aşırı s - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

aşırı s



Bedeutungen von dem Begriff "aşırı s" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 124 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
aşırı excessive adj.
aşırı extreme adj.
General
aşırı extremeness n.
aşırı filthy adj.
aşırı unconscionable adj.
aşırı undue adj.
aşırı inordinate adj.
aşırı crass adj.
aşırı hyper adj.
aşırı extreme adj.
aşırı crusted adj.
aşırı redundant adj.
aşırı radical adj.
aşırı unbridled adj.
aşırı devilish adj.
aşırı unbounded adj.
aşırı far adj.
aşırı extremist adj.
aşırı excessive adj.
aşırı fancy adj.
aşırı extravagant adj.
aşırı eye-watering adj.
aşırı overweening adj.
aşırı dead adj.
aşırı unreasonable adj.
aşırı exorbitant adj.
aşırı tearing adj.
aşırı breakneck adj.
aşırı sore adj.
aşırı overdone adj.
aşırı ultra adj.
aşırı astronomical adj.
aşırı camp adj.
aşırı extortionate adj.
aşırı fanatic adj.
aşırı exquisite adj.
aşırı too adj.
aşırı shocking adj.
aşırı steep adj.
aşırı extremes adj.
aşırı trop adj.
aşırı damned adj.
aşırı violent adj.
aşırı forward adj.
aşırı hell of adj.
aşırı disproportionate adj.
aşırı deep adj.
aşırı immoderate adj.
aşırı unrestrained adj.
aşırı outrageous adj.
aşırı intemperate adj.
aşırı fond adj.
aşırı super adj.
aşırı acute adj.
aşırı too much adj.
aşırı high adj.
aşırı overmuch adj.
aşırı excess adj.
aşırı heavy adj.
aşırı cloying adj.
aşırı horrific adj.
aşırı fulsome adj.
aşırı unco adj.
aşırı towering adj.
aşırı like sin adj.
aşırı exaggerated adj.
aşırı intense adj.
aşırı splitting adj.
aşırı desperate adj.
aşırı horrendous adj.
aşırı vaulting adj.
aşırı unmeasured adj.
aşırı intensive adj.
aşırı over adj.
aşırı astronomic adj.
aşırı stiff adj.
aşırı exceeding adj.
aşırı ferocious adj.
aşırı precious adj.
aşırı thick adj.
aşırı ultimate adj.
aşırı excessively adv.
aşırı confoundedly adv.
aşırı eye-wateringly adv.
aşırı extravagantly adv.
aşırı beastly adv.
aşırı hard adv.
aşırı extremely adv.
aşırı filthily adv.
aşırı unduly adv.
aşırı desperately adv.
aşırı cruelly adv.
aşırı terribly adv.
aşırı like hell adv.
aşırı awfully adv.
aşırı every other day adv.
Phrases
aşırı in excess
aşırı out of all proportion
Colloquial
aşırı uber
aşırı majorly
Idioms
aşırı eye-watering adj.
aşırı way out
aşırı like blue blazes
aşırı more than enough
aşırı like nobody's business
aşırı over the top
aşırı over the edge
aşırı as all get out
Slang
aşırı goddam
aşırı fucking
aşırı hell
Trade/Economic
aşırı inordinate
aşırı excessive
aşırı exorbitant
aşırı steep
Technical
aşırı abnormal
Military
aşırı extremist
British Slang
aşırı tossing
aşırı huggins
aşırı blooming
aşırı stinking
aşırı twattwatting (a general intensifier)
aşırı perishing
aşırı o.t.t.

Bedeutungen, die der Begriff "aşırı s" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 500 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
(biriyle) aşırı özdeşleşmek over-identify v.
(biriyle) aşırı özdeşleşmek overidentify with v.
(biriyle) aşırı özdeşleşmek overidentify v.
