bağlı olmak - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

bağlı olmak



Bedeutungen von dem Begriff "bağlı olmak" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 44 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
bağlı olmak depend v.
General
bağlı olmak depend v.
bağlı olmak pivot v.
bağlı olmak pay homage to v.
bağlı olmak hinge on v.
bağlı olmak contingent upon v.
bağlı olmak be subject to v.
bağlı olmak be contingent upon v.
bağlı olmak interconnect v.
bağlı olmak adhere v.
bağlı olmak belong to v.
bağlı olmak turn on v.
bağlı olmak be bound up with v.
bağlı olmak hang on v.
bağlı olmak reside v.
bağlı olmak be affiliated with v.
bağlı olmak be attached to v.
bağlı olmak cleave v.
bağlı olmak appertain v.
bağlı olmak relate v.
bağlı olmak consist in v.
bağlı olmak consist v.
bağlı olmak be linked v.
bağlı olmak depend upon v.
bağlı olmak subjected to v.
bağlı olmak hang v.
bağlı olmak sit under v.
bağlı olmak connect v.
bağlı olmak reside in v.
bağlı olmak adhere to v.
bağlı olmak be interdepend v.
bağlı olmak gear to v.
bağlı olmak rest on v.
bağlı olmak subject to v.
bağlı olmak be tied to v.
bağlı olmak be based on v.
bağlı olmak hinge v.
bağlı olmak be bound up v.
Idioms
bağlı olmak come down to something
Trade/Economic
bağlı olmak be bound
bağlı olmak depend
bağlı olmak be affiliated to
Technical
bağlı olmak depend on
Medical
bağlı olmak cleave into

Bedeutungen, die der Begriff "bağlı olmak" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 62 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
(fikir) sıkı sıkıya bağlı olmak hug v.
General
geçmişine bağlı olmak cling v.
bir şey başka bir şeye bağlı olmak be conditioned by v.
tarikata bağlı olmak be a dedicated follower of a cult v.
yürekten bağlı olmak be bond with somebody at heart v.
birine fazla bağlı olmak be tied to someone's apron strings v.
bağlı olmak (birine) be up to v.
birine yürekten bağlı olmak be bond with somebody at heart v.
bağlı olmak (hatıra vb'ne) cling v.
yürekten bağlı olmak be bonded at the heart v.
tarikata bağlı olmak be a member of a religious order v.
başı bağlı olmak be tied down v.
başı bağlı olmak be dependent v.
yakından bağlı olmak be closely linked with v.
kendi fikirlerine sıkı sıkıya bağlı olmak be unduly attached to one's own opinions v.
gönülden bağlı olmak carry a torch v.
derinden bağlı olmak be deeply loyal to v.
derinden bağlı olmak be deeply attached v.
derinden bağlı olmak be deeply committed to v.
derinden bağlı olmak be deeply bound up with v.
şansa bağlı olmak depend on luck v.
şansa bağlı olmak be dependent on luck v.
şansa bağlı olmak be contingent upon a future event v.
şansa bağlı olmak depend on chance v.
şansa bağlı olmak be occasional v.
şansa bağlı olmak be depending on luck v.
şansa bağlı olmak be aleatory v.
şansa bağlı olmak be dependent on chance v.
şarta bağlı olmak be conditioned v.
şarta bağlı olmak be dependent on a condition v.
-e bağlı olmak hinge upon v.
-e bağlı olmak hinge on v.
sıkı sıkıya bağlı olmak be tight-knit v.
limite bağlı olmak be bound at the limit v.
seruma bağlı olmak be on a drip v.
ülkeye bağlı olmak be loyal to the country v.
vatana bağlı olmak be loyal to the country v.
ön şartına dayanmak/bağlı olmak presuppose v.
birine bağlı olmak depend on someone v.
son derece bağlı/sadık olmak be fiercely loyal v.
bağlı adaları hariç olmak üzere kesintisiz büyük kara parçası mainland n.
Phrasals
sıkı sıkıya bağlı olmak anchor in
(insanlar için) birbirlerine bağlı olmak belong together
-e bağlı/tabi olmak ride on something
birine/bir şeye bağlı olmak (bir konu/durumda) rest upon
Colloquial
(mecaz) eli kolu bağlı olmak hamstrung
Idioms
pamuk ipliğiyle bağlı olmak hang on by one's eyelids
eli kolu bağlı olmak have one's hands tied
eli kolu bağlı olmak be bound hand and foot
eli kolu bağlı olmak be tied hand and foot
pamuk ipliğine bağlı olmak be on a knife edge
ilkelerine bağlı olmak live up to one's principles
ilkelerine bağlı olmak stick to one's principles
prensiplerine bağlı olmak live up to one's principles
prensiplerine bağlı olmak stick to one's principles
birbirlerine etle tırnak gibi bağlı olmak be joined at the hip
pamuk ipliğine bağlı olmak hang on by a hair
pamuk ipliğine bağlı olmak hang on by a thread
Slang
kıçların bağlı/yapışık olmak be attached at the hip
Law
bir şarta bağlı olmak be subject to a condition
Politics
koşuluna bağlı olmak be conditional upon
Marine
güvertenin üzerindeki kalasta gözleri bağlı olarak yürümeye mecbur olmak walk the plank