mean - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

mean

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"mean" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 74 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
mean f. anlamına gelmek
mean f. kastetmek
mean f. demek istemek
mean i. orta
mean i. ortalama
mean s. alçak
mean s. aşağılık
mean s. adi
Irregular Verb
mean f. meant - meant
General
mean f. kastetmek
mean f. amaçlamak
mean f. demek olmak
mean f. ifade etmek
mean f. düşünmek
mean f. anlam ifade etmek
mean f. istemek
mean f. anlamında olmak
mean f. ciddi olmak
mean f. anlamına gelmek
mean f. demeye gelmek
mean f. niyetlenmek
mean f. niyet etmek
mean f. demek
mean f. demek istemek
mean f. kurmak
mean f. tasarlamak
mean s. huysuz
mean s. zalim
mean s. keyifsiz
mean s. kılıksız
mean s. kaba
mean s. acımasız
mean s. hasis
mean s. pinti
mean s. vasat
mean s. aşağı
mean s. eli sıkı
mean s. keyifsiz
mean s. rahatsız
mean s. sefil
mean s. ahlaksız
mean s. değersiz
mean s. utangaç
mean s. vasati
mean s. süfli
mean s. pespaye
mean s. bayağı
mean s. orantılı
mean s. tehlikeli
mean s. kibritçi
mean s. zor
mean s. rezil
mean s. şahsiyetsiz
mean s. yoksul
mean s. kanı bozuk
mean s. kötü davranan
mean s. kötü (davranış)
mean s. kötü
mean s. kubat
Slang
mean harika
mean mükemmel
mean şahane
Technical
mean demek istemek
mean vasat
mean iki seyin ortası
mean ortalama
mean demek olmak
mean anlamına gelmek
mean iki şeyin ortası
Construction
mean ortalama
Medical
mean ortalama gradiyent
Statistics
mean ortalama
Linguistics
mean ortalama
Meteorology
mean ortalama

"mean" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

İngilizce Türkçe
General
come to mean f. anlamına gelmek
come to mean f. demeğe gelmek
mean a lot f. çok şey ifade etmek
mean business f. çok ciddi olmak
mean business f. ciddi olmak
mean business f. niyetli olmak
mean business f. şaka yapmamak
mean everything to (me/him/her) f. çok şey ifade etmek
mean for f. hazırlamak (bir şeyi biri için)
mean for f. yapmak (bir şeyi biri için)
mean for f. yöneltmek (sözü birine)
mean more than (that) f. daha öte anlam taşımak
mean more than (that) f. daha öte bir anlam taşımak
mean something f. manidar olmak
mean well f. niyeti iyi olmak
not mean to do so f. böyle yapmak istememek
not mean to do so f. öyle yapmak istememek
not mean to do so f. öyle olmasını istememek
not mean to do so f. öyle olsun istememek
not mean to do so f. böyle olmasını istememek
not mean to do so f. böyle olsun istememek
emotional mean i. duygusal ortalama
geometric mean i. geometrik ortalama
golden mean i. ılımlılık
golden mean i. ölçülük
golden mean i. itidal
golden mean i. ılım
greenwich mean time i. greenwich saati
greenwich mean time i. greenwich ortalama zamanı
greenwich mean time i. milletlerarası saat
happy mean i. tam ortası
harmonic mean i. harmonik ortalama
local mean time i. mahalli vasati zaman
mass mean diameter i. kütle ortalama çapı
mean age i. ortalama yaş
mean anomaly i. ortalama anomali
mean calorie i. ortalama kalori
mean curvature i. ortalama eğrilik
mean daily temperature i. günlük ortalama sıcaklık
mean depth i. ortalama derinlik
mean diameter i. ortalama çap
mean distance i. ortalama uzaklık
mean effective pressure i. ortalama etkili basınç
mean free time i. ortalama serbest zaman
mean height i. ortalama yükseklik
mean latitude i. ortalama enlem
mean noon i. ortalama öğle
mean of results i. sonuçların ortalaması
mean of results i. sonuç ortalaması
mean pole i. ortalama kutup
mean reversion i. ortalamaya dönme