(valizi vb) aşırı doldurmak overpack v.
aşırı alkol içmek drink alcohol to excess habitually v.
aşırı aşık olmak overlove v.
aşırı aşınmak overwear v.
aşırı avlamak overhunt v.
aşırı aydınlatılmak overlight v.
aşırı benzetmek over-identify v.
aşırı benzetmek overidentify with v.
aşırı benzetmek overidentify v.
aşırı bir özenle bakmak baby v.
aşırı bir şekilde davranmak carry on v.
aşırı boyutlara varmak (kötü bir durum) run rampant v.
aşırı çaba sarfetmek overexert v.
aşırı çaba sarfetmek bend over backwards v.
aşırı çabalamak overexert v.
aşırı çoğalmak grow rife v.
aşırı çoğalmak wanton v.
aşırı çoğalmak veya artmak overmultiply v.
aşırı çok bulunmak superabound v.
aşırı derecede benzerlik göstermek bear a striking similarity v.
aşırı derecede istemek desperately want v.
aşırı derecede istemek really want v.
aşırı derecede istemek have an insatiable desire v.
aşırı derecede istemek badly want v.
aşırı derecede korkmak wig out v.
aşırı derecede sevmek idolize v.
aşırı derecede sevmek idolise v.
aşırı derecede şaşırtmak astound v.
aşırı derecede yormak (vücudun bir organını) overtax v.
aşırı derecede zorlamak (vücudun bir organını) overtax v.
aşırı doldurmak glut v.
aşırı doldurmak overfill v.
aşırı doyurmak supersaturate v.
aşırı dozda vermek overdose v.
aşırı duygusal davranmak hoke v.
aşırı düşkünlük göstermek overindulge v.
aşırı düşkünlük göstermek (yiyeceğe/içeceğe) overindulge v.
aşırı düşünmek overthink v.
aşırı düzeltme yapmak over-correct v.
aşırı efor sarfetmek overexert v.
aşırı endişelenmek worry excessively about v.
aşırı etkilemek overimpress v.
aşırı fiyat vermek overbid v.
aşırı gelmek seem excessive v.
aşırı gerilime teslim olmak succumb to overstretch v.
aşırı germek overstretch v.
aşırı gitmek go too far v.
aşırı gitmek overstep the mark v.
aşırı gitmek overshoot the mark v.
aşırı gitmek go beyond bounds v.
aşırı gitmek exceed the limit v.
aşırı güç sarfederek çekmek shlep v.
aşırı güç sarfederek çekmek pull along v.
aşırı harcama yapmak have money to burn v.
aşırı hasar görmek suffer extensive damage v.
aşırı hassas davranmak sentimentalise v.
aşırı hassas davranmak sentimentalize v.
aşırı hassasiyet göstermek sentimentalize v.
aşırı hassasiyet göstermek sentimentalise v.
aşırı heyecanlandırmak freak v.
aşırı heyecanlandırmak over-excite v.
aşırı hırslı olmak be overambitious v.
aşırı hız cezası almak get speeding ticket v.
aşırı hız yapmak overdrive v.
aşırı hız yapmak overspeed v.
aşırı ısınmak overheat v.
aşırı ısınmak be worn away v.
aşırı ısınmak be worn out v.
aşırı ısıtmak overheat v.
aşırı ihtiyacı olmak be in dire need of v.
aşırı ilgi duymak be into v.
aşırı ilgili olmak/uğraşmak be into v.
aşırı istemek lust after v.
aşırı istemek hold out for v.
aşırı iyimser olmak be pollyannaish v.
aşırı kalabalık yapmak overcrowd v.
aşırı kesmek overcut v.
aşırı kilolu olmak be overweight v.
aşırı kişiselleştirmek overpersonalize v.
aşırı kullanmak abuse v.
aşırı kullanmak use excessively v.
aşırı miktarda olmak be swamped with v.
aşırı miktarda tüketmek (uyuşturucu/alkol vb) excessorise v.
aşırı otlatmak overgraze v.
aşırı ödemek pay through the nose v.
aşırı öğrenmek overlearn v.
aşırı önem vermek attach particular importance to v.
aşırı önlem almak bend over backwards v.
aşırı önlem almak crack down v.
aşırı övmek overpraise v.
aşırı özdeşleştirmek over-identify v.
aşırı özdeşleştirmek overidentify v.
aşırı özdeşleştirmek overidentify with v.
aşırı özen göstermek show ultimate attention v.
aşırı para harcamak have money to burn v.
aşırı saygı gösterisinde bulunmak bow and scrape v.
aşırı serbest abandoned v.
aşırı serin tutmak overcool v.
aşırı sevinmek jump for joy v.
aşırı sevinmek feel extremely happy v.
aşırı sevinmek feel great joy v.
aşırı sevinmek rejoice v.
aşırı sevmek dote v.
aşırı sevmek overlove v.
aşırı sıkıcı olmak be extremely boring v.
aşırı soğutmak overcool v.
