vermek veer off in a new direction f.
yönünde karar vermek make a decision on f.
yönünde karar vermek make a decision of (whether) f.
yürürlüğe koymak (yasa, karar vb'ni) implement f.
zor karar vermek have difficulty in deciding f.
adli karar judicial decision i.
alınan karar decision taken i.
ana karar main decision i.
ani karar sudden decision i.
ani karar snap decision i.
anlık karar instant decision i.
anlık karar snap decision i.
anlık karar spontaneous decision i.
anlık karar/hüküm snap judgment i.
ara karar interim decision i.
ara karar preceding judgment i.
azimle karar alan resolutionist i.
bağımsız karar independent decision i.
belirleyici karar judgement call i.
bilgisayar destekli karar verme computer assisted decision making i.
bilgiye dayalı karar informed decision i.
bilgiye dayanan karar informed decision i.
bocalayan ve çabuk karar değiştiren kişi whiffler i.
cesur karar bold decision i.
cüretkar karar bold decision i.
çabuk karar prompt decision i.
çabuk karar snap decision i.
çok kriterli karar verme modeli multi-criteria decision-making model i.
çok ölçütlü karar verme multiple criteria decision making i.
çok zor bir karar a very difficult decision i.
doğru düşünüp karar verme yetisi judgment i.
doğru karar correct decision i.
düşünmeden alınmış karar knee-jerk decision i.
ek karar additional decision i.
ek karar supplemental decision i.
geçici karar provisional judgment i.
geçici karar temporary decision i.
geçici karar provisional decree i.
geçici karar provisional decision i.
genel karar general verdict i.
gönüllü tercih/karar free will i.
hukuki karar legal decision i.
idari karar executive decision i.
ilave karar additional decision i.
ilave karar supplemental decision i.
isabetli karar the right decision i.
istatistiksel karar statistical decision i.
iyi karar good judgment i.
iyi karar good judgement i.
iyi karar good decision i.
karar (mahkeme vb) verdict i.
karar alan decision maker i.
karar anı crunch time i.
karar anı decision instant i.
karar anı decisive moment i.
karar anı moment of truth i.
karar aşaması decision stage i.
karar aşaması decision phase i.
karar bekleme awaiting decision i.
karar birimi decision-making unit i.
karar değeri decnet i.
karar değeri decision value i.
karar değişkeni decision variable i.
karar desteği decision support i.
karar destek sistemleri decision support systems i.
karar destek teknikleri decision support techniques i.
karar destek unsuru decision support element i.
karar düğümü decision node i.
karar düzeltme correcting the decision i.
karar düzeltmesi correction of decision i.
karar günü doomsday i.
karar hakkına saygı respect for autonomy i.
karar komitesi resolutions commitee i.
karar kuralı decision rule i.
karar mantık tabloları decision logic tables i.
karar masası decision table i.
karar mercii decision maker i.
karar metni decision i.
karar metni decision text i.
karar metni resolution text i.
karar name decree i.
karar numarası decision number i.
karar numarası resolution number i.
karar öncesi pre-contemplation i.
karar öncesi precontemplation i.
karar örneği decision model i.
karar özeti decision summary i.
karar özgürlüğü freedom of decision i.
karar sınırı decision boundary i.
karar simgesi decision symbol i.
karar süreçleri decision processes i.
karar tablosu decision table i.
karar tarihi date of the verdict i.
karar tarihi date of the judgement i.
karar tarihi date of the decision i.