yetki - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

yetki



"yetki" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 65 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
yetki authorisation i.
yetki warrant i.
yetki authorization i.
yetki authority i.
yetki power i.
General
yetki locus standi i.
yetki attribute i.
yetki province i.
yetki competence i.
yetki authorisation i.
yetki authorization i.
yetki right i.
yetki warrant i.
yetki competency i.
yetki command i.
yetki benefit i.
yetki jurisdiction i.
yetki mandate i.
yetki hand i.
yetki faculty i.
yetki pale i.
yetki potency i.
yetki dominium i.
yetki commission i.
yetki prerogative i.
yetki imperium i.
yetki warranty i.
yetki sword i.
yetki capacity i.
yetki vis i.
yetki fiat i.
Trade/Economic
yetki line position
yetki warranty
yetki competence
yetki power
yetki permission
yetki mandate
Law
yetki prerogative
yetki licence
yetki license
yetki qualification
yetki power of procuration
yetki mandate
yetki authority
yetki jurisdiction
yetki warrant
yetki venue
yetki competence
yetki power
Politics
yetki authority
yetki authorization
yetki authorisation
yetki power
yetki capacity
Technical
yetki authorization
yetki authorisation
Computer
yetki clearance
Informatics
yetki authorisation
yetki authorization
yetki clearance
yetki authority
Telecom
yetki authorisation
yetki authorization
Latin
yetki auctoritas
yetki potentia

"yetki" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
yetki vermek authorise f.
yetki vermek warrant f.
yetki vermek authorize f.
General
(yetki) vermek entrust f.
birine bir şey yapması için yetki vermek empower someone to do something f.
birine geniş yetki vermek give someone a free hand f.
birine yetki vermek invest f.
hak ve yetki vermek entitle f.
merkezden birkaç yere yetki dağıtmak decentralise f.
merkezden birkaç yere yetki dağıtmak decentralize f.
merkezden yetki dağıtmak decentralize f.
merkezden yetki dağıtmak decentralise f.
ön yetki vermek preauthorize f.
ön yetki vermek pre-authorize f.
önceden yetki vermek preauthorize f.
önceden yetki vermek pre-authorize f.
tam yetki vermek give full authorization f.
tam yetki vermek give extensive authority f.
tam yetki vermek give a free hand f.
tam yetki vermek delegate full authority f.
tam yetki vermek entrust with full authority f.
vermek (sorumluluk/yetki) invest with f.
vermek (yetki/hak vb'ni) vest with f.
yetki aktarmak delegate f.
yetki alanına girmek come under f.
yetki almak have authorization f.
yetki almak obtain authorization f.
yetki almak get authorization f.
yetki aşmak exceed one's authority f.
yetki devretmek delegate f.
yetki ile donatmak furnish with authority f.
yetki istemek ask for authorization f.
yetki istemek request authority f.
yetki kullanmak exercise one's authority f.
yetki kullanmak exercise power f.
yetki kullanmak use power f.
yetki sahibi olmak carry authority f.
yetki vermek intitle f.
yetki vermek accredit f.
yetki vermek entitle f.
yetki vermek invest f.
yetki vermek delegate f.
yetki vermek license f.
yetki vermek authorise f.
yetki vermek vest with f.
yetki vermek authorize f.
yetki vermek warrant f.
yetki vermek depute f.
yetki vermek chair f.
yetki vermek qualify f.
yetki vermek grant authorization f.
yetki vermek empower f.
yetki vermek give somebody authorization f.
yetki vermek impower f.
yetki vermek vest f.
yetki vermek invest with power f.
yetki vermek enable f.
yetki vermek capacitate f.
yetki vermek furnish with authority f.
yetki vermek grant somebody authorization f.
yetki vermek licence f.
yetki vermek create f.
yetki vermemek unauthorize f.
yetki vermemek unauthorise f.
... tarafından verilen yetki power granted by i.
bilgi/yetki alanı province i.
bir lord'a ait yetki gücü seignory i.
büyük yetki sahibi potentate i.
daha güçsüz birine geçmiş yetki devolved power i.
imza yetki belgesi a letter of attorney i.
imza yetki belgesi letter of authorization i.
kanuni yetki statutory authority i.
kısıtlanmış yetki limited authority i.
kısıtlı yetki limited authority i.
resmi yetki official authorization i.
sınırlandırılmış yetki limited authority i.
sınırlı yetki limited authority i.
tam yetki implicit power i.
tam yetki plenary authority i.
tam yetki free hand i.
tam yetki full authority i.
tam yetki full power i.
tam yetki free rein i.
tam yetki blank check i.
vasiyetnameyle ilgili yetki testamentary trust i.
verme (sorumluluk/yetki vb'ni) investment i.
yasal yetki statutory authority i.
yetki alanı scope of authority i.
yetki alanı bailiwick i.
yetki alanı realm of authority i.
yetki alanı jurisdiction i.
yetki alanı province i.
yetki alanı span of authority i.
yetki alanı territory over which authority is exercised i.
yetki anlaşması licensing agreement i.
yetki belgesi licensee i.
yetki belgesi authority i.
yetki belgesi warrant i.
yetki bölgesi bailiwick i.
yetki dağılımı delegation of authority i.
yetki devri subsidiarity i.
yetki devri yapma entrustment i.
yetki kullanma exercise of power i.
yetki kullanma exercising of power i.
yetki limitleri authority limits i.
yetki limitleri authorization limits i.
yetki sınırı limit of authority i.
yetki sınırı boundaries of authority i.
yetki sınırı line of demarcation i.
yetki sınırı jurisdiction i.
yetki sınırları territory over which authority is exercised i.
yetki sınırları jurisdiction i.
yetki ve sorumluluklar authority and responsibilities i.
yetki ve sorumluluklar powers and responsibilities i.
yetki verme entitling i.
yetki verme authorisation i.
yetki verme entitlement i.
yetki verme enablement i.
yetki verme delegation i.
yetki verme devolution i.
yetki verme authorization i.
yetki verme empowering i.
yetki verme yazısı letters rogatory i.
yetki/izin veren empowerer i.
yüksek seviyede yetki high echelons i.
görev ve yetki verilemez nondelegable s.
yetki belgesi olmayan warrantless s.
yetki sahibi executive s.
yetki veren authorized by s.
yetki verilmiş authorized s.
yetki verilmiş authorised s.
yetki verilmiş chaired s.
rütbe/yetki açısından üstün above zf.
yetki alanı içerisinde in jurisdiction of zf.
yetki alanında within one's province zf.
yetki sahibi olarak executively zf.
yetki sınırları içerisinde in jurisdiction of zf.
Colloquial
'nın bana verdiği yetki ile by the power vested in me by
otorite/yetki havası/görüntüsü air of authority
Idioms
kullanım hakları sınırsız yetki free hand
tam yetki free hand
Speaking
bundan böyle yetki sende değil you're not in charge anymore
Slang
yetki vermek put balls on
Trade/Economic
açık yetki actual authority
açık yetki express authority
arızi hak, yetki ve yasal çözüm hakları incidental rights, powers and discretions
bağlayıcı yetki binding authority
bakiye yetki residual competence
bakiye yetki residual power
banka ya da komisyoncunun tam yetki ile kullanabileceği ihtiyat hesabı discretionary account