sorry - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

sorry

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"sorry" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 27 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
sorry s. üzgün
General
sorry f. esef etmek
sorry f. eseflenmek
sorry s. hüzünlü
sorry s. kepaze
sorry s. acınacak halde
sorry s. üzüntülü
sorry s. müteessir
sorry s. gamlı
sorry s. acı
sorry s. sudan
sorry s. kasvetli
sorry s. kederli
sorry s. üzgün
sorry s. berbat
sorry s. zavallı
sorry s. üzücü
sorry s. saçma
sorry s. pişman
sorry s. maalesef
sorry s. kötü
sorry s. elemli
Speaking
sorry affedersiniz
sorry üzgünüm
sorry özür dilerim
Computer
sorry pardon
sorry üzgünüz

"sorry" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 281 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
be sorry f. üzülmek
General
be deeply sorry f. derin üzüntü duymak
be greatly sorry (for someone) f. yürek sızlamak
be sorry f. pişman olmak
be sorry f. esef etmek
be sorry f. eseflenmek
be sorry f. özür dilemek
be sorry f. esef duymak
be sorry f. üzülmek
be sorry f. müteessir olmak
be sorry f. üzgün olmak
be sorry f. yerinmek
be sorry for f. yerinmek
be sorry for f. üzülmek
be sorry for f. acımak
be sorry for f. -e acımak
be sorry for f. pişman olmak
be sorry for f. acınmak
be sorry to f. üzgün olmak
be sorry to hear f. duyduğuna üzülmek
be sorry to inform that f. üzülerek bildirmek
be sorry to say f. üzülerek söylemek
be sorry to tell f. üzülerek söylemek
be too sorry to say a word f. ağzını bıçak açmamak
be very sorry f. bin pişman olmak
feel sorry f. pişman olmak
feel sorry f. üzüntü duymak
feel sorry f. üzülmek
feel sorry for f. -e acımak
feel sorry for f. üzülmek
feel sorry for f. acımak
feel sorry for oneself f. derdine yanmak
feel sorry for somebody f. acımak
feel very sorry f. dizini dövmek
make somebody feel sorry f. pişman etmek
make someone feel sorry f. bin pişman etmek
make sorry show f. başarısız olmak
make sorry show f. becerememek
not feel sorry f. acımamak
sorry pickle i. zor durum
sorry! ünl. üzgünüm!
Phrases
i am sorry to inform you that üzülerek belirtmek durumundayım ki
i am sorry to say that üzülerek söylemeliyim ki
i am sorry to say that üzülerek söylüyorum ki
i am sorry to say that üzülerek belirtmek durumundayım ki
sorry for late reply geç cevap için özür
sorry for my late reply geç cevap yazdığım için üzgünüm
sorry for my late reply (yazışmalarda vb) geç döndüğüm için
sorry for my late reply (yazışmalarda vb) geç cevabım için
sorry for the inconvenience rahatsızlıktan dolayı özür dilerim/dileriz
sorry for the late reply (yazışmalarda vb) geç döndüğüm için
sorry for the late reply (yazışmalarda vb) geç cevabım için
sorry for the late response (yazışmalarda vb) geç döndüğüm için
sorry for the late response (yazışmalarda vb) geç cevabım için
sorry in advance peşinen özür dilerim
sorry in advance şimdiden özür dilerim
Proverb
better safe than sorry üzülmektense tedbirli olmak iyidir
better safe than sorry üzgün olmaktansa tedbirli olmak daha iyidir
Colloquial
a sorry state of affairs çok acıklı bir durum
sorry about that kusura bakmayın
