şiddetli - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

şiddetli



Bedeutungen von dem Begriff "şiddetli" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 81 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
şiddetli severe adj.
şiddetli acute adj.
şiddetli violent adj.
General
şiddetli goriness n.
şiddetli poignant adj.
şiddetli wild adj.
şiddetli sore adj.
şiddetli severest adj.
şiddetli driving adj.
şiddetli astringent adj.
şiddetli exquisite adj.
şiddetli rude adj.
şiddetli gusty adj.
şiddetli fiercest adj.
şiddetli keen adj.
şiddetli severer adj.
şiddetli rigorous adj.
şiddetli torrential adj.
şiddetli round adj.
şiddetli sharp adj.
şiddetli impetuous adj.
şiddetli high adj.
şiddetli tearing adj.
şiddetli spanking adj.
şiddetli vicious adj.
şiddetli splitting adj.
şiddetli burning adj.
şiddetli drastic adj.
şiddetli furious adj.
şiddetli thunderous adj.
şiddetli ferocious adj.
şiddetli heavy adj.
şiddetli profound adj.
şiddetli bitter adj.
şiddetli slashing adj.
şiddetli frenetic adj.
şiddetli flash adj.
şiddetli violent adj.
şiddetli rigid adj.
şiddetli vehement adj.
şiddetli intensive adj.
şiddetli brutal adj.
şiddetli excruciating adj.
şiddetli extreme adj.
şiddetli passionate adj.
şiddetli stark adj.
şiddetli strong adj.
şiddetli stern adj.
şiddetli blistering adj.
şiddetli smart adj.
şiddetli stiff adj.
şiddetli sweeping adj.
şiddetli forceful adj.
şiddetli boisterous adj.
şiddetli strict adj.
şiddetli trenchant adj.
şiddetli hot adj.
şiddetli intemperate adj.
şiddetli flaming adj.
şiddetli bad adj.
şiddetli fierce adj.
şiddetli acharné adj.
şiddetli dire adj.
şiddetli harsh adj.
şiddetli stinging adj.
şiddetli consuming adj.
şiddetli hard adj.
şiddetli towering adj.
şiddetli deep adj.
şiddetli intense adj.
şiddetli tempestuous adj.
şiddetli virulent adj.
şiddetli stormy adj.
şiddetli vehemently adv.
Law
şiddetli grave
Technical
şiddetli violent
şiddetli severe
şiddetli stringent
Marine
şiddetli stern
Linguistics
şiddetli strong
Latin
şiddetli atrox

Bedeutungen, die der Begriff "şiddetli" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 264 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
ani ve şiddetli rüzgar squall n.
General
(yağmur) şiddetli yağmak pour with rain v.
baskının en şiddetli kısmını çekmek bear the brunt of v.
çarpa çarpa şiddetli ve gürültülü bir şekilde koşmak crash v.
-e karşı şiddetli ilgi duymak take an eager interest in v.
şiddetli azarlamak dress down v.
şiddetli bir şekilde azarlamak lambast v.
şiddetli bir şekilde fışkırtmak spew out v.
şiddetli bir şekilde hücum ederek bir yeri fethetmek storm v.
şiddetli bir şekilde hücum etmek storm v.
şiddetli eleştiri almak be severely criticized v.
şiddetli esmek rush v.
şiddetli esmek storm v.
şiddetli olmak rage v.
şiddetli yağmur yağmak pour with rain v.
yağmur şiddetli yağmak rain come down hard v.
ani ve şiddetli ağrı pang n.
birden saplanan şiddetli sancı twinge n.
çok şiddetli arzu lust n.
ekvatorun 40* ile 50* arasındaki kuzey ve güney enlemlerinde şiddetli rüzgarların görüldüğü bölgeler roaring forties n.
en şiddetli kısım (saldırı/azarlama/baskı vb'nin) brunt n.
güçlü ve şiddetli dalga roust n.
kısa süren şiddetli rüzgar scud n.
kısa ve şiddetli yağış flurry n.
sudan'da görülen şiddetli kum fırtınası haboob n.
şiddetli acı agony n.
şiddetli ağız kavgası a knock-down drag-out fight n.
şiddetli ağrı acute pain n.
