sonuç - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

sonuç



"sonuç" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 67 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
sonuç result i.
sonuç conclusion i.
sonuç consequence i.
sonuç outcome i.
General
sonuç bottom line i.
sonuç sum i.
sonuç finding i.
sonuç culmination i.
sonuç desinence i.
sonuç conclusion i.
sonuç harvest i.
sonuç effect i.
sonuç result i.
sonuç issue i.
sonuç repercussion i.
sonuç consequence i.
sonuç rowen i.
sonuç aftermath i.
sonuç produce i.
sonuç denouement i.
sonuç close i.
sonuç after effect i.
sonuç bottomline i.
sonuç end i.
sonuç event i.
sonuç show i.
sonuç fruitage i.
sonuç determination i.
sonuç sequent i.
sonuç ramification i.
sonuç sequence i.
sonuç resultant i.
sonuç find i.
sonuç resultant  i.
sonuç desition i.
sonuç corollary i.
sonuç catastrophe i.
sonuç success i.
sonuç deduction i.
sonuç backwash i.
sonuç inference i.
sonuç wrap-up i.
sonuç decision i.
sonuç payoff i.
sonuç fruit i.
sonuç upshot i.
sonuç ending i.
sonuç consequent i.
sonuç termination i.
Colloquial
sonuç payoff
Trade/Economic
sonuç performance
sonuç result
sonuç score
sonuç product
sonuç output
sonuç termination
Law
sonuç conclusion
Politics
sonuç result
Technical
sonuç finish
sonuç consequence
sonuç sequel
sonuç conclusion
sonuç result
Computer
sonuç result at
sonuç farewell statement
Math
sonuç corollary
Sport
sonuç final result

"sonuç" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 387 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
sonuç almak get result f.
sonuç olarak consequently zf.
sonuç olarak as a result zf.
General
(sınav vb) sonuç açıklamak announce the results f.
(sonuç olarak) ortaya çıkmak ensue f.
aleyhinde olmak (sonuç) go against f.
arasında ilişki kurmak (iki şey/sonuç/rakam) correlate f.
bir sonuç vermemek come to nothing f.
daha iyi sonuç vermek give better results f.
faydalı sonuç vermek turn out at advantage f.
harekete geçmek yerine beklemekle daha iyi/yararlı sonuç almak outwait f.
istikrarlı sonuç sağlamak provide consistent result f.
iyi sonuç vermek work f.
mükemmel bir sonuç almak ace f.
olumlu sonuç vermek bring to a successful conclusion f.
olumsuz sonuç vermek backfire f.
sonuç alamamak get no result f.
sonuç alamamak achieve no result f.
sonuç alamamak obtain no result f.
sonuç almak get a favourable result f.
sonuç almak obtain result f.
sonuç almak have result f.
sonuç almak be completed f.
sonuç almak accomplish a result f.
sonuç almak get a result f.
sonuç almak obtain a result f.
sonuç çıkarmak educe f.
sonuç çıkarmak deduce from f.
sonuç çıkarmak gather f.
sonuç çıkarmak induce f.
sonuç çıkarmak reason f.
sonuç çıkarmak conclude f.
sonuç çıkarmak infer f.
sonuç çıkarmak deduce f.
sonuç çıkarmak make a deduction f.
sonuç çıkarmak draw a conclusion f.
sonuç çıkarmak make inferences f.
sonuç çıkarmak conclude from f.
sonuç çıkarmak draw conclusion f.
sonuç çıkarmak read f.
sonuç doğurmak result in f.
sonuç elde etmek attain a result f.
sonuç elde etmek get a result f.
sonuç elde etmek come to fruition f.
sonuç elde etmek reach to fruition f.
sonuç elde etmek get result f.
sonuç elde etmek receive a result f.
sonuç elde etmek obtain result f.
sonuç elde etmek have result f.
sonuç elde etmek accomplish a result f.
sonuç elde etmek obtain a result f.
sonuç getirmek produce results f.
sonuç odaklı olmak be result-oriented f.
sonuç olarak ortaya çıkmak ensue f.
sonuç vermek give result f.
sonuç vermek show result f.
sonuç vermek come up with result f.
sonuç vermek get result f.
sonuç vermek turn out f.
sonuç vermek produce result f.
sonuç vermek produce f.
sonuç vermek yield results f.
sonuç vermek effect f.
sonuç vermek result f.
sonuç vermemek yield no result f.
sonuç vermemek give no result f.
tutarlı sonuç sağlamak provide consistent result f.
vermek (ürün/vergi/sonuç) yield f.
amaçlanmamış sonuç unintended consequence i.
arzu edilen sonuç desired result i.
arzu edilmeyen sonuç undesired result i.
başarısız sonuç failure i.
başarısız sonuç poor result i.
beklenen sonuç expected result i.
beklenmedik kötü sonuç backlash i.
ciddi hukuki sonuç serious legal result i.
