artırmak - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

artırmak



Bedeutungen von dem Begriff "artırmak" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 72 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
artırmak enhance v.
artırmak raise v.
artırmak increase v.
General
artırmak gain v.
artırmak fade up v.
artırmak exalt v.
artırmak aggrandize v.
artırmak improve v.
artırmak deepen v.
artırmak put up v.
artırmak boom v.
artırmak raise v.
artırmak up v.
artırmak put away v.
artırmak strengthen v.
artırmak bump up v.
artırmak send up v.
artırmak augment v.
artırmak redouble v.
artırmak run up v.
artırmak whip up v.
artırmak economize v.
artırmak swell v.
artırmak swell out v.
artırmak redound to v.
artırmak push up v.
artırmak heighten v.
artırmak put on v.
artırmak step up v.
artırmak eke out v.
artırmak screw up v.
artırmak outbid v.
artırmak compound v.
artırmak overbid v.
artırmak run v.
artırmak bid up v.
artırmak save v.
artırmak eke v.
artırmak amplify v.
artırmak boost v.
artırmak hike v.
artırmak multiply v.
artırmak escalate v.
artırmak scale up v.
artırmak upgrade v.
artırmak add v.
artırmak build up v.
artırmak advance v.
artırmak swell up v.
artırmak work up v.
artırmak increase v.
artırmak redound v.
artırmak grege v.
artırmak develop v.
artırmak extend v.
artırmak build-up v.
artırmak built-up v.
artırmak intensify v.
artırmak mark up v.
artırmak economise v.
artırmak aggrandise v.
Phrasals
artırmak set off
Trade/Economic
artırmak escalate
artırmak inflate
artırmak increase
artırmak put on
artırmak enhance
artırmak outbid
artırmak augment
artırmak bid up
Law
artırmak enlarge
Tobacco
artırmak enchance

