alt üst - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

alt üst



Bedeutungen von dem Begriff "alt üst" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 4 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
alt üst chaotic adj.
alt üst upside-down adj.
alt üst upside down adv.
Technical
alt üst upside-down

Bedeutungen, die der Begriff "alt üst" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 81 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
alt üst olmak be upside down v.
iade etmek (davayı üst mahkemeden alt mahkemeye) remit v.
alt-üst çevirmek invert v.
alt üst etmek turn upside-down v.
rekorları alt üst etmek shatter the record v.
rekorları alt üst etmek rewrite the record books v.
insanların hayatlarını alt üst etmek wreck people's lives v.
üst kattan alt kata inen baca chute n.
üst kattan alt kata inen chute n.
özelikle abd'de toplumun alt seviyesindeki insanların üst seviyedeki insanların hayatlarına girmelerine engel olan sosyal bariyer marble ceiling n.
alt dişlerinin üst dişlere göre daha önde olması underbite n.
alt üst sınır range n.
alt benlik ve üst benlik lower-self and higher-self n.
alt tarafı geniş, üst tarafı kadranın etrafında bir daire oluşturacak şekilde daralan masa saati tambour clock n.
alt üst olmuş dashed adj.
alt alta üst üste rough-and-tumble adj.
yaşamı alt üst eden life-disrupting adj.
Phrases
bir şeyin üst/alt kademeleri upper/lower reaches of something
Idioms
(planlarını) alt üst etmek knock the bottom out of something
Slang
alt üst etmek bitch up
Trade/Economic
değişken oranlı bir borç senedinde faiz oranının alt ve üst sınırları collar
değişmenin alt ve üst sınırları range
iktisadi dalgalanmanın en üst ve en alt noktaları peaks and throughs of business activity
maaşların arasında değişme gösterdiği alt ve üst sınırlar salary range
alt ve üst sınırlar arasındaki değişik fiyat oranları scale of rates
Law
(davayı üst mahkemeden alt mahkemeye) iade etmek remit
alt mahkemenin bir davayla ilgili işlem yapmasını kısıtlayan veya durduran üst mahkeme kararı writ of prohibition
Technical
üst ve alt geçit interchange
alt/üst suport support
alt / üst suport support
alt-üst ters görüntü inverted image
alt üst etmek rummage
alt üst simetrik upside-down symmetric
alt ve üst sınırlar lower and upper limits
üst-alt süreci top and bottom process
alt ve üst rutubet sınırı lower and upper moisture limit
üst ve alt rutubet sınırı upper and lower moisture limit
Computer
üst ve alt top and bottom
üst alt merkezler top bottom centers
üst alt top bottom
üst/alt simge super/subscript
erim üst alt değeri upper lower range value
erim üst alt sınırı upper lower range limit
alt/üst çıkıntı aralığı fence overhang
alt ve üst sınırlar arası range
üst-yazı ve alt-yazı sınırlı büyük işleç large operator with over-script and under-script limits
Informatics
alt üst kaydırma vertical scrolling
alt simgeler ve üst simgeler subscripts and superscripts
Mechanic
pistonların üst ölü noktadan alt ölü noktaya doğru yaptığı hareket downward stroke
Radio
alt ve üst dönüştürücü up-and down-converter
Textile
alt ve üst ayrı takımlanabilen spor giysi mix and match sportwear
omuzların hemen alt arkasını açıkta bırakan askılı tişört/üst racer-back tank
omuzların hemen alt arkasını açıkta bırakan askılı tişört/üst racerback tank
Traffic
alt-üst geçişli kavşak undercrossing
Aeronautic
alt-üst yaklaşma bottom-up approach
alt-üst işlemi bottom-up process
Marine
alt üst olma overturning
Petrol
alt-üst model bottom-up
Medical
sindirim ve emilimi alt üst edip zafiyete yol açan tabific adj.
gövdeyi üst ve alt iki yarıma ayıran transvers düzlem horizontal plane
üst ve alt hava yolları arasındaki etkileşim interaction between the upper and lower airways
üst ve alt ekstremiteler upper and lower extremities
alt ve üst mesafe disk yükseklikleri upper and lower disc spaces heights
alt ve üst ekstremitelerde arteryel ve venöz trombozlar arterial and venous thrombosis over the lower and upper extremities
üst ve alt motor nöron dejenerasyonu upper and lower motor neuron degeneration
üst ve alt solunum yolu alerjik hastalıkları allergic diseases of upper and lower respiratory systems
tekrarlayan üst ve alt solunum yolu enfeksiyonları recurrent upper and lower respiratory tract infections
üst ve alt göz kapağı upper and lower eyelids
alt ve üst folyo base and lidding foil
ısırırken üst dişlerin alt dişlere değmemesi abocclusion
Dentistry
dişçilikte alt ve üst çene arasındaki yapısal ilişkiyi tespitte kullanılan özel alet face bow
Gastronomy
alt üst etmek toss
kaplumbağa üst kabuğunun alt kısmındaki yenilebilir kısım calipash
Zoology
kaplumbağa üst kabuğunun alt kısmındaki yenilebilir kısım callipash n.
Tobacco
alt ve üst film ısıtıcılar top and bottom film heaters
History
orta çağda masanın ortasına konulan tuzluğun üst kısmındaki sandalyelere ev sahibinin alt kısmındaki sandalyelere de konukların oturması saltfoot
orta çağda masanın ortasına konulan tuzluğun üst kısmındaki sandalyelere ev sahibinin alt kısmındaki sandalyelere de konukların oturması above the salt
Geology
üst miyosen-alt pliyosen yaşlı kayaçlar upper miocene-lower pliocene rocks
üst kretase-alt tersiyer sedimanter istifleri upper cretaceous-lower tertiary sedimentary sequences
Latin
üst mahkemeden alt mahkemeye verilen yargılama emri procedendo
üst kanun alt kanunları ilga eder lex superior derogat legi inferiori