sap - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

sap



Bedeutungen von dem Begriff "sap" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 38 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
sap n. dirilik
sap n. bitki özü
General
sap n. hayat kaynağı
sap n. cop
sap n. enerji
sap n. usare
sap n. özsu
sap n. ahmak
sap n. su
sap n. avanak
sap n. sıçanyolu
sap n. duvar yıkma çukuru
sap n. canlılık
sap n. taş nemi
sap v. tüketmek
sap v. azaltmak
sap v. altına sıçanyolu kazarak ilerlemek
sap v. bitirmek
sap v. altını kazarak yıkmak
sap v. temelini bozmak
sap v. baltalamak
sap v. cop ile yere sermek
sap v. temelini kazıp yıkmak
sap v. zayıflatmak
sap v. temelinden yıkmak
sap v. altını kazmak
sap v. çökertmek
Technical
sap n. can suyu
sap n. lağım
Gastronomy
sap n. besisuyu
Botanic
sap n. besi suyu
sap n. besisuyu
sap n. bitki özü
sap n. özsu
sap n. yalancı odun
Military
sap n. sıçanyolu
sap v. sıçanyolu kazmak
Slang
sap n. aptal

Bedeutungen von dem Begriff "sap" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 41 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
sap stalk n.
sap handle n.
sap stem n.
General
sap haft n.
sap scape n.
sap halm n.
sap lug n.
sap a boy without a girlfriend n.
sap stack n.
sap shaft n.
sap grip n.
sap lover n.
sap hilt n.
sap helve n.
sap butt n.
sap peduncle n.
sap handgrip n.
sap stick n.
sap stock n.
sap stag n.
sap stipe n.
sap haulm n.
sap cauline n.
sap stem n.
sap tige n.
sap helm n.
sap mote [dialect] [uk] n.
sap gripe n.
Technical
sap shank n.
sap stem n.
sap handle n.
Automotive
sap handle n.
Medical
sap pedicle n.
Food Engineering
sap stem n.
Marine Biology
sap pedunculus n.
Botanic
sap rachis n.
sap rhachis n.
Agriculture
sap haum n.
Tobacco
sap petiole n.
Music
sap neck n.
Slang
sap boyfriend n.

Bedeutungen, die der Begriff "sap" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 176 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
dayanıklı sap tough stalk n.
sap (mızrak/ok vb'ne ait) shaft n.
sap (telli çalgılarda) neck n.
uzun sap staff n.
sap (kadehte) stem n.
sap (bitkide) stem n.
dik sap üzerinde yetiştirilen bitki standard n.
sap (bitkiye ait) stalk n.
yeşil sap greenshank n.
sap kırma makinesi stemmer n.
sürüngen sap runner n.
bir baltaya sap olmayan tip rolling stone n.
ahşaptan yapılmış sap tree [dialect] n.
haddehane çekicinde ucunda çekiç başı bulunan sap helve n.
kıvrımlı sap boul n.
ağaç, sap veya dal kabuğu ve kambiyumunun çıkarılması ile yapılan kuşak veya kemer girdle n.
(desteği ile bitkiyi birleştiren) spiral biçimli yaprak veya sap bölümü clasp [obsolete] n.
sap takmak haft v.
bir baltaya sap olamamak be unable to find a job v.
sap takmak helve v.
sap ile ilgili cauline adj.
birden fazla sap içeren multi-stemmed adj.
çok sayıda sap içeren multi-stemmed adj.
sap anlamı veren ön ek caul- pref.
Proverb
keser döner sap döner gün gelir hesap döner what goes around comes around
Colloquial
bir baltaya sap olamamış crumb bum n.
bir baltaya sap olamamış crumbum n.
bir baltaya sap olamamak crumbbum v.
bir baltaya sap olamamış on the bum adj.
Idioms
sap gibi ortada kalmak sit like piffy on a rock cake [uk] v.
bir yere sap gibi gitmek go stag v.
bir baltaya sap olmak knuckle down v.
birini sap gibi ortada bırakmak leave someone high and dry v.
sap gibi kalmak stand there with one's bare face hanging out v.
(birini) sap gibi ortada bırakmak leave (one) high and dry v.
sap gibi kalmak/oturmak sit like piffy on a rock bun [uk] v.
sap gibi ortada kalmak sit like piffy on a rock bun [uk] v.
sap gibi ortada like piffy on a rock cake [uk] adv.
sap gibi like cheese at four pence [uk] expr.
sap gibi kalmış with (one's) bare face hanging out expr.