mean sea level i. orta deniz seviyesi
mean sea level i. ortalama deniz seviyesi
mean sea level i. denizin kabarması ve çekilmesi seviyeleri ortasında kalan deniz seviyesi
mean sidereal time i. ortalama yıldız zamanı
mean solar day i. ortalama güneş günü
mean solar time i. ortalama güneş zamanı
mean square value i. ortalama kareler değeri
mean stress i. ortalama gerilim
mean sun i. ortalama güneş
mean temperature i. ortalama sıcaklık
mean time i. ortalama zaman
mean time between failure i. arıza arası ortalama zaman
mean time clock i. ortalama zaman saati
mean time to repair i. ortalama onarım zamanı
mean value theorem i. ortalama değer teoremi
mean velocity i. ortalama hız
mean water level i. ortalama su düzeyi
mean-time clock i. ortalama zaman saati
weighted mean i. ağırlıklı ortalama
mean proportional s. orta orantılı
mean-minded s. zalim
mean-minded s. anlayışsız
mean-minded s. kaba
mean-minded s. acımasız
mean-minded s. insafsız
mean-spirited s. kötü kalpli
mean-spirited s. kötü niyetli
in the mean zf. bu arada
mean-spiritedly zf. kötü niyetli bir biçimde
Phrasals
mean something as something manasında/anlamında olmak
Phrases
do it like you mean it hakkını vererek yap
don’t be mean, go green duyarsız olma, çevreci ol
i mean şunu demek istiyorum ki
must not mean anlamına gelmemeli
no mean cook çok iyi bir aşçı
Proverb
treat them mean keep them keen seversen üzülürsün üzersen sevilirsin
treat them mean keep them keen ilgi gösterme ilgi duysun
Colloquial
in the mean time bu arada
mean business bir işi ciddiye almak
mean business bir işin üzerine ciddiyetle eğilmek
mean business ciddi olmak
mean business niyeti ciddi olmak
mean nothing hiçbir anlam ifade etmemek
mean statement zehir zemberek açıklama
really i mean it gerçekten samimi söylüyorum
wdym (what do you mean) ne demek istiyorsun?
well... /i mean that efendime söyleyeyim
Idioms
golden mean orta yol
lean and mean kollarını sıvamış bekliyor
lean and mean sıkı bir çalışmaya hazır ve nazır
mean all the world to dünyaya bedel olmak
mean no offense kötü (bir) niyeti olmamak
mean something special for someone birine özel anlam ifade etmek
mean streak sert/haşin huy veya karakter
mean well niyeti iyi olmak
mean well iyi niyet göstermek
no mean mükemmel
no mean çok iyi
no mean yabana atılmayacak
no mean harika
no mean yabana atılır değil
no mean feat büyük bir başarı
no mean feat büyük başarı
no mean something yabana atılacak bir şey değil
no mean something yabana atılmayacak bir şey
no mean something yabana atılmayacak (başarı vs)
no mean something hatırı sayılır bir şey
run lean and mean verimli bir şekilde çalışmak
the end justifies the mean sonuç yöntemin haklılığını ortaya koyar
Speaking
call me i mean it beni ara ama mutlaka
did he mean me? beni mi kastetti?
did you mean me? beni mi kastettin?
do you know what i mean? ne demek istediğimi anladın mı?
do you know what i mean? dediğimi anlıyor musun?
do you know what i mean? beni/dediğimi anlıyor musun?
do you mean that in a good way? bunu iyi anlamda mı söylüyorsun?
does that mean anything to you? bunun senin için bir anlamı var mı?
does this mean anything to you? bunun sizin için bir anlamı var mı?
does this mean anything to you? bu size bir şey ifade ediyor mu?
dreams mean opposite rüyaların tersi çıkar
d'you know what i mean? bilmem anlatabildim mi?
hope this doesn't mean something bad's going to happen hayırdır inşallah
how do you mean? ne demek istiyorsun?
how do you mean? neyi kastediyorsunuz?
how do you mean? ne demek istiyorsunuz?