sorry about this formality bu formalite için özür dilerim
sorry about your brother erkek kardeşin için üzüldüm
sorry 'bout that kusura bakmayın
sorry dude too long didn't read it (tldr) okumadım kardeş durumumuz yoktu
sorry dude too long didn't read it (tldr) çok uzundu okumadım dostum
sorry for being a pain başınızın etini yediğim için özür dilerim
sorry for being late geç kaldığım için özür dilerim
sorry for being rude kabalığım için üzgünüm
sorry for my delayed reply geç cevap verdiğim için üzgünüm
sorry for my delayed reply geç cevabım için üzgünüm
sorry for my ignorance cahilliğimi mazur görün
sorry for my ignorance cahilliğimi mazur gör
sorry for my late reply geç cevap verdiğim için üzgünüm
sorry for my late reply geç cevabım için üzgünüm
sorry for our loss başımız sağolsun
sorry for the things i did yaptıklarım için üzgünüm
sorry for your brother erkek kardeşin için üzüldüm
sorry for your loss başınız sağolsun
sorry for your trouble başınız sağolsun
Sorry I asked sorduğum için üzgünüm
sorry i can't go out tonight kusura bakma bu gece çıkamam
sorry i must go kusura bakma ama gitmeliyim
sorry i woke you up uyandırdığım için özür dilerim
sorry not my thing kusura bakma benim alanım değil
sorry that I asked sorduğum için üzgünüm
sorry we are closed üzgünüz kapalıyız
stop feeling sorry for yourself kendine acımayı kes
Idioms
a sorry sight üzücü bir sahne
a sorry sight dağınık
a sorry sight kirli
a sorry sight üzücü bir görüntü
a sorry state of affairs üzücü durum
a sorry state of affairs üzüntü veren durum
better be sure than sorry korkulu rüya görmektense uyanık kalmak evladır
better safe than sorry korkulu rüya görmektense uyanık yatmak iyidir
better safe than sorry pişman olacağıma sağlamcı davranayım
better to be safe than sorry pişman olacağıma sağlamcı davranayım
better to be safe than sorry korkulu rüya görmektense uyanık yatmak iyidir
sorry excuse inandırıcı olmayan mazeret
sorry excuse saçma özür
sorry excuse sudan bahane
Speaking
(i'm) sorry you asked (that) hiç sorma!
(i'm) sorry you asked (that) ne sen sor ne ben söyleyeyim!
are you sorry you asked? sorduğun için pişman mısın
are you sorry you asked? sorduğuna pişman mı oldun?
did you come all the way over here just to say you're sorry? tüm bu yolu benden özür dilemek için mi geldin?
don't feel too sorry for my sister kardeşim için fazla üzülmeyin
don't you feel sorry for me benim için üzülme sakın
I am really sorry gerçekten çok üzgünüm
I am so sorry çok üzüldüm
I am so sorry but çok üzgünüm ama
I am sorry üzgünüm
I am sorry for the misunderstanding yanlış anlaşılma için özür dilerim
I am sorry I missed the bus özür dilerim otobüsü kaçırdım
I am terribly sorry but çok üzgünüm ama
I was so sorry çok üzüldüm
I'm really sorry to hear that bunu duyduğuma gerçekten üzüldüm
I'm sorry about what happened/the things that happened olanlar için özür dilerim
I'm sorry about what I said söylediğim şey için özür dilerim
I'm sorry about what I said söylediklerim için özür dilerim
I'm sorry about what I said söylediğim şeyler için özür dilerim
I'm sorry but do I know you? özür dilerim ama seni tanıyor muyum?
