çalmak - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

çalmak



Bedeutungen von dem Begriff "çalmak" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 104 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
çalmak play v.
çalmak steal v.
General
çalmak speak v.
çalmak rob v.
çalmak take v.
çalmak take away v.
çalmak blow v.
çalmak embezzle v.
çalmak ding v.
çalmak knock off v.
çalmak rung v.
çalmak walk away with v.
çalmak snitch v.
çalmak jingle v.
çalmak purloin v.
çalmak sound v.
çalmak secrete v.
çalmak knock v.
çalmak strum v.
çalmak swipe v.
çalmak mix into v.
çalmak cop v.
çalmak defalcate v.
çalmak make off with v.
çalmak glom v.
çalmak add v.
çalmak lift v.
çalmak appropriate v.
çalmak abstract v.
çalmak hook v.
çalmak chime v.
çalmak nick v.
çalmak mooch v.
çalmak grind out v.
çalmak appropriate v.
çalmak verge on v.
çalmak filch v.
çalmak spread v.
çalmak heist v.
çalmak hijack v.
çalmak hoist v.
çalmak smear v.
çalmak walk off with v.
çalmak bag v.
çalmak pick v.
çalmak crib v.
çalmak pinch v.
çalmak steal v.
çalmak perform v.
çalmak whip v.
çalmak play v.
çalmak incline v.
çalmak jangle v.
çalmak hoot v.
çalmak rang v.
çalmak nobble v.
çalmak knelt v.
çalmak grind v.
çalmak adopt v.
çalmak ring v.
çalmak rap v.
çalmak run away with v.
çalmak cabbage v.
çalmak finger v.
çalmak scrounge v.
çalmak strike v.
çalmak border on v.
çalmak plunder v.
çalmak thieve v.
çalmak toll v.
çalmak sneak v.
çalmak pilfer v.
Phrasals
çalmak make off with
Colloquial
çalmak bag
Idioms
çalmak have sticky fingers
çalmak stick to someone's fingers
çalmak nab off (with something)
Slang
çalmak nail
çalmak chore
çalmak gank (rap slang)
çalmak jack
çalmak nip
çalmak gaffle
Trade/Economic
çalmak misappropriation
Law
çalmak defalcate
çalmak malversate
çalmak purloin
çalmak pilfer
çalmak embezzle
çalmak peculate
çalmak steal
çalmak misappropriate
Agriculture
çalmak crib
Music
çalmak play
çalmak render
çalmak player
çalmak finger
British Slang
çalmak knock-off
çalmak chore
çalmak jack
çalmak whip
çalmak graft
çalmak half-inch (rhyming slang for pinch)
çalmak skank

Bedeutungen, die der Begriff "çalmak" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 416 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
çalmak (telefon/zil) ring v.
düdük çalmak whistle v.
ıslık çalmak whistle v.
kalbini çalmak steal someone's heart v.
kapı çalmak knock v.
General
(çan) birisi için çalmak toll for someone v.
(çan) çalmak toll v.
(piyanoda vb.) bir şeyler çalmak bang something out v.
(plak vb) yeniden çalmak play back v.
acemice çalmak strum v.
acemice çalmak thrum v.
ağır ağır çalmak (çan) toll v.
ağır ağır çalmak (çanı) toll v.
ağzına bir parmak bal çalmak arouse one's appetite v.
ahenkle çalmak chime v.
ahenkli bir sesle çalmak (saat/zil/çan) chime v.
alarm çalmak (alarm) go off v.
alarm çalmak sound the alarm v.
alarm çalmak raise an alarm v.
alarm çalmak (alarm) to sound v.
alarm çalmak give the alarm v.
alarmı çalmak sound the alarm v.
alet çalmak play an instrument v.
alnına leke çalmak slander v.
alnına leke çalmak sully v.
alnına leke çalmak smear v.
alnına leke çalmak denigrate v.
alnına leke çalmak defame v.
alnına leke çalmak besmirch v.
alnına leke çalmak smirch v.
alnına leke çalmak asperse v.
alnına leke çalmak calumniate v.
araba çalmak highjack v.