I don't understand what you mean ne demek istediğini anlamıyorum
I mean demek istediğim
I mean demek istedim
I mean yani
I mean it cidden
I mean it söylediklerimde ciddiydim
I mean it ciddiyim
I mean it! ciddiyim
I think I know what you mean sanırım ne demek istediğini anlıyorum
i can't say i know what you mean ne demek istediğini anladığımı pek söyleyemem
i did not mean that onu kastetmedim
i did not mean that o anlamda demedim
i did not mean that o anlamda söylemedim
i did not mean that onu demek istemedim
i didn’t mean to wake you seni uyandırmak istemedim
i didn't mean it böyle olmasını istemedim
i didn't mean it that way o anlamda söylememiştim
i didn't mean that o anlamda söylemedim
i didn't mean that o anlamda demedim
i didn't mean that onu demek istemedim
i didn't mean that onu kastetmedim
i didn't mean to bunu yapmak istememiştim
i didn't mean to do it bunu yapmak istememiştim
i didn't mean to do it bunu yapmak istemedim
i didn't mean to eavesdrop kulak misafiri olmak istemezdim
i didn't mean to get you involved in all this seni buna bulaştırmak istememiştim
i didn't mean to make you wait sizi bekletmek istemezdim
i didn't mean to offend anyone kimseyi incitmek istememiştim
i didn't mean to say that ben öyle demek istemedim
i didn't mean to scare anybody kimseyi korkutmak istememiştim
i didn't mean to scare you seni korkutmak istememiştim
i didn't mean to upset you niyetim sizi üzmek değildi
i didn't mean to worry you seni endişelendirmek istememiştim
i don't know what you mean ne demek istediğini anlamıyorum
i don't know what you mean ne kastettiğini bilmiyorum
i don't mean it onu demek istemedim
i don't mean it bunu demek istemedim
i don't mean maybe! ciddiyim!
i don't mean maybe! belki demiyorum!
i don't mean to complain amacım şikayet etmek değil
i don't mean to disrespect saygısızlık etmek istemedim
i don't mean to interrupt you sözünüzü kesmek istemem
i don't mean to intrude burnumu sokmak istemem
i don't mean to make a comparison benzetmek/ karşılaştırmak gibi olması
i don't mean today bugün demiyorum
i have no idea what you mean ne dediğin hakkında hiçbir fikrim yok
i know what you mean ne demek istediğini anladım
i know what you mean ne demek istediğini anlıyorum
i mean demek istiyorum ki
i mean yani anlayacağın
i mean efendime söyleyeyim
i mean demek istediğim
i mean yani
i mean it doğru söylüyorum
i mean it çok ciddiyim
i mean no disrespect saygısızlık etmek istemiyorum
i mean no disrespect saygısızlık etmek istemedim
i mean what i say bu konuda ciddiyim
if you know what i mean demek istediğimi anlıyorsan eğer
if you know what i mean bilmem anlatabiliyor muyum?
i'm laughing but i don't mean it gülüyorum ama komik olduğundan değil
it doesn't mean a thing bir anlam ifade etmiyor
it doesn't mean what you think anlamı düşündüğün gibi değil
it has to mean something bir anlamı olmalı
just because you're older it doesn't mean you 're right yaşlısın diye haklı olman gerekmiyor
let me explain what i mean izin verirseniz ne demek istediğimi açıklayayım
say what you mean ne demek istediğini söyle
that does not mean i'm going there bu oraya gideceğim anlamına gelmez
that doesn't mean he doesn't care bu onun aldırmadığı anlamına gelmez
that doesn't mean he doesn't care bu onun umursamadığı anlamına gelmiyor
that doesn't mean he doesn't care bu onun umursamadığı anlamına gelmez
that doesn't mean he doesn't care bu onun aldırmadığı anlamına gelmiyor
that doesn't mean she doesn't care bu onun aldırmadığı anlamına gelmiyor
that doesn't mean she doesn't care bu onun umursamadığı anlamına gelmiyor
that doesn't mean she doesn't care bu onun aldırmadığı anlamına gelmez
that doesn't mean she doesn't care bu onun umursamadığı anlamına gelmez
that's the sort of thing i mean böyle bir şey demek istiyorum
we didn't mean it isteyerek yapmadık
we don't mean you any harm size zarar vermek niyetinde değiliz
what did you mean? ne demek istediniz?
what did you mean? ne demek istedin?
what do you mean ne demek istiyorsun
what do you mean ne demek istedin
what do you mean by that? bununla ne demek istiyorsun?
what do you mean exactly? tam olarak ne demek istiyorsun?
what do you mean what happened? ne demek ne oldu?
what do you mean you don't know? bilmiyorum da ne demek?
what do you mean you don't know? nasıl bilmiyorsun?
what do you mean? ne demek istiyorsun?
what do you mean? ne demek istiyorsunuz?
