offensive - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

offensive

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"offensive" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 32 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
offensive s. saldıran
offensive s. saldırgan
offensive s. saldırı
General
offensive s. spor ofansif
offensive s. hücum
offensive s. çirkin
offensive s. taaruza ait
offensive s. ofansif
offensive s. hatır kırıcı
offensive s. hakaret eden
offensive s. hücuma ait
offensive s. saldırıya özgü
offensive s. pis
offensive s. tiksindirici
offensive s. çok nahoş
offensive s. ileri geri
offensive s. itici
offensive s. taarruz
offensive s. sürekli saldırı
offensive s. hakaret edici
offensive s. ağır
offensive s. kötü
offensive s. kırıcı
offensive s. iğrenç
offensive s. saldırıyla ilgili
offensive s. mide bulandırıcı
offensive s. yakışmaz
Law
offensive mütecaviz
offensive saldırgan
offensive incitici
offensive rahatsız eden
Sport
offensive hücuma yönelik

"offensive" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 62 sonuç

İngilizce Türkçe
General
be offensive f. ağır kaçmak
take the offensive f. taarruza geçmek
charm offensive i. kötü bir amaç uğruna insanların sevgisini kazanma
offensive material i. saldırgan malzeme
offensive messages i. rencide edici mesajlar
offensive odour i. rahatsız edici koku
offensive smell i. rahatsız edici koku
offensive term i. aşağılayıcı söz
offensive weapons i. saldırı silahları
scotch (offensive) s. pinti
Idioms
on the offensive hücum halinde
Slang
nigga (offensive) zenci (hakaret)
nigger (offensive) zenci (hakaret)
slope (offensive) asyalı (aşağılayıcı)
Law
offensive weapon saldırı silahı
offensive weapon suç aleti
Politics
charm offensive sempati atağı
charm offensive sempati toplama ziyareti
defensive and offensive alliance savunma ve saldırı paktı
ground offensive kara harekatı
interim agreement on the limitation of strategic offensive arms stratejik taarruz silahlarının sınırlandırılmasına dair geçici anlaşma
offensive alliance saldırı paktı
offensive war saldırı savaşı
offensive weapon taarruz silahı
offensive weapon tehlikeli silah
Advertising
offensive advertising saldırgan reklamcılık
Computer
offensive access ofansif/saldırgan erişim
Marine
offensive odor kötü koku
offensive odor substance kötü koku yayan madde
History
the great offensive büyük taarruz
Military
air offensive hava akını
air offensive havadan hücum
air offensive hava taarruzu
antisubmarine air offensive operations denizaltı savunması hava taarruz harekatı
attacking and offensive position taarruz ve hücum mevzi
defensive-offensive savunma-taarruz
offensive air support taarruzi hava desteği
offensive counter air operation taarruza karşı hava harekatı
offensive defence taarruzi savunma
offensive defensive taarruzi savunma
offensive grenade taarruz el bombası
offensive information operations saldırgan bilgi harekatı
offensive mine counter measures taarruzi mayın karşı tedbirleri
offensive minefield taarruzi mayın tarlası
offensive position hücum mevzi
offensive warfare taarruz harbi
offensive weapons systems saldırı silahları sistemleri
strategic offensive stratejik taarruz
tactical offensive taktik taarruz
Sport
offensive block hücum bloğu
offensive foul hücum faul
Basketball
offensive board hücum ribaund
offensive foul hücum faul
offensive rebound hücum ribaundu
off-the-ball offensive foul topsuz alanda hücum faul
Football
offensive center hücuma yönelik orta saha oyuncusu
offensive midfielder ofansif orta saha
offensive press hücum pres
British Slang
chocolate drop (offensive) zenci (hakaret)
coon (offensive) zenci (hakaret)
egg and spoon (cockney rhyming slang for coon) (offensive) zenci (hakaret)
jungle bunny (offensive) zenci (hakaret)