sonuç - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

sonuç



"sonuç" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 68 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
sonuç result i.
sonuç conclusion i.
sonuç consequence i.
sonuç outcome i.
General
sonuç bottom line i.
sonuç sum i.
sonuç finding i.
sonuç culmination i.
sonuç desinence i.
sonuç conclusion i.
sonuç harvest i.
sonuç effect i.
sonuç result i.
sonuç issue i.
sonuç repercussion i.
sonuç consequence i.
sonuç rowen i.
sonuç aftermath i.
sonuç produce i.
sonuç denouement i.
sonuç close i.
sonuç after effect i.
sonuç bottomline i.
sonuç end i.
sonuç event i.
sonuç show i.
sonuç fruitage i.
sonuç determination i.
sonuç sequent i.
sonuç ramification i.
sonuç sequence i.
sonuç resultant i.
sonuç find i.
sonuç resultant  i.
sonuç desition i.
sonuç corollary i.
sonuç catastrophe i.
sonuç success i.
sonuç deduction i.
sonuç backwash i.
sonuç inference i.
sonuç wrap-up i.
sonuç decision i.
sonuç payoff i.
sonuç fruit i.
sonuç upshot i.
sonuç ending i.
sonuç consequent i.
sonuç termination i.
Colloquial
sonuç payoff
Trade/Economic
sonuç performance
sonuç result
sonuç score
sonuç product
sonuç output
sonuç termination
Law
sonuç conclusion
Politics
sonuç result
Technical
sonuç finish
sonuç consequence
sonuç sequel
sonuç conclusion
sonuç result
Computer
sonuç result at
sonuç farewell statement
Math
sonuç corollary
Marine Biology
sonuç conculusion
Sport
sonuç final result