araba çalmak steal cars v.
araba çalmak steal a car v.
arkasından ıslık çalmak whistle at v.
bağlama çalmak play baglama v.
bahçeden meyve çalmak steal fruit from a garden v.
bakarak çalmak sight-read v.
bakır çalmak be contaminated with verdigris v.
bangır bangır çalmak blast v.
bangır bangır çalmak blare v.
bateri çalmak play drums v.
belirgin bir ritimle yüksek bir sesle çalmak pulsate v.
bir araç/araba çalmak steal a vehicle v.
bir bilgisayardan (flash bellek aracılığıyla vb) bilgi çalmak exfiltrate v.
bir orkestrada çalmak play in an orchestra v.
bir şeyi çalmak/aşırmak steal something v.
birine ıslık çalmak whistle to v.
birinin cebinden para çalmak steal money from someone's pocket v.
birinin çantasından para çalmak steal money from someone's bag v.
birisinin vaktini çalmak jerk someone around v.
birisinin vaktini çalmak jerk over v.
birisinin vaktini çalmak jerk around v.
birisinin vaktini çalmak jerk someone over v.
bisküvi çalmak steal biscuits v.
borazan çalmak blow a trumpet v.
borazan çalmak trumpet v.
boru çalmak sound the bugle v.
boru çalmak blow horn v.
boru çalmak (a bugle) to blow v.
boru çalmak bugle v.
boru çalmak poop v.
boru çalmak trumpet v.
boru çalmak pipe v.
bozuk çalmak be angry v.
bozuk çalmak be displeased v.
büyük bir gürültüyle çalmak crash v.
caz çalmak jive v.
caz çalmak jazz v.
cüzdan çalmak nick a wallet v.
cüzdan çalmak knock off a wallet v.
cüzdan çalmak steal a wallet v.
çalgı çalmak play an instrument v.
çalgı çalmak play music v.
çalmak (çalgı) tweedle v.
çalmak (çalgı/müzik) play v.
çalmak (çan) chime v.
çalmak (çan) peal v.
çalmak (davar/at) rustle v.
çalmak (davul) beat v.
çalmak (eşya/para vb) nick v.
çalmak (hayvan) rustle v.
çalmak (kapı) rap v.
çalmak (korna/düdük/boru vb'ni) toot v.
çalmak (maviye vb) tend v.
çalmak (müzik eserini) perform v.
çalmak (renk) verge v.
çalmak (saat belirli bir zamanı) strike v.
çalmak (saat) strike v.
çalmak (zil/çan) ring v.
çalmak (zili/çanı) ring v.
çan çalmak peal v.
çan çalmak chime v.
çan çalmak toll v.
çan çalmak ring a bell or gong v.
çanları çalmak peal v.
çanları çalmak peal out v.
çene çalmak chew the rag v.
çene çalmak have a gossip v.
çene çalmak chinwag v.
çene çalmak jaw v.
çene çalmak gossip v.
çene çalmak chitchat v.
çene çalmak chat v.
çene çalmak claver v.
çene çalmak prattle v.
çene çalmak chatter v.
çene çalmak visit v.
daha iyi çalmak outperform v.
davul çalmak beat the drum v.
davul çalmak shout something from the rooftops v.
davul çalmak drum v.
davul çalmak play drums v.
doğaçlama çalmak extemporise v.
doğaçlama çalmak extemporize v.
doğaçlamadan çalmak vamp v.
doğaçtan çalmak improvise v.
düdük çalmak blow a whistle v.
düdük çalmak whistle v.
düdük çalmak pipe v.
dümbelek çalmak tabour v.
dümbelek çalmak tabor v.
