çarpmak - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

çarpmak



Bedeutungen von dem Begriff "çarpmak" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 77 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
çarpmak strike v.
çarpmak hit v.
çarpmak crash v.
General
çarpmak barge v.
çarpmak spring v.
çarpmak go to somebody's head v.
çarpmak reach v.
çarpmak smite upon v.
çarpmak knock into v.
çarpmak bump into v.
çarpmak bang into v.
çarpmak plant v.
çarpmak beat v.
çarpmak slap v.
çarpmak hurtle v.
çarpmak pound v.
çarpmak clash v.
çarpmak pulsate v.
çarpmak clap v.
çarpmak plonk down v.
çarpmak kayo v.
çarpmak distort v.
çarpmak clip v.
çarpmak throb v.
çarpmak bang v.
çarpmak knock out v.
çarpmak steal v.
çarpmak whack v.
çarpmak knock against v.
çarpmak bash v.
çarpmak flap v.
çarpmak plonk v.
çarpmak collide with v.
çarpmak dash v.
çarpmak slat v.
çarpmak ram v.
çarpmak run v.
çarpmak crash into v.
çarpmak knock over v.
çarpmak wham v.
çarpmak lash v.
çarpmak smite v.
çarpmak pulse v.
çarpmak greet v.
çarpmak run into v.
çarpmak impinge v.
çarpmak run against v.
çarpmak rip off v.
çarpmak crash v.
çarpmak mulct v.
çarpmak deceive v.
çarpmak paralyze v.
çarpmak run down v.
çarpmak cannon v.
çarpmak palpitate v.
çarpmak plunk v.
çarpmak slam v.
çarpmak smash v.
çarpmak catch v.
çarpmak bump v.
çarpmak multiply v.
çarpmak collide v.
çarpmak paralyse v.
çarpmak get v.
çarpmak affrap [obsolete] v.
Slang
çarpmak boff
Technical
çarpmak hit
çarpmak foul
çarpmak knock
çarpmak strike
çarpmak bump
çarpmak collide
Automotive
çarpmak bump
çarpmak run down
çarpmak run into
çarpmak shunt
British Slang
çarpmak biff

