çok güzel - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

çok güzel



Bedeutungen von dem Begriff "çok güzel" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 30 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
çok güzel very good adj.
çok güzel superb adj.
çok güzel spiffing adj.
çok güzel adorable adj.
çok güzel slashing adj.
çok güzel scrumptious adj.
çok güzel gorgeous adj.
çok güzel terrific adj.
çok güzel super adj.
çok güzel peachy adj.
çok güzel fabulous adj.
çok güzel heavenly adj.
çok güzel ethel adj.
çok güzel divine adj.
çok güzel very beautiful adj.
çok güzel exquisite adj.
çok güzel inspired adj.
çok güzel magical adj.
çok güzel admirable adj.
çok güzel spiffy adj.
çok güzel supercalifragilisticexpialidocious adj.
çok güzel fine as a fiddle adj.
Idioms
çok güzel as pretty as a picture
çok güzel a heaven on earth
Speaking
çok güzel that's great
Slang
çok güzel going off
çok güzel it rocks
çok güzel bool
çok güzel shafty
çok güzel drop-dead gorgeous

Bedeutungen, die der Begriff "çok güzel" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 90 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
çok güzel bir çift olmak make such a beautiful couple v.
çok güzel olmak be very pretty v.
çok güzel olmak be very beautiful v.
çok hoşlanmak (güzel bir şeyden) be smitten by v.
çok hoşlanmak (güzel bir şeyden) be smitten with v.
çok güzel kız peach n.
çok güzel kız a peach of a girl n.
çok güzel kız very beautiful girl n.
çok güzel kimse vision n.
çok güzel olan yer/nokta beauty spot n.
çok güzel ve rahat bir yer shangri-la n.
alkıştan oyunun (örn. bir piyesin) birkaç saniyeliğine durmasına neden olan (çok güzel bir hareket ya da söz) show-stopping adj.
çok daha güzel much more beautiful adj.
çok güzel bir biçimde in fine style adj.
çok güzel ve sevimli adorable adj.
çok güzel bir şekilde devastatingly adv.
Colloquial
çok güzel gülüş killer smile
çok güzel kadın a bit of all right
Idioms
(genelde erkek için) çok güzel görünmek cut a fine figure
çok çok güzel out of this world
çok güzel ağırlamak do someone handsome
çok güzel bir yer haline getirmek put something on the map
çok güzel/eğlenceli zaman geçirmek have a rare old time
çok mutlu/başarılı/güzel olmak be in all somebody's glory
Speaking
bu çok güzel bir fikir! that's a terrific idea!
bugün hava çok güzel the weather is so nice today
bugün hava çok güzel the weather is very nice today
bunu duymak çok güzel that's music to my ears
buralar çok güzel this place is beautiful
burası çok güzel this place is beautiful
çok güzel bir çiftsiniz you make a nice couple
çok güzel görünüyorsun you look gorgeous
çok güzel görünüyorsun you look so beautiful
çok güzel görünüyorsun you look very beautiful
çok güzel görünüyorsun you look lovely
çok güzel gülüyorsun you have a nice smile
çok güzel gülüyorsun you have a beautiful smile
çok güzel vakit geçirdik we've had a lovely time
çok güzel vakit geçirdik we had a lovely time
çok güzel vakit geçirdim i had a lovely time
çok güzel vakit geçirdim i've had a lovely time
çok güzel zaman geçirdik we had a lovely time
çok güzel zaman geçirdim i had a lovely time
evde olmak çok güzel it's good to be home
evin çok güzel your home is very nice
gözlerin çok güzel your eyes are very beautiful
gözlerin çok güzel your eyes are so beautiful
gözleriniz çok güzel your eyes are so beautiful
gözleriniz çok güzel your eyes are very beautiful
gülüşün çok güzel you have a beautiful smile
gülüşün çok güzel you have a nice smile
herkesi burada görmek çok güzel it's nice to see everyone here
hiç kimse size çok güzel bir gülüşünüz olduğunu söyledi mi? has anyone ever told you that you have a beautiful smile?
içerisi çok güzel it's beautiful inside
ne çok/güzel/biçim (oynadık/yedik/yürüdük) ama! that was a (game/meal/walk etc.) and a half!
resim gerçekten çok güzel your pic is really adorable
sen çok güzel ingilizce konuşuyorsun you speak english very well
senden tekrar haber alma çok güzel it's nice to hear from you again
seni aramızda görmek çok güzel I'm delighted to have you here
seni aramızda görmek çok güzel we're delighted to have you here
seni görmek çok güzel it is good to see you
seni görmek çok güzel it is very nice to see you
seni tekrar aramızda görmek çok güzel i am pleased to see you back here with us
seni yeniden buralarda takılırken görmek çok güzel it's so nice to see you hanging around again
size çok güzel olduğunuzu söyleyen oldu mu hiç? did anyone ever tell you’re so beautiful?
sizi görmek çok güzel it is very nice to see you
sizi görmek çok güzel it's great to see you
tadı çok güzel gelirdi it tasted really nice
Chat Usage
çok güzel fotoğraf very nice photo
Slang
çok güzel kadın dimepiece (rap slang)
çok kıyak/güzel ayakkabılar nice-ass shoes
kafası çok güzel olmak get high
kafası çok güzel olmak be crocked
kafası çok güzel olmak be potty
kafası çok güzel olmak feel stoned
kafası çok güzel olmak be mellow
kafası çok güzel olmak be boozed up
kafası çok güzel olmak get tipsy
kafası çok güzel olmak be tiddly
kafası çok güzel olmak be tanked
kafası çok güzel olmak be pissed
kafası çok güzel olmak be heady
kafası çok güzel olmak feel buzzed
kafası çok güzel olmak be tipsy
Medical
çok güzel sanat eserleriyle veya doğal güzelliklerle yoğun bir şekilde karşılaşıldığında (kalp çarpıntısı veya baş dönmesi gibi durumlar ile) duyulan psikosomatik rahatsızlık stendhal's syndrome
çok güzel sanat eserleriyle veya doğal güzelliklerle yoğun bir şekilde karşılaşıldığında (kalp çarpıntısı veya baş dönmesi gibi durumlar ile) duyulan psikosomatik rahatsızlık hyperkulturemia
çok güzel sanat eserleriyle veya doğal güzelliklerle yoğun bir şekilde karşılaşıldığında (kalp çarpıntısı veya baş dönmesi gibi durumlar ile) duyulan psikosomatik rahatsızlık florence syndrome
çok güzel sanat eserleriyle veya doğal güzelliklerle yoğun bir şekilde karşılaşıldığında (kalp çarpıntısı veya baş dönmesi gibi durumlar ile) duyulan psikosomatik rahatsızlık stendhal syndrome
British Slang
çok güzel/alımlı kadın fit bird
vücudu güzel yüzü çok çirkin kız bobfoc