çok küçük - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

çok küçük



Bedeutungen von dem Begriff "çok küçük" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 17 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
çok küçük smallest adj.
çok küçük tiny adj.
çok küçük diminutive adj.
çok küçük fractional adj.
çok küçük x-small adj.
çok küçük faint adj.
çok küçük minute adj.
çok küçük minuscule adj.
çok küçük very small adj.
çok küçük skimpy adj.
çok küçük so little adj.
çok küçük capsule adj.
Technical
çok küçük atomic
çok küçük wee
çok küçük fractional
çok küçük miniscule
Medical
çok küçük nano-

Bedeutungen, die der Begriff "çok küçük" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 133 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
daha çok filipinler'de görülen küçük otobüs jeepney n.
çok küçük parça grain n.
çok küçük miktar fraction n.
çok küçük miktar grain n.
çok küçük olma minuteness n.
çok küçük damla globule n.
en küçük çok terimli least polynomial n.
çok küçük bir miktar smidgin n.
çok küçük konut vest-pocket housing n.
çok küçük başlı çivi lost-head nail n.
çok küçük yaş tender age n.
çok küçük farkla kazanılan zafer razor-thin victory n.
çok küçük mikrofon subminiature microphone n.
çok küçük kasaba a very small town n.
maddenin çok küçük parçası tiny piece of matter n.
çok küçük parça tiny piece n.
çok küçük olma tininess n.
dışarıdan normal görünüp iç kapasitesi çok küçük olan bir tür bardak toastmaster's glass n.
çok küçük küreciklere sahip olan globuliferous adj.
çok büyük ya da çok küçük disproportionate adj.
çok küçük parça miniscule adj.
çok küçük parça minuscule adj.
çok küçük/az precious little/few adj.
çok daha küçük far smaller adj.
çok küçük ölçüde (at) very small scale adv.
çok küçük ölçüde insignificantly adv.
çok küçük ölçüde minutely adv.
oda çok küçük the room is too small expr.
Colloquial
çok küçük bir ihtimal outside chance n.
çok küçük çizik fleabite n.
çok küçük yaralanma boo-boo n.
Idioms
çalışmada çok küçük bir payı olan kimse a small cog in a large machine expr.
çalışmada çok küçük bir payı olan kimse a small cog in a large wheel expr.
çalışmada çok küçük bir payı olan kimse a cog in the machine
çalışmada çok küçük bir payı olan kimse a cog in the wheel
çok genç ve küçük knee high to a grasshopper
kendinden çok küçük biriyle birlikte olan ya da evlenen kimse a cradle-robber
kendinden çok küçük biriyle birlikte olan ya da evlenen kimse a cradle-snatcher
kendinden çok küçük biriyle birlikte olan ya da evlenen kimse a baby-snatcher
kendinden çok küçük biriyle birlikte olan ya da evlenen kimse a baby-porker
kendinden çok küçük biriyle birlikte olan ya da evlenen kimse a daddy-type
kendinden çok küçük biriyle birlikte olma ya da evlenme cradle snatching
Speaking
benim odam çok küçük my room is so small
benim odam çok küçük my room is too small
Slang
memeleri çok küçük olan kadın pigeon eggs
Trade/Economic
bir çok küçük ofisten oluşan çalışma yeri cube farm
Politics
bolivya'daki çok sayıda küçük, yerel ve yıkıcı grup için şemsiye görevi gören bir terör örgütü nestor paz zamora commission n.
