başarısız - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

başarısız



Bedeutungen von dem Begriff "başarısız" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 25 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
başarısız unsuccessful adj.
General
başarısız nonstarter n.
başarısız non-starter n.
başarısız unlucky adj.
başarısız abortive adj.
başarısız ineffective adj.
başarısız unfortunate adj.
başarısız ineffectual adj.
başarısız unfruitful adj.
başarısız fruitless adj.
başarısız inefficacious adj.
başarısız unavailing adj.
başarısız unprosperous adj.
başarısız disadventurous adj.
başarısız aborsive adj.
başarısız failing adj.
Phrases
başarısız without success expr.
Colloquial
başarısız busted flush n.
başarısız hamstrung adj.
başarısız in the dumps expr.
Idioms
başarısız to no avail adj.
başarısız of no avail adj.
Slang
başarısız clunker n.
Computer
başarısız failed adj.
Literature
başarısız thriveless adj.

Bedeutungen, die der Begriff "başarısız" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 238 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
başarısız olmak fail v.
General
başarısız olmak fall through v.
başarısız olmak fall flat v.
başarısız olmak fall by the wayside v.
tamamen başarısız olmak get nowhere v.
başarısız olmak flunk v.
başarısız olmak come to grief v.
başarısız olmak strike out v.
başarısız olmak make sorry show v.
başarısız olacağı belli olmak foredoom v.
başarısız olmak collapse v.
başarısız kalmak naught v.
başarısız kalmak come to nothing v.
başarısız olmak fail v.
başarısız olmak bite the dust v.
başarısız bir durumu ameliyat masasına yatırmak hold a postmortem v.
başarısız olmak get nowhere v.
başarısız bir şekilde sona ermek (bir iş henüz başlanmışken) abort v.
(oyun/iş vb) başarısız olmak die a death v.
başarısız olmak miscarry v.
başarısız olarak görmek write off v.
başarısız olmak crash and burn v.
başarısız olmak flop v.
başarısız olmak founder v.
başarısız olmak fail utterly v.
(oyun/iş vb) başarısız olmak die the death v.
birinin başarısız olmasına neden olmak cause someone to fail v.
bir şeyde başarısız olmak fail at something v.
(bir sözleşmeye) devam etmede başarısız olmak (abd) ankle v.
başarısız avdan sonra tekrar uçuşa geçmek (şahin, doğan vs.) canceleer v.
başarısız avdan sonra tekrar uçuşa geçmek (şahin, doğan vs.) cancelier v.
(at yarışında) başarısız atlardan kazanç elde edecek şekilde bahis koymak make a book v.
(at yarışında) başarısız atlardan kazanç elde edecek şekilde bahis koymak make book v.
hayatta başarısız olmuş joke n.
başarısız olma flunk n.
başarısız girişim parapraxis n.
başarısız kimse loser n.
başarısız kimse nonachiever n.
başarısız not f n.
başarısız kişi unsuccessful person n.
başarısız kimse dud n.
başarısız kimse washout n.
başarısız kimse deadhead n.
iyi niyetli fakat başarısız toplumsal reformcu dogooder n.
başarısız film veya tiyatro oyunu turkey n.
başarısız olma failure n.
beklenenden daha başarısız olma underachievement n.
başarısız sonuç poor result n.
başarısız sonuç failure n.
başarısız olma unravelling (br) n.
başarısız olma unraveling (us) n.
başarısız evlilik disastrous marriage n.
başarısız evlilik failed marriage n.
başarısız evlilik unsuccessful marriage n.
iyi niyetli fakat başarısız toplumsal reformcu do-gooder n.
başarısız kişi no-hoper n.
başarısız insan failure n.
başarısız insan loser n.
başarısız insan nonstarter n.
sonuçsuz/başarısız kurtarma çalışması futile rescue attempt n.
golf sahasında başarısız vuruşlarla kopan çimen parçası divot n.
kötü/başarısız vuruş mishit n.
başarısız insan non-starter n.
direktuvar sistemini yok etmek ve komünist düzeni kurmak için komplo düzenleyen fakat başarısız olan fransız politik provokatör babeuf n.
yırtıcı kuşların başarısız avdan sonra tekrar uçuşa geçmesi cancelier n.
başarısız (evlilik) unconsummated adj.
hayal kırıklığı yaratacak kadar başarısız thwarted adj.
başarısız bir biçimde fruitlessly adv.
başarısız bir şekilde failingly adv.
başarısız bir biçimde ineffectively adv.
başarısız bir şekilde down the tube adv.
başarısız bir şekilde down the tubes adv.
başarısız olan şey naught pron.