aşırı soğutmak undercool v.
aşırı strese girmek undergo extreme stress v.
aşırı strese girmek stress out v.
aşırı süslemek overembellish v.
aşırı şekilde ilgilenmek be deeply involved in v.
aşırı şık giyinmek overdress v.
aşırı şık giyinmek prink v.
aşırı taahhütde bulunmak overcommit v.
aşırı tepki göstermek react too strongly v.
aşırı tepki göstermek overreact v.
aşırı tepki göstermek show an exaggerated response to something v.
aşırı terlemek sweat profusely v.
aşırı tutumlu olmak scrimp v.
aşırı tüketmek abuse v.
aşırı vergi uygulamak overtax v.
aşırı yalan söylemek outlie v.
aşırı yanıt vermek overresponse v.
aşırı yaşlanmak overage v.
aşırı yormak overdo v.
aşırı yormak overstrain v.
aşırı yormak over-fatigue v.
aşırı yormak overextend v.
aşırı yüklemek overweight v.
aşırı yüklenmek overtax v.
aşırı zorlamak overextend v.
aşırı zorlamak overstrain v.
aşırı/çok yemek binge v.
aşırı/fazla temsil etmek overrepresent v.
bir alanda aşırı uzmanlaşmak overspecialize v.
bir alanda aşırı uzmanlaşmak overspecialise v.
bir şeye aşırı/çok ilgi duymak have a strong interest in something v.
bir şeye aşırı/çok ilgi duymak be very interested in something v.
bir şeylerin aşırı miktarda olması sıkışık/zor bir duruma sokmak swamp v.
birini aşırı derecede övmek praise someone to the skies v.
birini aşırı özlemek miss someone bad v.
birisine aşırı bağlılık göstermek carry a torch v.
çocuklarına karşı aşırı derecede koruyucu olmak be too protective of one’s kids v.
çok/aşırı değişim göstermek overchange v.
fazla/aşırı sıkmak over-tighten v.
fiyatları aşırı yükseltmek push the prices sky-high v.
hayvanları, arazideki bitki örtüsü aşırı zarar görene kadar otlatmak overgraze v.
kendini aşırı beğenmek get above oneself v.
piyasayı aşırı miktarda mala boğmak glut the market with v.
(bir şeye) aşırı güven overreliance n.
allahın gazabına uğramaktan aşırı korkma theophobia n.
allahtan aşırı korkma theophobia n.
ameliyat ile vücuttan aşırı yağların alınması liposuction n.
antik fizyolojiye göre aşırı sinir ve asabiyete neden olduğu düşünülen dört etkenden biri yellow bile n.
aşırı abartılı olma durumu theatricality n.
aşırı acımasızlık extreme cruelty n.
aşırı alınganlık oversensitiveness n.
aşırı alkol alma booziness n.
aşırı alkol kullanımı excessive use of alcohol n.
aşırı artış excessive increase n.
aşırı azimlilik overzealousness n.
aşırı bağımlılık over-reliance n.
aşırı bağımlılık overdependence n.
aşırı bağımlılık overreliance n.
aşırı bağımlılık overdependency n.
aşırı bağlılık apron strings n.
aşırı bağlılık fixation n.
aşırı bağlılık overdependence n.
aşırı bağnazlık overzealousness n.
aşırı basınç excess pressure n.
aşırı basınç overpressure n.
aşırı basınç ölçer overpressure meter n.
aşırı belirleme overspecification n.
aşırı bilgilenme information overload n.
aşırı bilgilenme infoglut n.
aşırı bilinçlilik hyperconsciousness n.
aşırı bilinirlik hyperawareness n.
aşırı birikim overaccumulation n.
aşırı birikme overaccumulation n.
aşırı bitkinlik utter exhaustion n.
aşırı bolluk superabundance n.
aşırı bolluk blizzard n.
aşırı bolluk overabundance n.
aşırı borçluluk overindebtedness n.
aşırı büyüme hypertrophy n.
aşırı büyüme overgrowth n.
aşırı büyüme outgrowth n.
aşırı cesaret temerity n.
aşırı cevap overresponse n.
aşırı çaba overexertion n.
aşırı çaba straint n.
aşırı çalışma overactivity n.
aşırı çok renklilik overdiversification n.
aşırı davranış extreme behaviour n.
aşırı denetim over-monitoring n.
aşırı derece extreme n.
aşırı derecede kendini beğenmişlik vainglory n.
