unique - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

unique

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"unique" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 27 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
unique s. emsalsiz
unique s. kendine mahsus
unique s. benzersiz
unique s. biricik
unique s. eşsiz
unique s. özgün
General
unique i. eşsiz şey
unique s. eşi benzeri yok
unique s. yegane
unique s. rakipsiz
unique s. eşsiz
unique s. türüne az rastlanan
unique s. şahsına münhasır
unique s. bir
unique s. emsali kalmamış
unique s. mükemmel
unique s. özebir
unique s. yekta
unique s. eşi ve benzeri olmayan
unique s. tek
unique s. türüne az rastlanır
Technical
unique tek
unique kıyassız
unique özebir
Construction
unique kendine özgü
Aeronautic
unique birtane eşsiz
Math
unique bir değerli

"unique" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 74 sonuç

İngilizce Türkçe
General
be unique f. benzersiz olmak
have a unique smile f. kendine özgü bir gülümsemesi olmak
a unique place i. benzersiz bir yer
unique design i. özgün tasarım
unique experience i. eşsiz deneyim
unique feature i. eşsiz özellik
unique feature i. tek özellik
unique form i. özgün form
unique method i. kendine özgü yöntem
unique moments i. benzersiz anlar
unique selling point i. benzersiz satış noktası
unique solution i. tek çözüm
unique structure i. kendine özgü yapı
unique style i. özgün stil
unique tastes i. eşsiz lezzetler
unique tastes i. eşsiz tatlar
unique tastes i. eşi benzeri olmayan lezzetler
unique tastes i. eşi benzeri olmayan tatlar
unique works of art i. nadir sanat eserleri
unique works of art i. nadir eserler
by no means unique s. benzersizlikten uzak
far from unique s. benzersizlikten uzak
non-unique s. eşsiz olmayan
unique to s. -e has
unique to s. -e özgü
Colloquial
a unique opportunity eşsiz bir fırsat
Speaking
you have a very unique style kendine özgü bir tarzın var
you have a very unique style kendine özgü bir stilin var
Trade/Economic
unique risk firmaya özgü risk
unique selling point diğer sunucuların benzerini gerçekleştiremedikleri satış noktası
unique selling proposition benzersiz satış teklifi
unique selling proposition ayırt edici özellikler
unique selling proposition alamet-i farika
Politics
unique characteristics nevi şahsına münhasır
Advertising
unique user tekil kullanıcı
unique visitor tekil ziyaretçi
Technical
globally unique id evrensel tek kimlik
unique solution tek çözüm
Computer
error creating unique tmp file ayrı tmp dosyası yaratma hatası
unique id benzersiz kimliği
unique id benzersiz kimlik
unique id kimliği
unique index benzersiz dizin
unique key benzersiz anahtar
unique keys benzersiz anahtar sayısı
unique name ad
unique records benzersiz kayıtlar
unique records only kayıt tekrarlanmasın
unique records only sadece benzersiz kayıtlar
unique table benzersiz tablo
unique values benzersiz değerler
unique visitor tekil ziyaretçi
unique visitors aynı anda veya farklı zamanlarda giriş yapan web-sitesi ziyaretçiler
Informatics
unique solution tek çözüm
Telecom
unique challenge authentication response eşsiz zorluk yetkilendirme tepkisi
unique challenge- response procedure tek zorluk-tepki cevap işlemesi
unique random variable eşsiz rassal değişken
unique visitor tekil ziyaretçi
Lighting
unique hue ana renk türü
unique hue temel renk türü
Automotive
unique anti-wheelspin components ana patinaj önleme aksamı
unique components only sadece benzersiz aksamlar
unique non-automotive assemblies ana otomotivden bağımsız tertibatlar
unique non-automotive components ana otomotivden bağımsız aksamlar
Psychology
unique trait eşsiz kişilik özelliği
Math
unique factorisation domain tek çarpanlama bölgesi
unique factorization domain tek çarpanlama bölgesi
unique solution tek çözüm
unique solution biricik çözüm
Statistics
unique factor tek etken
unique variance tek varyans
Military
unique data system tek bilgi sistemi
unique identifier tek tanıtıcı
Printery
unique press edition özgün baskı teknikleri