"sonuç" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 200 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
sonuç almak get result f.
sonuç olarak consequently zf.
sonuç olarak as a result zf.
General
(sınav vb) sonuç açıklamak announce the results f.
(sonuç olarak) ortaya çıkmak ensue f.
aleyhinde olmak (sonuç) go against f.
arasında ilişki kurmak (iki şey/sonuç/rakam) correlate f.
bir sonuç vermemek come to nothing f.
daha iyi sonuç vermek give better results f.
faydalı sonuç vermek turn out at advantage f.
harekete geçmek yerine beklemekle daha iyi/yararlı sonuç almak outwait f.
istikrarlı sonuç sağlamak provide consistent result f.
iyi sonuç vermek work f.
mükemmel bir sonuç almak ace f.
olumlu sonuç vermek bring to a successful conclusion f.
olumsuz sonuç vermek backfire f.
sonuç alamamak get no result f.
sonuç alamamak achieve no result f.
sonuç alamamak obtain no result f.
sonuç almak get a favourable result f.
sonuç almak obtain result f.
sonuç almak have result f.
sonuç almak be completed f.
sonuç almak accomplish a result f.
sonuç almak get a result f.
sonuç almak obtain a result f.
sonuç çıkarmak educe f.
sonuç çıkarmak deduce from f.
sonuç çıkarmak gather f.
sonuç çıkarmak induce f.
sonuç çıkarmak reason f.
sonuç çıkarmak conclude f.
sonuç çıkarmak infer f.
sonuç çıkarmak deduce f.
sonuç çıkarmak make a deduction f.
sonuç çıkarmak draw a conclusion f.
sonuç çıkarmak make inferences f.
sonuç çıkarmak conclude from f.
sonuç çıkarmak draw conclusion f.
sonuç çıkarmak read f.
sonuç doğurmak result in f.
sonuç elde etmek attain a result f.
sonuç elde etmek get a result f.
sonuç elde etmek come to fruition f.
sonuç elde etmek reach to fruition f.
sonuç elde etmek get result f.
sonuç elde etmek receive a result f.
sonuç elde etmek obtain result f.
sonuç elde etmek have result f.
sonuç elde etmek accomplish a result f.
sonuç elde etmek obtain a result f.
sonuç getirmek produce results f.
sonuç odaklı olmak be result-oriented f.
sonuç olarak ortaya çıkmak ensue f.
sonuç vermek give result f.
sonuç vermek show result f.
sonuç vermek come up with result f.
sonuç vermek get result f.
sonuç vermek turn out f.
sonuç vermek produce result f.
sonuç vermek produce f.
sonuç vermek yield results f.
sonuç vermek effect f.
sonuç vermek result f.
sonuç vermemek yield no result f.
sonuç vermemek give no result f.
tutarlı sonuç sağlamak provide consistent result f.
vermek (ürün/vergi/sonuç) yield f.
amaçlanmamış sonuç unintended consequence i.
arzu edilen sonuç desired result i.
arzu edilmeyen sonuç undesired result i.
başarısız sonuç failure i.
başarısız sonuç poor result i.
beklenen sonuç expected result i.
beklenmedik kötü sonuç backlash i.
ciddi hukuki sonuç serious legal result i.
çelişkili sonuç contradictory result i.
doğal bir sonuç outgrowth i.
doğal sonuç porism i.
doğal sonuç concomitant i.
doğal sonuç outgrowth i.
doğal sonuç corollary i.
doğru sonuç correct result i.
fiili sonuç actual result i.
genel sonuç general result i.
gerçek sonuç the bottom line i.
giriş-gelişme-sonuç paragrafları introduction-body-conclusion paragraphs i.
görülebilir sonuç visible result i.
hukuki sonuç legal result i.
hükümsüz/geçersiz sonuç null result i.
iddia edilen şeyle alakası olmayan bir sonuç çıkarılmasından doğan hata ignoratio elenchi i.
ilgisiz sonuç non sequitur i.
ilk sonuç firstling i.
istatistiksel sonuç statistical inference i.
istenmeyen sonuç undesired result i.
istenmeyen sonuç unwanted result i.
iyi sonuç good result i.
katastrofik/feci sonuç catastrophic consequence i.
kesin sonuç decider i.
kötü sonuç anti-climax i.
kötü sonuç aftermath i.
mali sonuç financial result i.
muhtemel sonuç probable outcome i.
muhtemel sonuç probable cause i.
neden sonuç ilişkisi cause effect relationship i.
neden sonuç ilişkisi cause and effect relation i.
neden-sonuç ilişkisi cause and effect relationship i.
nihai sonuç final outcome i.
olası sonuç eventuality i.
olası sonuç implication i.
olumlu sonuç positive result i.
olumlu sonuç favorable outcome i.
olumsuz sonuç adverse outcome i.
önceden belirlenmiş sonuç fix i.
önceden belli olan sonuç foregone conclusion i.
sağlıklı sonuç healthy result i.
sağlıklı sonuç positive result i.
sağlıklı sonuç good result i.
sebep sonuç cause and effect i.
sebep sonuç ilişkisi cause and effect relation i.
sebep sonuç kuralı the cause and effect principle i.
sebep sonuç kuralı the cause and effect rule i.
sebep ve sonuç cause and effect i.
sebep-sonuç ilişkisi cause and effect relationship i.
sebep-sonuç ilişkisi causal link i.
sebep-sonuç tablosu cause-effect diagram i.
sıfır sonuç zero-sum i.
son sonuç final result i.
sonuç bölümü conclusion i.
sonuç çıkarma deduction i.
sonuç çıkarma inferring i.
sonuç çıkarma inference i.
sonuç çıkarma induction i.
sonuç çıkartma educing i.
sonuç ortalaması mean of results i.
sonuç ortalaması average of results i.
sonuç ölçümü (istatistik) outcome measure i.
sonuç tespitleri concluding remarks i.
sonuç ürün outcome i.
sonuç ve öneriler conclusion and recommendations i.
sonuç verme effectuating i.
sonuç verme effecting i.
sonuç vermeme inefficiency i.
tahmine dayanan sonuç guesswork i.
tahmini sonuç approximate result i.
tahmini sonuç approximation result i.
takribi sonuç approximation result i.
takribi sonuç approximate result i.
tartışma ve sonuç discussion and conclusions i.
ters sonuç adverse outcome i.
uygun sonuç çıkartma teorisi correspondent inference theory i.
uzun vadede sonuç long term outcome i.
uzun vadeli sonuç long term outcome i.
varılan sonuç conclusion i.
yaklaşık sonuç approximation result i.
yaklaşık sonuç approximate result i.
yıllık sonuç annual result i.
zirve sonuç bildirisi summit final declaration i.
doğal sonuç özelliği gösteren poristic s.
doğal sonuç özelliği gösteren porismatic s.
öncüllerden sonuç olunan a priori s.
sonuç çıkaran illative s.
sonuç çıkarılabilir deducible s.
sonuç çıkarılabilir deductive s.
sonuç çıkartılabilen educible s.
sonuç çıkartılmış educed s.
sonuç doğuran operant s.
sonuç eğilimli result-oriented s.
sonuç getiren productive s.
sonuç getirmeyen acarpous s.
sonuç itibarıyla as a result s.
sonuç odaklı result-oriented s.
sonuç odaklı result-based s.
sonuç odaklı outcome-oriented s.
sonuç odaklılık result oriented s.
sonuç olarak anlaşılmış emerged s.
sonuç olarak çıkarılabilir inferential s.
sonuç üzerinde rol oynayan decisive s.
sonuç veren fruitful s.
doğal sonuç olarak as a natural consequence zf.
iyi sonuç vererek to good purpose zf.
kesin bir sonuç elde edemeden inconclusively zf.
sonuç çıkararak illatively zf.
sonuç itibarıyla as a result zf.
sonuç itibarıyla in consequence zf.
sonuç ne olursa olsun regardless of the outcome zf.
sonuç ne olursa olsun regardless of the consequence zf.
sonuç ne olursa olsun for good or ill zf.
sonuç olarak after all zf.
sonuç olarak herewith zf.
sonuç olarak as a consequence zf.
sonuç olarak last zf.
sonuç olarak ultimately zf.
sonuç olarak hereby zf.
sonuç olarak in conclusion zf.
sonuç olarak consequentially zf.
sonuç olarak eventually zf.
sonuçta sonuç olarak in conclusion zf.
sonuç olarak as a conclusion bağ.
hayal kırıklığı yaşatan sonuç disappointing result