aşırı derecede küçük olan minuteness n.
aşırı derecede muhafazakar ultraconservative n.
aşırı derecede özgürlük isteği eleutheromania n.
aşırı derecede sevme idolisation n.
aşırı derecede sevme idolization n.
aşırı derecede soğuk gelidity n.
aşırı derecede yapılan bir şey spree n.
aşırı devamsızlık excessive absence n.
aşırı devamsızlık excessive absenteeism n.
aşırı dikkat great care n.
aşırı dinci kimse religionist n.
aşırı doğrulama overjustification n.
aşırı doğruluk hypercorrectness n.
aşırı doldurma kompresörü supercharger n.
aşırı doyma supersaturation n.
aşırı drenaj excessive drainage n.
aşırı duyarlık sentiment n.
aşırı duyarlılık idiosyncrasy n.
aşırı duyarlılık anaphylaxis n.
aşırı duyarlılık oversensitiveness n.
aşırı duygu sergileme emoting n.
aşırı duygu sergileyen emoter n.
aşırı duygusal söz veya yazı slop n.
aşırı duygusallık overemotionality n.
aşırı duygusallık gooeyness n.
aşırı duygusallık mush n.
aşırı duygusallık sob stuff n.
aşırı duygusallık slush n.
aşırı duygusallık schmaltz n.
aşırı duygusallık sentimentality n.
aşırı dürüstlük hypercorrectness n.
aşırı düşkünlük fixation n.
aşırı düşkünlük debauchedness n.
aşırı efor overexertion n.
aşırı ehemmiyet great care n.
aşırı eleştiri hypercriticism n.
aşırı eleştiri excessive criticism n.
aşırı eleştiri zoilism n.
aşırı endişelilik solicitousness n.
aşırı enformasyon information overload n.
aşırı faiz usury n.
aşırı faiz gombeen n.
aşırı fiyat illegal price n.
aşırı gayretlilik overzealousness n.
aşırı geçirgenlik hyperpermeability n.
aşırı gelişme overdevelopment n.
aşırı genelleme wild generalization n.
aşırı gerilim straint n.
aşırı gerilme overstress n.
aşırı gurur hubris n.
aşırı gurur vanity n.
aşırı gururluluk vainglory n.
aşırı güç excessive power n.
aşırı güç kullanma overkill n.
aşırı güven overconfidence n.
aşırı güvenme overreliance n.
aşırı güzellik raw beauty n.
aşırı hareketlilik hypermobility n.
aşırı hareketlilik hyperactivity n.
aşırı hassasiyet slushiness n.
aşırı hassasiyetlik hypersensitiveness n.
aşırı hassaslaştırma sentimentalization n.
aşırı hassaslaştırma sentimentalisation n.
aşırı hassaslık hypersensitiveness n.
aşırı hassaslık sentimentality n.
aşırı hassaslık oversensitiveness n.
aşırı havalı ve kibirli insanlar için kullanılan bir lakap jenkins n.
aşırı hayranlık duyma idolisation n.
aşırı hayranlık duyma idolization n.
aşırı heveslilik overzealousness n.
aşırı heveslilik overambitiousness n.
aşırı heyecan excitability n.
aşırı heyecan exaltation n.
aşırı heyecan superexcitation n.
aşırı heyecan fever pitch n.
aşırı heyecan tizzy n.
aşırı heyecan overexcitement n.
aşırı heyecanlanma exaltation n.
aşırı heyecanlanma overexcitement n.
aşırı heyecanlanma superexcitation n.
aşırı heyecanlılık overzealousness n.
aşırı hırs excessive ambition n.
aşırı hırslılık overambitiousness n.
aşırı hız excessive speed n.
aşırı hız düzeni overdrive n.
aşırı hız yapan sürücü speeder n.
aşırı hoşgörü overindulgence n.
aşırı hoşgörü excessive indulgence n.
aşırı ısıtma overheating n.
aşırı içme booziness n.
aşırı iffet taslayan kadın prude n.
aşırı ilgi fetish n.
aşırı ilgililik solicitousness n.
aşırı incelik preciosity n.
aşırı israf excessive wastage n.
aşırı istek passionate desire n.
aşırı isteklilik overambitiousness n.
aşırı isteklilik overeagerness n.
aşırı istihdam over employment n.
aşırı istihdam overunemployment n.
aşırı istihdam overemployment n.