Bedeutungen, die der Begriff "artırmak" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 157 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
değerini artırmak appreciate v.
General
yaşam kalitesini artırmak improve the quality of life v.
gücünü artırmak make more powerful v.
bir şey yapmakla yetersiz bir şeyi artırmak eke out v.
yaşam kalitesini artırmak increase the quality of living v.
artırmak (belirli bir şeyle) supplement with v.
gücünü artırmak step up v.
artırmak (kötü durumdaki bir şeyi) exacerbate v.
yaşam kalitesini artırmak raise quality of life v.
değerini artırmak enrich v.
isteğini artırmak whet v.
artırmak (değer, fiyat vb'ni) enhance v.
yaşam kalitesini artırmak enhance the quality of living v.
yaşam kalitesini artırmak enhance the quality of life v.
artırmak (düştükten sonra fiyatları) rally v.
fiyat artırmak bid v.
artırmak (belirli bir şey yaparak) supplement by v.
açık artırmada fiyat artırmak bid v.
yaşam kalitesini artırmak increase the quality of life v.
gücünü artırmak amplify v.
fiyatını artırmak mark up v.
kirayı çok artırmak rack v.
gücünü artırmak soup up v.
artırmak (keyif/öfke vb) give an edge to v.
artırmak (heves/gayret vb'ni) whet v.
fiyatını artırmak mark something up v.
yardımı artırmak help grow v.
kuvvetini artırmak boost v.
artırmak (fiyat) boost v.
yaşam kalitesini artırmak improve one's quality of life v.
belirli bir miktar artırmak put something on v.
artırmak (fiyat) put up v.
satış aşamasında evin fiyatını artırmak gazump v.
süratini artırmak accelerate v.
süratini artırmak quicken v.
süratini artırmak precipitate v.
süratini artırmak speed something up v.
süratini artırmak expedite v.
süratini artırmak hurry something up v.
sayısını artırmak increase the number of v.
sayıyı artırmak increase the number v.
etkinliğini artırmak improve one's efficiency v.
etkinliğini artırmak increase one's efficiency v.
performansını artırmak improve one's performance v.
etkinliğini artırmak maximize one's efficiency v.
kapasite artırmak increase the capacity v.
etkinliğini artırmak enhance one's efficiency v.
etkinliğini artırmak boost one's efficiency v.
performansını artırmak enhance one's performance v.
kaliteyi artırmak raise the quality v.
kaliteyi artırmak improve the quality v.
kaliteyi artırmak enhance the quality v.
maliyet artırmak increase the cost v.
maliyet artırmak push up the cost v.
pay artırmak increase share v.
hızını artırmak rev v.
turizmi artırmak increase the tourism v.
turizmi artırmak boost the tourism v.
maliyeti artırmak push up the cost v.
maliyeti artırmak increase the cost v.
motivasyon artırmak strengthen motivation v.
motivasyon artırmak improve motivation v.
motivasyon artırmak increase motivation v.
fiyatı artırmak mark up the price v.
fiyatı artırmak increase the price v.
aşama aşama artırmak gradually increase v.
tempoyu artırmak raise the tempo v.
tempoyu artırmak increase the tempo v.
tempoyu artırmak step up the tempo v.
üretimi artırmak boost the production v.
üretimi artırmak step up the production v.
üretimi artırmak increase the production v.
(sesi) artırmak amplify v.
değerini artırmak enhance v.
yoğunluğunu artırmak increase in intensity v.
yoğunluğunu artırmak grow in intensity v.
artırmak (düştükten sonra) (fiyatları) rally v.
(fiyat) artırmak put up v.
gerilimi artırmak heighten the tension v.
gerilimi artırmak increase the tension v.
gerginliği artırmak heighten the tension v.
gerginliği artırmak increase the tension v.
suçu artırmak breed the crime v.
suçu artırmak breed crime v.
gelir artırmak increase revenue v.
gelir artırmak increase income v.
pratiği artırmak improve the practice v.
acıyı artırmak increase the pain v.
tüketimi artırmak increase the consumption v.
istihdam olanaklarını artırmak enhance/increase the employment opportunities v.
katkısını artırmak increase one's contribution v.
birinin üzerindeki baskıyı artırmak increase the pressure on someone v.
satışları dört milyondan altı milyona artırmak increase sales from four million to six million dollars v.
sakatlık riskini artırmak increase the risk of injury v.
eğitimde kaliteyi artırmak increase quality in education v.
'ın refahını artırmak improve the lot of v.
tempoyu artırmak speed up the tempo v.
için baskıyı artırmak/yoğunlaştırmak step up pressure for v.
şaraptaki alkol oranını şeker ilave ederek artırmak chaptalize v.
şaraptaki alkol oranını şeker ilave ederek artırmak chaptalise v.
iştahını artırmak increase one's appetite v.
üzerindeki baskıyı artırmak increase the pressure on v.
bilgi ve tecrübesini artırmak enhance one's knowledge and experience v.
farkındalığı artırmak expand awareness v.
bir kuşun uçuş gücünü artırmak için kanat veya kuyruğuna tüy eklemek imp v.
kavramın inandırıcılığını artırmak amacıyla bilimsel dilin yanlış biçimde kullanılması fruitloopery n.
etkiyi artırmak için aynı kelimenin ardarda gelen iki cümlenin başında tekrarlanması anaphorically adv.
Phrasals
(rüzgarla/fırtınayla) şiddetini artırmak/(dalga vb) azgınlaşmak whip up something
(rüzgarla/fırtınayla) şiddetini artırmak/(dalga vb) azgınlaşmak whip something up
Idioms
dişinden tırnağından artırmak pinch and scrape
dişinden tırnağından artırmak pinch and save
aradaki farkı artırmak gain on
kalitesini artırmak up the ante
kalitesini artırmak raise the ante
(arabanın) aniden hızını artırmak put one's foot to the floor
birinin üzerindeki baskıyı artırmak turn the heat up on someone
birinin üzerindeki baskıyı artırmak put the heat on somebody
birinin üzerindeki baskıyı artırmak turn up the heat on someone
yavaş yavaş artırmak/yükseltmek jack up something
yavaş yavaş artırmak/yükseltmek jack something up
tempoyu artırmak pick up the pace
bir şeyin fiyatını yükseltmek/değerini artırmak put something at a premium
üzerindeki denetimleri artırmak put the screws on somebody
üzerindeki baskıyı artırmak put the screws on somebody
üzerindeki baskıyı artırmak tighten the screws on somebody
üzerindeki denetimleri artırmak tighten the screws on somebody
Slang
enerjiyi artırmak toast it up
gerilimi artırmak smoke on the horizon
Trade/Economic
ekonomik güçlük dönemlerinde bazı nakit akımlarının giriş olasılığını artırmak düşüncesi ile çok uluslu şirketin yabancı ülke şubelerinden ana merkeze yapılan nakit akımlarını lisans ücretleri farklı bölümlere ayırmak unbundling
reklama karşı ilgiyi artırmak için eklenen yapay kısım veya bu amaçla kullanılan araçlar gimmick
fiyatı artırmak boost
ülkenin ihracatını artırmak için eximbank kanalıyla doğrudan yabancı alıcılara açılan kredi buyer's credit
emre yazılı bir senedin devredilebilirliğini artırmak amacıyla üçüncü bir kimsenin ona imza koyması accommodation endorsement
fiyat artırmak bid
fiyat artırmak mark up
sermayeyi artırmak rise capital
müzayedede artırmak overbid
fiyat artırmak overbid
prestij artırmak amacıyla yapılan reklam prestige advertising
fazla fiyat artırmak overbid
vergileri artırmak raise the duties
fiyatı artırmak run up
istihdam olanaklarını artırmak enhance the employment opportunities
istihdam olanaklarını artırmak increase the employment opportunities
Law
sahtecilik yaparak bir çekin değerini artırmak raise a check
Media
tirajını artırmak boost one’s circulation
tirajını artırmak increase one’s circulation
Telecom
kalitesini artırmak upgrade
Textile
bileşime plastik özelliklerini artırmak amacıyla eklenen madde plastisizer
Automotive
otomobil sistemlerinde çıkış basıncını artırmak ve harcanan çabayı azaltmak üzere kullanılan eleman booster
fazla ivmelenme sırasında fren bandına etki eden basıncı artırmak üzere tasarlanan valf compensator valve
Marine
kargo yükleme taşıma verimini artırmak için sağlanan imkanlar facilities to promote cargo handling efficiency
Military
radar algılama menzilini artırmak amacıyla korunan kuvveten uzak bir yere yerleştirilen gemi, uçak veya araç radar picket
Sport
sürat artırmak increase the speed
hız artırmak speed up
Wagering
bahsin değerini artırmak için gücü daha az olan takıma verilen avantaj spread
bahisçilerin kazanma şansını artırmak için kullandıkları methodlar system