Phrasals
başarısız olmak flat out v.
başarısız olmak drop through v.
(bir şeyde) başarısız olmak/gümlemek flop as (something) v.
(bir şeyde) başarısız olmak/gümlemek flop as something v.
sonucu başarılı/başarısız olmak come out v.
başarısız olmak wipe out v.
başarısız gitmek go badly v.
Proverb
karakterli insan başarısız olmaz you can't keep a good woman down
karakterli insan başarısız olmaz you can't keep a good man down
Colloquial
başarısız/fiyasko/hayal kırıklığı olmak fizzle v.
başarısız olmak brick v.
başarısız olmak go bung [australia/new zealand] v.
başarısız atış/şut brick n.
başarısız bir giriş yapma baptism of fire n.
başarısız girişim a mug's game n.
denedi ama başarısız oldu tried but failed expr.
Idioms
başaramamak, başarısız olmak have one's cake dough v.
başarısız olmak come to the ground v.
başarısız olmak split on a rock v.
başarısız olmak buy the rabbit v.
başarısız olmak become unstuck [uk/australia] v.
(bir işi) yapabilecekken başarısız olmak bring it weak v.
başarısız olmak buy the rabbit v.
başarısız olmak (one's) cake is dough v.
başarısız olmak come up dry [us] v.
başarısız olmak go to the wall v.
başarısız olmak fall on one's face v.
başarısız olmak fall flat on one's face v.
başarısız olmak fall flat v.
başarısız olmak fetch up nowhere v.
birinin kötü veya başarısız bir taklidini yapmak ape someone v.
başarısız olduktan sonra farklı bir koz kullanmak fall back on something v.
başarısız olmaya başlamak fray around the edges v.
başarısız olmak hit the wall v.
bir işte (fena şekilde) başarısız olmak/başarısızlığa uğramak fall flat on one's/its face v.
başarısız olmak run into the sand v.
birinin başarısız olmasına neden olmak put the skids under someone v.
başarısız olmak drop the ball v.
başarısız olmak fall through v.
başarısız olmuş bir işe para harcamaya devam etmek throw good money after bad v.
başarısız olmak run into the ground v.
başarısız olmaya başlamak fray at the edges v.
başarısız olmak go down in flames v.
başarısız olmasına neden olmak load the dice against v.
başarısız olmuş bir işe para harcamaya devam etmek pour good money after bad v.
başarısız olmak come to grief v.
başarısız olmak draw a blank v.
başarısız olmak fall flat on its face v.
başarısız olmak make a botch of v.
daha en başta başarısız olmak fall at the first hurdle v.
en başarısız sonucu almak take the cake v.
en başarısız sonucu almak take the biscuit v.
önündeki iki fırsatı da değerlendiremeyip başarısız olmak fall between two stools v.
önündeki iki fırsatı da değerlendiremeyip başarısız olmak be caught between two stools v.
tamamen başarısız olmak sink like a stone v.
başarısız deneme false start n.
başarısız olacağı başından belli olan şey a losing game n.
fiyasko/başarısız film box-office bomb n.
başarısız şirket a sinking ship n.
başarısız girişim a sinking ship n.
bir gruptaki en kötü/başarısız tip a bad/rotten apple n.
başarısız olmak someone's sun is set expr.
(bir gösteride vb) başarısız olmak fallen flat on its face
(yatırım) başarısız olmak be in the dumps
hep gölgede kalan/başarısız/etkisiz kimse always the bridesmaid, never the bride
Speaking
başarısız olmaktan korkma don't be afraid to fail expr.
başarısız oldun you have failed expr.
Slang
başarısız olmak turn belly up v.
başarısız olmak tank v.
başarısız olmak go belly up v.
tamamen başarısız olmak go over like a lead balloon v.
başarısız olma phail n.
çok zeki ancak sosyal ilişkilerde başarısız olan kimse nerd n.
çok zeki ancak sosyal ilişkilerde başarısız olan kimse nurd n.
tamamen başarısız olma going over like a lead balloon n.
Trade/Economic
başarısız olmak fall down v.
başarısız olmak fail v.
şirketler grubu içinde başarısız bir şirketi başka bir şirketin karlarıyla desteklemek cross-subsidize v.
şirketler grubu içinde başarısız bir şirketi başka bir şirketin karlarıyla desteklemek cross-subsidise v.
