ateşli - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

ateşli



Bedeutungen von dem Begriff "ateşli" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 53 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
ateşli armed adj.
ateşli fervent adj.
ateşli fevered adj.
ateşli fiery adj.
ateşli ardent adj.
ateşli hot adj.
ateşli febrile adj.
ateşli feverish adj.
General
ateşli sulfurous adj.
ateşli torrid adj.
ateşli steaming adj.
ateşli vehement adj.
ateşli on fire adj.
ateşli expansive adj.
ateşli eager adj.
ateşli fiercest adj.
ateşli red hot adj.
ateşli igneous adj.
ateşli hot-blooded adj.
ateşli red-hot adj.
ateşli amatory adj.
ateşli flaming adj.
ateşli hectic adj.
ateşli in a glow adj.
ateşli evangelical adj.
ateşli aglow adj.
ateşli zealous adj.
ateşli vibrant adj.
ateşli perfervid adj.
ateşli gallant adj.
ateşli racy adj.
ateşli mettled adj.
ateşli mettlesome adj.
ateşli flamboyant adj.
ateşli gut adj.
ateşli sulphurous adj.
ateşli passionate adj.
ateşli enthusiastic adj.
ateşli skittish adj.
ateşli burning adj.
ateşli fierce adj.
ateşli sultry adj.
ateşli fervid adj.
ateşli impassioned adj.
ateşli high spirited adj.
ateşli het up adj.
ateşli hot-headed adj.
ateşli spirited adj.
Idioms
ateşli hot blood
Slang
ateşli hot
Technical
ateşli febrile
ateşli igneous
Medical
ateşli pyretic

Bedeutungen, die der Begriff "ateşli" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 91 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
ateşli bir silahla öldürmek kill with a gun v.
ateşli bir silahla öldürmek kill with a pistol v.
ateşli bir silahla öldürmek kill with a firearm v.
birini ateşli silahla vurmak gun someone down v.
ağır ateşli silah siperi terreplein n.
ateşli bir tartışma combat n.
ateşli bir tartışmaya katılan kimse combatant n.
ateşli destekçi ardent supporter n.
ateşli hastalık inflammatory disease n.
ateşli konuşmacı tub-thumper n.
ateşli konuşmacı a vehement speaker n.
ateşli olma feverishness n.
ateşli savunucu vigorous advocate n.
ateşli silah gun n.
ateşli silah firearm n.
ateşli silah ruhsatı firearms license n.
ateşli silah ruhsatı gun license n.
ateşli silahla birinin yaralanması veya öldürülmesi shooting n.
ateşli silahla yapılan rasgele vuruş potshot n.
ateşli silahla yapılan rasgele vuruş pot-shot n.
ateşli silahlar firearms n.
ateşli silahlar ve suç firearms and crime n.
ateşli silahların atılması shooting n.
ateşli taraftar votary n.
ateşli taraftar drumbeater n.
ateşli tartışma heated debate n.
ateşli tartışma cut-and-thrust n.
ateşli vaazlar veren gezici protestan evangelist n.
ateşli ve salgın bir hastalık dang n.
geri tepme (ateşli silah) flareback n.
mükerrer ateşli tüfek a repeating rifle n.
uzun namlulu bir ateşli silah hackbut n.
yüksek ısıya fazla maruz kalmaktan kaynaklanan ateşli hastalık heat-stroke n.
ateşli (cinsel açıdan) hot-blooded adj.
ateşli yandaş stalwart adj.
cinsel olarak ateşli hot-blooded adj.
ateşli bir halde racily adv.
ateşli bir şekilde hectically adv.
ateşli bir şekilde sultrily adv.
ateşli bir şekilde vibrantly adv.
gençliğin ateşli çağında in the early prime of one's life adv.
Idioms
ateşli dövüş flare up
Slang
acayip ateşli kız smoking hot girl
ateşli bir öpücük sonrası cilt üzerinde kalan kızarıklık lovebite
ateşli bir öpücük sonrası cilt üzerinde kalan kızarıklık hickey
ateşli bir öpücük sonrası cilt üzerinde kalan kızarıklık hickie
ateşli silah heat (rap slang)
süper-mega-seksi-harika-ateşli super mega foxy awesome hot
yakıyor/ateşli phat (pretty hot and tempting)
Trade/Economic
ateşli piyasa hectic market
Law
ateşli silah yaralanmasına bağlı ölüm death by wounding by firearms
ateşli silahlar kanunu firearms law
suç işlendiğinde/işlendiği sırada ateşli silah taşıma/bulundurma possession of firearm during the commission of a crime
Politics
ateşli silahlar fire arms
Technical
(kaynak gibi) ateşli işler welding works
ateşli blisterarıtma blister fire refining
atış/dakika (ateşli silah) rounds per minute
çapraz ateşli ocak cross fired furnace
ufak kalibreli ateşli silahlar small arms
Medical
akut ateşli hastalık acute pyretic disease
akut romatizmal ateşli hasta patient with acute rheumatic fever
ateşli hastada görülen yüz kızarıklığı hectic flush
ateşli hastalıklar bilimi pyretology
ateşli romatizma rheumatic fever
ateşli silah yaralanmaları gunshot injuries
ateşli silah yaralanmaları firearm injuries
hemorajik ateşli renal sendrom hemorrhagic fever with renal syndrome
kan naklinin ateşli reaksiyonları febrile
şiddetli eklem ve adale ağrıları veren ateşli ve bulaşıcı hastalık dengue
Psychology
ateşli nöbet febrile seizure
ateşli silahlara duyulan korku hoplophobia
Military
ateşli silah gun
ateşli silah firearm
ateşli silah emniyeti firearms safety
ateşli silahla ateş etmek discharge of a firearm
ateşli silahlar firearms
ateşli silahları gizli taşıma yetkisi authority to bear concealed firearm
ateşli silahların acil durum kullanımı emergency use of firearms
nükleer ateşli silah repeating gun
otomatik ateşli silah automatic firearm
seri ateşli quick-fire
seri ateşli silah rapid fire weapon
tek ateşli silah single loader
tek ateşli silah single shot weapon
yetkisi olmadığı halde bir ateşli silahla ateş etmek unauthorized discharge of a firearm
Hunting
ateşli bir silahta dolgu veya şarjı patlatmak için kullanılan mekanizma lock
ateşli silahlar firearms
ateşli silahlar incendiary weapons
British Slang
ateşli biçimde öpüşmek swap spit
ateşli öpüşme tonsil hockey
ateşli öpüşme tonsil tennis