Bedeutungen, die der Begriff "çarpmak" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 179 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
yükselip çarpmak (dalga) surge against v.
iki ile çarpmak duplicate v.
göze çarpmak be conspicuous v.
göze çarpmak glitter v.
gözüne çarpmak espy v.
çarpmak (yürek) pulsate v.
göze çarpmak attract the attention v.
göze çarpmak leap out v.
küt diye çarpmak bang v.
ikiyle çarpmak double v.
yüzüne su çarpmak dash water on one's face v.
-e çarpmak impinge on v.
yedi ile çarpmak septuple v.
parasını çarpmak swindle v.
hafif hafif çarpmak (dalga) lap v.
pat diye çarpmak wham v.
yere çarpmak hit the ground v.
su çarpmak splatter v.
su çarpmak (yüzüne) splash v.
çarpmak (kalp) throb v.
kalbi çarpmak throb v.
birbirine çarpmak (madeni şeyler) clash v.
hızla çarpmak slam v.
çarpmak (elektrik) shock v.
dörtle çarpmak quadruplicate v.
güm diye çarpmak bang v.
göze çarpmak draw the attention v.
cereyan çarpmak be shocked by electricity v.
cin çarpmak be struck by an evil spirit v.
göze çarpmak leap to the eye v.
göze çarpmak catch someone's eyes v.
şiddetle çarpmak (kalp) pant v.
şiddetle çarpmak (dalga) lash v.
suya çarpmak splash v.
dalgaya çarpmak (gemi) pound v.
elektrik çarpmak shock v.
iki ile çarpmak double v.
şiddetle çarpmak bang v.
göze çarpmak strike one's eyes v.
güneş çarpmak get sunstroke v.
yerden yere çarpmak slate v.
çarpmak (gemi) foul v.
birbirine çarpmak (madeni şeyleri) clash v.
yüzüne su çarpmak splash v.
araba çarpmak have a car accident v.
göze çarpmak stand out v.
güneş çarpmak have sunstroke v.
göze çarpmak greet the eye v.
büyük bir gürültüyle çarpmak crash v.
kendisiyle iki kere çarpmak cube v.
birbirine çarpmak knock together v.
şiddetle çarpmak smash up v.
gözüne çarpmak catch one's eye v.
taşa çarpmak stub v.
tekrar ikiyle çarpmak reduplicate v.
çarpmak (kaza sonucu) crash v.
kalbi çarpmak palpitate v.
altıyla çarpmak sextuplicate v.
yedi ile çarpmak septuplicate v.
yüzüne çarpmak throw up to v.
bir an gözüne çarpmak catch v.
göze çarpmak stand out in relief v.
araba çarpmak (a car) to hit v.
araçla çarpmak run down v.
karşı yönden seyreden kamyona çarpmak hit a truck coming in the opposite direction v.
karşı yönden seyreden araca çarpmak hit a vehicle coming in the opposite direction v.
karşı yönden gelen araca çarpmak hit a vehicle coming in the opposite direction v.
karşı yönden gelen kamyona çarpmak hit a truck coming in the opposite direction v.
karşı yönden gelen arabaya çarpmak hit a car coming in the opposite direction v.
karşı yönden seyreden arabaya çarpmak hit a car coming in the opposite direction v.
karşı yönden seyreden bir kamyona çarpmak hit a truck coming in the opposite direction v.
karşı yönden seyreden bir kamyona çarpmak crash into a truck coming from the opposite direction v.
karşı yönden gelen kamyona çarpmak crash into a truck coming from the opposite direction v.
arkadan çarpmak hit from behind v.
dalga çarpmak (the wave) to crash v.
dalga çarpmak (the wave) to smash v.
kapıyı çarpmak slam the door v.
hızla çarpmak bang v.
gürültüyle çarpmak crash v.
koşarken bir şeye çarpmak charge into churn v.
yandan çarpmak sideswipe v.
çarpmak (nabız gibi) pulsate v.
-e çarpmak run into v.
göze çarpmak be in evidence v.
ayağını bir yere çarpmak stub v.
yoldan çıkıp ağaca çarpmak career off the road and hit a tree v.
(dalga) çarpmak break over v.
arabayla (ağaca vb) çarpmak bump into v.
arabayla (ağaca vb) çarpmak butt against v.
arabayla (ağaca vb) çarpmak jar against v.
arabayla (ağaca vb) çarpmak knock against v.
arabayla (ağaca vb) çarpmak run into v.
birbirine çarpmak collide v.
(araba) direğe çarpmak (car) hit the pole v.
güneş çarpmak get a sunstroke v.
karşıdan karşıya geçen çocuğa çarpmak hit a kid crossing the street v.
arkadan çarpmak rear-end something v.
(bir arabaya) arkadan çarpmak rear-end v.
duvara çarpmak hit the wall v.
birinden bir şey çarpmak gouge something out of someone v.
duvara çarpmak/vurmak hit at the wall v.
ile çarpmak multiply by v.
kayalıklara çarpmak crash into the reef v.
dörtle çarpmak multiply by four v.
yüz ile çarpmak centuplicate v.
yüz ile çarpmak centuple v.
on ile çarpmak decuple v.
bir şeye arkadan çarpmak rear-end v.
Motosiklet, bisiklet, kayak gibi faaliyetler esnasında şiddetle düşerek kafayı yere çarpmak face-plant v.
bir arabaya arkadan çarpmak rear end v.
şiddetle çarpmak tank [dialect] v.
Phrasals
şiddetle çarpmak/bindirmek smack into
hafifçe çarpmak brush up against
hızla çarpmak bump into
hızla çarpmak run into
hızla çarpmak jar against
hızla çarpmak knock against
hızla çarpmak butt against
sürekli vurmak/çarpmak knock away (at something)
(kapı vb) birine çarpmak hit against
birini üç kağıda getirerek bir şeyini almak/çarpmak hoodwink someone out of something
bir şeyi yere atmak/çarpmak hurl something down
(kandırarak/dolandırarak) elinden almak/çarpmak mulct something out of someone
bir şeye çarpmak plow into something
bir şeye çarpmak bump hard into something
bir şeye çarpmak crash into something
(bir şeye) çarpmak ram into something
birine çarpmak/toslamak bump into someone
birine çarpmak/toslamak race into someone
birine çarpmak/toslamak crash into someone
bir yere vurmak/çarpmak crash into something
bir yere vurmak/çarpmak slam into something
gözüne çarpmak stare out at
birinin bir yerine vurmak/çarpmak strike someone or something on something
bir şeye çarpmak wipe out
bir şeye çarpmak/bindirmek walk right into
şiddetle çarpmak/bindirmek smash into
Colloquial
elektrik çarpmak get shocked v.
göze çarpmak be in evidence
başını küvete/lavaboya çarpmak hit one’s head on the sink
Idioms
gözüne çarpmak catch someone's eye
gözüne çarpmak come to somebody's attention
ayağını sert bir cisime çarpmak stub one's toe on something
ayağını sert bir cisime çarpmak stub one's toe against something
arabayı (büyük bir süratle) bir yere çarpmak wrap one's car around something
tokat gibi çarpmak hit somebody like a ton of bricks
gözüne çarpmak catch one's eye
gözüne çarpmak catch his eye
sert bir kayaya çarpmak have a bear by the tail
sert bir kayaya çarpmak have a tiger by the tail
sert bir kayaya çarpmak have got a tiger by the tail
gözüne çarpmak catch somebody's eye
gözüne çarpmak get someone's eye
gözüne çarpmak catch the eye of somebody
kapıyı yüzüne çarpmak slam the door in someone's face
birinden bir şey çarpmak gyp someone out of something
kalbi birisi için çarpmak have one's heart go out to someone
ilk kez gözüne çarpmak lay eyes on
ilk kez gözüne çarpmak set eyes on
sert kayaya çarpmak run into rough weather
sert kayaya çarpmak hit rough weather
Slang
kapıyı hızla çarpmak slamshut
kapıyı hızla çarpmak slam shut
arabayı park ederken yandaki/arkadaki araca hafiften çarpmak love tap
birini çarpmak sting someone for something
Trade/Economic
altıyla çarpmak sextuplicate
Law
birisini çarpmak purloin
Technical
altıyla çarpmak sextuple
şiddetle çarpmak ram
beşle çarpmak quintuple
dörtle çarpmak quadruple
şiddetli biçimde çarpmak rap
yedi ile çarpmak septule
Automotive
park halindeki araca çarpmak hit a parked vehicle
Math
bir sayının kendisine belirtilen sayıda çarpmak (sayının kuvveti) raise v.
Football
üst direğe çarpmak hit the crossbar
British Slang
gözüne çarpmak clap eyes on
birine çarpmak plant one on (someone)
birine çarpmak put one on (someone)