-e kara çalmak slander v.
elma çalmak scrump v.
enstrüman çalmak play an instrument v.
eşya çalmak rip off v.
eşya çalmak pinch v.
etekleri zil çalmak be overjoyed (about something) v.
etekleri zil çalmak be extremely glad v.
etekleri zil çalmak be extremely pleased (about something) v.
etekleri zil çalmak be elated v.
etekleri zil çalmak walk on air v.
etekleri zil çalmak be extremely happy v.
felekten bir gece çalmak have a very enjoyable night v.
felekten bir gün çalmak have a very enjoyable day v.
felekten bir gün çalmak go on a spree v.
fifre çalmak fife v.
flüt çalmak flute v.
galebe çalmak prevail v.
galebe çalmak conquer v.
galebe çalmak surmount v.
galebe çalmak overcome v.
geri çekil borusu çalmak sound the retreat v.
gitar çalmak play a guitar v.
gönlünü çalmak steal one's heart v.
gümbür gümbür çalmak roll v.
gürültüyle çalmak bang out v.
hep aynı telden çalmak harp on something v.
hırsızlık yaparak çalmak burgle v.
hırsızlık yaparak çalmak burglarise v.
hırsızlık yaparak çalmak burglarize v.
ıslık çalmak pipe v.
ıslık çalmak make a hissing sound v.
ıslık çalmak give a whistle v.
ıslık çalmak tweedle v.
ıslık çalmak whistle v.
ıslık çalmak (birine) whistle to v.
-i çalmak run off with v.
-i çalmak knock on v.
-i çalmak knock at v.
iflas borusunu çalmak crash v.
iki enstrüman çalmak double v.
kalbini çalmak ravish v.
kalbini çalmak sweep someone off one's feet v.
kale çalmak steal a base v.
kamçı çalmak lash v.
kamçı çalmak whip v.
kamçı çalmak scourge v.
kamçıyı çalmak whip v.
kampana çalmak ring a bell v.
kapı çalmak beat on the door v.
kapı çalmak beat at the door v.
kapı çalmak knock the door v.
kapısını çalmak apply to somebody v.
kapıyı çalmak knock at the door v.
kapıyı çalmak beat at the door v.
kapıyı çalmak knock v.
kapıyı çalmak knock the door v.
kapıyı çalmak knock on the door v.
kara çalmak smut v.
kara çalmak calumniate v.
kara çalmak slander v.
kara çalmak blacken v.
kara çalmak throw mud at v.
kara çalmak denigrate v.
kara çalmak defame v.
karnı zil çalmak be famished v.
karnı zil çalmak be starving v.
kaş çalmak lour v.
kaval çalmak pipe v.
keman çalmak play on the violin v.
keman çalmak fiddle v.
keman çalmak play the violin v.
kırağı çalmak frost v.
kırağı çalmak become frostbitten v.
kırağı çalmak nip v.
kısık sesle çalmak duck v.
klakson çalmak honk v.
korna çalmak hoot v.
korna çalmak blow a horn v.
korna çalmak toot v.
korna çalmak sound one's horn v.
korna çalmak sound the horn v.
korna çalmak toot the horn v.
korna çalmak honk v.
korna çalmak beep v.
maçın bitiş düdüğünü çalmak blow the final whistle v.
maviye çalmak be tinged with a touch of blue v.
maviye çalmak have a bluish tint v.
maviye çalmak be touched with blue v.
maviye çalmak have a blue tinge to it v.
müzik aleti çalmak play v.
müzik aletini hafifçe çalmak tweedle v.
notaları birleştirerek çalmak slur v.
notasız çalmak play something by ear v.
notasız çalmak play by ear v.
para çalmak pinch v.
para çalmak rip off v.
para çalmak whip v.
para veya eşya çalmak steal v.
parmakla çalmak pluck v.
parmaklarıyla trampet çalmak thrum v.
pedal ile çalmak soft-pedal v.
piyano çalmak play piano v.
piyano çalmak play the piano v.
piyanoda bir şeyler çalmak play something on the piano v.
prelüt çalmak prelude v.
rengi çalmak have (a specified) cast v.
rol çalmak steal a role v.
saat çalmak chime v.
saksafon çalmak play saxophone v.
savurmak pala çalmak wield v.
saz çalmak play saz v.
sepet havası çalmak fire v.
serenat çalmak serenade v.
sesli çalmak play loud v.
sesli çalmak clang v.
süt çalmak steal milk v.
