worse - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

worse

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"worse" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 7 sonuç

İngilizce Türkçe
General
worse i. daha da kötüsü
worse i. daha kötüsü
worse s. daha fena
worse s. beter
worse s. daha kötü
worse s. kötü
Technical
worse daha kötü

"worse" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 152 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
get worse f. kötüleşmek
go worse f. kötüleşmek
grow worse f. kötüleşmek
General
be none the worse f. -e rağmen çok zarar görmemek
be none the worse f. bir şey yüzünden daha beter durumda olmamak
become worse f. daha da kötü hale gelmek
become worse f. daha da kötüleşmek
become worse f. daha da kötü bir hale gelmek
become worse f. fenalaşmak
change for the worse f. bozmak
change into worse f. kuşa benzetmek
feel worse f. daha kötü hissetmek
get worse f. beterleşmek
get worse f. kötüye gitmek
get worse f. fenaya varmak
get worse f. fenalaşmak
get worse f. durumu kötüye gitmek
get worse f. daha kötü olmak
get worse f. durumu kötüleşmek
go from bad to worse f. kötüyken daha kötü olmak
go from bad to worse f. kötüye gitmek
have become much worse f. daha kötüye gitmek
have become much worse f. daha da kötüleşmek
look worse f. daha kötü görünmek
make it worse f. içinden çıkılmaz hale getirmek
make matters worse while trying to be helpful f. kaş yapayım derken göz çıkarmak
make things worse f. kaş yapayım derken göz çıkarmak
make worse f. daha kötü etmek
make worse f. daha da kötü bir hale getirmek
make worse f. kötüleştirmek
make worse f. daha kötü yapmak
take a turn for the worse f. hasta kötüleşmek
take a turn for the worse f. durumu kötüye gitmeye başlamak
take a turn for the worse f. işler kötüye gitmeye başlamak
take a turn for the worse f. kötü olmak
take a turn for the worse f. kötüleşmek
getting worse i. giderek kötüleşme
growing worse i. hastalığın gelişmesi
growing worse i. kötüleşme
the worse for liquor i. oldukça sarhoş
worse still i. daha kötüsü
worse still i. işin daha kötüsü
much worse s. bin beter
the worse for wear s. eskimiş
worse than death s. ölümden beter
worse than death s. ölümden kötü
worse than ever s. her zamankinden kötü
worse than ever s. her zamankinden çok
and what is worse zf. dahası
and what is worse zf. ve dahası
and what is worse zf. hem de
for better for worse zf. anca beraber kanca beraber
not a penny the worse zf. hiçbir zarar görmeden
far worse than ed. çok daha kötüsü
far worse than ed. -den çok daha kötü
Phrases
and what is worse daha kötüsü
even worse daha da kötüsü
for better or for worse iyi kötü
for better or for worse iyi ya da kötü
for better or for worse i̇yi̇si̇yle kötüsüyle
for better or worse iyisiyle kötüsüyle
getting worse giderek kötüleşen
I've had worse daha kötülerini yaşadım
it could be worse beterin beteri var
it could be worse içgüveysinden hallice
it is a fate much worse than death bu ölümden çok daha beter bir kader
nothing is worse than regret pişmanlıktan daha kötüsü yoktur
the cure is worse than the ailment kaş yapayım derken göz çıkarmak
the cure is worse than the disease kaş yapayım derken göz çıkarmak
the cure is worse than the ill kaş yapayım derken göz çıkarmak
the cure is worse than the illness kaş yapayım derken göz çıkarmak
the treatment is worse than the disease kaş yapayım derken göz çıkarmak
Proverb
his bark is worse than his bite havlayan köpek ısırmaz
nothing so bad but it might have been worse daha kötüsü de olabilirdi
nothing so bad but it might have been worse beterin beteri var
nothing so bad but might have been worse beterin beteri var