aşırı iş yükü work overload n.
aşırı iştah gulosity n.
aşırı iştahlılık delectability n.
aşırı iyimser ever the optimist n.
aşırı izleme over-monitoring n.
aşırı kalabalık encombrement (fr) n.
aşırı kalabalıklık overcrowdedness n.
aşırı kapasite excess capacity n.
aşırı kesinti slash n.
aşırı kıskançlık extreme jealousy n.
aşırı kıskançlık intense jealousy n.
aşırı kıvrım overfold n.
aşırı kız tepkisi gösterme (alışveriş, takı vb gördüğünde) girlgasm n.
aşırı kilo over-weight n.
aşırı kilo excess weight n.
aşırı kontrol over-monitoring n.
aşırı koruma excessive protection n.
aşırı koruma overprotection n.
aşırı koruma exaggerated care n.
aşırı korumacılık overprotectiveness n.
aşırı koruyucu aile helicopter parents n.
aşırı kullanım abuse n.
aşırı kullanım/kullanma overutilization n.
aşırı kullanım/kullanma overutilisation n.
aşırı kullanma overexploitation n.
aşırı kumarbaz compulsive gambler n.
aşırı külfet excessive burden n.
aşırı külfet great expense n.
aşırı lüks yaşam highlife n.
aşırı makyaj makeover n.
aşırı makyaj yapan kız ladyprimer n.
aşırı miktar overabundance n.
aşırı miktar surfeit n.
aşırı miktar glut n.
aşırı milliyetçi jingo n.
aşırı milliyetçi hundred-percenter n.
aşırı milliyetçi jingoist n.
aşırı milliyetçi hareketler ultranationalist movements n.
aşırı milliyetçilik chauvinism n.
aşırı milliyetçilik jingoism n.
aşırı mutluluk ecstasy n.
aşırı müsamaha excessive indulgence n.
aşırı müsamaha overindulgence n.
aşırı müsriflik over-lavishness n.
aşırı namuslu geçinen kadın prude n.
aşırı noktalama over-punctuation n.
aşırı nüfus overpopulation n.
aşırı nüfus over-population n.
aşırı nüfus artışı overpopulation n.
aşırı nüfuslu bölge congested area n.
aşırı olgun overmature n.
aşırı önlem desperate measure n.
aşırı önlemler desperate measures n.
aşırı öven kimse puffer n.
aşırı övgü puffery n.
aşırı övgü puff n.
aşırı övgü adulation n.
aşırı övme overselling n.
aşırı övme adulation n.
aşırı özen great care n.
aşırı özen solicitousness n.
aşırı özen fussiness n.
aşırı özgürlük/serbestlik/keyfilik overpermissiveness n.
aşırı özgüven extreme self-confidence n.
aşırı özgüven overconfidence n.
aşırı para harcayan kimse free-spender n.
aşırı rahatına düşkünlük decadence n.
aşırı reaksiyon overreaction n.
aşırı reaksiyon gösterme overreacting n.
aşırı resmilik punctilio n.
aşırı risk alma taking extreme risk n.
aşırı romantiklık corniness n.
aşırı sabırsızlık overeagerness n.
aşırı sağcı reactionary n.
aşırı samimi kimse backslapper n.
aşırı samimiyet overfamiliarity n.
aşırı savurganlık over-lavishness n.
aşırı seks arzusu nymphomania n.
aşırı sekse düşkünlük lechering n.
aşırı sevgi adoration n.
aşırı sevgi excessive love n.
aşırı sevgi overlove n.
aşırı sevinç frenzy n.
aşırı sevinç rapture n.
aşırı sevinç ecstasy n.
aşırı sıcak gün scorcher n.
aşırı sıcaklık temperature extreme n.
aşırı sıkıntı heebie jeebies n.
aşırı soğuk extreme cold n.
aşırı soğuk the extreme cold n.
aşırı soğuk beklentisi fenomeni gore effect n.
aşırı soğuma over-cooling n.
aşırı sorumluluk weighty responsibility n.
aşırı sorumluluk heavy responsibility n.
aşırı sorumluluk awesome responsibility n.
aşırı sorumluluk great responsibility n.
aşırı sömürü superexploitation n.
aşırı sömürü over exploitation n.
aşırı suçlu olma durumu criminousness n.
aşırı süs puffiness n.
aşırı süs foofaraw n.
aşırı süs (fırfır/tül veya aksesuarlarla) froufrou n.