Technical
çok küçük iç çapa sahip (tüp/boru) capillary adj.
suyla çok küçük tanecikler halinde öğütmek levigation
çok küçük taneciklerin veya dişlerin büyüklüğünü ölçmekte kullanılan alet eriometer eryometre
çok küçük mesafeleri ölçmek için kullanılan mikrometre ocular micrometer
atmosferde boşlukta kalan çok küçük parçacıkların kümelenmesi aerosol
çok küçük miktar iota
çok küçük madde atomy
çok küçük yapmak micrify
çok küçük açıklıklı uçbirim very small aperture terminal
çok küçük ampul led
çok küçük parçacık makinesi ultrafine particle machine
çok küçük gerilimler microscopic stresses
çok küçük parçacık ultrafine particle
çok küçük boşluk microvoid
çok küçük tane büyüklüğü ultrafine-grain-size
çok küçük gerilimler microstresses
çok küçük boyutta nanosized
Computer
çok küçük tamsayı tiny integer
değer çok küçük value too small
çok küçük açıklıklı alıcı very small aperture terminal
sürücü çok küçük drive too small
Informatics
çok küçük açıklıklı terminal very small aperture terminal
Telecom
çok küçük hüzme uçbirimi ultra small aperture terminal
çok küçük gürültü sınırlı çalışma quantum-noise-limited operation
çok küçük  hücre pico cell
çok küçük hüzmeli uçbirim very small aperture terminal
Textile
çok küçük mayo tanga
Medical
çok küçük miktarda materyel ile yapılan tahlil microanalysis
ileri veya çok küçük yaş advanced or very early age
Biology
çok küçük hücrelere benzeyen cellulated adj.
çok küçük hücrelerden oluşan cellulated adj.
çok küçük hücreler ile ilgili cellulated adj.
Marine Biology
kuzey denizlerinde yaşayan çok küçük balık türü capelan (mallotus villosus) n.
kuzey denizlerinde yaşayan çok küçük balık türü caplin n.
kuzey denizlerinde yaşayan çok küçük balık türü capelin (mallotus villosus) n.
kuzey denizlerinde yaşayan çok küçük balık türü caplin n.
Astronomy
mars'ta kanalların kesiştiği noktalarda bulunan çok sayıda küçük koyu yuvarlak leke oasis n.
çok küçük yıldız subdwarf star
Zoology
afrika ormanlarında yaşayan çok küçük bir maymun talapoin (cercopithecus talapoin) n.
asya ve afrika'nın batısında bulunan çok küçük boynuzsuz geyiğe benzeyen traguline adj.
asya ve afrika'nın batısında bulunan çok küçük boynuzsuz geyiğin özelliklerini taşıyan traguline adj.
en küçük çok hücreli su hayvanı phylum rotifera
en küçük çok hücreli su hayvanı rotifers
en küçük çok hücreli su hayvanı rotifera
Botanic
küçük sarı çiçekleri olan, yıldız şeklinde çok yıllık bir bitki tansy-leaved rocket n.
küçük sarı çiçekleri olan, yıldız şeklinde çok yıllık bir bitki hugueninia tanacetifolia n.
küçük sarı çiçekleri olan, yıldız şeklinde çok yıllık bir bitki sisymbrium tanacetifolia n.
dik konik şekilli, çok küçük ve çok acı meyveler veren kırmızı, sarı veya mor biber türü bird pepper (capsicum baccatum) n.
dik konik şekilli, çok küçük ve çok acı meyveler veren kırmızı, sarı veya mor biber türü bird pepper (capsicum frutescens baccatum) n.
orta ve kuzey avrupa dağlarında yetişen, kümeler halinde küçük beyaz çiçekleri olan çok yıllık bir bitki chamois cress (hornungia alpina) n.
orta ve kuzey avrupa dağlarında yetişen, kümeler halinde küçük beyaz çiçekleri olan çok yıllık bir bitki lepidium alpina n.
orta ve kuzey avrupa dağlarında yetişen, kümeler halinde küçük beyaz çiçekleri olan çok yıllık bir bitki pritzelago alpina n.
küçük beyaz çiçekleri ve kırmızı oval zehirli meyveleri olan çok yıllık bir ot red baneberry (actaea rubra) n.
küçük beyaz çiçekleri ve kırmızı oval zehirli meyveleri olan çok yıllık bir ot snakeberry n.
küçük beyaz çiçekleri ve kırmızı oval zehirli meyveleri olan çok yıllık bir ot redberry (actaea rubra) n.