şiddetli akıntı shoot n.
şiddetli araştırma ve gezme arzusu wanderlust n.
şiddetli arzu urge n.
şiddetli arzu craving n.
şiddetli arzu appetency n.
şiddetli bir alkış a thunderous applause n.
şiddetli bir şekilde azarlama lambasting n.
şiddetli bulantı ve kusma severe nausea and vomiting n.
şiddetli cinsel istek concupiscence n.
şiddetli çarpışma smash up n.
şiddetli çatışma violent conflict n.
şiddetli çekişme violent conflict n.
şiddetli darbe bash n.
şiddetli duygu emotion n.
şiddetli fırtına violent storm n.
şiddetli fırtına fierce storm n.
şiddetli fırtına tropical storm n.
şiddetli fırtına ferocious storm n.
şiddetli fırtına severe storm n.
şiddetli geçimsizlik irreconcilable differences n.
şiddetli geçimsizlik irreconcilable difference n.
şiddetli geçimsizlik severe conflict n.
şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma high-conflict divorce n.
şiddetli gürültü loud noise n.
şiddetli gürültü deafening noise n.
şiddetli hava akımı blast n.
şiddetli hücum onslaught n.
şiddetli ıstırap agony n.
şiddetli ışık harsh light n.
şiddetli istek anxiety n.
şiddetli istek thirst n.
şiddetli istek urge n.
şiddetli karın ağrısı cramp n.
şiddetli kötüleme vituperation n.
şiddetli nabız feverish pulse n.
şiddetli nöbet paroxysm n.
şiddetli protesto a vehement protest n.
şiddetli rekabet tug of war n.
şiddetli rüzgar fresh breeze n.
şiddetli rüzgar blast n.
şiddetli rüzgar gale n.
şiddetli rüzgar strong wind n.
şiddetli sağanak thunder squall n.
şiddetli sağanak thundersquall n.
şiddetli saldırı onslaught n.
şiddetli saldırı fierce attack n.
şiddetli saldırılar violent attacks n.
şiddetli sancı throe n.
şiddetli sarsıntı concussion n.
şiddetli şefkat fierce compassion n.
şiddetli tartışma donnybrook n.
şiddetli tavsiye exhortation n.
şiddetli tropik fırtına typhoon n.
şiddetli ve ani çekiş jerk n.
şiddetli ve ani yağmur waterspout n.
şiddetli ve sert rüzgar tempest n.
şiddetli vuruş bang n.
şiddetli yağma pelt n.
şiddetli yağmur heavy rain n.
şiddetli yağmur heavy rainfall n.
şiddetli yağmur deluge n.
şiddetli yağmur driving rain n.
şiddetli yağmur downpour n.
şiddetli yağmur torrential rain n.
şiddetli yağmur lashing rain n.
şiddetli yağmur pouring rain n.
şiddetli yanık severe burn n.
şiddetli/ağır/sert hava şartları extreme weather conditions n.
tropik şiddetli humma calenture n.
uğultu (şiddetli rüzgarın çıkardığı) bluster n.
çok şiddetli splitting adj.
çok şiddetli tedavi uygulanarak gelişimi durdurulmuş jugulated adj.
çok şiddetli yağan (yağmur) torrential adj.
daha şiddetli waxier adj.
en şiddetli waxiest adj.
en şiddetli sharpest adj.
hakkında şiddetli tartışmalar yapılan (konu) explosive adj.
ince şiddetli keen adj.
şiddetli (ağrı) excruciating adj.
şiddetli (deprem/kalp krizi vb) massive adj.
şiddetli (duygu) strong adj.
şiddetli (eleştiri vb) blistering adj.
şiddetli (fırtına vb) gustful adj.
şiddetli (rüzgar) rough adj.
şiddetli (rüzgar) spanking adj.
şiddetli (rüzgar/darbe) strong adj.
şiddetli (sancı) sharp adj.
şiddetli (söz) intemperate adj.
şiddetli derecede acımasız wrothful adj.
şiddetli tartışmalara yol açabilen (konu) explosive adj.
aşırı derecede öfkeli/şiddetli biçimde rabidly adv.
şiddetli biçimde rabidly adv.
şiddetli biçimde intensely adv.