çelişkili sonuç contradictory result i.
doğal bir sonuç outgrowth i.
doğal sonuç porism i.
doğal sonuç concomitant i.
doğal sonuç outgrowth i.
doğal sonuç corollary i.
doğru sonuç correct result i.
fiili sonuç actual result i.
genel sonuç general result i.
gerçek sonuç the bottom line i.
giriş-gelişme-sonuç paragrafları introduction-body-conclusion paragraphs i.
görülebilir sonuç visible result i.
hukuki sonuç legal result i.
hükümsüz/geçersiz sonuç null result i.
iddia edilen şeyle alakası olmayan bir sonuç çıkarılmasından doğan hata ignoratio elenchi i.
ilgisiz sonuç non sequitur i.
ilk sonuç firstling i.
istatistiksel sonuç statistical inference i.
istenmeyen sonuç undesired result i.
istenmeyen sonuç unwanted result i.
iyi sonuç good result i.
katastrofik/feci sonuç catastrophic consequence i.
kesin sonuç decider i.
kötü sonuç anti-climax i.
kötü sonuç aftermath i.
mali sonuç financial result i.
muhtemel sonuç probable outcome i.
muhtemel sonuç probable cause i.
neden sonuç ilişkisi cause effect relationship i.
neden sonuç ilişkisi cause and effect relation i.
neden-sonuç ilişkisi cause and effect relationship i.
nihai sonuç final outcome i.
olası sonuç eventuality i.
olası sonuç implication i.
olumlu sonuç positive result i.
olumlu sonuç favorable outcome i.
olumsuz sonuç adverse outcome i.
önceden belirlenmiş sonuç fix i.
önceden belli olan sonuç foregone conclusion i.
sağlıklı sonuç healthy result i.
sağlıklı sonuç positive result i.
sağlıklı sonuç good result i.
sebep sonuç cause and effect i.
sebep sonuç ilişkisi cause and effect relation i.
sebep sonuç kuralı the cause and effect principle i.
sebep sonuç kuralı the cause and effect rule i.
sebep ve sonuç cause and effect i.
sebep-sonuç ilişkisi cause and effect relationship i.
sebep-sonuç ilişkisi causal link i.
sebep-sonuç tablosu cause-effect diagram i.
sıfır sonuç zero-sum i.
son sonuç final result i.
sonuç bölümü conclusion i.
sonuç çıkarma deduction i.
sonuç çıkarma inferring i.
sonuç çıkarma inference i.
sonuç çıkarma induction i.
sonuç çıkartma educing i.
sonuç ortalaması mean of results i.
sonuç ortalaması average of results i.
sonuç ölçümü (istatistik) outcome measure i.
sonuç tespitleri concluding remarks i.
sonuç ürün outcome i.
sonuç ve öneriler conclusion and recommendations i.
sonuç verme effectuating i.
sonuç verme effecting i.
sonuç vermeme inefficiency i.
tahmine dayanan sonuç guesswork i.
tahmini sonuç approximate result i.
tahmini sonuç approximation result i.
takribi sonuç approximation result i.
takribi sonuç approximate result i.
tartışma ve sonuç discussion and conclusions i.
ters sonuç adverse outcome i.
uygun sonuç çıkartma teorisi correspondent inference theory i.
uzun vadede sonuç long term outcome i.
uzun vadeli sonuç long term outcome i.
varılan sonuç conclusion i.
yaklaşık sonuç approximation result i.
yaklaşık sonuç approximate result i.
yıllık sonuç annual result i.
zirve sonuç bildirisi summit final declaration i.
doğal sonuç özelliği gösteren poristic s.
doğal sonuç özelliği gösteren porismatic s.
öncüllerden sonuç olunan a priori s.
sonuç çıkaran illative s.
sonuç çıkarılabilir deducible s.
sonuç çıkarılabilir deductive s.
sonuç çıkartılabilen educible s.
sonuç çıkartılmış educed s.
sonuç doğuran operant s.
sonuç eğilimli result-oriented s.
sonuç getiren productive s.
sonuç getirmeyen acarpous s.
sonuç itibarıyla as a result s.
sonuç odaklı result-oriented s.
sonuç odaklı result-based s.
sonuç odaklı outcome-oriented s.
sonuç odaklılık result oriented s.
sonuç olarak anlaşılmış emerged s.
sonuç olarak çıkarılabilir inferential s.
sonuç üzerinde rol oynayan decisive s.
sonuç veren fruitful s.
doğal sonuç olarak as a natural consequence zf.
iyi sonuç vererek to good purpose zf.