I'm sorry for what he did to you onun sana yaptıkları için özür dilerim
I'm sorry for what they did to you sana yaptıkları için çok üzgünüm
I'm sorry I missed the meeting özür dilerim toplantıyı kaçırdım
I'm sorry I missed the meeting toplantıyı kaçırdığım için çok üzgünüm
I'm sorry I misspelled it afedersiniz yanlış yazmışım
I'm sorry if I bothered you rahatsız ettiysem özür dilerim
I'm sorry if I hurt you seni kırdıysam özür dilerim
I'm sorry that I can't come today bugün gelemeyeceğim için üzgünüm
I'm sorry to bother you rahatsız ettiğim için özür dilerim
I'm sorry to bother you rahatsız ettiysem özür dilerim
I'm sorry to hear that bunu duyduğuma üzüldüm
I'm sorry, but it's over çok özür dilerim ama bitti
I'm very sorry to hear about that bunu duyduğuma çok üzüldüm
i am really sorry gerçekten özür dilerim
i am so sorry çok üzgünüm
i am so sorry for all of this tüm bunlar için özür dilerim
i am sorry üzüldüm
i am sorry başın sağolsun
i am sorry başınız sağolsun
i am sorry kusura kalmayın
i am sorry for what i did yaptıklarım için üzgünüm
i am sorry for you adına üzüldüm
i am sorry for you sizin için üzgünüm
i am sorry for you senin için üzgünüm
i am sorry for you sizler için üzgünüm
i am sorry for your loss başınız sağolsun
i am sorry to bother you sizi rahatsız ettiğim için özür dilerim
i am sorry to bother you rahatsız ettim kusura bakmayın
i am sorry to disturb you rahatsız ettiğim için özür dilerim
i am sorry to disturb you rahatsız ettiğim için üzgünüm
i am sorry to hear of your loss başın sağolsun
i am sorry to hear of your loss başınız sağolsun
i am sorry to hear of your loss başın sağ olsun
i am sorry to hear of your loss başınız sağ olsun
i am sorry, but özür dilerim, ama
i bet you are sorry eminim üzülmüşsündür
i don't feel sorry for you senin için üzülmüyorum
i just wanted to say i was sorry sadece özür dilemek istedim
if i gave you that impression i'm so sorry sana bu izlenimi verdiysem çok özür dilerim
if i gave you that impression i'm so sorry sana böyle hissettirdiysem çok özür dilerim
i'm so sorry çok özür dilerim
i'm so sorry çok üzgünüm
i'm so sorry for the wait beklettiğim için üzgünüm
i'm sorry affedersiniz
i'm sorry üzgünüm
i'm sorry about the mess dağınıklık için özür dilerim
i'm sorry about what i said the other night geçen gece söylediğim şey için özür dilerim
i'm sorry about your brother erkek kardeşin için üzüldüm
i'm sorry but that's what i think kusura bakmayın ama ben böyle düşünüyorum
i'm sorry but that's what i think kusura bakmayın ama benim görüşüm böyle
i'm sorry but what does this have to do with us? kusura bakmayın ama bunun bizimle ne ilgisi var?
i'm sorry for your brother erkek kardeşin için üzüldüm
i'm sorry for your loss başın sağ olsun
i'm sorry for your loss başınız sağ olsun
i'm sorry i cannot understand you üzgünüm seni anlamıyorum
i'm sorry i can't help it ne yapayım elimde değil
i'm sorry i didn't know üzgünüm bilmiyordum
i'm sorry i haven't written for awhile bir süredir yazamadığım için üzgünüm
i'm sorry i haven't written for awhile bir süredir sana yazamadığım için özür dilerim
i'm sorry i wasted your time vaktini boşa harcadığım için üzgünüm
i'm sorry that i wasn't there orada olmadığım için özür dilerim
i'm sorry to bother you rahatsız ettiğim için özür dilerim
i'm sorry to call you so early seni bu kadar erken aradığım için özür dilerim
i'm sorry to discomfort you sana da zahmet oldu
i'm sorry to discomfort you zahmet oldu
i'm sorry to hear duyduğuma üzüldüm
i'm sorry to interrupt you but sözünü balla kestim (ama)
i'm sorry to interrupt you but sözünü/lafını kestim (ama)
i'm sorry to interrupt you but sözünü/lafını balla kesiyorum ama
i'm sorry to interrupt you but sözünüzü/lafınızı kestim (ama)
i'm sorry to interrupt you but lafını balla kestim (ama)
i'm sorry to interrupt your class dersinizi böldüğüm için özür dilerim
i'm sorry to interrupt your lesson dersinizi böldüğüm için özür dilerim
i'm sorry to keep you waiting beklettiğim için özür dilerim
i'm sorry to keep you waiting sizi beklettiğim için özür dilerim
i'm sorry to keep you waiting seni beklettiğim için özür dilerim