şifre çalmak phish v.
tef çalmak play tambourine v.
tekrar çalmak replay v.
telefon çalmak (phone) to ring v.
telli çalgı çalmak twang v.
trompet çalmak play the trumpet v.
trompet çalmak trumpet v.
ut çalmak lute v.
vakit çalmak steal someone's time v.
vaktini çalmak steal someone's time v.
yanlış kapı çalmak bark up the wrong tree v.
yanlış kapıyı çalmak bark up the wrong tree v.
yeniden çalmak replay v.
yeniden çalmak playback v.
yumuşak bir tonda çalmak (flüt) tootle v.
yüksek sesle çalmak blare v.
zaman çalmak steal time v.
zamandan çalmak steal time v.
zamanını çalmak waste one's time v.
zil çalmak ring v.
zil çalmak (the bell) ring v.
zil çalmak ring the bell v.
zili çalmak ring v.
zili çalmak ring the bell v.
çalmak davul beat n.
Phrasals
(albümü/eseri) baştan sona çalmak play something through
(bir yerden/otelden vb) çalmak/aşırmak skip out with something
bangır bangır bağırmak/çalmak blast away
bangır bangır çalmak blast away
bir şey hakkına çene çalmak prattle about something
bir şey hakkına çene çalmak prattle away about something
bir şeyde çalmak play in something
bir şeyi piyanoyla yüksek sesle/gürültülü bir şekilde çalmak pound something out
biri hakkında çene çalmak jabber about someone
birinden bir şey çalmak steal something from someone
birinden bir şey çalmak steal something off someone
birinden çalmak steal from someone
birine korna çalmak honk at someone
birine oynamak/çalmak play to someone
birinin vaktini çalmak jerk someone around
birinin vaktini çalmak jerk someone over
birisi hakkında çene çalmak jaw about someone
çene çalmak chatter about
flüt çalmak play flute
piyanoda bir şeyler çalmak hammer something out
yüksek seste çalmak blast away
Colloquial
bas çalmak play bass
birisinin tüm parasını çalmak steal one’s money all away
çene çalmak shoot the bull
iflas borusunu çalmak go bankrupt
keman çalmak fiddle
ön kapıyı çalmak knock at the front door
Idioms
(telefon) acı acı çalmak ring off the hook
ağzına (acı) biber sürmek/çalmak wash someone's mouth out with soap
ağzına bal çalmak throw someone a bone
ağzına bir parmak bal çalmak throw someone a bone
alarm zillerini çalmak ring alarm bells
alarm zillerini çalmak set off alarm bells
aynı telden çalmak be on the same sheet of music
aynı telden çalmak read from the same page
aynı telden çalmak sing from the same song sheet
aynı telden çalmak sing from the same hymn sheet
aynı telden çalmak sing from the same hymnbook
aynı telden çalmak be on the same wavelength
ayrı telden çalmak march to a different tune
ayrı telden çalmak talk at cross-purposes
ayrı telden çalmak be on different wavelengths
ayrı telden çalmak march to a different drummer
ayrı telden çalmak march to (the beat of) a different drummer
ayrı telden çalmak be at cross-purposes
ayrı telden çalmak talk past each other
birinin çantasından/cüzdanından/cebinden para çalmak pick somebody's pocket
birinin gönlünü çalmak steal someone's heart
birinin kalbini çalmak steal someone's heart
bozuk çalmak be out of sorts
bütün gün çene çalmak chew the fat all day
çalıştığı şirketten para çalmak have one's finger in the till
çalıştığı şirketten para çalmak have one's fingers in the till
çalıştığı şirketten para çalmak have one's hand in the till
çene çalmak chew the fat
çene çalmak flap one's jaws
çene çalmak chinwag
çene çalmak flap one's gums
çene çalmak chew the rag
çene çalmak shoot the bull
çene çalmak shoot the shit
çene çalmak shoot the crap
etekleri zil çalmak be on cloud nine
etekleri zil çalmak happy as a box of birds
etekleri zil çalmak be like a child in a sweetshop
farklı telden çalmak march to a different drummer (us)
