başı - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

başı



Bedeutungen von dem Begriff "başı" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 2 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Technical
başı start
Computer
başı starts

Bedeutungen, die der Begriff "başı" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 500 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
bazı kutsal kişilerin başı etrafında gösterilen ışık çemberi halo n.
kuyu başı düzeneği wellhead equipment n.
başı dönen dizzy adj.
General
at başı gitmek match v.
başı ağrımak have a headache v.
başı ağrımak get a headache v.
başı bağlı olmak be tied down v.
başı bağlı olmak be dependent v.
başı belada olmak be in trouble v.
başı belaya girmek get into trouble v.
başı boş bırakmak leave unattended v.
başı boş bırakmak let (a child) run loose v.
başı boş bırakmak set loose v.
başı çekmek lead the way v.
başı çekmek head v.
başı çekmek lead v.
başı çekmek take the lead v.
başı çekmek spearhead v.
başı dara düşmek get into trouble v.
başı daralmak be pushed for money v.
başı darda olmak come to grief v.
başı derde girmek get into trouble v.
başı derde girmek get into hot water v.
başı dertte olmak be in deep water v.
başı dertte olmak be in trouble v.
başı dertte olmak in a jam v.
başı dertte olmak be in a jam v.
başı dik durmak hold one's head high v.
başı dinç olmak be carefree v.
başı dönmek feel dizzy v.
başı dönmek feel woozy v.
başı dönmek feel giddy v.
başı göğe ermek be overjoyed v.
başı hoş olmamak be in bad with something v.
başı ile onaylamak nod v.
başı kalabalık olmak be busy v.
başı olmak lead v.
başı öne düşmek nod v.
başı sıkışmak be in trouble v.
başı sıkışmak run into a trouble v.
başı sıkışmak be against a wall v.
başı sonu olmamak have neither beginning nor end v.
başı tutmak have a headache v.
bir işten dolayı başı ağrımak (a certain thing) give someone a headache v.
birinin üstü başı yırtık pırtık olmak be dressed in tatters v.
dönmek (başı) reel v.
dönmek (birinin başı) swim v.
gördüğü alakadan başı dönmek be overwhelmed with attention v.
gördüğü ilgiden başı dönmek be overwhelmed with attention v.
iş başı yapmak start a job v.
iş başı yapmak start work v.
liste başı olmak (müzik) top the chart v.
saçı başı ağarmak grow old v.
sallamak (başı/yumruğu) shake v.
üstü başı dökülmek be down at the heels v.
1900'lerin başı early 1900s n.
aşçı başı chef n.
aşçı başı head cook n.
at başı horsehead n.
at başı sucker rod n.
atın omuz başı withers n.
ay başı payday n.
ayın başı beginning of month n.
baca başı mantelpiece n.
balta başı axe head n.
balta başı ax head n.
başağa benzer çiçek başı spike n.
başı bozuk civilian n.
başı çeken presider n.
başı çekme spearheading n.
başı çekme heading n.
başı dikenliler thorny-headed (worms) n.
başı öne düşme nutation n.
başı öne eğilmişlik crestfallenness n.
başı siyah olan sivilce blackhead n.
başı ve sonu alpha and omega n.
bazı ülkelerde devlet ve hükümet başı president n.
bölüm başı department head n.
çekiç başı hammer head n.
çete başı bellwether n.
çete başı gang leader n.
çete başı ringleader n.
çıban başı head of a boil n.
çıban başı source of trouble n.
çivi başı nailhead n.
çivi başı nail head n.
dağ başı summit n.
dağ başı wild and remote place n.
dağ başı the wild n.
dağ başı mountain top n.
devenin başı stuff and nonsense! n.
direk başı masthead n.
dişicik başı stigma n.
dişicik başı (çiçek) stigma n.
dört başı mamur the all round n.
dört başı mamur yemek square meal n.
dukalık başı duke n.
duş başı showerhead n.
dümen başı rudder head n.
ekip başı ganger n.
ekmeğin kafası/başı heel n.
ercik başı anther n.
gelin başı saç modelleri bridal hair styles n.
gelin başı saç modelleri bridal hair-do n.
gemi başı süsü figurehead n.