kesin bir sonuç elde edemeden inconclusively zf.
sonuç çıkararak illatively zf.
sonuç itibarıyla as a result zf.
sonuç itibarıyla in consequence zf.
sonuç ne olursa olsun regardless of the outcome zf.
sonuç ne olursa olsun regardless of the consequence zf.
sonuç ne olursa olsun for good or ill zf.
sonuç olarak after all zf.
sonuç olarak herewith zf.
sonuç olarak as a consequence zf.
sonuç olarak last zf.
sonuç olarak ultimately zf.
sonuç olarak hereby zf.
sonuç olarak in conclusion zf.
sonuç olarak consequentially zf.
sonuç olarak eventually zf.
sonuçta sonuç olarak in conclusion zf.
sonuç olarak as a conclusion bağ.
hayal kırıklığı yaşatan sonuç disappointing result
hayal kırıklığına neden olan sonuç disappointing result
istenmeyen sonuç disappointing result
kötü sonuç disappointing result
Phrasals
bir sonuç elde etmek için uğraşmak battle it out
sonuç vermeye başlamak kick in
Phrases
bundan şu sonuç çıkar ki it follows that
bundan şu sonuç çıkar ki from which it's concluded that
sonuç olarak to conclude
sonuç yerine in lieu of conclusion
Colloquial
belli sonuç an inevitable ending
belli sonuç foregone conclusion
belli sonuç matter of course
kaçınılmaz sonuç foregone conclusion
kaçınılmaz sonuç an inevitable ending
kaçınılmaz sonuç matter of course
sonuç getirmeyen hamstrung
Idioms
(hikayenin sonundaki) beklenmedik durum/sonuç a twist in the tail
(sonuç üzerinde) belirleyici olmak swing the balance
(sonuç üzerinde) belirleyici olmak tip the balance
artık sonuç değişmez all over but the shouting
artık sonuç değişmez all over bar the shouting
artık sonuç değişmez it's all over bar the shouting
beklenen sonuç foregone conclusion
beklenen sonuç a foregone conclusion
çabuk sonuç çıkarmak rush to conclusions
düşünerek bir sonuç çıkarmak put two and two together
iyi sonuç almak turn up trumps
iyi sonuç almak come up trumps
kesin bir sonuç alana kadar savaşmak fight to a finish
kesin sonuç all over bar the shouting
kesin sonuç all over but the shouting
olağan sonuç foregone conclusion
sonuç alamamak go away empty-handed
sonuç çıkarmak draw an inference
sonuç çıkmamak turned out to be hot air
sonuç elde edilemeyecek duruma gelmek be at a dead end
sonuç getirmek pay off
sonuç getirmeksizin to no end
sonuç getirmeksizin to no purpose
sonuç getirmeyen to no avail
sonuç getirmeyen of no avail
sonuç kesin it's all over bar the shouting
sonuç kesin all over bar the shouting
sonuç kesin all over but the shouting
sonuç vermek bear fruit
sonuç vermek come to fruition
sonuç vermeye başlamak come to fruition
sonuç vermeyen like water of a duck's back
sonuç yöntemin haklılığını ortaya koyar the end justifies the mean
Speaking
bu muhabbetten çıkacak tek sonuç the only thing that comes out of this conversation
bu muhabbetten çıkarılacak tek sonuç the only thing that comes out of this conversation
sonuç getirmeyen not be much cop
sonuç ile (netice ile) ilgili sizleri bilgilendireceğim i will inform you of the outcome
Slang
bir olaya sonuç alıp alamayacığını düşünmeden yaklaşma fishing expedition
kesin sonuç slam dunk
kesin sonuç (almak) slam-dunk
Trade/Economic
araç-sonuç zinciri mean-end chain
bağımsız değişkenin doğurduğu etki veya sonuç dependent variable
dengeli sonuç kartı balance business scorecard
dengeli sonuç kartı balanced scorecard
ekonomik/iktisadi sonuç economic outcome
en ileri sonuç maximum performance
hüküm ve sonuç doğur have effect and bear consequence
kesin sonuç araştırmaları conclusive research
mali sonuç financial outcome
mülakat sonuç raporu narrative interview report
neden sonuç ilişkisi causation
neden-sonuç zinciri teorisi means-end chain theory
sonuç çıkarma inference
sonuç değerlendirme ölçüleri output performance measures
sonuç hesabı nominal account
sonuç hesabı terminal account
sonuç hesapları operating accounts
sonuç matriksi payoff matrix
sonuç ölçüm denetimi result measurement audit
sonuç raporu final report
sonuç tablosu payoff table
sonuç yönelimli denetim yaklaşımı result based auditing approach
tahmini sonuç approximate result
uzun vadede sonuç long term outcome
uzun vadeli sonuç long term outcome
Law
adli sonuç judicial outcome
aleni sonuç express consequence