what do you mean? nasıl yani?
what does it mean bu ne demek
what does it mean bunun anlamı nedir
what does it mean? ne demek?
what does success mean to you? başarı senin ne için ne anlam ifade ediyor?
what does success mean to you? senin için başarı ne anlama geliyor?
what does success mean to you? senin için başarı neyi ifade ediyor?
what does success mean to you? senin için başarı nedir?
what does success mean to you? başarı senin için ne anlama geliyor?
what does success mean to you? senin için başarının anlamı nedir?
what does that mean exactly? bu tam olarak ne anlama geliyor?
what does that mean? bu ne demek oluyor?
what does that mean? bu ne demek?
what does that mean? bunun anlamı ne?
what does this word mean? bu kelime/sözcük ne demek/ne anlama geliyor?
what does this word mean? bu kelimenin/sözcüğün anlamı nedir?
what does your name mean? adın/ismin ne anlama geliyor
what does your name mean? isminin anlamı ne?
what does your name mean? isminiz ne anlama geliyor?
what does your name mean? adın ne anlama geliyor?
what does your name mean? adının anlamı ne?
what does your name mean? adınız ne anlama geliyor?
what does your name mean? ismin ne anlama geliyor?
what does your name mean? isminin anlamı nedir?
what does your name mean? adının anlamı nedir?
what he says one minute doesn't mean anything the next bir dakika önce söylediği bir dakika sonrasını tutmuyor
what I intended to say; what I mean demek istediğim
what i mean demek istediğim
what i mean is… demek istediğim şu ki
what is that supposed to mean? bu ne demek oluyor?
what is this supposed to mean ne demek şimdi bu
what on earth do you mean? ne diyorsun tanrı aşkına?
what she says one minute doesn't mean anything the next bir dakika önce söylediği bir dakika sonrasını tutmuyor
what you say one minute doesn't mean anything the next bir dakika önce söylediğin bir dakika sonrasını tutmuyor
what's all that mean? tüm bunlar ne anlama geliyor?
what's that supposed to mean? bu da ne demek şimdi?
what's that supposed to mean? bu da ne demek oluyor?
what's that supposed to mean? ne demek şimdi bu?
who do you mean kimi kastediyorsun
who do you mean when you say you sen derken kimi kastediyorsun
why does it mean so much to you? bu senin için neden bu kadar önemli?
why does it mean that? niye öyle bir anlama gelsin ki?
you are mean kötüsün
you are mean zalimsin
you can't mean i̇t ciddi olamazsın
you can't mean that! hadi canım!
you can't mean that! yok daha neler!
you do not mean anything at all to me benim için (artık) hiçbir anlam ifade etmiyorsun
you know i didn't mean it onu kastetmediğimi biliyorsun
you know what i mean ne demek istediğimi biliyorsun
you know what i mean neden bahsettiğimi biliyorsun
you know what i mean! ne dediğimi anladın!
you know what i mean? dediğimi anlıyor musun?
you know what i mean? beni/dediğimi anlıyor musun?
you mean a lot benim için değerlisin
you mean a lot to me benim için değerlisin
you mean everything to me sen benim her şeyimsin
you mean nothing at all to me benim için (artık) hiçbir anlam ifade etmiyorsun
you mean this one? bunu mu kastediyorsun?
Slang
as mean as cat's piss uyduruk
as mean as cat's piss adi
mean a hell of a lot to büyük anlam ifade etmek
not mean jack shit to anlam ifade etmemek
whaddaya mean ne demek istiyorsun
whaddaya mean ne demek istedin
what the fuck do you mean? ne demek istiyorsun be?
what the fuck does that mean? bu da ne demek lan?
what the heck do you mean? ne demek istiyorsun be?
what the hell is that supposed to mean? bu da ne demek oluyor böyle?