i'm sorry to say that bunu söylediğim için üzgünüm
i'm sorry to trouble you zahmet oldu
i'm sorry to trouble you sana da zahmet oldu
i'm sorry we can't help you üzgünüm size yardımcı olamayız
i'm sorry we can't help you kusura bakmayın size yardım edemeyiz
i'm sorry you had to see that bunu görmek zorunda kaldığınız için özür dilerim
i'm sorry you had to see that bunu görmek zorunda kaldığınız için kusura bakmayın
i'm sorry you had to see that bunu görmek zorunda kaldığın için özür dilerim
i'm sorry you had to see that bunu görmek zorunda kaldığın için kusura bakma
i'm sorry you're having problems at home evde sorunların olduğu için üzgünüm
i'm sorry! pardon
i'm sorry, but özür dilerim, ama
i'm very sorry kusuruma bakmayın
i'm very sorry kusura bakmayın
i'm very sorry about my friend arkadaşımın kusuruna bakma
just look me in the eye and say you're sorry sadece gözlerimin içine bak ve benden özür dile
no need to be sorry özüre gerek yok
no need to be sorry özür dilemene gerek yok
no need to be sorry özür ne demek
no need to be sorry özür gerekmez
sorry about that bunun için üzgünüm
sorry 'bout that bunun için üzgünüm
sorry for being a pain in the neck başınızın etini yediğim için özür dilerim
sorry for being late geç kaldığım için özür dilerim
sorry for being late geciktiğim için özür ilerim
sorry for that bunun için üzgünüm
sorry for the confusion karışıklık için özür dilerim
sorry for the inconvenience sana da zahmet oldu
sorry for the mess dağınıklığımın kusuruna bakmayın
sorry for the mess ortalık dağınık kusura bakmayın
sorry for the mess dağınıklık için kusuruma bakmayın
sorry for the mess dağınıklık için kusura bakmayın
sorry for the trouble zahmet oldu
sorry for the trouble sana da zahmet oldu
sorry for you adına üzüldüm
sorry i can't go out tonight özür dilerim bu gece çıkamam
sorry i can't hear you affedersiniz sizi duyamıyorum
sorry i can't help you özür dilerim size yardımcı olamayacağım
sorry i can't help you kusura bakmayın size yardımcı olamayacağım
sorry i can't help you özür dilerim sana yardımcı olamayacağım
sorry i'm late geciktim kusura bakma
sorry i'm late özür dilerim geciktim
sorry i'm late kusura bakma geç kaldım
sorry it was a mistake kusura bakma yanlışlıkla oldu
sorry to bother you rahatsız ettim kusura bakmayın
sorry to bother you rahatsız ettiğimiz için kusura bakmayın
sorry to bother you rahatsız ettiğim için özür dilerim
sorry to bother you rahatsız ettiğim için üzgünüm
sorry to disturb you rahatsız ettim kusura bakmayın
sorry to have kept you waiting beklettiğim için özür dilerim
sorry to hear duyduğuma üzüldüm
sorry to hear that bunu duyduğuma üzüldüm
sorry to hear what happened geçmiş olsun
sorry to interrupt böldüğüm için özür dilerim
sorry to interrupt böldüğüm için üzgünüm
sorry to say kusura bakma ama
sorry to say söylemek istemezdim ama
sorry to trouble you size zahmet verdiğim için üzgünüm
sorry to wake you sizi uyandırdığım için özür dilerim
sorry you had to find out this way bu şekilde öğrendiğin için üzgünüm
sorry, my bad özür dilerim, benim hatam
sorry, my bad kusura bakma, benim hatam
sorry, my fault özür dilerim, benim hatam
tell him i'm sorry ona üzgün olduğumu söyle
tell him/her/them that I'm sorry özür dilediğimi söyleyin
we are sorry üzgünüz
we are sorry to hear that bunu duyduğumuza üzüldük
we are sorry to hear that ...duyduğumuza üzüldük
we're sorry to take up your time vaktinizi aldık özür dileriz
we're sorry to take up your time vaktinizi aldığımız için özür dileriz
you don't have to be sorry özür gerekmez
you don't have to be sorry özür dilemene gerek yok
you don't have to be sorry özür ne demek
you don't have to be sorry özüre gerek yok
you'll be sorry you asked bunu sorduğuna pişman olacaksın
Chat Usage
i'm sorry i can't understand you üzgünüm seni anlamıyorum
Slang
sorry-ass işe yaramaz/kalitesiz mal/eşya
sowie (sorry) özür dilerim
sowwie (sorry) kusura bakma
Computer
i'm sorry cards üzgünüm kartları
sorry an error has occurred özür dileriz bir hata oluştu
Ottoman Turkish
be sorry müteessir olmak
i am sorry to say maatteessüf