çökmek - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

çökmek



Bedeutungen von dem Begriff "çökmek" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 52 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
çökmek collapse v.
çökmek fall down v.
General
çökmek give v.
çökmek gravitate v.
çökmek flump v.
çökmek squat v.
çökmek fall v.
çökmek cave in v.
çökmek cower v.
çökmek down v.
çökmek slump down v.
çökmek sink v.
çökmek sag v.
çökmek cave v.
çökmek dip v.
çökmek droop v.
çökmek subside v.
çökmek slump v.
çökmek break up v.
çökmek decline v.
çökmek pine v.
çökmek come down v.
çökmek fold up v.
çökmek crumble v.
çökmek break down v.
çökmek succumb v.
çökmek kneel down v.
çökmek crouch v.
çökmek descend v.
çökmek give way v.
çökmek fall in v.
çökmek crash v.
çökmek yield v.
çökmek be precipitated v.
çökmek crumple v.
çökmek crack v.
çökmek fold v.
çökmek dent v.
çökmek give in v.
çökmek crumple up v.
çökmek founder v.
çökmek crack up v.
çökmek deposit v.
çökmek come to grief v.
Phrasals
çökmek break down
çökmek cave in
Idioms
çökmek crumple up
Trade/Economic
çökmek collapse
Technical
çökmek droop
çökmek settle
çökmek yield
Chemistry
çökmek precipitate

Bedeutungen, die der Begriff "çökmek" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 92 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
ağırlık yüzünden çökmek sag v.
diz çökmek kneel v.
General
(diz) çökmek bend v.
(kek vb) ortası çökmek fall in the middle v.
(saygıdan/korkudan) karşısında diz çökmek prostrate oneself before someone v.
(saygıdan/korkudan) önünde diz çökmek prostrate oneself before someone v.
acısı içine çökmek hurt deeply v.
acısı yüreğine çökmek hurt deeply v.
ağırlık çökmek feel sleepy v.
ağırlık çökmek feel tired v.
bilgisayar çökmek (computer) to be down v.
bilgisayar çökmek (computer) to crash v.
bilgisayarı çökmek (one's computer) to crash v.
bir dizinin üstüne çökmek take a knee v.
bir koltuğa çökmek sink into a chair v.
birisinin önünde diz çökmek knee before someone v.
çatı çökmek roof collapse v.
çökmek (karanlık/sis vb) descend v.
çökmek (toprak) subside v.
dibe çökmek subside v.
dibe çökmek sink to the bottom v.
dibine çökmek sink to the bottom v.
diz çökmek kneel down v.
diz çökmek kneel on v.
diz çökmek go down on one's knees to v.
diz çökmek bend the knee v.
diz çökmek sink to one's knees v.
diz çökmek sit on heels v.
diz çökmek genuflect v.
diz çökmek (ibadette) genuflect v.
diz üstü çökmek kneel down v.
diz üstü çökmek get down on one's knees v.
diz üstü çökmek fall onto one's knees v.
dizlerinin üstüne çökmek get down on one's knees v.
dizlerinin üstüne çökmek kneel down v.
dizlerinin üstüne çökmek fall onto one's knees v.
dizlerinin üzerine çökmek sink to one's knees v.
gece çökmek fall v.
gece çökmek (for night) to fall v.
kabus gibi çökmek loom over like a nightmare v.
kabus gibi çökmek descend over like a nightmare v.
kağıttan kale gibi çökmek collapse like a paper castle v.
karanlık çökmek darkness to descend v.
karanlık çökmek darkness to fall v.
karanlık çökmek get dark v.
kasvet çökmek be distressed v.
kasvet çökmek get anxious v.
kasvet çökmek be anxious v.
önünde diz çökmek grovel to someone v.
önünde diz çökmek genuflect before v.
rehavet çökmek feel sluggish v.
sis çökmek (fog) to come down v.
sis çökmek (fog) to roll in v.
sis çökmek (fog) to descend v.
üstüne çökmek flop down on v.
yavaş yavaş çökmek (bina vb) subside v.
yemek sonrası ağırlık çökmek feel sluggish after a meal v.
yemek sonrası ağırlık çökmek feel sleepy after a meal v.
yemekten sonra ağırlık çökmek feel sleepy after a meal v.
yemekten sonra ağırlık çökmek feel sluggish after a meal v.
yorgunluk çökmek (tiredness) set in v.
yorgunluk çökmek be bone-tired v.
yorgunluk çökmek get bone-tired v.
yorgunluk çökmek be tired (out) v.
Phrasals
(bir şeyin içine) çökmek collapse into
(karanlık/toz bulutu vb) çökmek creep over
(sıkıntı/üzüntü vb) çökmek flood over a person
(sıkıntı/üzüntü vb) çökmek wash over someone
(yorgunluk vb) çökmek kick in
(yorgunluk vb) çökmek set in
bir şeyin arkasına çökmek slouch behind something
diz çökmek bow down
moralman çökmek cave in
önünde diz çökmek grovel before someone
yavaş yavaş karanlık çökmek creep up
Idioms
(bir şeyin veya birinin) üzerine çökmek fall in on someone
(sağlık açısından) çökmek crack up
(saygıdan vb) diz çökmek fall to one's knees
(saygıdan vb) diz çökmek fall on one's knees
ayakları önünde diz çökmek bow at the feet of
birinin önünde diz çökmek kneel down before someone
diz çökmek go down on one's knees
dizleri üzerine çökmek fall to one's knees
dizleri üzerine çökmek go down on one's knees
dizleri üzerine çökmek fall on one's knees
karşısında diz çökmek bend the knee
karşısında diz çökmek bow the knee
önünde diz çökmek prostrate oneself before
Technical
dibe çökmek deposit
tortu vb çökmek subside
Marine
(bordalar) içeriye çökmek tumble home
Medical
dibe çökmek settle