farklı telden çalmak march to a different tune (brit)
felekten bir gece çalmak go out on the town
felekten bir gece çalmak go out on a spree
felekten bir gün çalmak paint the town red
felekten bir gün çalmak kick up one's heels
felekten bir gün çalmak kick one's heels up
felekten bir gün çalmak have a field day
galebe çalmak steal one's thunder
galebe çalmak fight something down
galebe çalmak get the best of someone
her telden çalmak be a jack-of-all-trades
kalbini çalmak steal someone's heart
kalbini çalmak steal someone's heart (away)
kapısını çalmak darken someone's door
karanlıkta (korkmadığını göstermek için) ıslık çalmak be whistling in the dark
karanlıkta (korkmadığını göstermek için) ıslık çalmak whistle in the dark
karanlıkta ıslık çalmak whistle in the dark
karanlıkta ıslık çalmak be whistling in the dark
karnı zil çalmak feel peckish
kendini vererek/tüm benliğiyle çalmak/oynamak play one's heart out
ölüm çanını çalmak sound/toll the death knell
paslaşarak zaman çalmak kill the clock
piyano çalmak tinkle the ivories
piyano çalmak tickle the ivories
ritme ayak uydurarak çalmak play to the beat
ritme göre çalmak play to the beat
sepet havası çalmak drum someone out of something
sevinçten etekleri zil çalmak have a spring in one's step
sevinçten etekleri zil çalmak be in raptures
sevinçten etekleri zil çalmak go into raptures
tehlike çanları çalmak alarm bells start to ring
tehlike çanlarını çalmak sound alarm bells
tehlike çanlarını çalmak set off alarm bells
tehlike çanlarını çalmak ring alarm bells
yanlış kapı çalmak bark up the wrong tree
yanlış kapı çalmak come to the wrong shop
yanlış kapıyı çalmak bark up the wrong tree
yanlış kapıyı çalmak come to the wrong shop
Slang
(disk) çalmak spin
başkasının kız/erkek arkadaşını (sevgilisini) çalmak/ayartmak rack-jack
başkasının kız/erkek arkadaşını (sevgilisini) çalmak/ayartmak rack jack
başkasının kız/erkek arkadaşını (sevgilisini) çalmak/ayartmak rackjack
bir sesi veya müziği baştan sona devamlı arka arkaya çalmak loop
bir şeyi çalmak/aşırmak knock over something
birinden bir şey aşırmak/çalmak pinch something from someone
birinin zamanını çalmak be jackin' rec
çene çalmak shoot the breeze
çene çalmak chew the fat
çene çalmak bat the breeze
çene çalmak jaw-jaw
çene çalmak fan the breeze
saksofon çalmak eat it
saksofon çalmak give a blow-job
siki taşağına denk götü trampet çalmak be living the life of riley
Law
bir kimsenin evinden bir şey çalmak suretiyle işlenen hırsızlık suçu compound larceny
hükümet muhafazasında bulunan eşyayı çalmak stealing property under governmental custody
mühür fekki ve hükümetin muhafazasında bulunan eşyayı çalmak breaking of seals and stealing property from government custody
Technical
düdük çalmak whistle
ıslık çalmak whistle
Gastronomy
maya çalmak leaven
Football
poziyon çalmak intercept
top çalmak tackle
top çalmak win the ball
topu çalmak intercept
Music
acemice piyano çalmak drum on the piano
acemice telli çalgı çalmak thrum
bir müzik parçasını çok kötü çalmak murder the piece of music
boru çalmak toot
durmadan çalmak play on
fanfar çalmak flourish
geriden çalmak play back
harp çalmak play the harp
harp çalmak harp
ıslık çalmak blow
keman çalmak play the fiddle
melodiyi ayrıştırarak çalmak phrase
mızrapla çalmak (telli çalgıyı) pick
müzik dilinde ilk kez karşılaşılan bir notayı çalmak veya söylemek sight-read
notaları birleştirerek çalmak slur
ölçülü çalmak keep time
parmaklarla çalmak (telli çalgıyı) pluck
parmaklarla çalmak (telli çalgıyı) pick
vurgu ile çalmak accent
yarım ses kalından okumak veya çalmak flatting
British Slang
bahçeden meyve çalmak scrump
çene çalmak chin-wag