geminin başı bow n.
genelde ünlü kişilerin bire bir kopyası olan başı vücudundan büyük ve kafası yayla sallanan oyuncak nodder n.
genelde ünlü kişilerin bire bir kopyası olan başı vücudundan büyük ve kafası yayla sallanan oyuncak wobbler n.
genelde ünlü kişilerin bire bir kopyası olan başı vücudundan büyük ve kafası yayla sallanan oyuncak bobblehead doll n.
genelde ünlü kişilerin bire bir kopyası olan başı vücudundan büyük ve kafası yayla sallanan oyuncak bobbing head doll n.
geyik başı staghead n.
geyik başı deer head n.
golf sopası başı golf club head n.
hafta başı the first day of the week n.
haham başı chief rabbi n.
havuz başı poolside n.
havuz başı pool side n.
hortum başı hose nozzle n.
hortum başı nozzle n.
iğne başı pinhead n.
iki yüzyılın sonu ile başı arasındaki süre turn of the century n.
insan başı avlayıcı head-hunter n.
insan başı avlayıcı head hunter n.
insan başı avlayıcı headhunter n.
iş başı eğitim on-the-job training n.
kemik başı capitulum n.
kılıç başı pommel n.
kişi başı milli gelir per capita income n.
köprü başı bridgehead n.
köşe başı corner n.
köşe başı street corner n.
kuyrukluyıldızın parlak başı nucleus n.
liste başı (şarkı) chart-topper n.
liste başı kitap best seller n.
madde başı sözcük headword n.
madde başı sözcük key word n.
mart başı early-march n.
meme başı mamilia n.
meme başı tit n.
meme başı teat n.
meme başı nipple n.
meme başı asimetrisi asymmetry of the nipples n.
meme başı çevresi areola n.
mezar başı graveside n.
mızrak başı spearhead n.
musluk başı faucet knob n.
ocak başı hearthside n.
ocak başı fireside n.
ocak başı chimney corner n.
ocak başı inglenook n.
omuz başı end of the shoulder n.
papaz meclisi başı dean n.
paragraf başı yapma indent n.
parça başı iş piecework n.
parça başı iş anlaşması contract n.
penis başı penis head n.
pınar başı fountainhead n.
pınar başı headwaters n.
pınar başı head n.
saat başı the top of the hour n.
saat başı gözlem hourly observation n.
saat başı ücret alan temizlikçi hourly-rate cleaner n.
sallama (başı/yumruğu) shake n.
satır başı karakteri new line character n.
ses getiren liste başı şarkı/parça blockbuster n.
ses getiren liste başı şarkı/parça smash hit n.
ses getiren liste başı şarkı/parça megahit n.
sezon başı beginning of season n.
sezon başı start of season n.
sütun başı capital n.
tohum başı seed head n.
toplu iğne başı pinhead n.
topluiğne başı pinhead n.
topuz başı mace head n.
usta başı craft supervisor n.
üstü başı perişan çocuk ragamuffin n.
yatak başı bedhead n.
yatak başı bedside n.
yatak başı headboard n.
(saçı başı üstü başı) darmadağınık messy looking adj.
başı açık bareheaded adj.
başı ağrıyan headachy adj.
başı bağlı married adj.
başı belada in trouble adj.
başı belada in a pretty pickle adj.
başı belada in a fine pickle adj.
başı boş kalmış rampant adj.
başı çeken spearheading adj.
başı çeken heading adj.
başı dertte in trouble adj.
başı dinç at ease adj.
başı dönen vertiginous adj.
başı dönen dizzy adj.
başı dönen giddy adj.
başı dönen light headed adj.
başı dönen light-headed adj.
başı dönen lightheaded adj.
başı dumanlı in love adj.
başı dumanlı tipsy adj.
başı havada happy adj.
başı havada over the moon adj.
başı kalabalık busy adj.
başı kapalı turbaned adj.
başı kapalı headscarfed adj.
başı kesilen beheaded adj.
başı kesilmiş beheaded adj.
başı önde headfirst adj.
başı önüne eğilmiş crestfallen adj.
başı ve sonu olmayan eternal adj.
başı ve sonu olmayan eterne adj.
boyunsuz, yüzü açıkça görülen canavar başı imgesi caboched adj.
dört başı mamur perfect adj.
dört başı mamur excellent in every aspect adj.
dört başı mamur full-dress adj.
dört başı mamur flourishing adj.
dört başı mamur complete adj.
dört başı mamur perfect in every way adj.
dört başı mamur prosperous adj.
hasta başı chairside adj.
liste başı (olan) chart-topping adj.
mızrak başı şeklinde hastate adj.
ok başı biçiminde sagittate adj.
ok başı şeklinde olan sagittally adj.
saat başı hourly adj.
saçı başı dağınık blowzy adj.