şiddetli bir biçimde virulently adv.
şiddetli bir biçimde severely adv.
şiddetli bir halde with a vengeance adv.
şiddetli bir şekilde toweringly adv.
şiddetli bir şekilde frenetically adv.
şiddetli bir şekilde stringently adv.
şiddetli bir şekilde bigly adv.
şiddetli bir şekilde gustily adv.
şiddetli bir şekilde consumingly adv.
şiddetli bir şekilde burningly adv.
şiddetli bir şekilde excruciatingly adv.
şiddetli fırtına violent storm
Phrasals
çekmek/saldırmak (şiddetli bir şekilde) tear at
Colloquial
uzun ve şiddetli bir şekilde konuşmak earbash v.
şiddetli tartışma bloodletting n.
uzun ve şiddetli konuşma earbash n.
acil ve şiddetli bir şekilde cezalandırmak short sharp shock
şiddetli yağmur yağmak chuck it down
Idioms
çok şiddetli savaş a pitched battle
en ağır/zor/şiddetli kısmına katlanmak bear the brunt of something
muharebenin en şiddetli yerinde in the thick of the battle
mücadelenin en şiddetli zamanında in the thick of the fight
saldırının en şiddetli kısmını yaşamak take the brunt of something
saldırının en şiddetli kısmını yaşamak bear the brunt of something
şiddetli baş ağrısı splitting headache
şiddetli bir patlama quite the blast
şiddetli mücadele a pitched battle
şiddetli yağmur yağmak pour with rain
yoğun/şiddetli biçimde eleştirmek be in full cry
Trade/Economic
şiddetli durgunluk depression
şiddetli enflasyon virulent inflation
şiddetli engellilik ödeneği severe disablement allowance
şiddetli talep strong demand
toplam talep veya toplam arzdaki şiddetli değişme shocks
Law
şiddetli anlaşmazlık incompatibility of temperament
şiddetli geçimsizlik incompatibility of temperament
Insurance
şiddetli fırtına tempest
Technical
daha şiddetli yapmak intensify
hafif ve şiddetli kütle darbesi soft and heavy body impact
şiddetli biçimde çarpmak rap
şiddetli geri itme backlash
şiddetli karıştırma vigorous stirring
şiddetli sağanak thunder squall
şiddetli yağış heavy rainfall
şiddetli yağmur torrent
yüksek şiddetli karbon high intensity carbon
Construction
hava basıncı altında şiddetli yağmura bütün dış duvar sistemlerinin dayanımının belirlenmesi determination of the resistance of external wall systems to driving rain under pulsating air pressure
Marine
ani ve şiddetli fırtına squall
çok şiddetli afet extreme-severity disaster
çok şiddetli felaket durumunda yapılacak mali destek yasaları laws for special financial support for extreme severity disaster
dayanıklı kumaştan yapılan ve şiddetli fırtınalarda kullanılan yelken storm spinnaker
şiddetli fırtına severe storm
şiddetli kar yağışı heavy snowfall
şiddetli yağışlı tayfun typhoon with heavy precipitation
şiddetli çalkantı turbulence
yerel şiddetli yağış local severe rainfall
Medical
bebeklerde şiddetli solunum yolu enfeksiyonlarına sebep olan bulaşıcı ve yaygın bir virüs respiratory syncytial virus
çizgili kasların istem dışı şiddetli convulsion
hafif şiddetli klinik bulgular mild clinical findings
hastalığın en şiddetli dönemi fastigium
imiquimoda bağlı şiddetli genital ülserasyon severe genital ulceration induced by imiquimod
migren ve migrene bağlı şiddetli başağrısı tedavisinde kullanılan bir ilaç triptan
orta şiddetli bel ve bacak ağrısı mild low-back and leg pain
periorbital ve frontotemporal yerleşimli şiddetli ağrı periorbital and frontotemporal severe pain
prematür ve şiddetli ateroskleroz gelişimi development of premature and severe atherosclerosis
şiddetli acı anguish
şiddetli acı sharp ache
şiddetli ağrı throe
şiddetli ağrı violent pang
şiddetli ağrı twinge
şiddetli ağrı throes
şiddetli ağrı grip