küçük beyaz çiçekleri ve kırmızı oval zehirli meyveleri olan çok yıllık bir ot red-berry (actaea rubra) n.
küçük sarı çiçek kümelerine sahip çok yıllık bir avrasya bitkisi lady's bedstraw (galium verum) n.
küçük sarı çiçek kümelerine sahip çok yıllık bir avrasya bitkisi galium verum n.
küçük sarı çiçek kümelerine sahip çok yıllık bir avrasya bitkisi yellow bedstraw n.
kuzey amerika'ya özgü, kenetlenmiş yaprakları ve çok küçük tohumları olan bir bitki lady's looking-glass (triodanis perfoliata) n.
kuzey amerika'ya özgü, kenetlenmiş yaprakları ve çok küçük tohumları olan bir bitki venus's looking-glass n.
beyaz tüylerle kaplı yaprakları için ekilen, morumsu veya çizgili küçük çiçekleri olan çok yıllık bir bitki lamb's ears (stachys lanata) n.
beyaz tüylerle kaplı yaprakları için ekilen, morumsu veya çizgili küçük çiçekleri olan çok yıllık bir bitki lamb's tongue n.
beyaz tüylerle kaplı yaprakları için ekilen, morumsu veya çizgili küçük çiçekleri olan çok yıllık bir bitki lamb's lugs [scot] n.
palmiyemsi yaprakları ve çok sayıda küçük beyaz çentikli çiçekleri olan, uzun boylu, amerika kökenli bir bitki glade mallow (napaea dioica) n.
küçük, yenilebilir, cevizsi yumru kökleri olan çok yıllık yaygın bir bitki nut grass (cyperus rotundus) n.
küçük, yenilebilir, cevizsi yumru kökleri olan çok yıllık yaygın bir bitki nut sedge n.
küçük, yenilebilir, cevizsi yumru kökleri olan çok yıllık yaygın bir bitki nutgrass n.
küçük, yenilebilir, cevizsi yumru kökleri olan çok yıllık yaygın bir bitki nutsedge n.
küçük, beyaz-mor lekeleri olan, bir bütün halde bakıldığında, dikene benzer halka halka çiçekleri ve tüylü ve aromatik yaprakları olan çok yıllık bir bitki catmint (nepeta cataria) n.
çok sayı kısa dikenleri ve yoğun yaprakları olan, uzun boylu bir çalı veya küçük ağaççık texas catclaw (acacia wrightii) n.
çok sayı kısa dikenleri ve yoğun yaprakları olan, uzun boylu bir çalı veya küçük ağaççık tree cat's-claw n.
zıt yönde çıkan küçük yaprakları ve mavi çiçek salkımları olan çok yıllık bodur bir ot thyme-leaved speedwell (veronica serpyllifolia) n.
çok küçük salkımlı büyüyen racemulose adj.
çok küçük saçaklardan oluşan (bitki) laciniolate adj.
çok küçük saçaklarla dolu olan (bitki) laciniolate adj.
Breeding
çok küçük bir kaniş ırkı toy poodle n.
çok küçük spanyel köpeği toy spaniel n.
History
18. ve 20. yüzyıllar arasında travancore krallığına ait çok küçük gümüş sikke chakram n.
18. ve 20. yüzyıllar arasında travancore krallığına ait çok küçük gümüş sikke chuckram n.
Archaeology
özellikle de nannoplanktonlardan biri olan çok küçük fosil organizma nannofossil n.
özellikle de nannoplanktonlardan biri olan çok küçük fosil organizma nanofossil n.
Environment
çok küçük bir alan üzerinde çok yıkıcı etkileri olan hortum tornado
Hunting
çok küçük kurşun çekirdek slug
British Slang
çok küçük penis weanie
Ornithology
güney ve orta amerika'ya özgü, çok büyük gagası ve parlak renkli tüyleri olan, çoğunlukla küçük meyvelerle beslenen kuş familyası ramphastidae n.