üstü başı darmadağınık bedraggled adj.
üstü başı dökülen kadın dowdy adj.
üstü başı eski püskü olan shabby adj.
üstü başı yırtık pırtık tattered adj.
adım başı at every step adv.
at başı beraber neck and neck adv.
ay başı first days of a month adv.
başı dertte in deep waters adv.
başı dik with his head held high adv.
başı dönerek giddily adv.
başı önde headforemost adv.
başı önde headlong adv.
başı önde olarak headforemost adv.
başı önde olarak headfirst adv.
başı önde olarak headlong adv.
başı öne eğik with the head bent adv.
başı önüne eğilmiş olarak crestfallenly adv.
başı yüksekte with his head held high adv.
her saat başı hourly adv.
saat başı on the hour adv.
üstü başı başkasının kanına bulanmış covered in someone else's blood adv.
yarışta at başı beraber neck and neck adv.
başı için in the name of prep.
başı için for the sake of prep.
devenin başı bullshit! interj.
yok devenin başı bullshit! interj.
yok devenin başı impossible! interj.
yok devenin başı incredible! interj.
Phrasals
başı çekmek be in the forefront
Phrases
başı önünde with downcast eyes
her saat başı every hour on the hour
Colloquial
başı belaya girecek olmak/gününü görecek olmak be in for it v.
başı belada in chancery
başı dertte on the spot
her saat başı by the hour
her şeyin başı sevgi/aşk love comes first
kişi başı a pop
kişi başı yemek biletlerinin fiyatı 40 dolar the tickets for the dinner were $40 a throw
Idioms
(başı dertte olan) birisi için sempati duymak have one's heart go out to someone
(çocuk) üstü başı yara bere içinde olmak have been in the wars
adaletle başı derde girmek get on the wrong side of the law
adaletle başı derde girmek find oneself on the wrong side of the law
aileden biriyle başı dertte olmak be in the doghouse
at başı beraber in a dead heat
at başı beraber nip and tuck
at başı beraberlik neck and neck
başı belada fallen on evil days
başı belada on the spot
başı belada olmak one's name is mud
başı belada olmak be in a bind
başı belada olmak be in the mire
başı belada olmak have a rough ride
başı belada olmak up the creek without a paddle
başı belada olmak get in a bind
başı belada olmak be in deep water
başı belaya girmek get into scrapes
başı belaya girmek get into a mess
başı belaya girmek fall foul of
başı belaya girmek be for the high jump
başı belaya girmek fall foul
başı bulutlarda olmak have one's head in the clouds
başı ciddi şekilde belada olmak have got one's ass in a sling
başı ciddi şekilde belada olmak have one's ass in a sling
başı çatlarcasına ağrımak have a splitting headache
başı çekmek blaze a trail
başı çekmek blaze the trail
başı çekmek lead the charge
başı çekmek lead the field
başı çekmek lead the pack
başı dara düşmek be in difficulty
başı dara düşmek feel the draught
başı dara düşmek strike a bad patch
başı darda kalmak feel the draught
başı darda kalmak be in difficulty
başı derde girmek fall foul of
başı derde girmek get into a mess
başı dertte in dutch
başı dertte in deep water
başı dertte fallen on evil days
başı dertte in the soup
başı dertte in the doghouse
başı dertte olmak be in deep waters
başı dertte olmak up the creek without a paddle
başı dertte olmak be on the hook
başı dertte olmak be in the doghouse
başı dertte olmak have a rough ride
başı dertte olmak live like a marked man
başı dik with head held high
başı dik olmak walk tall
başı göğe ermek purr with pleasure
başı göğe ermek purr with delight
başı hoş olmamak hold no brief
başı kabak gibi bald as a coot
başı kesik tavuk gibi like a chicken with its head cut off
başı kesik tavuk gibi etrafta dolanmak run around like a chicken with its head cut off
birisi ile başı derde girmek fall foul of someone
birisiyle başı belada/dertte olmak be in hot water with someone