şiddetli ağrı intense pain
şiddetli ağrı sharp ache
şiddetli baş ağrısı severe headache
şiddetli baş dönmesi severe dizziness
şiddetli bel ağrısı severe low back pain
şiddetli beyin hasarı severe brain damage
şiddetli böbrek tutulumu severe kidney involvement
şiddetli böbrek tutulumu severe renal involvement
şiddetli eklem ve adale ağrıları veren ateşli ve bulaşıcı hastalık dengue
şiddetli geç diskinezi severe tardive dyskinesia
şiddetli göğüs ve skapüler bölge ağrısı severe pain in the chest and scapula
şiddetli göz yaşartıcı severe lachrymator
şiddetli hemoptizi severe hemoptysis
şiddetli hiperbilirübinemi severe hyperbilirubinemia
şiddetli hiperfosfatemi ve hiperürisemi severe hyperphosphatemia and hyperuricemia
şiddetli hipotansiyon severe hypotension
şiddetli karın ağrısı ve kusma severe abdominal pain and vomiting
şiddetli kas seğirmesi trepidation
şiddetli kaşıntı ve eritemli reaksiyon severely pruritic and erythematous reaction
şiddetli klinik seyir gösteren enfeksiyon infection with severe clinical manifestation
şiddetli kronik obstrüktif akciğer hastalığı hasta patient with severely chronic obstructive lung disease
şiddetli lezyonlar severe lesions
şiddetli lokal deri reaksiyonları severe local skin reactions
şiddetli metabolik asidoz severe metabolic acidosis
şiddetli metabolik dekompansasyon severe metabolic decompensation
şiddetli nonalkolik steatohepatit severe non-alcoholic steatohepatitis
şiddetli preeklamptik ve normotensif gebe severe pre-eclamptic and normotensive patient
şiddetli sancı throe
şiddetli sancı violent pang
şiddetli sancı grip
şiddetli sancı twinge
şiddetli sancı acute pain
şiddetli sancı sharp ache
şiddetli sıtma jungle fever
şiddetli titreme severe shivering
şiddetli toksisite belirtisi severe toxicity sign
şiddetli toksisite bulgusu severe toxicity sign
şiddetli ve ani nöbet paroxysm
topuk altındaki fasya bağ dokusunun zedelenmesi sonrası şiddetli topuk ağrıları ile karakterize bir rahatsızlık plantar fasciitis
uzun süreli tedavi edilmemiş şiddetli/ağır hipotiroid long-standing severe untreated hypothyroidism
Dentistry
dişlerdeki şiddetli mobilite ve kırmızı şiş dişeti şikayeti complaint of severe mobility of the teeth with the red and swollen gingiva
Pathology
şiddetli doğum asfiksisi severe birth asphyxia
şiddetli pre-eklampsi severe pre-eclampsia
şiddetli protein-enerji malnütrisyonu severe protein-energy malnutrition
şiddetli servikal displazi severe cervical dysplasia
şiddetli vajinal displazi severe vaginal dysplasia
şiddetli vulvar displazi severe vulvar dysplasia
Astronomy
şiddetli güneş fırtınası solar superstorm
Botanic
şiddetli rüzgâr gale
Environment
beklenen en şiddetli deprem maximum credible earthquake
çok şiddetli deprem great earthquake
şiddetli fırtına tasarımlı designed heavy storm
şiddetli kar yağışı heavy snow fall
yerel şiddetli yağış local severe rain
Geography
çok şiddetli rüzgarlar gale-force winds
sahra çölünden esen şiddetli ve sıcak rüzgar samiel
şiddetli fırtına whole gale
şiddetli kurak severe drought
şiddetli kurak extreme drought
Meteorology
şiddetli dolu yağışı hail squall
şiddetli hava akımı blast
şiddetli rüzgar fresh breeze
şiddetli yağmur downpour
şiddetli yağmur heavy rain
Geology
aşırı şiddetli değrem megaquake
Military
şiddetli bir hücum yaparak bir yeri almak take a place by storm
şiddetli bir hücum yaparak bir yeri ele geçirmek take a place by storm
şiddetli çatışma battle royal
British Slang
şiddetli karın ağrısı delhi belly
şiddetli zührevi hastalık galloping knob-rot
şiddetli zührevi hastalık knob-rot