ağa - Türkisch Englisch Wörterbuch

ağa

Bedeutungen von dem Begriff "ağa" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 3 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
aga n. ağa
aga n. üzerinde birden fazla fırın gözü ve ocak bulunan ingilizlere özgü bir alet
aga n. fırın ve ocak olarak da kullanılan bir tür alet

Bedeutungen von dem Begriff "ağa" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 7 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
ağa agha n.
Look, my agha, these came in this morning.
Bak ağam, bunlar bu sabah geldi.

More Sentences
ağa aga n.
ağa landowner n.
ağa landlord n.
ağa master n.
ağa overseer n.
ağa oversman n.

Bedeutungen, die der Begriff "ağa" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 94 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
ağa düşürme enmeshment n.
ağa düşürme enmeshing n.
sarı çizmeli mehmet ağa joe schmoe n.
sarı çizmeli mehmet ağa joe schmo n.
sarı çizmeli mehmet ağa joe shmoe n.
toprak sahibi ağa sınıfı squirarchy n.
toprak sahibi ağa sınıfı landed gentry n.
toprak sahibi ağa sınıfı squirearchy n.
ağa han aga khan n.
ağa benzeyen karışık şey web n.
hanım ağa headwoman n.
ağa benzeyen şey moke n.
ağa bağlanmak connect to network v.
ağa bağlanmak connect to the network v.
ağa tutulmak be caught in a net v.
ağa düşürmek enmesh v.
ağa takılmak get caught into the nets v.
ağa takılmak get caught in fishing net v.
ağa düşürmek inmesh v.
ağa yakalanmak web v.
ağa yakalanmış ensnared adj.
ağa düşürmüş enmeshed adj.
ağa benzer netlike adj.
ağa benzeyen netted adj.
ağa oluşturmayan nonreticulate adj.
ağa benzemeyen nonreticulate adj.
ağa benzer meshy adj.
ağa veya şebekeye benzer meshed adj.
ağa benzer retecious adj.
Phrasals
(yerel bir ağa vb) bağlanmak plug (oneself) in (to something) v.
(internete, ağa) bağlanmak get onto v.
(bir şeyi bir ağa, sisteme) bağlamak plug (something) into (something) v.
telefon numarası çevirerek ağa erişmek dial up v.
Proverb
sen ağa ben ağa bu ineği kim sağa? too many chiefs, not enough indians
sen ağa, ben ağa, bu ineği kim sağa? too many chiefs and not enough indians
sen ağa, ben ağa, inekleri kim sağa? (there are) too many chiefs and not enough indians
sen ağa, ben ağa, bu ineği kim sağa? (there are) too many chiefs and not enough indians
sen ağa, ben ağa, inekleri kim sağa? I am a prince and you are a prince; who will lead the donkeys?
Colloquial
sarı çizmeli mehmet ağa doakes n.
başka bir ağa atak yapan kullanıcının kendisini atak yaptığı sistemin yetkili bir üyesi olarak göstermesi phishing n.
Idioms
ağa/dayı big white chief n.
Speaking
sen ağa, ben ağa, inekleri kim sağa? too many chiefs and not enough indians expr.
Technical
kullanıcıdan ağa arayüz user-to-network interface n.
ağa benzeyen reticular adj.
ağa göz at browse the network expr.
Computer
başka bir ağa atak yapan kullanıcının kendisini atak yaptığı sistemin yetkili bir üyesi olarak göstermesi spoofing n.
başka bir ağa atak yapan kullanıcının kendisini atak yaptığı sistemin yetkili bir üyesi olarak göstermesi masquerading n.
ağa köle master slave n.
ağa bağlı iş istasyonu network workstation n.
bir ağa girebilmek için gerekli kullanıcı bilgisi account n.
p2p ağa katılan bilgisayar peer n.
dünya çapında ağa giriş kılavuzu olan bir site portal n.
(bilgisayarları) bir ağa bağlamak network v.
ağa bağlı bilgisayarın kontrolünü kötü amaçlı yazılımla ele geçirmek hijack v.
ağa bağlı bilgisayarın kontrolünü kötü amaçlı yazılımla ele geçirmek highjack v.
farklı konum ve cihazlardan ağa bağlanmak roam v.
ağa aktarılan verileri analiz etmek sniff v.
ağa gözat browse network expr.
burada ağa bağlan map network here expr.
ağa oturum aç log on to network expr.
ağa_bağlı net_attached expr.
Informatics
ağa yapılı bilgisayar network computer n.
ağa uyarlama kartı network adapter n.
ağa bağlı yazıcı network printer n.
ağa erişim noktası network access point n.
ağa bağlı bilgisayar network computer n.
uzak kullanıcılardan merkez ağa yapılan veri aktarımı backhaul n.
sistem trafiğinin yoğunluğunu azaltarak ağa erişimi kolaylaştıran bir sistem anti-hairpinning n.
sistem trafiğinin yoğunluğunu azaltarak ağa erişimi kolaylaştıran bir sistem anti-tromboning n.
elektronik ağa bağlanma soketi data point n.
bir ağa bağlı olmayan nonnetwork adj.
Telecom
ağa kablosuz bağlanma wireless on the web n.
ağa bağlı yazıcı network printer n.
ağa uyarlama kartı network adapter card n.
yerel ağa paylaşımlı erişim shared access to the local loop n.
yerel ağa ayrıştırılmış erişim unbundled access to the local loop n.
yerel ağa  tam ayrıştırılmış erişim full unbundled access to the local loop n.
cep telefonunun ağa bağlı olduğu süre airtime n.
ağa yönlendirmek route v.
ağa bağlamak route v.
Electric
farklı gerilim ve frekanslardan gelen akımların aynı ağa bindiği elektrik dağıtım sistemini oluşturan polycyclic adj.
farklı gerilim ve frekanslardan gelen akımların aynı ağa bindiği (elektrik dağıtım sistemi) polycyclic adj.
Gastronomy
lordan yapılan ve ağa asılarak sertleştirilen bir peynir çeşidi provolone cheese n.
Biology
ağa benzer reticulary adj.
Zoology
tüm kuyruğu interfemoral ağa dahil olan amplexicaudate adj.
Fishery
ağa takılan yosunlar blind eel n.
History
(ispanyolca konuşulan amerika ülkelerinde) ağa hidalgo [us] n.
Tennis
oyuncunun arka çizginin yakınında durduğu ve ağa nadiren yaklaştığı bir tenis oynama stili base line n.
oyuncunun arka çizginin yakınında durduğu ve ağa nadiren yaklaştığı bir tenis oynama stili baseline n.
Ottoman Turkish
çuhadar ağa royal valet n.
Entomology
ağzı ile ısıran, ağa benzer damarları ve dört büyük zar kanadı olan böcek neuropterous insect n.
ağzı ile ısıran ve ağa benzer damarları olan dört büyük zar kanatlı böcek neuropteron n.
avı ağa takılana kadar hareketsiz bekleyen örümceklerin oluşturduğu bir kabile sedentary spider n.
(küçük örümcek) ağa takılı halde havada süzülmek balloon v.