Law
başarısız olmak fail v.
Politics
başarısız suikast girişimi failed assassination attempt n.
başarısız devlet failed state n.
başarısız devlet failed state n.
başarısız darbe planı failed coup plot n.
başarısız suikast girişimi failed assassination plot n.
Technical
başarısız modu etki yönetimi failure mode effects management n.
Computer
başarısız oturum açma failed failed logons n.
başarısız paketler failed packages n.
başarısız rd failed rd n.
başarısız hatası fail on error n.
başarısız olma fail n.
başarısız-güvenli önyükleme fail-safe boot n.
başarısız oturum açma failed logons n.
başarısız istekler failed requests n.
başarısız denetimi failure audit n.
denetim başarısız audit failure adj.
alım başarısız oldu import failed expr.
alma başarısız receive failed expr.
alma başarısız oldu import failed expr.
alma işlemi başarısız import failed expr.
arama başarısız call failed expr.
arama başarısız search failure expr.
bağlantı başarısız connect failed expr.
başarısız oldu failed expr.
bağ başarısız oldu bind failed expr.
çağırma başarısız retrain failed expr.
denetim başarısız auditing failed expr.
eylem başarısız action failed expr.
giriş işleminiz başarısız oldu! your signup failed! expr.
getpath başarısız oldu getpath failed expr.
güncelleştirme başarısız update failed expr.
geri çekme başarısız recall failed expr.
ecc başarısız ecc failed expr.
hata düzeltme girişimi başarısız error correction attempt failed expr.
eğitim başarısız oldu training failed expr.
gönderme başarısız send failed expr.
işlem başarısız! operation failed! expr.
işlev başarısız function failed expr.
istek başarısız oldu request failed expr.
iletişim başarısız oldu dialog failed expr.
kur başarısız setup failed expr.
kurulum başarısız setup failed expr.
kimlik denetimi başarısız authentication failed expr.
komut başarısız command failed expr.
kayıt işleminiz başarısız oldu! your signup failed! expr.
kopyalama başarısız copy failed expr.
kur başarısız oldu setup failed expr.
komut başarısız oldu command failed expr.
oturum açma başarısız login failed expr.
sınama başarısız test failed expr.
sıfırlama başarısız initialization failure expr.
sınamalar başarısız oldu tests failed expr.
sıfırlama işlemi başarısız! initialization failed! expr.
teslim başarısız delivery failed expr.
tarama başarısız scan failed expr.
xa_open başarısız oldu xa_open failed
xa_close başarısız oldu xa_close failed
xa_end başarısız oldu xa_end failed
xa_start başarısız oldu xa_start failed
yükleme başarısız install failed
yükleme başarısız load failed
uzaktan erişim başarısız oldu remote failed
yükleme başarısız oldu install failed
yükleme başarısız oldu installation failed
Telecom
birbirleriyle telefonla iletişim kurmaya çalışan iki kişi tarafından yapılan bir dizi başarısız çağrı telephone tag n.
Aeronautic
başarısız yaklaşma teşebbüsü baulked landing n.
Marine
tiramola etmekte başarısız olmak miss stays v.
Medical
başarısız entübasyona bağlı ölüm death due to failed intubation n.
başarısız bel ameliyatı sendromu fail back surgery sydrome n.
başarısız bel cerrahisi sendromu failed back surgery syndrome n.
Pathology
başarısız düşük teşebbüsü failed abortion attempt n.
başarısız tıbbi düşük failed medical abortion n.
başarısız doğum denemesi failed trial of labour n.
başarısız enstrümental doğum teşebbüsü failed instrumental induction of labour n.
başarısız veya zor entübasyon failed or difficult intubation n.
başarısız tıbbi doğum indüksiyonu failed medical induction of labour n.
başarısız veya zor entübasyon fail or difficult intubation n.
başarısız doğum indüksiyonu failed induction of labour n.
Education
(sınavda) başarısız olmak refer [brit] v.
başarısız olunan dersten tekrar sınava girmek resit v.
son yarıyılında başarısız öğrenciler unsuccessful students in their final semesters n.
Military
başarısız sorti noneffective sortie n.
Basketball
fiziksel özellikleri sebebiyle kısa forvet ile uzun forvet pozisyonları arasında kalmış ve genellikle ikisinde de başarısız olan oyuncu. tweener n.
British Slang
başarısız olmak flop v.
çok başarısız/kötü piss poor expr.