birisiyle başı dertte/belada olmak be in dutch with someone
biriyle başı belaya girmek fall afoul of someone
biriyle başı belaya girmek run afoul of someone
biriyle başı dertte olmak be in butch with someone
çıban başı sticky wicket
çıban başı bone of contention
çıban başı thorny problem
çıban başı the villain of the piece
dört başı mamur full-fledged
dört başı mamur tiptop
dört başı mamur in mint condition
dört başı mamur head and shoulders above
dört başı mamur bir iş çıkarmış olmak do oneself proud
kanunla başı belaya girmek find oneself on the wrong side of the law
kanunla başı belaya girmek get on the wrong side of the law
kanunla başı derde girmek find oneself on the wrong side of the law
kanunla başı derde girmek get on the wrong side of the law
kırk yılın başı once in a blue moon
kişi başı a throw
patronuyla başı dertte olmak be in the doghouse with one's boss
patronuyla başı dertte olmak find oneself in the doghouse with one's boss
patronuyla başı dertte olmak get in the doghouse with one's boss
polis ve adaletle başı derde girmek find oneself on the wrong side of the law
polis ve adaletle başı derde girmek get on the wrong side of the law
polisle başı belada olmak get on the wrong side of the law
polisle başı belada olmak find yourself on the wrong side of the law
polisle başı belaya girmek get on the wrong side of the law
polisle başı belaya girmek find yourself on the wrong side of the law
polisle başı dertte olmak get on the wrong side of the law
üstü başı dökülen out at the elbows
üstü başı dökülmek be out at elbows
üstü başı dökülmek be down at heel
üstü başı kir içinde olmak ain't fittin' to roll with a pig
üstü başı pejmürde/dökülüyor/dağınık/yırtık pırtık vs. olmak look like something the cat brought/dragged in
üstü başı perişan görünmek look like something the cat brought in
üstü başı perişan görünmek look like something the cat dragged in
yasalarla başı belaya girmek get on the wrong side of the law
yasalarla başı belaya girmek find oneself on the wrong side of the law
yetim başı okşamak help the orphan(s)
Speaking
ayağa çok hızlı kalktığından başı döndü he just got dizzy from standing up too fast
başı dertte olan sadece sen değilsin you're not the only one who's in trouble
başı dertte olan tek sen değilsin you're not the only one who's in trouble
başı dönüyor his head is spinning
başı kesik şekilde bulundu she was found decapitated
başı kesik şekilde bulundu he was found decapitated
başı kesik şekilde bulunmuş she was found decapitated
başı kesik şekilde bulunmuş he was found decapitated
başı kesilmiş şekilde bulundu he was found decapitated
başı kesilmiş şekilde bulundu she was found decapitated
başı kesilmiş şekilde bulunmuş he was found decapitated
başı kesilmiş şekilde bulunmuş she was found decapitated
her işin başı sağlık health comes first
her şeyin başı sağlık first comes health
her şeyin başı sağlık health comes first
Slang
adam başı bir dolar a buck apiece
başı belada out there bad
başı belada hemmed up
başı belada in deep shit
başı belada tits in a ringer
başı belada olmak be in the shit
başı belada olmak be in deep shit
başı belaya girmek catch cold
başı belaya girmek get into a wreck
başı belaya girmiş burnt up
başı dertte behind the 8 ball
başı dertte out there bad
başı dertte/belada up the creek
bok yedi başı smart arse
bok yedi başı smart aleck
içkiden ötürü başı ağrıyan hung over
üstü başı kirli sokaklarda yatan kadın ragamuffin
Trade/Economic
amele başı foreman
ay başı pay day
dağıtım kanalı başı channel captain
devre başı bakiyesi opening balance
dönem başı beginning of period
dönem başı (açılış) bakiyesi opening balance
dönem başı bakiyesi opening balance