Trade/Economic
arithmetic mean basit ortalama
arithmetic mean formula aritmetik ortalama formülü
assumed mean farazi ortalama
eat like you mean it (an advertisement slogan) dilediğin gibi ye
eat like you mean it (an advertisement slogan) istediğin gibi ye
harmonic mean harmonik ortalama
mean deviation ortalama sapma
mean price ortalama fiyat
mean rank sıralar ortalaması
mean value ortalama değer
mean values ortalama değerler
mean-end chain araç-sonuç zinciri
pecuniary mean ödeme vasıtası
quadratic mean kuadratik ortalama
root-mean-square error hataların ortalama kare kökü
unweighted mean tartısız ortalama
Law
take to mean varsaymak
take to mean sonucuna varmak
take to mean anlam çıkarmak
take to mean çıkarım yapmak
Technical
acceptable mean life onanır ortalama ömür
arithmetic mean diameter aritmetik ortalama çapı
brake mean effective pressure fren ortalama basıncı
cauchy mean value theorem cauchy ortalama değer teoremi
coefficient of mean linear thermal expansion ortalama lineer termal genleşme katsayısı
coefficient of mean linear thermal expansion ortalama doğrusal termal uzama katsayısı
convergence in mean ortalama yakınsaklık
convergence in the mean ortalamada yakınsaklık
cylinder mean pressure silindir ortalama basıncı
electron mean free path elektron ortalama özgür gidimi
harmonic mean harmonik ortalama
harmonic mean uyumlu ortalama
hydraulic mean depth hidrolik yarıçap
indicated mean effective pressure teorik ortalama etkili basınç
log mean temperature difference logarıtmik sıcaklık farkı
log mean temperature difference logaritmik sıcaklık farkı
mass mean diameter kütle ortalama çapı
mean absolute deviation ortalama mutlak sapma
mean access time ortalama erişim süresi
mean aerodynamic chord ortalama aerodinamik veter
mean angle ortalama açı
mean annual evaparation yıllık ortalama buğulanma
mean annual evaporation senelik ortalama buharlaşma
mean annual precipation yıllık ortalama yağış
mean annual precipitation senelik ortalama yağış
mean annual rain fall ortalama senelik yağış
mean annual runoff senelik ortalama yüzeysel akış
mean annual runoff yıllık ortalama yüzeysel akış
mean blading diameter ortalama kanat çapı
mean calorie ortalama kalori
mean chords length ortalama kiriş uzunluğu
mean daily flow günlük ortalama akım
mean depth ortalama derinlik
mean deviation ortalama sapma
mean deviation ortalama dağılma
mean deviation ortalama inhiraf
mean diameter ortalama çap
mean distance ortalama uzaklık
mean draft çekilen ortalama su miktarı
mean effective pressure ortalama etkili basınç
mean effective wind ortalama rüzgar sürati
mean error ortalama hata
mean fatigue stress ortalama yorulma gerilimi
mean free path ortalama gidim
mean height ortalama boy
mean holding time ortalama meşguliyet süresi
mean life ortalama hayat
mean life ortalama ömür
mean life atomun aktivitesini sürdürdüğü ortalama zaman
mean monthly temperature aylık ortalama sıcaklık
mean opinion score ortalama yargı değeri
mean ordinate method ortalama ordinat yöntemi
mean piston speed ortalama piston hızı
mean piston speed piston ortalama tıızı
mean power ortalama güç
mean pressure ortalama basınç
mean pressure orta basınç
mean pressure cylinder orta basınç silindiri
mean processing time ortalama işlem süresi
mean radiant temperature ortalama ışıma sıcaklığı
mean radius ortalama yarıçap
mean range ortalama aralık
mean relative molecular mass ortalama bağıl molekül kütlesi
mean repair time ortalama onarım zamanı
mean sea level ortalama deniz seviyesi
mean sea level ortalama deniz düzeyi
mean slope ortalama eğim
mean solar day ortalama güneş günü
mean solar day vasati güneş günü
mean speed ortalama hız
mean square convergence ortalama karesel yakınsaklık
mean square deviation ortalama kare sapması
mean square error ortalama karesel yanılgı
mean square error ortalama karekök hatası
mean strength ortalama kuvvet
mean strength ortalama dayanım
mean stress ortalama gerileme
mean stress ortalama gerilim
mean sun ortalama güneş
mean temperature ortalama ısı
mean temperature ortalama sıcaklık
mean temperature difference ortalama sıcaklık farkı
mean time vasati güneş saati
mean time between failure arızasız geçen ortalama süre
mean time between failures arızalar arası ortalama zaman
mean time between failures arızalararası ortalama süre
mean time between failures bozulmalararası ortalama süre