one's bark is worse than one's bite havlayan köpek ısırmaz
Colloquial
change for the worse kötüleşmek
change for the worse kötüye doğru gitmek
change for the worse kötüye gitmek
in worse spot (bir önceki döneme/sezona göre) daha kötü durumda
to make matters worse bir de bu yetmezmiş gibi
to make matters worse bu yetmezmiş gibi
to make matters worse bir de bunun üstüne
worse comes to worst en kötü şartlarda
worse luck kötü şans
worse luck maalesef
worse luck kötü kader
worse luck ne yazık ki
worse luck kötü talih
Idioms
(if) worse comes to worst en kötü ihtimalle
(if) worse comes to worst işler hepten kötüleşirse
a fate worse than death birisinin başına gelecek en kötü şey
a fate worse than death ölümden beter bir şey
be worse than useless hiç bir işe yaramamak
become none the worse for wear zarar görmeden çıkmak
every bad has its worse beterin beteri vardır
for better or for worse iyi de olsa
for better or for worse kötü de olsa
for better or worse iyi de olsa kötü de olsa
for better or worse ne olursa olsun
for better or worse öyle ya da böyle
go farther and fare worse dimyata pirince giderken eldeki bulgurdan olmak
go from bad to worse kötüleşmek
go from bad to worse daha beter olmak
go from bad to worse gitgide daha da kötüleşmek
go from bad to worse daha da kötüye gitmek
go from bad to worse bozulmak
go from bad to worse gitgide daha kötü bir duruma gelmek
go from bad to worse daha da kötüleşmek
go from bad to worse beter hale gelmek
go from bad to worse gitgide daha kötü bir hal almak
his bark is worse than his bite ne varsa dilindedir
none the worse for wear hiç zarar görmemiş
none the worse for wear hiç zarar görmeden
somebody's/something's bark is worse than their/its bite daha çok havlar ısırmaz
somebody's/something's bark is worse than their/its bite umulduğu kadar kötü değil
take a turn for the worse kötü olmaya başlamak
take a turn for the worse kötüleşmeye başlamak
take a turn for the worse durumu kötüleşmek
the worse for wear (çalışmaktan) hışı çıkmış/yorgun düşmüş
the worse for wear (çalışmaktan) pestili çıkmış
worse comes to worst en kötü ihtimalle
worse for wear yaralı
worse for wear bozuk
worse for wear sarhoş
worse for wear yıpranmış
worse for wear tükenmiş
worse things happen at sea kendi sorunlarını çok dert etme (başkalarının daha büyük sorunları var) (haline şükret)
Speaking
(I've) seen worse daha kötüsünü de gördüm
cure could be worse than the disease tedavi hastalıktan daha kötü olabilir
I could be worse fena değil
I don't know what's worse hangisi daha kötü bilmiyorum
it could have been worse daha beteri de olabilirdi
it could have been worse daha beteri olabilirdi
it could have been worse daha kötüsü de olabilirdi
it's actually worse than it looks aslında göründüğünden de kötü
let's not make it worse bunu daha da kötüleştirmeyelim
let's not make this worse işleri kötüleştirmeyelim artık
nothing worse than feeling all alone somewhere foreign yabancı bir yerde yalnız hissetmek kadar kötü bir şey olamaz
their bark is worse than their bite havlamaları ısırmalarından daha beterdir
they did something much worse çok daha da kötüsünü yaptılar
things could be worse fena değil
things could be worse işler daha kötü olabilirdi
this is going from bad to worse (zaten kötü olan bu durum) daha da kötüleşiyor/daha da kötü oldu
what's worse daha da kötüsü
you are in worse shape than me senin halin benden beter
you are in worse shape than me senin halin benimkinden beter
your situation is worse than mine senin halin benden beter
your situation is worse than mine senin halin benimkinden beter
Trade/Economic
worse off daha yoksul
Medical
become worse after a short time kısa sürede daha kötü bir tabloya girmek