dönem başı nakit mevcudu cash at the beginning of the period
evde yapılan parça başı iş outwork
görev başı eğitimi on-the-job training (ojt)
gsyih'in kişi başı büyüme oranı growth rate of gdp per capita
hisse başı karlar earnings per share
hisse başı kazançlar earnings per share
hisse başı teorik geçmiş haklar değeri theoretical ex-rights value per share
hisse başı zarar loss per share
iş başı ücret pay by the job
iş başı ücreti pay by the job
işçi başı mentor
kişi başı gayri safi milli hasıla gross national product per capita
kişi başı gelir income per capita
masa başı desk-bound
masa başı çalışan kimse white-collar worker
masa başı çalışmak desk job
masa başı çalışması desk work
masa başı iş desk job
masa başı işi desk job
masa başı işi desk work
masa başı işi deskjob
merrick'in işçi performansını baz alan parça başı ücret planı merrick's differential piece rate
ortalama saat başı işçi ücreti gross average hourly earnings
paragraf başı yapmak indent
parça başı piece work basis
parça başı çalışan işçi pieceworker
parça başı çalışan kişi outworker
parça başı iş piecework
parça başı iş job work
parça başı maliyet hesabı job order cost accounting
parça başı ücret almak be on piecework
parça başı ücret sistemi piece rate
parça-başı ödeme piece-rate pay
saat başı ücret hourly rate
saat başı ücreti alan işçi hourly employee
ton başı ücret tonnage rate
ünite başı maliyet hesaplaması process costing
Law
(abd) uyuşturucularla mücadelenin başı olan kimse drug czar
Tourism
koltuk başı maliyet seat cost
oda başı elde edilen gelir revenue per available room (revpar)
Advertising
bin gösterim başı maliyet cost per mille (cpm)
eylem başı maliyet cost per action (cpa)
gösterim başı ödeme pay-per-impression (ppi)
satış başı maliyet cost per sale (cps)
satış başı ödeme pay-per-sale (pps)
tıklama başı gelir earnings per click (epc)
tıklama başı ödeme pay-per-click (ppc)
ziyaretçi başı gelir earnings per visitor (epv)
Technical
12'lik vida başı 12 point head screw
aks başı axle pin
aks başı steering knuckle
aks başı pimi king pin
aks başı rulmanı worn king pin bearings
akü kutup başı battery terminal
alan başı yapma field flyback
altıgen ya da altı kenarlı cıvata başı hexagon head
amele başı leadman
apıştırmalı boru başı ve boru ucu bağlantıları cemented socket-and-spigot joints
ayarlanabilen tek çatallı ve dişli gövdeli rot başı adjustable single fork and threaded shank rod end
başı bombeli round headed
başı delikli çubuk eye bar
başı veya burnu bir tarafa çevrili headed into
bina içi pis su sisteminde kullanılan boru başı ve boru uçlarının boyutları dimensions of sockets and spigots for discharge systems inside buildings
biyel başı big end
biyel başı cıvatası big-end bolt
burç başı bearing boss
cer kancası başı drawbar head
cıvata başı bolt head
cıvata başı bolthead
civata başı bolt head
çekiç başı hammerhead
çekiç başı hammer head
çivi başı nail head
dakika başı vuruş sayısı bpm-beat per minute
dingil başı steering knuckle
dingil başı axle arm
dingil başı yarım pimi swivel pin
dizi başı file leader
dördüncü zaman başı post-tertiary
dren başı head of a drain
elektrik eritmeli boru başı ve semer takımları electrofusion socket and suddle assemblies
form başı top of form
hafif metal perçin başı light metal rivet head
havya başı bit
iki başı işlenmiş double end trimmed
işçi başı leadman
kablo başı head-end
kanal başı head of a canal
kanal başı kapağı head gate
kaynak başı weld head
kazık başı butt-end (pile)
kazık başı pile head
kazık başı pile top
kazık başı head of pile
kazık başı çemberi pile ferrule
kazık başı takozu pile follower
koç başı darbe önleyici water hammer arrestor
kolon başı yastığı pillow
kukla başı dummy bar
kukla başı alıcısı dummy bar receiver