daha iyi bir sonuç alabilmek için farklı bir mahkemenin seçilmesi forum shopping
hukuki sonuç legal result
hukuki sonuç legal conclusion
hukuki sonuç legal effect
hukuki sonuç legal consequence
hukuki sonuç doğurmak bear legal consequences
mutazammın sonuç implied consequence
nedenle sonuç arasındaki bağ relation of causality
olaylara geçerli yasal hükümleri uygulayarak sonuç bulma conclusion of law
olaylara geçerli yasal hükümleri uygulayarak sonuç bulma finding of law
sebep ve sonuç cause and effect
somut delillerden elde edilen sonuç conclusion of fact
sonuç ve istem request for judgment
sonuç ve istem conclusion and request
sonuç ve istem prayer (relief and/or damages at the conclusion of a complaint or petition)
Politics
neden-sonuç ilişkisi cause and effect relation
sonuç bildirgesi final declaration
sonuç bildirisi final declaration
sonuç standartlar final standards
zirve sonuç bildirisi summit declaration
Technical
ara sonuç intermediate result
bileşke sonuç resultant
düzeltilmemiş sonuç uncorrected result
düzeltilmiş sonuç corrected result
hassas/kesin sonuç precise result
hatalı sonuç misleading
kanal sonuç belirteci channel result descriptor
kantitatif/nicel sonuç quantitative result
sıfır sonuç zero-sum
sıfır sonuç göstergesi equal-zero indicator
sonuç bildirim formu result notification form
sonuç çıkarma inference
sonuç çıkarma elicitation
test-sonuç işlemcisi test-result processor
Computer
arama sonuç sayfası lead capture page
arama sonuç sayfası landing page
düzeltilmiş sonuç corrected result
en son sonuç last result
en son sonuç final result
gösterilen sonuç displayed result
herhangi bir sonuç bulunamadı no results found
hiçbir sonuç bulunamadı no results found
son sonuç last result
sonuç alanı result field
sonuç bölmesi result pane
sonuç bulunamadı no results found
sonuç bulunamadı! no entries found!
sonuç deklarasyon contract value
sonuç görevleri results tasks
sonuç hücre value
sonuç hücreler result cells
sonuç hücreleri result cells
sonuç iletisi result message
sonuç kümesi result set
sonuç metni result text
sonuç no results id
sonuç sayfası results page
sonuç yeri result at
sonuç yolu resultant path
şu anki sonuç current result
Informatics
brüt sonuç uncorrected result
Telecom
sebep sonuç şeması cause and effect diagrams
sebep ve sonuç şeması cause and effect diagram
veriye dayalı sonuç çıkarma data-driven reasoning
Medical
diz incinme ve osteoartrit sonuç skoru knee injury and osteoarthritis outcome score
fonksiyonel sonuç functional outcome
serolojik testte negatif sonuç verme hali seronegativity
serolojik testte pozitif sonuç verme hali seropositivity
sonuç değerlendirmesi outcome assessment
uzun bir tedavi sonucunda serolojik testte negatif sonuç alamama hali seroresistance
Math
bayes istatistiksel sonuç çıkarma bayesian statistical inference
diskriminant sonuç discriminant consequence
matematiksel sonuç mathematical product
ters sonuç inverse
Statistics
bayesci sonuç çıkarımı bayesian inference
çok değişkenli istatistiksel dağılımlar ve sonuç çıkarım multivariate statistical distributions and inference
güvenilir sonuç çıkarımı fiducial inference
öznel bayesci sonuç çıkarımı subjective bayesian inference
sıfır sonuç nil return
uyarlayıcı sonuç çıkarımı adaptive inference
Education
öss sonuç belgesi student selection exam result
öys sonuç belgesi student placement exam result
sonuç değerlendirme summative assessment
Linguistics
bölümsel sonuç çözümlemesi part-score analysis
dönüştürülmüş sonuç converted score
gerçek sonuç true score
gözlemlenmiş sonuç observed score
işlemlenmiş sonuç converted score
kesin sonuç absolute score
ölçülmüş sonuç scaled score
ölçünlendirilmiş sonuç standardised score
ölçünlü sonuç standard score
sınıflandırılmış sonuç scaled score
sınıflandırılmış sonuç eşitlemesi scaled score equating
sonuç dizgisi terminal string
sonuç geçerliği consequential validity
sonuç özetleyici sınav summative evaluation
sonuç tümceciği apodosis
sonuç-süreç product-process
sözdizimsel sonuç syntactic consequence
Meteorology
sonuç rüzgar resultant wind
Military
sonuç alıcı silah nominal weapon
sonuç yönetimi consequence management
tatbikat sonuç raporu post-exercise report