aşırı süslü gaudery n.
aşırı şiddet ultraviolence n.
aşırı şişmanlık obesity n.
aşırı şişmanlık fatty degeneration n.
aşırı takviye excessive reinforcement n.
aşırı talep excess demand n.
aşırı taşkınlık over exuberance n.
aşırı tatlı dillilik unction n.
aşırı tepki overreaction n.
aşırı tepki gösterme overreacting n.
aşırı titizlenme niggling n.
aşırı titizlik punctiliousness n.
aşırı titizlik queasiness n.
aşırı titizlik squeamishness n.
aşırı tiyatrovari olma hamminess n.
aşırı tokluk repletion n.
aşırı tutkulu olma overambitiousness n.
aşırı tutucu fundamentalist n.
aşırı tutucu kimse fundamentalist n.
aşırı tutuculuk fundamentalism n.
aşırı tutumluluk parsimony n.
aşırı uç either of the extreme ends of the political spectrum n.
aşırı uç extreme end n.
aşırı uç görüşteki kimse extremist n.
aşırı uçlar extremes n.
aşırı uçlarda yaşayan kimse extremist n.
aşırı uçların ortasındaki yol via media n.
aşırı uçta olma extremism n.
aşırı uçtaki kimse extremist n.
aşırı uyarılma over-arousal n.
aşırı uyarılma overarousal n.
aşırı uyarılma overstimulation n.
aşırı uyarılma overexcitation n.
aşırı uykuculuk hypersomnia n.
aşırı uyma/uyum gösterme overfitting n.
aşırı uysallık overconformity n.
aşırı uzanım overextension n.
aşırı uzay hyperspace n.
aşırı üretim overproduction n.
aşırı üstünlük supereminence n.
aşırı vergi koyma overtaxing n.
aşırı vurgulama overemphasis n.
aşırı vurgulama excessive emphasis n.
aşırı vücut ölçüsü flab n.
aşırı yağlama overlubrication n.
aşırı yakınlık overfamiliarity n.
aşırı yandaş lunatic fringe n.
aşırı yanıt overresponse n.
aşırı yeme overeating n.
aşırı yemek veya içmek sonucunda rahatsızlanmış kimse cropsick n.
aşırı yemekten içmekten rahatsız olma liverishness n.
aşırı yoğunluk extreme density n.
aşırı yoğunluk overcrowding n.
aşırı yoğunluk overcrowdedness n.
aşırı yoğunluk over-density n.
aşırı yoğunluk excessive intensity n.
aşırı yoğunluk extreme concentration n.
aşırı yoğunluk excessive/extreme busyness n.
aşırı yoksulluk destitution n.
aşırı yoksulluk great poverty n.
aşırı yoksulluk penury n.
aşırı yoksulluk severe poverty n.
aşırı yoksulluk extreme poverty n.
aşırı yoksulluk beggary n.
aşırı yorgunluk overstrain n.
aşırı yorgunluk overfatigue n.
aşırı yorulma overfatigue n.
aşırı yorumlama overinterpretation n.
aşırı yönetilen toplum overmanaged society n.
aşırı yük excessive load n.
aşırı yük excess load n.
aşırı yük abnormal load n.
aşırı yükleme overtaxing n.
aşırı yükleme overcharge n.
aşırı yükleme supercharging n.
aşırı yükleme overload n.
aşırı yükleme overkill n.
aşırı yüksek faiz usury n.
aşırı yüksek faizle para verme veya alma shylocking n.
aşırı yükseliş huge rise n.
aşırı yükseliş enormous increase n.
aşırı yükseliş massive rise n.
aşırı yükseliş extreme increase n.
aşırı yükselme massive rise n.
aşırı yükselme huge rise n.
aşırı yükselme enormous increase n.
aşırı yükselme extreme increase n.
aşırı zalimlik enormity n.
aşırı zalimlik extreme cruelty n.
aşırı zayıflık emaciation n.
aşırı zayıflık angularity n.
aşırı/fazla harcama overspending n.
atalara/geleneklere aşırı bağlı olma/hayranlık duyma durumu filiopietistic n.
atalarına/geleneklerine aşırı derecede bağlı kişi filiopietist n.
bir alanda aşırı uzmanlaşma overspecialization n.
bir alanda aşırı uzmanlaşma overspecialisation n.
bir şeyin aşırı derecede yapıldığı süre binge n.