mean time between maintenance bakımlar arası ortalama süre
mean time to repair ortalama tamır süresi
mean time to repair onarım için harcanan ortalama zaman
mean value ortalama kıymet
mean value ortalama değer
mean velocity ortalama hız
mean velocity ortalama sürat
mean velocity curve ortalama sürat eğrisi
mean velocity of steam ortalama buhar hızı
mean water normal su
mean water level normal su seviyesi
mean water level ortalama su düzeyi
mean water line ortalama su seviyesi
mean-field expression orta alan denklemi
mean-square approximation ortalama karesel yaklaşıklama
root mean square ortalama karekök
root mean square kare ortalamalarının kökü
root mean square value etkin değer
root mean-square length ortalama kare kök uzunluğu
sample mean numune ortalaması
temporal mean velocity geçici ortalama hız
the mean relative molecular mass of the alkane monosulfonates alkan monosülfonatların ortalama bağıl molekül kütlesi
trimmed mean kırpılmış ortalama
true mean gerçek ortalama
zero mean sıfır ortalamalı
Computer
acceptable mean life onanır ortalama ömür
convergence in the mean ortalamada yakınsaklık
geometric mean geometrik ortalama
least mean squares en küçük ortalama kareler
mean free path ortalama serbest yol
mean free time ortalama serbest süre
mean holding time ortalama meşguliyet süresi
mean life ortalama ömür
mean opinion score ortalama yargı değeri
mean power ortalama güç
mean repair time ortalama onarım zamanı
mean square convergence ortalama karesel yakınsaklık
mean time between failures aksamalar arası ortalama süre
mean time between maintenance bakımlar arası ortalama süre
mean time to repair onarım için harcanan ortalama zaman
mean time to repair ortalama tamir süresi
mean time to repair/restore ortalama onarım süresi
mean value ortalama değer
root mean etkin değer
root-mean etkin değer
weighted mean ağırlıklı ortalama
Informatics
geometric mean geometrik ortalama
mean access time ortalama erişim süresi
mean deviation ortalama sapma
mean square convergence ortalama karesel yakınsaklık
mean time ortalama süre
mean time between failures arızalar arası ortalama süre
mean time between maintenance bakımlar arası ortalama süre
mean time to repair ortalama onarım süresi
mean value ortalama değer
mean-square error ortalama karesel hata
mean-square value ortalama karesel değer
root-mean-square bandwidth etkin bant genişliği
root-mean-square error ortalama karesel hata
weighted mean ağırlıklı ortalama
Telecom
distance root mean square etkin mesafe değeri
distance root mean square mesafe kare ortalama karekök değeri
mean input power ortalama giriş gücü
mean opinion score ortalama yargı değeri
mean opinion score ortalama kanaat puanı
mean output power ortalama çıkış gücü
mean time between failures ortalama arızaya geçme süresi
mean time to repair ortalama tamir süresi
mean time to restore arıza gidermek için gereken ortalama süre
root- mean-square etkin
root- mean-square kare ortalama karekök
root-mean-square bandwidth etkin bant genişliği
weighted mean ağırlıklı ortalama
Textile
mean diameter of fibres ortalama elyaf çapı
mean fibre length ortalama lif uzunluğu
Construction
mean profile depth ortalama profil derinliği
root mean square error karesel ortalama hata
Lighting
mean spherical luminous intensity ortalama küresel ışık yeğinliği
Automotive
brake mean effective pressure fren ortalama etkili basıncı
mean effective pressure ortalama efektif basınç
Aeronautic
acceptable mean life kabul edilebilir ortalama omur
accuracy of the mean ortalama doğruluk
aerodynamic mean chord aerodinamik ortalama kort
assessed mean time between failures tahmini ortalama bozulma zaman aralığı
assessed mean time to failure tahmini bozulma ortalama zamanı
brake mean effective pressure fren ortalama etkin basıncı
greenwich mean time grinvic ortalama zamanı
indicated mean effective pressure gösterge ortalama akın basıncı
Marine
mean draft ortalama draft
mean flow formula ortalama akış formülü
mean flow velocity ortalama akış hızı
mean grain size ortalama tane boyu
mean high water interval ortalama yüksek su aralığı
mean high water level ortalama yüksek su seviyesi
mean low water interval ortalama düşük su aralığı
mean low water level ortalama düşük su seviyesi
mean low water lunitidal interval ay gel-gitiyle oluşan düşük suların ortalama aralığı
mean low water neaps küçük gelgitin düşük su ortalaması