Politics
sap kök bağlantısının durumu crown condition n.
Technical
sap üzerine monte edilip sıralanmış delgili kartları düzenlemeye yarayan ince sivri çubuk needle n.
sap üzerine monte edilip sıralanmış delgili kartları düzenlemeye yarayan ince sivri çubuk tumbler n.
düz ve boyunlu tip zımba tutucu sap punch holder shank with neck and flat n.
ergonomik sap softgrip n.
izoleli sap insulated handle n.
konik sap taper shank n.
plastik sap plastic shank n.
sap dayanımı shank strength n.
sap lifi stalk fiber n.
üfleme sap straw stem n.
üfleme sap hollow stem n.
yalıtık sap insulated handle n.
zımba tutucu sap punch holder shank n.
yumuşak kılıflı sap softgrip n.
Computer
ipx sap yönlendirmesi ipx sap routing n.
sap tanıtımı sap advertising n.
sap grup üst sınırı max grp saps n.
sap aracısı sap agent n.
sap üst sınırı max saps n.
sap sorgulanıyor querying sap expr.
Electric
izoleli sap insulated handle n.
yalıtık sap insulated handle n.
Textile
düğmelerde ipin bağlandığı sap kısmı neck n.
Automotive
esnek sap flexible drive handle n.
Anatomy
bazilik sap basilar trunc n.
hipofiz bezini hipotalamusla birleştiren boru şeklinde sap hypophyseal stalk n.
sap şeklinde manubrial adj.
Food Engineering
sap ucu stem end n.
sap kısmı stem n.
Biology
büyüyen sap içindeki ince çeperli genç hücre tabakası pericambium n.
sap görevi gören ve tepesinde dişi üreme organın bulunduğu bitki uzantısı gynophore n.
Zoology
(omurgasızlarda) gözü destekleyen hareketli sap ommatophore n.
Botanic
karpellerin bağlandığı ince sap carpophore n.
orkidelerde polenlerin kümeler halinde bulunduğu sap caudicle n.
küçük sap veya gövde caulicle n.
küçük sap veya gövde cauliculus n.
sap, kök veya yaprak olarak bölümlerine ayrılmamış ilkel bitki gövdesi thallus n.
sap ve köklerdeki meristematik doku tabakası periblem n.
küçük sap tigella n.
küçük sap tigelle n.
asma sap ve yaprakları üzerinde meydana gelen düzensiz şişlikler tomato gall n.
damarlı yapısı olan ve sap boyunca uzanan bitki tomurcuğu trace bud n.
sap kökleri kabuklu olan bir sarmaşık tramp's-trouble (smilax bona-nox) n.
sap kökleri kabuklu olan bir sarmaşık china brier n.
yoğun kümeler halinde büyüyen sap ve yaprakları olan yaygın bir kuzey amerika sazı tussock grass (carex stricta) n.
yoğun kümeler halinde büyüyen sap ve yaprakları olan yaygın bir kuzey amerika sazı tussock sedge n.
dal ile sap arası köşe axil n.
dallı kök sap cespitose rhizome n.
eğik sap inclined stem n.
kök sap rhizome n.
sap çürüklüğü sclerotium rolfsii n.
sap çürüklüğü stem rot disease n.
sap çürüklüğü collar rot n.
sap çürüklüğü stem rot n.
sap ya da filiz axis n.
sürüngen sap runner n.
sürüngen sap creeping stem n.
yatay sap horizontal stem n.
(yaprakta/salkımda) ana sap rachis n.
(yaprakta/salkımda) ana sap rhachis n.
aynı sap üzerinde farklı renklerde çiçekler veren bitki amphichrome n.
sap kereviz cultivated celery (apium graveolens dulce) n.
yaprak ve sap gibi iki ayrılabilir parça arasındaki bağlantı articulation n.
sap üzerindeki bağlantı joint n.
dik sap üzerinde yetiştirilen bitki vexil n.
dik sap üzerinde yetiştirilen bitki vexillum n.
sarkık yeşil çiçekleri ile yarı saydam pürüzsüz sap ve yaprakları olan pilea cinsi bir bitki richweed n.
sarkık yeşil çiçekleri ile yarı saydam pürüzsüz sap ve yaprakları olan pilea cinsi bir bitki clearweed n.
sarkık yeşil çiçekleri ile yarı saydam pürüzsüz sap ve yaprakları olan pilea cinsi bir bitki dead nettle n.
sarkık yeşil çiçekleri ile yarı saydam pürüzsüz sap ve yaprakları olan pilea cinsi bir bitki pilea pumilla n.
kuzey amerika'nın doğusuna özgü, kısa ve sarkık yeşilimsi beyaz çiçekleri ve yarı saydam pürüzsüz sap ve yaprakları olan bir bitki clearweed (pilea fontana) n.
köke benzer sap rhizocaul n.
çanak-sap hypanthium n.
sap veya yaprağa mekanik destek sağlayan doku yapısı girder n.
sap veya dalların soyulması şeklinde karakterize edilen bir bitki hastalığı girdle n.
belirli bitkilerin sap kılıfı ochrea n.
sap kılıfı ocrea n.
yaprağa benzer düzleşmiş sap cladode n.
yaprağa benzer düzleşmiş sap cladophyll n.
yaprağa benzer düzleşmiş sap phylloclad n.
yaprağa benzer düzleşmiş sap phylloclade n.
sert sap runt [scotland] n.
yaprak kümesinden çiçekli sap geliştirmek bolt v.
(sap, kök) büyüyerek başka bir parçadan ayrılmak branch (from) v.
küçük sap veya gövdeye sahip cauliculate adj.
sap, kök veya yaprak olarak bölümlerine ayrılmamış ilkel bitki gövdesine benzeyen thalliform adj.
sap, kök veya yaprak olarak bölümlerine ayrılmamış ilkel bitki gövdesi ile ilgili thalline adj.
sap, kök veya yaprak olarak bölümlerine ayrılmamış ilkel bitki gövdesini oluşturan thalline adj.
sap yaprağın içinden geçiyormuş gibi görünen perfoliate adj.
sap (ile ilgili) cauline adj.
sap üzerindeki dairesel dizili yaprakların yönünü değiştiren antidromous adj.
dik sap üzerinde yetiştirilen bitkiye ait vexillar adj.
dik sap üzerinde yetiştirilen bitki ile ilgili vexillar adj.
çeliklemede kullanılacak kadar olgunlaşmış (sap gibi bitki kısmı) ripe adj.
sap kılıflı (bitki) ochreate adj.
sap kılıfı bulunan ocreate adj.
sap kılıflı ocreate adj.
iki adet kanat benzeri uzantısı bulunan (tohum, sap) dipterous adj.
çok sayıda sap oluşturan (rizom veya kök) multicipital adj.
çok sayıda çiçeği bulunan (sap) multiflorous adj.
çok sayıda çiçekle nitelenen (sap) multiflorous adj.
(yaprak veya sap) iki kat dallanıp budaklanan ditrichotomous adj.
(yaprak veya sap) üç kat dallanıp budaklanan ditrichotomous adj.
Agriculture
sap parçalama makinesi stalk cutter n.
sap parçalama makinesi flail mulcher n.
sap malcı straw mulch n.
sap parçalayıcı flail mulcher n.
sap toplama makinesi straw baler n.
sap kurdu stem borer n.
sap cebi petiolar sinus n.
kiriş, sap ve kürek kombinasyonundan oluşan kültivatör takımı rig n.
kiriş, sap ve kürek kombinasyonu rig n.
sap ve dallar arasındaki boğumların kısalması ile karakterize bir pamuk hastalığı loggerhead n.
Tobacco
sap üzerindeki üst yaprakları içeren tütün katmanı tips n.
sap şekli form of stalk n.
History
tarih öncesi oklarda sap içine sığacak şekilde yapılmış uç ve gövde tang n.
Tennis
raketin baş ve sap arasındaki kısmı throat n.
Music
sap çubuk kapağı truss rod cover n.
sap çubuğu truss rod n.
sap arkası oyuğu neck volute n.
telli çalgılarda sap fingerboard n.
telli çalgılarda sap neck n.
vidalı sap bağlantısı bolt-on n.
yaylı ve telli çalgılarda sap neck n.
yaylıçalgılarda sap neck n.
sap ayarı truss rod adjustment n.
Printery
sap kendir selülozu hemp whole stalk pulp n.
Entomology
ekin sap arısı wheat sawfly (cephus pygmæus) n.
Slang
(bir ortamda) sap gibi ortada kalan a spare prick at a wedding n.
sap gibi ortada kalmak be like a spare prick at a wedding v.
sap gitmek go stag v.
sap gibi like a shag on a rock expr.
sap gibi like a spare prick at a wedding [uk] expr.
sap gibi ortada kalmış like a spare prick at a wedding [uk] expr.
British Slang
sap gibi like piffy on a rock bun expr.